Newsgather
Back|3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi İstanbul'da Gerçekleştiriliyor
3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi İstanbul'da Gerçekleştiriliyor
NEWSAI
AA Güncel·4h ago·🇹🇷Türkiye·Business

3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi İstanbul'da Gerçekleştiriliyor

3 min read·%70 importance·626 words
#islamicfinance#islamiceconomy#participationbanking#capital#socialbenefit#geopolitics#macroeconomics#inflation
A
AA Güncel
Publisher
Font size

Anadolu Ajansının "Global İletişim Ortağı" olduğu, Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve AlBaraka Zirve Serisi kapsamında düzenlenen 3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi, İstanbul Finans Merkezi Halkbank Genel Müdürlüğü'nde gerçekleştiriliyor.

Zirvenin ikinci gününde "Katılım Bankacılığı Grupları CEO Paneli" başlığı ve "İslam Ekonomisinde Sermayenin Temelleri: Kavram, İlkeler ve Amaç" temasıyla oturum düzenlendi.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Tahkim Merkezi Genel Sekreteri Umar Oseni'nin moderatörlüğünü üstlendiği bu panelde, İslami ekonomide sermayenin hangi ilkeler doğrultusunda şekillenmesi gerektiği ve toplumsal fayda üretmedeki rolü ele alındı.

"Ekonomik sarsıntılar zorluklarla beraber fırsatlar da getirir"

Albaraka Türk Katılım Bankası Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Malek Khodr Temsah, son 6-7 yıldır dünyanın ülkeler, toplumlar ve bireyler üzerinde somut etkiler yaratan önemli jeopolitik ve makroekonomik sarsıntılardan geçtiğini belirterek, bu sarsıntıların zorlukların yanı sıra fırsatları da beraberinde getirdiğini söyledi.

Bu tür dönemlerde, sermaye sağlayıcılarının ve bankaların sorumluluğunun finansman sağlamanın ötesine geçtiğini dile getiren Temsah, şöyle devam etti:

"Bizden beklenen ve aynı zamanda yükümlülüğümüz olan şey finansal kapsayıcılığı desteklemek, sermaye tahsisimizin etki alanını genişleterek hizmet alamayan topluluklara ulaşmasını sağlamak, zor dönemlerde yavaşlayan sınır ötesi ticaret ve yatırımı kolaylaştırmak ve ekonomik büyümenin yalnızca mevcut yapının üst katmanlarıyla sınırlı kalmamasını temin etmektir. Ayrıca ekonomik hareketliliğin yavaşlaması durumunda, finansmana erişimi olmayan ya da İslami bankacılık veya katılım bankacılığı gibi sistemlere dahil olma imkanı bulunmayan dezavantajlı topluluklara da bu imkanların ulaştırılması gerekiyor."

"İslami bankalar için daha kapsayıcı yaklaşımlar önemli"

Standard Chartered Bank İslami Bankacılık Grubu Üst Yöneticisi (CEO) Khurram Hilal de son bir yılda dünya ekonomisinin gümrük tarifeleri ve jeopolitik çatışmaların tetiklediği enerji ve ham madde krizlerinin etkisiyle belirgin şekilde derinleşen arz yönlü baskılarla karşı karşıya kaldığını söyledi.

Bu durumun küresel ölçekte enflasyonist etkilere neden olduğunu dile getiren Hilal, "Buna ister yaptırım ister abluka deyin, bunların ekonomik düzeyin ötesinde, doğrudan bireysel yaşamlar üzerinde gerçek etkileri vardır. Dünyamızın bu bölgesinde insanlar, enflasyonun etkileri nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşamaktadır." dedi.

Müslüman ülkelerin bu tür dönemlerde vizyonlarını genişletmesi gerektiğine dikkat çeken Hilal, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Geleneksel olarak İslami bankalara baktığınızda, bilançolarına ve kredi portföylerine bakarsanız, oldukça yerel ve dar bir odaklanma görürsünüz. Sorun şu ki bulunduğunuz bölgede bir kriz olduğunda aşırı derecede kırılgan hale gelirsiniz, çünkü deyim yerindeyse tüm yumurtaları aynı sepete koymuş olursunuz ve o sepet zarar gördüğünde ciddi bir problem ortaya çıkar. Yerel ve dar odaklanmalar yerine daha kapsayıcı yaklaşımlar önemli."

"Sermayeyi kullanırken sosyal faydayı artırmalısınız"

MBSB Bank ve MIDF Grubu'nu bünyesinde barındıran MBSB Holding'in Grup Üst Yöneticisi (CEO) Rafe Haneef ise sermaye sahiplerinin ve zenginlerin dikkat etmesi gereken temel hususun "sosyal fayda" olduğuna vurgu yaptı.

Haneef, "Sermayenin sosyal zarara yol açmamasının garanti edilmesi gerek. Sermayeyi kullanırken sosyal zarardan kaçınmalı ve sosyal faydayı artırmalısınız." dedi.

Ne kadar karlı olursa olsun, sermayenin toplumsal açıdan zararlı sektörlere yönlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Haneef, bunun sermaye sahibinin temel sorumluluğu olduğunu söyledi.

Haneef, şeriatın temel amaçlarının dinin, canın, aklın, ailenin ve malın korunması olduğunu belirterek, sermayenin ideal olarak bu hedeflere hizmet etmesi gerektiğini söyledi.

Buna rağmen uygulamada yatırımcılardan alınan sermayenin çoğu zaman belirli bir getiri beklentisiyle yönetildiğine işaret eden Haneef, "Bize verilen görev genellikle sermayeden en az yüzde 10, yani çift haneli getiri elde etmektir. Bankacılıkta bu önemli bir sorumluluktur. Bu nedenle kârlılığı artırırken şeriatın temel amaçları da göz önünde bulundurulmalıdır." şeklinde konuştu.

This article was originally published by AA Güncel.

Related Stories