
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Gerapetritis, Türkiye ile ilişkiler, egemenlik hakları ve dış politika stratejileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.
AI-generated summary
Yunanistan ve Türkiye arasındaki deniz yetki alanları ve egemenlik hakları konusundaki anlaşmazlıklar uzun yıllara dayanmaktadır. İki ülke liderleri Şubat ayında Ankara'da bir araya gelmişti.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Gerapetritis, muhalefetin hükümete yönelik etkisiz dış politika ve Türkiye ile gerilim yaratmayı amaçlayan yanlış tutum takındığı eleştirilerine karşılık Ankara'yı hedef alan ifadeler kullandı. İki ülke arasındaki sorunların Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis döneminde başlamadığını belirten Gerapetritis, Atina'nın saldırgan tutumunu "inisiyatifi ele almak" diye niteledi.
Yunan kamuoyuna askeri alanda geri adım atmayacakları mesajını veren Gerapetritis, Türkiye ile diyalog kanallarının açık tutulması gerektiğini sözlerine ekledi.
Gerapetritis, Türkiye ile ilişkilerin Yunanistan'da yeniden gündemin merkezine oturduğu bir dönemde, Ankara'nın her türlü hamlesine egemenlik hakları temelinde karşılık vereceklerini bildirdi. Atina'nın Ege ve Akdeniz'deki diplomatik girişimlerini ifade eden "sakin sular" tezini anımsatan Yunan Bakan, buna karşın bölgede provokatif eylemlerine devam edeceklerini ima etti.
OPEN TV'ye demeç veren Gerapetritis, Patriot bataryasının Kerpe Adası'ndan Girit'teki Souda Körfezi'ne transferinin tamamen operasyonel bir karar olduğunu belirterek, Yunanistan'ın Türkiye'nin talimatıyla hareket ettiği yönündeki iddiaları reddetti.
Yunan Bakan, "Yunanistan, kuvvetlerinin konuşlandırılmasıyla ilgili hiçbir öneriyi kabul etmemektedir. Bu, kanaatimizce uygun şekilde kullanacağımız egemen bir haktır" dedi.
Gerapetritis, Suudi Arabistan'daki Yunan Patriot birliğinin konuşlanmasına ilişkin olarak, kararın tamamen operasyonel olduğunu ve Suudi Arabistan ile stratejik ittifakın önemini vurgulayarak, "Yunan dış politikası başkaları tarafından belirlenmez, ulusal çıkarların savunulmasına dayanarak belirlenir" ifadelerini kullandı.
Yunanistan'ın artık hareketlerin inisiyatifini eline almaya başladığını iddia eden Gerapetritis, Atina'nın bölgede gerilimi tırmandıran hamlelerine Türkiye'nin tepki göstermesini "başarılı ve etkin bir dış politikaya" örnek gösterdi.
Gerapetritis, "sakin sular" politikasının bir hedef değil, Türkiye ile işlevsel bir ilişki kurmayı sağlayacak bir araç olduğunu savunarak, "Sakin sular, temel ulusal pozisyonlarımızdan geri adım atacağımız anlamına gelmez" ifadesini kullandı.
Türkiye'nin Mavi Vatan, gri bölgeler ve adaların askerden arındırılması konusundaki pozisyonlarının on yıllar öncesine dayandığını vurgulayan Yunan Bakan, Ankara'nın bölgedeki haklarını savunmak için yaptığı hamlelere karşılık verilmesi gerektiğini öne sürdü.
Gerapetritis, Türkiye'nin hamleleri karşısında Yunanistan'ın gerekli her şeyi yapacağını belirterek, "Meydan okumalara karşılık vereceğiz ve güçlü bir konumdan karşılık vereceğiz. Çünkü bugün Yunanistan her zamankinden daha güçlü" iddiasında bulundu.
Yunan Bakan, Türkiye ile iletişim kanallarının açık tutulması gerektiğini ancak Ankara'nın anlaşmazlık konusu olan hamlelerinin kınanmaya devam edeceğini dile getirdi.
Yunan kamuoyuna Atina'nın güçlü olduğu mesajını vermeye çalışan Gerapetritis, tansiyonu yükselten sözlerine karşın önceki yıllara kıyasla gerilimlerin ve göç akışlarının azaldığını, Doğu Ege adalarındaki turizm trafiğinin hızla arttığını da belirtti.
Türkiye'nin bölgedeki eylemlerine devam ettiğini ve bunlarla gerektiği gibi ilgilenildiğini sözlerine ekleyen Gerapetritis, "Türkiye ile iletişim kanallarını kapatmanın büyük bir hata ve tehlike olacağını" da vurguladı.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, 11 Şubat'ta Ankara'yı ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmişti. Miçotakis ziyareti sırasında Atina'nın diyalog kanallarını açık tutmak istediğini bildirmişti.
Yunanistan'ın Kardak kayalıklarındaki gibi potansiyel bir "sıcak olaya" nasıl yanıt vereceği sorulan Gerapetritis, "Sahada yaptığımız gibi, her türlü uygun şekilde yanıt vereceğiz. Yeni Kardak vakalarına izin vermeyeceğiz" yanıtını verdi.
Gerapetritis, Yunanistan'ın F-35 programına dahil olduğunu ve gerekirse ulusal çıkarları korumak için her türlü önlemi alacağını belirtti.
Yunan Bakan, Türkiye'nin ilan ettiği deniz parklarına ilişkin olarak, "Teyakkuzdayız, ancak endişeli değiliz. Endişelenmiyoruz çünkü her alanda ulusal çıkarlarımızı dayatma gücüne sahibiz" iddiasında bulundu.
Yunan Bakan, Yunanistan'ın gerilim yaşanan bölgelere fırkateyn ve F-16 gönderebileceğini, gelecek yıldan itibaren F-35'lerin de bu kapsamda kullanılacağını ifade etti.
Gerapetritis, Yunan siyasetindeki muhalefeti "ikiyüzlülük" ve "özensizlik" ile suçlayarak, hükümetin gereksiz tansiyon yarattığı eleştirilerini kabul etmedi. Yunan Bakan, Türkiye ile hiç konuşulmaması gerektiğini savunanların tutumunun da "zararlı" olduğunu ifade etti. Gerapetritis, Yunanistan'ın Türkiye'yi Avrupa'daki yetkililere şikayet ettiğini kaydetti.
Gerapetritis, eski Başbakan Antonis Samaras'ın da Türkiye'ye seyahat ettiğini hatırlatarak, Samaras'ın Türkiye ile sorunları çözme konusunda hiçbir katkı sağlamadığını iddia etti. Yunan Bakan, Atina'nın sakin sular politikası sayesinde Yunanistan Silahlı Kuvvetleri'nin güçlendirildiğini, göç akışlarının azaldığını ve Kıbrıs meselesine ilişkin görüşmelerin yeniden başlatıldığını savundu.
Türkiye'nin F-35 savaş uçaklarını satın alma olasılığına ilişkin değerlendirmede bulunan Gerapetritis, "Hiçbir ülkeye savunma anlaşmalarını nasıl tanımlayacağını dayatamayız" dedi.
Gerapetritis, ABD ile stratejik ittifak çerçevesinde Yunanistan'ın hassasiyetlerinin her zaman dikkate alınmasını istediklerini ve bu konunun ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'ya iletildiğini sözlerine ekledi.
Gerapetritis, Türkiye'nin Libya ile imzaladığı mutabakat zaptını Atina'nın onaylamadığını ve Yunanistan'ın bu konudaki kararlı tutumunu sürdürdüğünü belirtti.
Gerapetritis, "Yunanistan'ın egemenlik haklarını tam olarak kullanacağı aşikardır" ifadesini kullandı.
AI outlook — possibilities, not facts
Yunanistan'ın Ege'de askeri varlığını korumaya devam etmesi.
Very likely · Within months

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 63. Uluslararası Şam Ticaret Fuarı vesilesiyle bulunduğu Şam'da Suriyeli mevkidaşı ile görüştü. Görüşmede ikili ticaret hacmi hedefi, gümrük kapıları ve Suriye'nin yeniden imarı konuları ele alındı.
Associated Press'in ICE verilerine dayandırdığı habere göre, ABD'de temmuz ayında gözaltına alınan göçmen sayısı bir önceki aya göre yüzde 15 artarak 49 bin 571'e ulaştı. Bu rakam, Trump dönemindeki en yüksek aylık gözaltı sayısı olarak kaydedildi.
Donald Trump, Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada İran'ın ekonomik ve askeri bir çöküş sürecinde olduğunu, protestoculara yönelik şiddetin insani bir krize dönüştüğünü ve bu durumun derhal durdurulması gerektiğini savundu.

İsrail Başbakanı Netanyahu, İran'ın oğullarından birine suikast planladığını iddia ederek, ailesine sağlanan devlet korumasının lüks olmadığını savundu. Seçimler öncesi gelen bu açıklama, İsrail'de güvenlik harcamaları ve siyasi koruma tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

İtalya, trafik güvenliğini artırmak amacıyla karşıdan karşıya geçerken cep telefonu kullanan yayalara en az 75 euro para cezası getiren yeni bir karayolları yönetmeliği taslağı hazırladı. Düzenlemenin Ekim ayı ortasına kadar onaylanması bekleniyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan ile 23 Temmuz'da imzalanan sivil nükleer işbirliği anlaşmasını inceleme için Kongre'ye gönderdi. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi, Riyad'ın İsrail ile ilişkileri normalleştirmesi şartına bağlı tutuluyor.