Breaking
ARThe repercussions of military tensions between the United States and Iran on global and Gulf marketsARIran targets “American interests” in the region, and two sailors were killed in a Saudi tanker accident in the Strait of HormuzRUSBU and GUR commented on the night shootout in KyivGLOBALZelenskyy Warns Airlines Against Using Russian Airspace Amid Drone EscalationESGrande-Marlaska demands explanations from the Police for a report on the assault on the Ceuta borderINTLPresident Trump Nominates Hung Cao as Permanent Navy SecretaryITMaurizio Cappato disappeared in Cuba: his daughter reports the Embassy's poor assistanceCRYPTO-ENCardano Constitutional Committee Renewal Faces Narrow Voting MarginTRMelih Gökçek was summoned to testifyCRYPTO-FRThe crypto perpetual contract market: $90 trillion at stakeARThe repercussions of military tensions between the United States and Iran on global and Gulf marketsARIran targets “American interests” in the region, and two sailors were killed in a Saudi tanker accident in the Strait of HormuzRUSBU and GUR commented on the night shootout in KyivGLOBALZelenskyy Warns Airlines Against Using Russian Airspace Amid Drone EscalationESGrande-Marlaska demands explanations from the Police for a report on the assault on the Ceuta borderINTLPresident Trump Nominates Hung Cao as Permanent Navy SecretaryITMaurizio Cappato disappeared in Cuba: his daughter reports the Embassy's poor assistanceCRYPTO-ENCardano Constitutional Committee Renewal Faces Narrow Voting MarginTRMelih Gökçek was summoned to testifyCRYPTO-FRThe crypto perpetual contract market: $90 trillion at stake
BackABD Ara Seçimlerinde Siyasi İklim ve Cumhuriyetçi Partinin Anket İtirazı
ABD Ara Seçimlerinde Siyasi İklim ve Cumhuriyetçi Partinin Anket İtirazı
Developing
Habertürk Dünya1 hour agoPolitics10 min readTürkiye

ABD Ara Seçimlerinde Siyasi İklim ve Cumhuriyetçi Partinin Anket İtirazı

Cumhuriyetçiler yaz anketlerinin Demokratları yüksek gösterdiğini savunurken, ulusal göstergeler ve özel seçim sonuçları siyasi rüzgârın yönüne dikkat çekiyor.

Quick Look

Cumhuriyetçiler yaz anketlerinin Demokratları sistematik olarak yüksek gösterdiğini savunurken, artan hayat pahalılığı, Başkan Trump'ın düşen onay oranları ve özel seçim sonuçları Senato dengeleri açısından parti için alarm verici bir tablo ortaya koyuyor.

AI-generated summary

Why It Matters

Cumhuriyetçi çevreler yaz aylarındaki anketlerin Demokratların oy oranını yüksek gösterdiğini savunmaktadır.

Font size

Cumhuriyetçi çevreler, yaz aylarında yapılan kamuoyu araştırmalarının geçmişte Demokratların oy oranını sistematik biçimde yüksek gösterdiğini savunuyor. Ancak Washington’daki seçim uzmanlarına göre partinin karşısındaki tehlike yalnızca sekiz eyaletteki anketlerden ibaret değil. Başkan Donald Trump’ın görev onayının düşmesi, Demokrat seçmenlerin sandığa gitme isteğinin Cumhuriyetçilerden yüksek olması, özel seçimlerdeki Demokrat ilerleyişi ve hayat pahalılığının seçmenin temel gündemi haline gelmesi aynı siyasi iklimi işaret ediyor. Başka bir ifadeyle Cumhuriyetçiler anketlerin birkaç puan yanıldığı konusunda haklı çıksa bile, ülke genelindeki siyasi rüzgârın yönü değişmeyebilir.

Anketlerden daha ağır üç gösterge

Cumhuriyetçiler açısından asıl kaygı verici tablo, tek tek Senato anketlerinden çok ulusal göstergelerde ortaya çıkıyor. Ağustos sonunda tamamlanan Reuters/Ipsos araştırmasına göre Trump’ın görev onayı yüzde 33’e kadar geriledi. Bu oran, Trump’ın siyasi kariyerindeki en düşük seviyelerden biri olarak kayıtlara geçti. Araştırmada Demokrat seçmenlerin yüzde 46’sı ara seçimlerde oy kullanma konusunda “çok istekli” olduğunu belirtirken Cumhuriyetçilerde bu oran yüzde 31’de kaldı. Bağımsız seçmenler arasında Demokrat adaylara oy vereceğini söyleyenlerin oranı yüzde 36, Cumhuriyetçileri tercih edenlerin oranı ise yüzde 22 olarak ölçüldü.

Aynı araştırmada Amerikalıların yüzde 71’i Trump yönetiminin hayat pahalılığıyla mücadele performansını onaylamadığını söyledi. Üstelik bu gruba Cumhuriyetçi seçmenlerin yüzde 40’ı da dahil oldu. Kayıtlara geçen bir diğer kritik değişim ise seçmenin ekonomi konusunda hangi partiye güvendiği sorusunda yaşandı. Reuters/Ipsos verilerine göre Demokratlar yaklaşık on yıldan sonra ilk kez ekonomi politikalarında Cumhuriyetçilerin önüne geçti. Ipsos araştırması, Cumhuriyetçiler açısından sorunun yalnızca aday tercihinden değil; ekonomik memnuniyetsizlik, başkana verilen destek ve seçmen motivasyonu arasındaki birleşmeden kaynaklandığını gösteriyor.

Senato matematiği Cumhuriyetçilerin lehinde, siyasi hava aleyhinde

Cumhuriyetçiler Senato’da 53’e karşı 47 sandalyeyle çoğunluğu ellerinde bulunduruyor. Demokratların kontrolü ele geçirebilmesi için net dört sandalye kazanarak 51’e ulaşması gerekiyor. Üç sandalye kazanmaları halinde Senato 50-50 bölünecek ve eşitliği Cumhuriyetçi Başkan Yardımcısı JD Vance bozacağı için çoğunluk yine Cumhuriyetçilerde kalacak. Bu nedenle Demokratların yalnızca Cumhuriyetçi koltukları hedef alması yetmiyor; Georgia, Michigan ve New Hampshire’daki mevcut sandalyelerini de koruması gerekiyor.

Cook Political Report’un ağustos sonundaki değerlendirmesine göre Alaska, Iowa, Maine, Michigan, Ohio ve Texas yarışları “başa baş” kategorisinde bulunuyor. Georgia, Kuzey Carolina ve New Hampshire ise Demokratlara eğilimli olmakla birlikte rekabetçi kabul ediliyor. Roll Call tarafından aktarılan Cook Political Report haritasına göre, Trump’ın onay oranı bu dokuz eyaletin tamamında negatif bölgede bulunuyor.

Bu matematik Demokratların önündeki yolun hâlâ dar olduğunu gösteriyor. Parti, Georgia, Michigan ve New Hampshire’ı kaybetmeden elinde tutmak; ardından Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Kuzey Carolina’yı ve Alaska, Iowa, Maine, Ohio ile Texas’tan en az üçünü kazanmak zorunda. Ancak daha birkaç ay öncesine kadar Demokratların dört Cumhuriyetçi koltuğu birden alması düşük ihtimal kabul edilirken bugün bu eyaletlerin tamamının rekabetçi kategoride bulunması, Washington’daki siyasi havanın ne ölçüde değiştiğini ortaya koyuyor.

Kuzey Carolina ve Georgia’da fark açılıyor

Kuzey Carolina’da Demokratların eski Vali Roy Cooper’ı aday göstermesi partiye önemli bir avantaj sağladı. Eyalet çapında tanınırlığı yüksek olan Cooper, Cumhuriyetçi Michael Whatley karşısında anket ortalamalarında yaklaşık 8 puan önde bulunuyor. Cooper’ın kampanyası, ulusal Demokrat Parti markasından belirli ölçüde uzak durarak ekonomik sorunlar, sağlık hizmetleri ve merkez seçmene ulaşabilecek güvenlik politikaları üzerine kuruluyor. Washington Post’un analizine göre Cooper dahil bazı Demokrat adaylar, Cumhuriyetçilerin “radikal sol” suçlamasını etkisizleştirmek için kendi partileriyle ayrıştıkları konuları reklamlarda özellikle vurguluyor. Bu strateji, seçimleri Trump ile ulusal Demokrat Parti arasında ideolojik bir hesaplaşma olmaktan çıkarıp adayların yerel siciline dayanan bir mücadeleye dönüştürmeyi amaçlıyor.

Georgia’da Demokrat Senatör Jon Ossoff’un Cumhuriyetçi Mike Collins karşısındaki yaklaşık 7,5 puanlık üstünlüğü de Cumhuriyetçiler açısından alarm verici. Georgia son iki başkanlık seçimi ve Senato yarışlarında çok küçük farklarla sonuçlanan bir eyalet olmasına rağmen Ossoff’un görevde olmanın getirdiği tanınırlık, bağış toplama kapasitesi ve Cumhuriyetçi rakibinin yaşadığı tartışmalar Demokratlara avantaj sağlıyor. Bununla birlikte Georgia’da geçmiş seçimlerde son haftalarda yaşanan sert kutuplaşma ve yüksek Cumhuriyetçi katılımı, Ossoff’un mevcut üstünlüğünü güvenli hale getirmiyor.

Texas artık Cumhuriyetçiler için “garanti kasa” değil

Seçim haritasındaki en çarpıcı gelişme Texas’ta yaşanıyor. Demokrat James Talarico’nun Cumhuriyetçi Ken Paxton karşısında küçük bir farkla öne geçmesi, eyaletteki Senato yarışının “Cumhuriyetçilere eğilimli” kategoriden “başa baş” seviyesine indirilmesine neden oldu. University of Texas/Texas Politics Project araştırmasında Talarico yüzde 42, Paxton yüzde 39 oranında destek aldı; seçmenin yüzde 14’ü ise henüz karar vermediğini açıkladı. Texas’ın Cumhuriyetçi kimliği dikkate alındığında Paxton hâlâ güçlü bir yapısal avantaja sahip. Ancak kararsızların yüksekliği ve Demokrat adayın mali üstünlüğü, yarışın artık tek taraflı olmadığını gösteriyor.

Wall Street Journal’ın kampanya finansmanı verilerine göre Talarico yaklaşık 68 milyon dolar toplarken Paxton 9 milyon dolar civarında kaldı. Talarico bu kaynakla eyalet çapında yoğun bir televizyon ve dijital reklam kampanyası başlattı. Wall Street Journal’ın analizine göre, Paxton’ın hakkındaki siyasi ve kişisel tartışmaların geleneksel Cumhuriyetçi bağışçıların bir bölümünü uzaklaştırması Demokratlara normal şartlarda sahip olamayacakları bir fırsat sundu.

Texas’ın ulusal önemi tek bir Senato koltuğuyla sınırlı değil. Cumhuriyetçi stratejistler, eyalette Demokratların kalıcı biçimde rekabetçi hale gelmesinin başkanlık seçimlerindeki bütün Cumhuriyetçi matematiği değiştirebileceğini düşünüyor. Bu nedenle parti, normal şartlarda başka eyaletlere gönderebileceği para, reklam ve saha personelini Texas’ı savunmak için kullanmak zorunda kalabilir. Demokratların Texas’ı kazanamasa bile Cumhuriyetçileri burada yüksek miktarda kaynak harcamaya zorlaması, Alaska, Maine ve Ohio gibi diğer yarışlarda dolaylı bir avantaj yaratabilir.

Ohio’da Sherrod Brown faktörü

Ohio’daki seçim de klasik bir Cumhuriyetçi-Demokrat yarışının ötesinde anlam taşıyor. Demokratların adayı, 2024’te koltuğunu kaybeden eski Senatör Sherrod Brown. Cumhuriyetçilerin adayı ise JD Vance’in başkan yardımcısı olmasının ardından Senato’ya atanan Jon Husted. Brown’ın işçi sendikaları, sanayi kentleri ve ekonomik popülizm üzerinden kurduğu siyasi kimlik, son yıllarda Cumhuriyetçilere yönelen beyaz işçi sınıfı seçmeninin bir bölümünü yeniden Demokratlara çekebilme ihtimali taşıyor.

Brown’ın yaklaşık 2,6 puanlık anket üstünlüğü hata payı içerisinde bulunuyor. Ohio son üç başkanlık seçiminde belirgin biçimde Cumhuriyetçilere yönelmiş olsa da Brown’ın kişisel oy potansiyeli, yarışın ulusal parti tercihlerinden ayrışmasına neden oluyor. Özellikle sanayi, gümrük tarifeleri, sağlık hizmetleri ve hayat pahalılığı üzerinden yürütülecek kampanya, Ohio’yu Trump’ın ekonomik politikaları konusunda önemli bir referanduma dönüştürebilir.

Alaska’da iki “Dan Sullivan” ve sıralı oy denklemi

Alaska’daki yarış ise ülkenin en sıra dışı seçimlerinden birine sahne oluyor. Demokrat eski Temsilciler Meclisi üyesi Mary Peltola, Cumhuriyetçi Senatör Dan S. Sullivan karşısında anketlerde yaklaşık 2 puan önde bulunuyor. Ancak oy pusulasında görevdeki senatörün yanı sıra aynı adı taşıyan emekli öğretmen Daniel J. Sullivan Jr. da yer alacak. Alaska’da uygulanan sıralı tercih sistemi nedeniyle seçmenler adayları tercih sırasına göre işaretliyor ve en düşük oy alan aday elendikçe ikinci tercihler diğer adaylara aktarılıyor.

İsim benzerliğinin Cumhuriyetçi oyları ne ölçüde etkileyeceği belirsiz olsa da görevdeki Sullivan’ın kampanyası bunu ciddi bir risk olarak değerlendiriyor. Demokrat Peltola ise Alaska yerlileri, bağımsız seçmenler ve merkez sağ seçmenlerle kurduğu ilişki sayesinde eyaletin Cumhuriyetçi eğilimine rağmen rekabetçi kalıyor. Associated Press’in Alaska seçim değerlendirmesi, aynı isimli iki adayın genel seçime kalmasının zaten karmaşık olan sıralı oy sistemini daha da öngörülemez hale getirdiğine dikkat çekiyor.

Maine’de Susan Collins bir kez daha siyasi ömrünü savunuyor

Maine’de beş dönemdir görev yapan Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins, Demokrat Troy Jackson karşısında yaklaşık 2 puan geride görünüyor. Collins geçmiş seçimlerde anketleri yanıltan ve bağımsız seçmenden yüksek destek alabilen bir aday. 2020’de anket ortalamaları Demokrat Sara Gideon’ı önde gösterirken Collins seçimi 8,6 puan farkla kazanmıştı. Cumhuriyetçilerin “anketler yine yanılıyor” savunmasının en güçlü örneği de bu sonuç.

Ancak 2026 yarışı 2020’den farklı şartlarda yapılıyor. Collins bu kez Yüksek Mahkeme atamaları, kürtaj hakkı, Trump yönetimiyle ilişkisi ve görev süresinin uzunluğu üzerinden eleştiriliyor. Demokrat aday Troy Jackson ise eski bir kereste işçisi, eski Cumhuriyetçi ve eyalet Senatosu başkanlığı yapmış bir siyasetçi olarak Maine’in kırsal ve çalışan sınıf seçmenine ulaşmaya çalışıyor. Collins’in federal bütçeden Maine’e kaynak sağlama yeteneği ve bağımsız siyasetçi imajı önemli avantajlar olsa da ulusal düzeyde Cumhuriyetçilere karşı oluşan tepki, bu kez kişisel markasının önüne geçebilir.

Michigan ve New Hampshire Demokratların savunma hattı

Demokratların Senato’yu kazanabilmesi için yalnızca Cumhuriyetçi koltukları çevirmesi değil, Michigan ve New Hampshire’daki açık koltukları da koruması gerekiyor. Michigan’da Demokrat Abdul El-Sayed ile Cumhuriyetçi Mike Rogers arasındaki fark yaklaşık 2 puan seviyesinde. El-Sayed’in Demokrat Parti’nin ilerici kanadından gelmesi, Cumhuriyetçilerin “sosyalist dönüşüm” söylemi için elverişli bir hedef oluşturuyor. Rogers ise eski Kongre üyesi ve deneyimli bir güvenlik politikası siyasetçisi olarak merkez seçmene yöneliyor. Michigan’da otomotiv sektörü, Kanada ile ticaret, Orta Doğu savaşı ve yüksek yaşam maliyetleri yarışın sonucunu belirleyecek başlıklar arasında bulunuyor.

New Hampshire’da ise emekliye ayrılan Demokrat Senatör Jeanne Shaheen’in koltuğu için ön seçimler 8 Eylül’de yapılacak. Demokratlarda Temsilciler Meclisi üyesi Chris Pappas, Cumhuriyetçilerde eski Senatör John E. Sununu öne çıkan isimler. Cook Political Report, anketlerde başa baş bir tablo bulunmasına rağmen eyaleti şimdilik Demokratlara eğilimli olarak değerlendiriyor. New Hampshire’ın geniş bağımsız seçmen kitlesi ve son haftalarda karar değiştirebilen siyasi yapısı, bu koltuğu Demokratlar açısından garanti olmaktan çıkarıyor.

Iowa’daki küçük üstünlük bile güven vermiyor

Cumhuriyetçilerin kritik yarışlar içerisinde anketlerde önde bulunduğu tek eyalet Iowa. Ashley Hinson, Demokrat Josh Turek karşısında yaklaşık 1,4 puan önde. Ancak Cook Political Report’un Iowa’yı da başa baş kategorisine alması, Cumhuriyetçilerin burada dahi rahat olmadığını gösteriyor. Tarım ürünleri, gümrük tarifeleri, Kanada ile ticari gerilimler ve artan üretim maliyetleri, kırsal Cumhuriyetçi seçmenin partiye desteğini etkileyebilecek başlıklar arasında yer alıyor.

Iowa’nın Cumhuriyetçiler açısından bir diğer önemi, para ve saha kaynaklarının dağılımıyla ilgili. Parti yönetiminin Iowa’yı güvenli kabul edememesi, savunulması gereken eyalet sayısını artırıyor. Seçim kampanyalarında yalnızca rakibin önde olduğu yerler değil, kazanma ihtimali bulunan bütün eyaletler aynı reklam ve personel havuzundan pay aldığı için haritanın genişlemesi Cumhuriyetçilerin mali üstünlüğünün etkisini azaltabilir.

“Anketler yine yanılıyor” savunması tamamen temelsiz değil

Cumhuriyetçilerin anketlere yönelik itirazının güçlü bir tarihsel dayanağı bulunuyor. Echelon Insights anket uzmanı Patrick Ruffini’nin incelediği son dört seçim dönemindeki 3 bin 312 Senato araştırması, Demokrat adayların gerçek seçim performansının ortalama 3,7 puan üzerinde gösterildiğini ortaya koyuyor. Yaz aylarında yapılan anketlerde Demokratlar lehine ortalama sapmanın 5,9 puana kadar yükseldiği belirtiliyor. Bu hesap doğru şekilde 2026’ya uygulanırsa Alaska, Maine, Michigan, Ohio, New Hampshire ve Texas’taki mevcut Demokrat üstünlüklerinin önemli bölümü ortadan kalkabilir.

Amerikan Kamuoyu Araştırmaları Birliği de 2016 ve 2020 seçimlerinde anketlerin Trump’ın desteğini özellikle kritik eyaletlerde düşük ölçtüğünü kabul ediyor. 2024 anketleri 2016 ve 2020’ye göre daha başarılı olsa da Cumhuriyetçi oyları yine bir miktar eksik tahmin etti. Ancak AAPOR’un değerlendirmesi, her seçimin farklı örnekleme ve katılım sorunları oluşturduğunu, önceki seçimin hata yönünün bir sonraki seçimde otomatik olarak tekrarlanacağının varsayılamayacağını vurguluyor.

Cumhuriyetçilerin anket hatası savunmasındaki temel risk burada ortaya çıkıyor. Yaz anketlerinin geçmişte Demokratları yüksek göstermiş olması, 2026’da da bütün yarışların aynı oranda sağa kayacağı anlamına gelmiyor. Nitekim seçim analisti Nate Silver da Demokratların yaz aylarında geçici bir “anket yükselişi” yaşıyor olabileceğini kabul etmekle birlikte bu tarihsel örüntünün mutlaka tekrarlanacağı sonucuna varılamayacağını belirtiyor. Silver’ın değerlendirmesine göre, tahmin modelleri geçmiş anket sapmalarını hesaba katabilir ancak seçmen katılımındaki gerçek değişimi tamamen ortadan kaldıramaz.

Özel seçimler anketlerden bağımsız bir uyarı gönderiyor

Cumhuriyetçiler açısından daha zor açıklanabilecek gösterge, 2025 ve 2026’da yapılan özel seçimlerin sonuçları. Brookings Institution’ın incelemesine göre Cumhuriyetçiler bu dönemde yapılan özel seçimlerin tamamında 2024 performanslarının gerisinde kalırken Demokratlar kendi önceki oy oranlarını yükseltti. Eyalet meclislerinde 12 koltuk Cumhuriyetçilerden Demokratlara geçti; 2025’te Virginia ve New Jersey’deki kazanımlar da eklendiğinde Demokratların ele geçirdiği koltuk sayısı 30’a ulaştı. Aynı dönemde ters yönde, yani Demokratlardan Cumhuriyetçilere geçen koltuk bulunmadı.

Özel seçimlerin katılımı genel seçimlerden çok düşük olduğu için bu sonuçlar doğrudan kasım ayına taşınamaz. Ancak seçim bilimciler bu yarışları, hangi partinin seçmeninin daha istekli olduğunu gösteren erken uyarı sistemi olarak görüyor. Brookings analizinde, Demokratların özel seçimlerde ortalama 4,5 puan daha iyi performans gösterdiği ve Trump oy pusulasında bulunmadığında Cumhuriyetçi seçmenin aynı düzeyde harekete geçirilip geçirilemeyeceğinin belirsiz olduğu

Open Questions

  • Anketlerdeki sapmalar 2026 seçim sonuçlarını nasıl etkileyecek?
  • Özel seçimlerdeki katılım eğilimi kasım ayına yansıyacak mı?

Related Topics

This article was originally published by Habertürk Dünya.

Related Stories

More on this topicabd seçimleri