Breaking
VNThe UAV hit the SBU director's office in Kiev, injuring 12 peopleAUAustralian Maya Joint and Hao-Ching Chan defeat Serena and Venus Williams in US Open women's doubles first roundTRBusinessman Şener Pehlivan, who sank in the sea on the beach in Soğucak District, lost his life.ARA Philippine court orders the arrest of Sarah Duterte and security incidents in Pakistan and NepalINTLExplosion at Bolivia army barracks kills at least 10, injures 59ARAn explosion in a fireworks store inside a military complex in Vica results in deaths and injuriesRUA large command post of the Ukrainian Armed Forces was destroyed in the Lozovaya area in the Kharkov directionCNSoutheast Asian outdoor workers face rising heat risks with limited protectionsRUOSCE remains ready to facilitate Ukraine settlement if political window opens, Swiss spokesperson saysKRSeyoung Ahn advances to finals of China Masters... Aiming for golden smash for 2 weeks in a rowVNThe UAV hit the SBU director's office in Kiev, injuring 12 peopleAUAustralian Maya Joint and Hao-Ching Chan defeat Serena and Venus Williams in US Open women's doubles first roundTRBusinessman Şener Pehlivan, who sank in the sea on the beach in Soğucak District, lost his life.ARA Philippine court orders the arrest of Sarah Duterte and security incidents in Pakistan and NepalINTLExplosion at Bolivia army barracks kills at least 10, injures 59ARAn explosion in a fireworks store inside a military complex in Vica results in deaths and injuriesRUA large command post of the Ukrainian Armed Forces was destroyed in the Lozovaya area in the Kharkov directionCNSoutheast Asian outdoor workers face rising heat risks with limited protectionsRUOSCE remains ready to facilitate Ukraine settlement if political window opens, Swiss spokesperson saysKRSeyoung Ahn advances to finals of China Masters... Aiming for golden smash for 2 weeks in a row
BackAKP'nin neo-Osmanlıcı ideolojisi ve cumhuriyetçi değerler üzerine saldırısı
AKP'nin neo-Osmanlıcı ideolojisi ve cumhuriyetçi değerler üzerine saldırısı
Developing
Cumhuriyet1 hour agoPolitics3 min readTürkiyeView translation

AKP'nin neo-Osmanlıcı ideolojisi ve cumhuriyetçi değerler üzerine saldırısı

Quick Look

AKP iktidarı, Osmanlı monarşisi ve teokratik yapıya özendiyerek cumhuriyetin temel ilkelerini ihlal ettiğini iddia eden metin, 2007 yılından itibaren anayasa maddelerinin sistematik olarak çiğnedildiğini, laiklik, yargı bağımsızlığı ve özgürlüklerin kaldırıldığını, ve bu sürecin fetihçi zihniyetle beslendiğini, halk egemenliğinin sadece bir kamuflaj olarak kullanıldığını savunan bir eleştiriyi içerir.

AI-generated summary

Why It Matters

Metin, AKP iktidarının 2002'den itibaren Türkiye'de iktidarda olduğunu ve 2007 yılından itibaren anayasaya karşıt uygulamalar yaptığını belirtir. Osmanlı İmparatorluğu'nun monarşik ve teokratik yapısına özendildiği iddiasıyla, cumhuriyetin temel ilkelerinin sistematik olarak çiğnedildiğini savunan bir eleştiridir.

Font size

AKP iktidarının Osmanlı İmparatorluğu’nun monarşik ve teokratik yapısına özendiği, bu anlamda halk egemenliğine dayalı cumhuriyete karşıt bir noktada konumlandığı, özellikle 2007 yılından itibaren meydana gelen olgularla kanıtlanmıştır.

AKP bu bağlamda yasama, yürütme, yargı arasındaki güçler ayrılığını; bağımsız yargıyı; düşünceyi ifade, yayınlama, medya ve örgütlenme özgürlüğünü; laikliği fiilen uygulamadan kaldırmıştır ve anayasanın 2., 6.,7., 8., 11., 14., 24., 25., 26., 28., 34., 42., 138., 148. maddelerini ihlal etmiştir.

AKP’nin anayasanın bu maddelerini ihlal ettiğine ve bu nedenle siyasi partilerin anayasaya bağlılığını önkoşul olarak getiren Siyasi Partiler Yasası’nı da ihlal ettiğine dair yüzlerce örneği Türkiye 2007 yılından itibaren yaşadı, yaşamaya da devam ediyor.

AKP’nin bu neo-Osmanlıcı yaklaşımı aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nun fetihçi ve ganimetçi zihniyetini de beraberinde getirdi. AKP iktidarı Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkelerini temsil eden tüm kurumları ve Türkiye Cumhuriyeti devletini kendisine karşıt ve fethedilecek bir nesne olarak görmektedir.

AKP bu fetih işlemini tamamladıktan sonra ganimeti kendi içinde paylaşarak ve fethedilen yeri kendisiyle özdeşleştirerek, başka bir deyişle devleti ve onun kurumlarını kendisiyle özdeşleştirerek, devleti ve hükümeti özdeş unsurlar olarak pazarlayarak, fetih işlemine son noktayı koymaktadır.

***

Bu fetih sürecinde halkın egemenliği, milletin egemenliği, cumhurun egemenliği, cumhuriyet gibi bir unsur yer almamaktadır, halkın egemenliği sadece lafta kalacak bir söylem olarak, bir maske ve kamuflaj olarak kullanılmaktadır.

2002 yılında iktidara geldiğinde milletin gönüllerini fethetmekten söz eden AKP, milletin çoğunluğunun gönüllerinde artık yer almadığını anlayınca, milletin oylarını ve milletin özgür iradesini fethetmeye karar vermiştir!

Onlarca milyon vatandaşın oylarıyla seçilen belediye başkanlarına ve belediye meclisi üyelerine ve vatandaşın, halkın, milletin, cumhurun sesi olan onlarca gazeteciye, yazara, siyasetçiye, akademisyene, sanatçıya yönelik baskılar, tutuklu yargılamalar, görevden almalar bunun bir sonucudur.

Bu monarşik ve teokratik çerçevede gündeme gelen fetihçilik aynı zamanda derin bir dogmatizm tarafından da beslenmektedir. Bu fetihçi düzende egemenlik halka, millete, cumhura değil, Osmanlı İmparatorluğu’nda olduğu gibi padişaha, sadrazama, vezire, halifeye, şeyhülislama, ulemaya aittir. Onların egemenliğinin sorgulanması ve onların egemenliğinin sorgulanmasının sonucunda halkın, milletin, cumhurun, vatandaşın egemenliğinin devreye sokulması mutlak bir tabudur. Padişahın, sadrazamın, vezirin, halifenin, şeyhülislamın, ulemanın egemenliği ve hâkimiyeti sorgulanamaz bir dogmadır.

1776 Amerikan Devrimi ve 1789 Fransız Devrimi ile bu anlayış yıkıldı; kralın, kraliçenin, papanın, kardinalin, başpiskoposun, toprak ağasının egemenliği ve hâkimiyeti ortadan kalktı; halkın, milletin, cumhurun egemenliğinin devreye girmesi için büyük bir adım atıldı. Bu sorgulayıcı bakış açısı, Mustafa Kemal Atatürk tarafından da benimsendi ve bu sayede Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.

Türkiye Cumhuriyeti, yüzlerce yıl süren bir dogmanın ortadan kaldırılmasıyla kuruldu. Bu dogmanın yıkılmasında da en büyük rolü John Locke, Jean-Jacques Rousseau, François-Marie Arouet, David Hume, Adam Smith, Denis Diderot, Paul D’Holbach, Jean D’Alembert gibi filozoflar oynadı.

Türkiye’de hem genelde eğitimin hem de özelde felsefenin, özellikle de siyaset, toplum ve ahlak felsefesinin yerlerde süründürülmesinin, köktendinci ve/veya post-modern safsatalarla boğulmaya çalışılmasının nedenlerinden birisi budur.

Dogmaların sorgulanmadığı bir ortamda toplumun ilerlemesi doğrultusunda devrimci bir gelişme sağlanamaz. Böylece Osmanlı İmparatorluğu’nu muhafaza etmek için çırpınan statükocu ve muhafazakâr odakların iktidarı da, tarihsel koşulların el verdiği ölçüde, bir süre daha devam eder.

Open Questions

  • İddia edilen anayasa ihlalleri için hangi具体的 mahkeme kararları veya yasal süreçler gösteriliyor?
  • AKP'nin fetihçi zihniyet iddiasını destekleyen somut politikalar veya eylemler nelerdir?
  • Metinde öne sürülen filozofların (Locke, Rousseau vb.) Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda doğrudan rolü nasıl gösteriliyor?

Related Topics

This article was originally published by Cumhuriyet.

Related Stories

Istanbul Governorship published regulations on school masjids, Eğitim-İş said that it violated violence and secularism
Developing·

Istanbul Governorship published regulations on school masjids, Eğitim-İş said that it violated violence and secularism

Istanbul Governorship published detailed instructions regarding the use of school prayer rooms; He requested that the Friday prayer be performed by teachers of religious culture and ethics, that books and magazines from external sources should not be kept, and that the sermon of the Diyanet be read. Kadir Toruş, Head of Eğitim-İş Istanbul Branch No. 2, stated that giving these priorities only to the religious program and holding the meeting of school principals in a mosque violated the principle of secularism and was politicized.

Cumhuriyet
1 min read
The arrest of Deniz Göktaş and the contradictions of justice in Turkey
Developing·

The arrest of Deniz Göktaş and the contradictions of justice in Turkey

Deniz Göktaş was released after being arrested on charges of 'insulting the president' and 'publicly inciting the public to hatred and hostility', but he was immediately re-arrested on the grounds of 'praising the crime and the criminal'. The contradictions in the justice system in Turkey are criticized through the examples of Abdullah Öcalan in İmralı, Şeyh Sait and İskilipli Atıf. In addition, NEW Party leader Özgür Özel's statements about the future of the CHP and the investigations against Melih Gökçek and Ahmet Davutoğlu are on the agenda.

Cumhuriyet
2 min read
The amendment to Law No. 7527, adopted with the votes of AKP and MHP, is criticized by animal rights activists.
Developing·

The amendment to Law No. 7527, adopted with the votes of AKP and MHP, is criticized by animal rights activists.

The amendment to the Animal Protection Law No. 7527, which came into force in 2024 with the votes of AKP and MHP, is called the 'slaughter law' and attracts reactions because it leads to the collection and death of stray animals. The Ministries of Internal Affairs and Agriculture announced that they had established a joint mechanism to supervise the governorships and municipalities. Bilsay Kanat, President of the Independent Veterinarians Association, stated that a comprehensive monitoring and recording mechanism has been established in Istanbul, and warned that the system should measure not only the number of animals, but also indicators such as neutering, vaccination, treatment and adoption, and emphasized that the criterion of success should not only be the number of animals left on the street.

Cumhuriyet
2 min read
Türkiye appointed new ambassadors to 12 countries and made changes in duties at the Ministry of Foreign Affairs
Politics·

Türkiye appointed new ambassadors to 12 countries and made changes in duties at the Ministry of Foreign Affairs

With the Presidential Decree published in the Official Gazette, new ambassadors were appointed to 12 countries. New ambassadors started to serve in Burundi, North Macedonia, Philippines, Finland, Bahrain, Oman, Namibia, Republic of Korea, Sudan, Gambia, Mozambique and Somalia. At the Ministry of Foreign Affairs, job changes were made in the general directorates of bilateral relations, humanitarian aid, consulates and personnel.

Hürriyet Gündem
1 min read
More on this topicakp