
AI-generated summary
H-1B ve J-1 vize programları, ABD'ye yabancı nitelikli işçi getirmek ve belirli koşullar altında yeşil kart sürecine girmek için kullanılır. Bu programlar, işverenlerin belirli pozisyonları yabancı çalışanlarla doldurmasına olanak tanır ancak usulsüzlük iddialarıyla gündeme gelmiştir.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ülkeye H-1B ve J-1 vize uygulamaları üzerinden nitelikli işçi alımında yapılan usulsüzlüklerin üzerine gideceklerini belirterek, programı en çok kötüye kullandığı tespit edilen Microsoft'un yabancı çalışanlarına yeşil kart (Green Card) sağlama hakkının askıya alındığını duyurdu.
Vance, Çalışma ve Adalet Bakanlığı yetkilileriyle, ABD'de yaşama imkanı veren ve vatandaşlığın yolunu açan çalışma vizesi uygulamasında işverenlerin yaptığı suistimallerle ilgili basın toplantısı düzenledi.
H-1B ve J-1 vizeleri de dahil, çalışma vizesi programlarının kötüye kullanıldığı iddialarına ilişkin yeni bulguları paylaşan Vance, bu alanda yapılan sahtekarlıkların ABD vatandaşlarının "işsiz kalmasına veya daha ucuza çalışmasına yol açtığını" belirtti.
Vance, söz konusu programı "tamamen bozuk" olarak nitelendirirken, program yürürlükte kaldığı sürece hükümetin Amerikalı işçileri koruması gerektiğini savundu.
Vance, H-1B vize programının, şirketlerin, Amerikalı çalışanlarla doldurulması kesinlikle mümkün olmayan pozisyonlar için ABD dışından "en iyilerin en iyisi" olan kişileri getirmesine olanak tanımak amacıyla tasarlandığını aktararak "Ne yazık ki bu program, son birkaç yılda, hatta muhtemelen son birkaç on yılda sahtekarlıkla iç içe hale geldi." dedi.
ABD'ye dışarıdan ucuz işçi getirme ve onların ülkede kalmasını sağlamaya yönelik programları kötüye kullanma konusunda teknoloji firması Microsoft'a işaret eden Vance, "Ne yazık ki ABD'de bu sistemi Microsoft'tan daha fazla suistimal eden başka bir şirket olmamıştır." dedi ve bu şirkette söz konusu programla çalışma hakkı kazananların yeşil karta başvurma haklarının askıya alındığını belirtti.
Başkan Yardımcısı Vance, Microsoft'un geçen yıl 6 bin Amerikalı işçiyi işten çıkardığını, aynı zamanda 6 bin 300 yabancıya H-1B vizesi aldığını ve yaklaşık 3 bin kişiye de yeşil kart sağladığını kaydetti.
ABD Çalışma Bakanlığı temmuz ayında H-1B ve kalıcı çalışma izni programlarıyla bağlantılı olduğu iddia edilen dolandırıcılık ve insan ticaretiyle ilgili ülke çapında bir soruşturma başlatmış, soruşturmada, sahte başvurular, ücret rüşveti ve sömürücü işe alım uygulamaları gibi endişeler dile getirilmişti.
Ayrıca dün ABD İç Güvenlik Bakanlığı, isteğe bağlı pratik eğitim programı için uluslararası öğrencilere sponsorluk yapan okullardan 70 bin dolar ve yenileme için 30 bin dolar ücret alınmasını önermişti.
AI outlook — possibilities, not facts
ABD hükümeti, H-1B ve J-1 vize programlarındaki denetimi artıracak ve diğer büyük teknoloji firmaları için benzer denetimler uygulayabilir
Likely · Within months

Izmir Metropolitan Municipality Mayor Cemil Tugay became a member of the AKP and this decision was met with great reaction by the people of Izmir. The brigade went on leave for 5 days and announced the decision to the staff via message in the morning. Following the resignation of Deputy Chairman Levent Yıldır, Council Member Mustafa Özuslu will temporarily assume the position of Tugay. To explain his participation in the AKP, Tugay used the expression 'I came to make hearts', referring to Yunus Emre.

Minister of Family and Social Services Mahinur Özdemir Göktaş reacted harshly to İYİ Party İzmir Deputy Ümit Özlale's allegations regarding the fund investigation. Göktaş described the allegations as slander and announced that he filed a criminal complaint.

Biga Mayor Alper Şen launched an investigation into allegations that the municipality was involved in a fund fraud and made a profit of 100 million TL. The Director of Financial Services was suspended from duty as a precautionary measure.

Opposition representatives at the General Assembly of the Turkish Grand National Assembly demanded the establishment of a commission to investigate allegations of fraud, publicly known as the 'fund crisis'. The government's silence and access barriers to journalists were criticized.

MHP Deputy Chairman Feti Yıldız stated that in the investigation into the defrauding of 455,758 investors in 131 funds belonging to 7 portfolio management companies, the perpetrators should be punished separately for each action.

In the General Assembly of the Turkish Grand National Assembly, the opposition's proposals to investigate the funding crisis were rejected by the AKP votes. AKP Group Deputy Chairman Muhammet Emin Akbaşoğlu stated that the judicial process is continuing and those responsible will be held accountable.