Newsgather
Back|Trump, İran'la savaşa dönmek istemiyor ancak askerleri hedef alınırsa ateşkesi sonlandırabilir
Trump, İran'la savaşa dönmek istemiyor ancak askerleri hedef alınırsa ateşkesi sonlandırabilir
العالمAI
Hürriyet Dünya·5 sa önce·🇹🇷Türkiye·العالم

Trump, İran'la savaşa dönmek istemiyor ancak askerleri hedef alınırsa ateşkesi sonlandırabilir

4 dk okuma·%80 önem·713 kelime
#DonaldTrump#İran#ABD#ateşkes#Hizbullah#İsrail#Lübnan#nükleerprogram
H
Hürriyet Dünya
Yayıncı
حجم الخط

ABD Başkanı Donald Trump’ın, yakın çevresine ve yardımcılarına İran’la topyekün savaşa yeniden başlamak istemediğini söylediği ancak ABD askerlerinin hedef alınması halinde ateşkesi sonlandırmayı değerlendireceği bildirildi.

Wall Street Journal'ın ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre Trump, özel görüşmelerde yardımcılarına, İran'ın Amerikan askerlerini hedef alıp can kaybına yol açması halinde ateşkesi sona erdirmeyi değerlendirebileceğini söyledi.

Yetkililer, son dönemde yaşanan karşılıklı saldırılara rağmen haftalar önce başlayan hava saldırıları arasının hâlâ geçerli olduğunu ve Washington'ın daha geniş çaplı bir savaştan kaçınmaya çalıştığını ifade etti.

Haberde, Trump'ın daha büyük bir bölgesel çatışmayı önlemek amacıyla düşük yoğunluklu gerilimlere bir süre daha katlanmaya hazır göründüğü kaydedildi.

TRUMP ANLAŞMA İÇİN NETANYAHU'YA BASKI

Habere göre Trump, İran'ın nükleer faaliyetlerini sonlandıracak, zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ortadan kaldıracak ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açacak bir anlaşmaya ulaşılması gerektiğini savundu.

Trump'ın, New York Post'a verdiği röportajda ABD ablukasının İşçi Bayramı'na kadar sürmesinin mümkün olduğunu ancak diplomatik çözüm ihtimalini de koruduğunu söylediği aktarıldı.

ABD Başkanı'nın ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya, Lübnan'a yönelik planlanan bir saldırıyı durdurması için baskı yaptığı ifade edildi.

İRAN İLE MÜZAKERELERDE 'ÇIKMAZ' ENDİŞESİ

Wall Street Journal'a konuşan kaynaklara göre Trump yönetimi ile İran arasında yaklaşık 60 günlük müzakere sürecini kapsayacak bir mutabakat üzerinde çalışmalar sürdü.

Ancak Trump'ın, İran'ın ciddi tavizler vermeden herhangi bir ekonomik fayda elde etmemesi gerektiğini yardımcılarına ilettiği belirtildi.

Tahran yönetiminin ise nükleer program konusunda ilerleme sağlanabilmesi için ABD'nin mali yaptırımları hafifletmesini veya ekonomik destek sunmasını talep ettiği kaydedildi.

İsrail ve Lübnan heyetlerinin ABD arabuluculuğunda gerçekleştirdiği doğrudan görüşmelerin 4. turunun tamamlanmasının ardından, üç ülkeden görüşmelerin içeriğine ilişkin ortak açıklama geldi. İsrail ve Lübnan heyetlerinin ateşkesin hayata geçirilmesi konusunda görüş birliğine vardığı kaydedilen açıklamada, "İsrail ve Lübnan ateşkesin uygulanması konusunda mutabık kalmıştır. Ateşkes, Hizbullah saldırılarının tamamen durdurulmasına ve tüm Hizbullah unsurlarının (İsrail sınırı ile Lübnan’ın Litani Nehri arasındaki) Güney Litani bölgesinden tahliye edilmesine bağlıdır" ifadeleri kullanıldı.

"DEVLET DIŞI AKTÖRLER DEVRE DIŞI BIRAKILACAK"

İsim vermeden Hizbullah’ın Lübnan’daki varlığına işaret edilen açıklamada, "İsrail ve Lübnan ABD'nin yardımıyla devlet dışı tüm aktörlerin devre dışı bırakılması ve bölgenin yegane kontrolünün Lübnan Silahlı Kuvvetleri'ne verilmesini öngören pilot bölgeler oluşturma sürecinin hızla hayata geçirilmesi konusunda mutabık kalmıştır" denildi. Bu adımların kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasına kapı aralayacağı vurgulanan açıklamada, "Görüşmelere katılan tüm ülkeler, İsrail ile Lübnan arasındaki ilişkilerin geleceğine bu iki egemen hükümet tarafından karar verilmesi gerektiğini yinelemiştir. Herhangi bir devlet veya devlet dışı aktörün, Lübnan'ın geleceğini rehin almaya yönelik her türlü girişimi reddedilmektedir" ifadeleri kullanıldı.

"İSRAİL VE LÜBNAN DOĞRUDAN MÜZAKERELERE DEVAM EDECEK"

İsrail ve Lübnan’ın karşılıklı güveni inşa etmek, sorunları çözmek ve iki ülke arasında kapsamlı bir anlaşmaya varmak için doğrudan müzakerelere devam etme kararı aldığı aktarılarak, "Heyetler, 29 Mayıs'ta Pentagon'da yapılan görüşmeleri temel alarak, Lübnan ve İsrail'in egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü sürdürülebilir bir şekilde güvence altına almayı amaçlayan bir güvenlik çerçevesini ele almıştır. Bu çerçeve, devlet dışı silahlı grupların dağıtılmasını ve yeniden ortaya çıkmalarının önlenmesini de içermektedir" denildi.

ABD’DEN LÜBNAN SİLAHLI KUVVETLERİ’NE DESTEK TAAHHÜDÜ

Görüşmelere katılan tüm tarafların, İran'ın bölge ülkelerine yönelik saldırılarını ve Orta Doğu genelindeki istikrar bozucu faaliyetlerini kınadığı belirtilerek, "ABD, İsrail ve Lübnan hükümetlerinin egemenliğine yönelik süregelen desteğini yinelemiştir. Çatışmaların sona ermesine yönelik herhangi bir anlaşmanın, başka bir kanal üzerinden değil, doğrudan ABD’nin arabuluculuğunda iki hükümet arasında yapılması gerektiğini bir kez daha vurgulamıştır. ABD, Lübnan Silahlı Kuvvetleri'nin kapasitesinin artırılması ve Lübnan’ın egemenliğini etkin bir şekilde kullanması konusunda destek vermeye hazır olduğunun altını çizmiştir" ifadeleri kullanıldı.

İSRAİL, KIRMIZI ÇİZGİ OLARAK HİZBULLAH VARLIĞINA İŞARET ETTİ

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun 2 Haziran'da yaptığı "Hizbullah'ın sadece İsrail'in ve ABD’nin değil, aynı zamanda Lübnan'ın da düşmanı olduğu" yönündeki açıklamaları hatırlatılarak, "İsrail, görüşmelerde güvenliğinin ve toprak bütünlüğüne saygının ancak Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve tüm Lübnan’daki Hizbullah altyapısının çökertilmesiyle sağlanabileceğini yinelemiştir. Askıda kalan tüm sorunların çözümü ile kalıcı barış ve güvenliğin sağlanması için ABD liderliğindeki doğrudan müzakerelerin önemini vurgulamıştır" denildi.

LÜBNAN’DAN EGEMENLİK VURGUSU

Lübnan’ın görüşmelerde egemenliğe karşılıklı saygı ve çatışmaların durdurulmasının önemine vurgu yaptığı aktarılarak, "Lübnan heyeti, toprak bütünlüğü ve tam devlet egemenliği ilkelerinin öneminin altını çizmiştir. Lübnan, ülke genelinde etkin kontrolü sağlamak adına, ABD desteğiyle Lübnan Silahlı Kuvvetleri'nin kapasitesini artırma kararlılığını ifade etmiştir" ifadelerine yer verildi. İsrail ve Lübnan heyetlerinin kapsamlı bir anlaşmaya varma hedefiyle 22 Haziran’da başlayan haftada yeniden bir araya gelerek siyaset ve güvenlik süreçlerini ele alacağı aktarıldı. ABD’nin bu süre zarfında taraflar arasındaki iletişimi kolaylaştırmaya devam edeceği ifade edildi.

This article was originally published by Hürriyet Dünya.

Related Stories