
Trump'ın Kongre'de sınırlı kontrolle karşılaşması durumunda yasama, bütçe, atamalar ve soruşturma süreçlerinde yaşanabilecekler.
Donald Trump'ın Kongre'de sınırlı kontrole sahip olması durumunda yasama, bütçe, atamalar ve soruşturmalar gibi alanlarda karşılabileceği zorluklar ve güç dengeleri inceleniyor.
AI-generated summary
Trump, 2018 ara seçimlerinde Temsilciler Meclisi'ni kaybetmiş ve benzer bütçe krizleri ile görevden alma süreçleri yaşamıştı.
Donald Trump Kongre'de kontrolünün sınırlı olduğu bir tabloyla daha önce de karşılaştı. Demokratlar 2018 ara seçimlerinde Temsilciler Meclisi'ni kazanmış, Trump'ın elinde Cumhuriyetçi bir Senato ve kendisine düşman bir alt meclis kalmıştı. Bu dönemde sınır duvarı için bütçe krizi ve ilk görevden alma süreci yaşandı. Bu deneyim, Kongre'yi kaybetmenin Trump'ı tamamen güçsüz bırakmayacağını ancak Demokratların hangi taleplerin masaya geleceğini karar verme gücünü kazanacağını gösteriyor.
TRUMP'IN HANGİ KARARLARI KONGRE'YE TAKILABİLİR?
ABD Başkanı Donald Trump, Kongre desteği olmadan birçok konuda yasa çıkarmakta zorlanacak. Yasama faaliyetlerinden bütçe düzenlemelerine, kritik atamalardan savaş ve dış politika kararlarına kadar birçok alanda Kongre'nin yetkileri bulunuyor. ABD'deki kuvvetler ayrılığı sistemi, başkanın bazı kararlarını tek başına uygulamasını sınırlandırırken Temsilciler Meclisi ve Senato'ya çeşitli denetim mekanizmaları sağlıyor.
CNN International'ın analizinde, yasa çıkarma yetkisi Kongre'ye ait olduğu için Trump'ın yeni bir kanun gerektiren düzenlemelerinde Kongre üyelerinin onayına ihtiyaç duyacağına dikkat çekildi. Başkan, yürütme emirleriyle mevcut yasalar çerçevesinde çeşitli politikaları hayata geçirebilse de bu emirlerle yeni kanun çıkaramayacak. Kongre'den geçen yasa tasarılarını veto edebilen Trump'ın vetosu ise her iki kanatta üçte iki çoğunluk sağlanması halinde aşılabilir.
KOMİSYONLAR TRUMP'IN BAŞINI AĞRITABİLİR
Wall Street Journal'ın (WSJ) haberine göre, bütçe ve harcamalar da Trump'ın Kongre'nin onayına ihtiyaç duyabileceği alanlar arasında yer alıyor. Federal bütçenin ve kamu harcamalarına kaynak sağlayan yasaların kabulünde Kongre belirleyici rol oynarken, üyeler yönetimin talep ettiği ödenekleri değiştirebilir ya da reddedebilir. Kongre ayrıca yürütmenin faaliyetlerini soruşturmalar ve komisyon oturumları aracılığıyla denetleyebilir. Bu yetkiler, özellikle savunma harcamaları ve federal kurumların finansmanı konusunda Trump yönetiminin politikalarını etkileyecek.
Trump'ın üst düzey kamu görevlileri, büyükelçiler ve federal yargıçlar için yaptığı atamaların önemli bir bölümü ise Senato'da oylanacak. Dış politikada başkanın geniş yürütme yetkileri bulunsa da uluslararası antlaşmaların onaylanmasında Senato'nun üçte iki çoğunluğu gerekiyor. Savaş ilan etme yetkisi Kongre'ye aitken askeri operasyonların yetkilendirilmesi, finansmanı ve denetlenmesi de yasama organının müdahale edebildiği alanlar arasında bulunuyor. Bununla birlikte başkan, başkomutan sıfatıyla Kongre'den önceden onay almadan bazı askeri operasyonlar başlatabilir.
Trump, İran ve Venezuela operasyonlarını Kongre'den onay almadan başlatmıştı.
KONGRE İLE TRUMP ARASINDAKİ GÜÇ DENGELERİ
Demokratların Temsilciler Meclisi'ni resmen devralmasından önce, 22 Aralık 2018'de Meksika sınırına duvar örülmesi için ayrılan fon konusunda anlaşmazlık çıktı ve kısmi hükümet kapanması başladı. Kapanma, eski ABD Başkanı Joe Biden'ın görevi devraldığı 25 Ocak'a kadar sürdü. Federal çalışanlar maaşlarını alamazken Beyaz Saray ile Kongre, Trump'ın kampanya vaatleri üzerinden karşı karşıya geldi.
Trump duvar için 5,7 milyar dolar ek fon istemişti. Nihai harcama yasası sınıra ek bariyerler için 1 milyar dolardan fazla bütçe sağladı. Trump ardından diğer yetkilerini kullanarak ek fon arayışı için ulusal acil durum ilan etti. Kongre bu acil durumu sonlandırmak için oy kullandı. Trump ise Mart 2019'da kararı veto etti. Bu olay, Kongre'deki bir yenilginin başkanlığın işleyişini nasıl değiştirebileceğine işaret ediyor. Trump'ın hayata geçirmek istediği bir politika; ödenekler, acil durum yetkileri ve yürütme gücünün sınırları üzerine bir mücadeleye dönüşmüştü.
TRUMP'A SORUŞTURMA AÇILABİLİR
Trump için en kalıcı baskı soruşturmalardan gelebilir. Temsilciler Meclisi çoğunluğu, bir partiye komisyon liderliği ve meclisin soruşturma gündeminin büyük kısmı üzerinde kontrol sağlıyor. Demokrat başkanlar oturumlar düzenleyebilir, kayıt talep edebilir ve Cumhuriyetçi liderlerin takip etmemeyi seçtiği kararlar hakkında yönetim yetkililerini sorgulayabilir. Beyaz Saray bu taleplere yanıt vermek, direnmek veya müzakere etmek için zaman harcamak zorunda kalacak. Bir oturum, meclisten herhangi bir yasa çıkmasa bile siyasi gündemi belirleyebilir.
Soruşturmacıların elde edebileceklerinin sınırları var. Yetkililer mahkeme celplerine itiraz edebilir veya başkanlık ayrıcalığını kullanabilir, anlaşmazlıkların çözülmesi aylar alabilir. Ancak bu direnç, Kongre ile başkanlık arasındaki çatışmanın bir parçası haline gelebilir. Trump'ın ilk dönemi bu çatışmanın ne kadar ileri gidebileceğinin en net örneğini sunuyor. Aralık 2019'da Demokratların kontrolündeki Temsilciler Meclisi, Trump'ı yetki kötüye kullanımı ve Kongre'yi engelleme suçlamalarıyla görevden almıştı. Senato daha sonra Trump'ı aklamıştı.
Yeni bir Demokrat çoğunluk otomatik olarak yeni bir görevden alma süreci doğurmayacak. Kongre'yi kazanmak da Demokratlara Trump'ı görevden alacak çoğunluğu sağlamayacak. Trump'ın azledilmesi için 100 üyeli Senato'da üçte ikilik çoğunluk gerekiyor. Demokratların Senato'da 54 ila 56 sandalye kazanması öngörülüyor. Trump hakkında azil süreci ancak Cumhuriyetçi Senatörlerin de destek vermesiyle başlatılabilecek.
SENATO'NUN ÖNEMİ
Trump'ın 2018 sonrası deneyimi, Temsilciler Meclisi'ni kaybetmenin Senato'yu kaybetmekten çok farklı olduğunu da gösteriyor. Demokratlar Temsilciler Meclisi'ni kontrol ederken Cumhuriyetçiler Senato'yu elinde tuttu. Ekim 2020'de bu Senato, Amy Coney Barrett'ı 52'ye karşı 48 oyla Yüksek Mahkeme'ye onayladı. Trump böylece başkanlığının ötesine uzanan sonuçları olacak bir atama yapabildi.
Demokratların kontrolündeki bir Senato buna benzer olasılıkları devre dışı bırakacak. Senato; Federal yargıçlar, kabine pozisyonları ve onay gerektiren diğer üst düzey görevler için adayları reddedebilir. Yüksek Mahkeme'de bir boşluk oluşursa Trump, onun seçimini reddedecek bir muhalefet çoğunluğuyla hesaplaşmak zorunda kalacak.
Trump, partisinin hem Senato hem de Temsilciler Meclisi'ni kaybetmesi nedeniyle atamalar ve yasama konusundaki gücünü büyük oranda kaybetti.
TRUMP İLE TEMSİLCİLER MECLİSİ İŞBİRLİĞİ YAPABİLİR Mİ?
Trump'ın bölünmüş hükümetle ilk karşılaşması kesintisiz bir kilitlenme sonucu doğurmayabilir. Temsilciler Meclisi, 19 Aralık 2019'da Trump hakkında azil süreci başlattıktan sonra ABD-Meksika-Kanada Anlaşması'nı uygulayan yasayı 385'e karşı 41 oyla kabul etti. Yönetim ve Kongre'deki Demokratlar oylamadan önce ticaret anlaşmasında değişiklikler için müzakere etmişti. Zamanlama çarpıcıydı; Trump'ı görevden alma yönünde oy veren aynı meclis, ertesi gün onun önemli ekonomik kararlarından birini destekledi.
BEYAZ SARAY BAŞKA YOLLAR ARAYACAK
Sınır duvarına ilişkin acil durum kararı, Kongre taleplerini reddettiğinde Trump'ın nasıl yanıt verebileceğine de işaret ediyor. Trump, yürütme emirleri ve federal kurumlara zaten verilmiş yetkiler aracılığıyla politikalarını yürürlüğe koyabilir. Bu adımların kapsamı her eylemin ilişkili olduğu yasalara bağlı olacak. Mahkemeler başkanlık yetkisini aşan emirleri iptal edebilir; hukuki itirazlar bu emirleri uygulamak için kullanılan kurum kararlarını da hedef alabilir. Bu nedenle Kongre'yi kaybetmek, yönetimin mevcut yasal yetkilerini daha önemli hale getiriyor.
Yeni Kongre dönemleri 3 Ocak 2027'de başlayacak. Trump, ulusal çapta kontrol ve yetkilerinin önemli ölçüde kısıtlandığı bir ortamda uluslararası meselelere ağırlığını verebilir.
AI outlook — possibilities, not facts
Yeni Kongre dönemleri 3 Ocak 2027'de başlayacak.
Very likely · Within months

Democrat Claire Valdez became the first Native American woman elected to Congress by winning New York's 7th district.

In the midterm elections held in the USA, the Democratic Party gained the majority in the House of Representatives and the Senate. Republican strategists blamed the election defeat on the Iran war, which has been going on for more than eight months, and the economic crisis triggered by this war. Barack Obama and Bernie Sanders made statements targeting Donald Trump. Democratic candidate in Michigan, Abdul el-Sayed, was elected as the first Muslim senator in US history.

Greek-born Democrat Chris Pappas defeated Republican John Sununu in the Senate race in New Hampshire, becoming the first openly gay male senator in the United States.

Detained Şişli Mayor Resul Emrah Şahan said, "Some will read this as a separation" regarding DEM Party council members operating under their own party groups within the scope of the 'City Consensus'.

Former Atlanta Mayor Keisha Lance Bottoms won the Georgia gubernatorial election, becoming the first black female governor in US history. Bottoms defeated Rick Jackson, who was supported by Donald Trump, in the election.
As a result of voters voting for 36 state governorships in the midterm elections in the USA, Democrats increased the number of governorships to 28, while Republicans decreased to 20. There were historic firsts in many states in the election.