
TMMOB ve İzmir Barosu, Menemen Doğa Mahallesi'ndeki TOKİ projesi için hazırlanan bilirkişi raporunun tahribatı ve hukuksuzluğu ortaya koyduğunu duyurdu.
AI-generated summary
TOKİ tarafından Menemen Doğa Mahallesi'nde planlanan projeye karşı TMMOB ve İzmir Barosu dava açtı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı TOKİ başkanlığı tarafından Menemen Doğa Mahallesi’nde yapılması planlanan dev projeye karşı açılan davada hazırlanan Bilirkişi Raporu, alandaki tahribatı ve hukuksuzluğu ortaya koydu. İzmir 5. İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararı aldığını duyuran TMMOB ve İzmir Barosu, yayımladıkları ortak açıklamada yetkililere sert uyarılarda bulundu.
"TARİHİMİZİN ÜZERİNE BETON DÖKÜLMEKTEDİR"
Doğaköy'de yapılan basın açıklamasında proje alanının 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olan Neonteikhos Antik Kenti ile bitişik olduğuna dikkat çekilerek, "Proje alanının bitişiği, 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olan Neonteikhos Antik Kenti'dir. Bilirkişi heyeti, alanda başlayan hafriyat ve inşaat çalışmalarının kültür varlıklarını şimdiden tahrip ettiğini ve sit bütünlüğünü bozduğunu açıkça tespit etmiştir. İlgili koruma kurullarından izin alınmadan tarihimizin üzerine beton dökülmektedir" denildi.
"ON BİNLERCE İNSANIN CAN GÜVENLİĞİ HİÇE SAYILMIŞTIR"
İmar planına esas zemin etütlerinin yapılmadığına ve bölgenin aktif fay hattı üzerinde yer aldığından değinilen metinde, "Proje alanı, Menemen Fay Zonu üzerinde yer almasına rağmen imar planına esas zemin etüdü yapılmamıştır. Yüksek eğimli yamaçlarda ve dere yataklarında planlanan bu projede heyelan, kaya düşmesi ve sel (taşkın) riskleri için yeterli bilimsel önlem alınmamış; on binlerce insanın can güvenliği hiçe sayılmıştır" ifadelerini kullanıldı. Açıklamada, üst ölçekli planlarda tarım ve mera alanı olarak tanımlanan bölgedeki ekolojik yıkım doğrudan şu ifadelerle aktarıldı: "İnşaat çalışmalarıyla birlikte alandaki dere yatakları doldurulmuş, göletler kurutularak suları boşaltılmış ve flora-fauna habitatları parçalanmıştır. Endemik bitki türleri, yöre halkının geçim kaynağı olan tarım ve mera alanları geri dönülmez şekilde yok edilmektedir."
"BİLİRKİŞİ ÜZERİNDE BASKI OLUŞTURMA RİSKİNE KARŞI KARARLIYIZ"
Süreç boyunca kamuoyunu yanıltmaya yönelik girişimlere tepki gösterilen açıklamada, "Yargı süreci devam ederken sosyal medya üzerinden yapılan spekülatif paylaşımların ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik açıklamaların, bilimsel ve teknik esaslar çerçevesinde değerlendirme yapmakla yükümlü bilirkişi heyeti üzerinde baskı oluşturma riski taşıdığını önemle vurguluyoruz. Bilirkişilik kurumunun bağımsızlığına ve tarafsızlığına gölge düşürebilecek her türlü girişimin karşısındayız" denildi. Alınan yürütmeyi durdurma kararının takipçisi olunacağı belirtilerek, tüm kamu kurumları göreve davet edilen açıklamada, “"ÇED Olumlu kararı, bir projenin doğrudan uygulanmasına imkân veren tek başına yeterli bir idari işlem değildir. Alt ölçekli imar planları dahi olmadan, üst ölçek plan kararlarına, şehircilik ilkelerine ve yasal mevzuata aykırı olarak yürütülen inşaat faaliyetleri ile kent suçu işlenmektedir. Yürütmenin durdurulması kararı önemli bir kazanımdır ancak tek başına yeterli değildir. Kararın eksiksiz uygulanması, alandaki tüm hafriyat ve inşaat faaliyetlerinin derhal durdurulması ve bugüne kadar meydana gelen tahribatın giderilmesi zorunludur. Doğal alanlarımızı, kültürel mirasımızı ve kırsal alanlarımızı savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz" ifadeleri kullanıldı.
AI outlook — possibilities, not facts
Yürütmenin durdurulması kararının uygulanması takip edilecek
Very likely · Within weeks

Istanbul Metropolitan Municipality Mayor Ekrem İmamoğlu responded to the investigations and allegations made against him at the hearing held in the hall opposite the Marmara Closed Penal Institution. İmamoğlu stated that accountability is the most fundamental duty of a public official, said that not a single penny of public damage was detected in the investigations, and rejected the accusations in the indictment.

Istanbul Metropolitan Municipality Mayor Ekrem İmamoğlu, in the courtroom hearing in front of the Marmara Closed Penal Institution, rejected the bribery, extortion and other accusations against him, emphasized that it is mandatory to be accountable as a public official, and stated that he could not find a single public harm or personal benefit in the file.
Bakırköy Chief Public Prosecutor's Office launched an investigation against Ekrem İmamoğlu for the crime of "public insult to public officials due to his duty" due to his statements against members of the judiciary at the hearing at the Istanbul 33rd High Criminal Court.

Bakırköy Chief Public Prosecutor's Office launched an ex officio investigation against Ekrem İmamoğlu on the grounds that he made threatening and insulting statements against members of the judiciary during the hearing at the Istanbul 33rd High Criminal Court.

Ekrem İmamoğlu continued his defense at the 99th hearing of the corruption case against IMM. Criticizing the indictment, İmamoğlu demanded that Kemal Kılıçdaroğlu be heard as a witness. Additionally, a new investigation was launched against İmamoğlu due to his statements at the hearing.

A judicial investigation has been launched into the floods and casualties that occurred after heavy rain in Istanbul. Minister of Justice Akın Gürlek stated that negligence and faults will be meticulously investigated.