
AI-generated summary
ABD ile Rusya arasındaki gerilim, Ukrayna savaşıyla birlikte teknoloji, istihbarat ve güvenlik alanlarında yeni bir boyut kazandı. Washington'ın Moskova'ya yönelik yaptırımlarını genişletirken, Rusya'nın Batı'daki teknolojik ve kurumsal bağlantılarını gizli yollarla sürdürdüğü iddialar gündeme geldi.
ABD ile Rusya arasındaki gerilim, Ukrayna savaşıyla birlikte yalnızca cephede değil, teknoloji, istihbarat ve güvenlik alanlarında da yeni bir boyut kazandı. Washington’ın Moskova’ya yönelik yaptırımları genişletilirken, Rusya’nın Batı’daki teknolojik ve kurumsal bağlantılarını gizli yollarla sürdürdüğüne ilişkin iddialar da gündeme gelmeye devam ediyor. Son olarak ABD’de ortaya çıkan bir soruşturma, bu tartışmayı doğrudan Amerikan güvenlik kurumlarının kullandığı bir yazılıma taşıdı.
ABD Adalet Bakanlığı’nın açıklamalarına göre, Rusya bağlantılı bir dijital adli bilişim şirketinin gerçek sahipliğinin ve yazılımının Rusya’da geliştirilip yönetildiğinin Amerikan makamlarından gizlendiği iddiasıyla iki kişi hakkında dava açıldı. Şirketin, ABD Gizli Servisi ile beş yıllık bir sözleşme imzalamasının ardından soruşturmanın boyutunun daha da dikkat çekici hale geldiği belirtiliyor.
Soruşturma kapsamında şirketin CEO’su 55 yaşındaki Amerikalı Lee Reiber ABD’de Idaho’da, Rus vatandaşı 52 yaşındaki Oleg Davydov ise İngiltere’deki Heathrow Havalimanı’nda tutuklandı. ABD makamları Davydov’un iadesini talep etmeye hazırlanırken, iki şüpheli de elektronik dolandırıcılık amacıyla komplo kurmakla suçlanıyor.
PEKİ, RUSYA, ‘ABD GİZLİ SERVİSİ’NE NASIL SIZMAYA ÇALIŞTI?
Davanın merkezinde Virginia eyaletinin Alexandria kentinde faaliyet gösteren Oxygen Forensics bulunuyor. Şirket, dijital cihazlardan elektronik verilerin kurtarılması, korunması ve analiz edilmesine yönelik adli bilişim yazılımları geliştiriyor. Bu tür teknolojiler, kolluk kuvvetleri ve güvenlik birimleri açısından cep telefonları, bilgisayarlar ve diğer dijital cihazlardan veri elde edilmesinde kullanılabiliyor.
ABD’li savcıların iddiasına göre şirketin kuruluşundan ve yazılımının geliştirilmesinden itibaren Rusya ile bağlantıları bulunuyordu. Savcılık, Oxygen Forensics’in yazılımının 2013 yılında Oleg Davydov tarafından geliştirildiğini ve daha önce Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), Rusya Soruşturma Komitesi ve Rusya İçişleri Bakanlığı’na satıldığını öne sürüyor.
Lee Reiber ise şirkete 2015 yılında katıldı. Reiber, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı saldırıların başlamasından yaklaşık bir ay sonra, Mart 2022’de şirketin CEO’su, başkanı ve yönetim kurulu başkanı olarak görevlendirildi. Savcılar, tam da bu dönemde şirketin Rusya bağlantılarının gizlenmesine yönelik kapsamlı bir düzenleme yapıldığını iddia ediyor.
Kaliforniya Merkez Bölgesi Başsavcılığı’nın açıklamasına göre Reiber, Davydov ve Rus ortakları, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrasında şirketin gerçek sahipliğini ve yazılımın Rusya’da geliştirildiğini gizlemek konusunda anlaştı. Savcılığın iddiasına göre şirketin Rus sahipleri kamuya açık kurumsal kayıtlardan çıkarıldı ve Oxygen Forensics’in Amerikan merkezli bir şirket olduğu izlenimi güçlendirildi.
Ancak soruşturmacılara göre bu değişiklik yalnızca şirketin resmî kayıtlarıyla sınırlı kaldı. Rus sahiplerin şirket üzerindeki etkisini koruduğu, önemli ticari kararlar almaya devam ettiği ve şirketin banka hesaplarında imza yetkisine sahip oldukları ileri sürüldü. Daha da dikkat çekici iddia ise Rus sahiplerin, Reiber’in ödeme kararlarını geçersiz kılabildiği yönünde.
ABD HÜKÜMETİNE VERİLEN BİLGİLER SORUŞTURMANIN MERKEZİNDE
Mahkeme kayıtlarına göre Reiber, Aralık 2022 ve Ekim 2023’te ABD hükümetine Oxygen Forensics’in doğrudan veya nihai düzeyde Rusya tarafından sahip olunan bir şirket olmadığını söyledi. Ancak savcılar, bu beyanların şirketin gerçek sahiplik yapısıyla örtüşmediğini savunuyor. Soruşturma sırasında ele geçirilen bir e-posta da davanın önemli delilleri arasında gösteriliyor.
İddiaya göre Reiber, Davydov ve iki Rus ortağına gönderdiği mesajda, şirketin Rusya ile bağlantılarının ortaya çıkmasının “tüm bu fırsatı yok edebileceği” ve şirketin mevcut varlığını tehlikeye atabileceği yönünde ifadeler kullandı.
Bu yazışma, savcılığın şirketin Rus bağlantılarının bilinçli biçimde gizlendiği yönündeki iddiasının temel unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor. Soruşturmanın dikkat çeken bir başka aşaması ise ABD Gizli Servisi ile yapılan anlaşma oldu.
ABD GİZLİ SERVİSİ’NDEN BEŞ YILLIK SÖZLEŞME
ABD Gizli Servisi, Eylül 2024’te Oxygen Forensics’e yazılımı için beş yıllık bir sözleşme verdi. Şirketin geliştirdiği dijital adli bilişim teknolojisinin Amerikan güvenlik kurumlarından biri tarafından kullanılmaya başlanmasının ardından, şirketin sahiplik yapısı ve yazılımın nerede geliştirildiği konusundaki iddialar daha kritik bir hal aldı.
Savcılar, Reiber’in Mart 2026’da ABD hükümetine yazılımın geliştirilmesinde hiçbir Rus vatandaşının yer almadığını ve Rusya’da bulunan hiç kimsenin yazılımın oluşturulduğu geliştirme ortamına erişiminin bulunmadığını söylediğini öne sürüyor. Ancak savcılığa göre bu açıklama da gerçeği yansıtmıyor.
Soruşturmacılar, yazılımın Rusya’da geliştirildiğini, Rusya’da bulunan bir ekip tarafından yazıldığını ve aynı ekip tarafından yönetildiğini iddia ediyor. Böylece soruşturmanın odağı yalnızca şirketin mülkiyet yapısına ilişkin beyanlarla sınırlı kalmıyor; ABD hükümetine sunulan yazılımın arkasındaki teknik ekibin ve geliştirme sürecinin de Amerikan makamlardan gizlenip gizlenmediği sorusuna uzanıyor.
‘RUSYA'NIN ROLÜ YOK’ DENİLDİ AMA SAVCILIK AKSİNİ İDDİA ETTİ
Davanın temelindeki suçlama, Oxygen Forensics’in Rusya ile olan gerçek bağlarının özellikle gizlendiği ve şirketin Amerikan şirketi görüntüsü altında faaliyet göstermesinin sağlandığı iddiası. Savcılığa göre Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından uygulanan yaptırımlar ve siyasi baskılar, şirketin Rus sahipliğinin ve yazılımın Rusya’daki geliştirme sürecinin ortaya çıkması halinde ticari faaliyetlerini riske atabilecek bir durum yarattı.
Bu nedenle Reiber ve diğer şüphelilerin şirketin yapısını değiştirdiği, Rus sahiplerin kamuya açık kayıtlardan çıkarıldığı ve ABD makamlarına şirketin Rusya ile bağlarının bulunmadığı yönünde bilgiler verildiği öne sürülüyor. Öte yandan şirketin Rusya’daki bağlantılarının tamamen ortadan kaldırılmadığı, Rus sahiplerin önemli kararlar üzerinde etkisini sürdürdüğü ve yazılım geliştirme faaliyetlerinin Rusia'da devam ettiği iddiası davanın en kritik noktalarından birini oluşturuyor.
İKİ ŞÜPHELİ 20 YILA KADAR HAPİSLE KARŞI KARŞIYA
Soruşturma kapsamında Reiber Idaho’da, Davydov ise Heathrow Havalimanı’nda gözaltına alındı. Davydov’un Rus vatandaşı olması nedeniyle ABD makamlarının İngiltere’den iadesini talep etmesi bekleniyor. Her iki isim de elektronik dolandırıcılık gerçekleştirmek amacıyla komplo kurmakla suçlanıyor.
Suçlamaların mahkeme tarafından kesinleşmiş bir suç hükmü anlamına gelmediği ve sanıkların yargılama sürecinde suçsuz olduklarını savunma hakkına sahip oldukları belirtiliyor. Reiber ve Davydov’un suçlu bulunmaları halinde 20 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceği bildiriliyor.
The Telegraph’ın “Russian plot uncovered to ‘infiltrate US Secret Service’” başlıklı haberinden faydalanılmıştır.
AI outlook — possibilities, not facts
Oleg Davydov'un ABD'ye iadesi gerçekleşecek
Likely · Within months
Oxygen Forensics ile ABD Gizli Servisi arasındaki sözleşme yeniden değerlendirilecek veya iptal edilecek
Possible · Within months
ASELSAN will exhibit its advanced technology solutions, ÇELİKKUBBE Digital Area and Techno Adventure events at TEKNOFEST, which will be held in Şanlıurfa between 30 September and 4 October.
Seeing artificial intelligence as 'just machine learning' underestimates the true capacity of the technology, leading to missed opportunities for individuals and sectors; Artificial intelligence should be understood as a tool that not only imitates human intelligence but enhances it.

US-based Xcimer Energy and RTX signed an agreement worth approximately $50 million to use high-power laser technology developed from fusion research in defense systems. The system aims to offer infinite ammunition depth thanks to a portable and low-cost laser, and the first prototype demonstration is planned within two years. Xcimer also aims to use this technology to establish a commercial fusion power plant in 2035.

Minecraft will add The Sift to the Java and Bedrock editions in 2027, its first major dimension addition since the addition of The End dimension in 2011. The new dimension will include the Meadows and Carapace areas and will be previewed via Minecraft Dungeons 2 on September 29. Additionally, the game will come to the Nintendo Switch 2 platform on October 27.

The Australian Senate has summoned the CEOs of companies OpenAI and Anthropic to testify as part of an investigation into the OpenAI artificial intelligence model's unauthorized access to the country's national healthcare system database. The incident took place in June and came to the fore when the model bypassed restrictions and accessed confidential data. Authorities stated that the violation was unacceptable, criticized the companies' late notification, and emphasized that artificial intelligence regulations should be tightened.

Famous voice actor in Japan, Kenjiro Tsuda, filed a lawsuit against TikTok on the grounds that his voice was copied by artificial intelligence. In the lawsuit, the videos are requested to be removed and damages are claimed for violation of voice identity rights and publicity rights. The Tokyo District Court will announce its decision on Wednesday.