Uzman Nikolaos Pilis, 2026 yazında yaşanan mega yangınların ekosistem, insan sağlığı ve iklim üzerindeki uzun vadeli etkilerini değerlendirdi.
AI-generated summary
Yunanistan, 2026 yazında aşırı sıcaklar, kuraklık ve kuvvetli rüzgarların etkisiyle çok sayıda orman yangınıyla mücadele etti. EFFIS verilerine göre ülke genelinde 300 bin dönümden fazla ormanlık alan yandı.
AA muhabiri, son yıllarda Yunanistan'da yaşanan yangınların bilançosunu mevcut veriler ışığında ve Yunan orman mühendisi Nikolaos Pilis'in AA'ya yaptığı özel açıklamalar ışığında derledi.
Yunanistan, iklim krizinin de etkisiyle aşırı sıcaklık, kuraklık ve kuvvetli rüzgarların etkili olduğu 2026 yazında onlarca orman yangınıyla mücadele etti.
Avrupa Orman Yangınları Bilgi Sistemi (EFFIS) verilerine göre, Yunanistan'da 2026'da 300 bin dönümün üzerinde orman kül oldu.
Atina ve çevresindeki ormanlık alanlar
EFFIS verilerine göre, 2018'den bu yana Atina ve çevresini kapsayan Attika Bölgesi'nde 480 bin dönümün üzerinde alan yandı.
Bu dönemde Attika Bölgesi'ndeki ormanların yüzde 42'si yok oldu.
Viotia'da 31 Temmuz'da başlayan, Porto Germeno, Psatha, Alepohori gibi birçok sahil kasabası ve köyünü etkileyen, aynı zamanda uzmanların "Mega yangın" olarak nitelendirdiği afette Atina'nın yanı başındaki yaklaşık 110 bin dönüm alan kül oldu.
Yangının yaşandığı Megara Bölgesi'nde çalışan uzman Pilis, yangının sonuçlarının sadece yanan ağaçlardan ibaret olmadığını, çok geniş bir alanın yanması ve doğal bitki örtüsünün yok olmasının ekosistem, fauna, yerel mikroiklim ve insan sağlığı üzerinde de olumsuz etkileri olacağını vurguladı.
Bitki örtüsü, hayvanlar ve insan sağlığı üzerindeki etkileri
Pilis, bu bölgede Halep çamından oluşan orman örtüsünün yok olmasına işaret ederek ormanın kendini yenileme sürecinde yanan alanın tamamen tekrar çam ormanı olmasının söz konusu olamayabileceğini kaydetti.
Yakın zamanda tekrar yangın olmaması halinde, bölgede genç Halep çamları, yeşil geniş yapraklı ağaç toplulukları, pırnar, çalı, otsu bitkilerden oluşan yeni bir bitki örtüsü mozaiği oluşabileceğini belirten Pilis, "Bence, en büyük çevre sorunu kaç dönüm alanın yandığı değil, yanan bölgenin bir sonraki yangın çıkmadan önce kendini yenilemeye vakti olup olmayacağıdır. Eğer 10-15 sene olası yeni yangınlardan korunulabilirse çoğu bölge tekrar orman örtüsü oluşturabilir." diye konuştu.
Pilis, ağaç ve bitki örtüsüyle birlikte hayvanların yiyecek, barınak, yumurtlama alanı, su kaynakları gibi ihtiyaçlarının da yok olduğuna işaret ederek, büyük hayvanların yangından kaçıp, yanmamış komşu alanlara sığınabilirken, küçük memeliler, sürüngenler, kaplumbağalar gibi birçok hayvanın ise kaçmaya fırsatı olmadığı için öldüğünü hatırlattı.
Orman yangınlarının insan sağlığı üzerindeki etkisinin yangın sırasında dumandan kaynaklı solunum ve kardiyovasküler sistem sorunlarıyla sınırlı kalmadığını belirten Pilis, uzun vadede ise çıplak toprağın özellikle kuraklık ve şiddetli rüzgar dönemlerinde havada uçuşan toz miktarını artırabileceğini vurguladı.
İklim üzerindeki etkisi
Pilis, geniş çaplı orman yangınlarının yerel mikroiklimi de değiştireceğini belirterek yaşanacak değişimi "Daha az ağaç, daha az gölge, daha az buharlaşma, daha sıcak zemin, yüzeye yakın daha yüksek sıcaklıklar." döngüsüyle anlattı.
Yunan uzman, artan sıcaklık ve azalan nemin yeni yangınlar için daha elverişli bir ortam hazırladığını belirterek bunun bir kısır döngüye de dönüşebileceği konusunda uyardı.
Su kaynakları ve sel olasılığı
Yangınların en önemli olumsuz sonuçlarından birinin de su kaynakları üzerinde olduğuna dikkati çeken Pilis; ağaç, çalılık ve yerdeki yaprakların suyu tutmasına rağmen yangın sonrasında çıplak zeminin, yüzey akışı, erozyon, kül ve tortuların taşınması gibi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Pilis, bu nedenle, bölgede yaşanacak ilk yağışlarla birlikte yamaç erozyonu, sel, su baskınları, su kaynaklarının kalitesinin bozulması gibi sorunların da yaşanabileceğini belirterek buna karşı önlem alınması gerektiğini vurguladı.
Yangın öncesi tedbirin önemi
Pilis, yangınla mücadelede yangın başlamadan önlem almanın önemine işaret ederek bu bağlamda seçilen alanlarda kuru otlar, sık çalılıklar, çam iğneleri, kuru dallar gibi yangını tetikleyebilecek unsurların temizlenmesi, yangın çıktığında alanın genişlemesini engelleyecek itfaiye ekipleri için yol açılması, bitki örtüsünün zayıf olduğu alanlar oluşturulması gibi önlemlere başvurulması ve olası yangınlara daha hızlı müdahale için kamera, sensör, uydu takibi, insansız hava aracı ve yapay zeka kullanımı gibi tedbirler alınmasını tavsiye etti.
Yangın öncesinde alınacak önlemlerin yangın çıktıktan sonraki mücadeleden çok daha önemli olduğunu ifade eden Pilis, "Sadece itfaiye araçlarına yatırım yapmamalıyız, Attika Bölgesi'nin ormanlarını terk edilmiş ormandan aktif olarak yönetilen dirençli ekosistemlere dönüştürmeliyiz." diye konuştu.
İklim krizi ve insan faktörü
Yunanistan'da uzmanlar yaz boyu yaptıkları açıklama ve uyarılarda iklim krizine dikkati çekerek iklim krizinin neden olduğu sıcaklık artışı, yağış azlığı, düşük nem gibi etkenlerin şiddetli rüzgarla birleşmesiyle orman yangınlarını körüklediğini kaydetti.
Öte yandan, insan etkisi de yangınlarda önemli bir faktör olarak ortaya çıktı. Yaz başından beri çok sayıda kişi "bilerek veya ihmalle yangına neden olmak" suçlamasıyla gözaltına alındı, haklarında soruşturma başlatıldı.
Yangınların çıkış sebepleri arasında rüzgar türbinleri ve elektrik bağlantılarından kaynaklı kıvılcımlar gösterildi.
Ülke genelindeki rüzgar enerjisi santrallerinin gerekli izinlere sahip olup olmadığı ile kurulum, bakım ve işletmeye ilişkin teknik şartlara uyup uymadıklarının incelenmesine karar verildi.
Ormanlık alanlardan geçen elektrik direkleri ve diğer elektrik bağlantıları uzmanların ve yetkililerin merceğine girdi.
Can kayıpları
Girit Adası, Mora Yarımadası, Viotia, başkent Atina'nın da dahil olduğu Attika Bölgesi gibi birçok yerde çıkan orman yangınları can kayıplarına da neden oldu.
Temmuzda, Girit Adası'nda çıkan orman yangınında 2 itfaiye çalışanı, Mora Yarımadası'nda ise 1 itfaiye çalışanı görev başında öldü. Aynı ay, Yunanistan'ın Selanik kenti yakınlarındaki Oraiokastro bölgesinde çıkan yangında da 3 kişi hayatını kaybetti.
Viotia Bölgesi'nde 31 Temmuz'da başlayan ve yaklaşık bir hafta sürüp Attika Bölgesi'nin Megara ilçesine varan yangında ise söndürme çalışmalarına katılan iki helikopterin havada çarpışması sonucu mürettebattan 2'si yaşamını yitirdi.
Salamina Adası’nda 16 Ağustos'ta çıkan orman yangınında da 2 kişi öldü.
AI outlook — possibilities, not facts
Rüzgar enerjisi santrallerinin teknik denetimleri sıkılaştırılacak.
Likely · Within months

Japonya'da 5,8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. ABD Jeolojik Araştırma Merkezine (USGS) göre, depremin merkez üssü Toride kentinin 4 kilometre kuzeybatısı ve 77,6 kilometre derinlikte oluştu. İlk raporlarda can veya mal kaybı bildirilmedi.
Anız yakma uygulamasının toprak verimliliğini yok ettiğini ve orman yangınları dahil ciddi çevresel riskler oluşturduğunu belirten uzmanlar, çiftçilere bitki artıklarını toprağa karıştırmaları çağrısında bulundu.
Avrupa'daki orman yangınları, 1. ve 2. Dünya Savaşı'ndan kalma patlamamış mühimmatı gün yüzüne çıkarıyor. Belçika'da Liege bölgesindeki büyük yangın sonrası ortaya çıkan patlayıcılar, acil durum ekipleri ve bölge halkı için ciddi bir güvenlik riski oluşturuyor.

Antalya'da caretta caretta sahillerindeki beş yıldızlı otel, kurallara uymayarak kumulları kazıp çöp doldurduğu için sertifikasını kaybetti.

Hürmüz Boğazı'nda günlerce hareketsiz kalan 1.500'den fazla ticari geminin gövdesinde oluşan biyolojik kirlenme, istilacı türlerin küresel yayılımı ve deniz ekosistemleri için büyük bir risk oluşturuyor.

Bakanlık ekipleri, Manavgat Denizyaka'da otel kumsalında kaplumbağalara zarar verildiği ve kumulların taşındığı iddiaları üzerine inceleme başlattı. Özel Çevre Koruma Bölgesi'ndeki otele 1 milyon 678 bin TL ceza uygulandı.