
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın ev sahipliğinde 38 ülkeden temsilcilerin katılımıyla gerçekleşen toplantıda uzay ekonomisi ve yönetişimi ele alındı.
AI-generated summary
Türkiye, Milli Uzay Programı kapsamında kendi haberleşme uydularını üretme ve Ay misyonu gerçekleştirme hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürmektedir.
Antalya'da 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026) öncesinde Bakanlar ve Parlamenterler Toplantısı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantıya; 38 ülkeden bakan, bakan yardımcısı, büyükelçi ve parlamenterler katıldı. Toplantıda barışçıl amaçlı uzay araştırmaları, uzay hukuku, sürdürülebilir uzay ekonomisi ve küresel uzay yönetişimi konuları ele alındı. Bakan Kacır, Türkiye'nin uzay çalışmalarında geldiği noktayı ve gelecek dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeleri katılımcılarla paylaştı.
Kongreye katılacak ülkelerin üst düzey yöneticileri ile bir araya geldiklerini kaydeden Bakan Kacır, "Türkiye olarak ilk kez ev sahipliği yapacağımız 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nin hemen öncesinde Bakanlar ve Parlamenterler Toplantısı'na iştirak ettik. Yarın da Uluslararası Uzay Kongresi başlayacak. 5-9 Ekim tarihleri, küresel uzay gündeminin kalbinin Türkiye'de attığı günler olacak. 111 ülkeden 12 binden fazla misafiri Uluslararası Uzay Kongresi vesilesiyle ülkemizde ve güzel Antalya'mızda ağırlayacağız. 40'tan fazla astronot, bu kongre vesilesiyle yine bizlerle birlikte olacak. Uluslararası Uzay Kongresi, bilimsel nitelik taşıyan bir organizasyon. Bu yıl 8 binden fazla bilimsel makale başvurusuyla bir rekora imza atıldı. Hem de küresel uzay ve teknoloji lideri olan şirketlerin ve artık yeni nesil teknoloji girişimlerinin bir araya geldiği bir ticari platform" dedi.
Uzay kongresine yüzlerce bilim insanının katılacağını belirten Bakan Kacır, "Hem bilimsel yönüyle hem ekonomik yönüyle, halihazırda 600 milyar doları aşan uzay ekonomisinin geleceğinin hangi istikamette ilerleyeceği, insanoğlunun uzaydan daha etkin şekilde hangi yollarla yararlanabileceği; aynı zamanda da uzayın sadece birkaç ülke ya da birkaç şirketin üzerinde çalıştığı bir alan değil; dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarının, şirketlerin, teknoloji girişimlerinin gelişimine katkı sunabildiği ve elde edilen kazanımlardan bütün dünyanın en adil şekilde yararlanabildiği bir platform olması için bu kongre çok büyük bir kıymet ve önem taşıyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye hem Milli Teknoloji Hamlesi'ni gerçekleştiriyor hem Milli Uzay Programı'nı hayata geçiriyor" diye konuştu.
Milli Uzay Programı'ndaki hedeflerden bahseden Bakan Kacır, "Önümüzdeki dönemde küresel düzeyde yürütülen insanlı uzay araştırmalarına Türkiye olarak katkı sunmaya devam edeceğiz. Görüntüleme uydularında İMECE ile artık yüksek çözünürlüklü, metre altı çözünürlükte görüntüleme uydusu yapabilen ülkelerden biri olduk. Yine TÜRKSAT 6A, ilk milli haberleşme uydumuz oldu ve böylelikle Türkiye, kendi haberleşme uydularını geliştirebilen 11 ülkeden biri haline geldi. İMECE-2 ve İMECE-3 ile görüntüleme uydularında daha nitelikli projeler hayata geçireceğiz. TÜRKSAT 7A, daha ileri teknoloji kabiliyetlerine eriştiğimiz bir haberleşme uydusu olarak yine Türkiye'nin kendi imkan ve kabiliyetleriyle geliştirilecek, üretilecek" dedi.
Derin bir uzay programına hazırlandıklarını ifade eden Bakan Kacır, "2027 yılı, Türkiye'nin Ay misyonunu gerçekleştirdiği bir sene olacak. 2027'nin ilk aylarında Türk mühendislerin, çalışma arkadaşlarımızın, bilim insanlarımızın, araştırmacılarımızın birlikte ortaya koydukları gayret neticesinde yüzde 87 yerlilik oranıyla üretmiş olduğumuz Ay uzay aracını Ay'a göndereceğiz. Türkiye, Ay'a kendi geliştirdiği ve ürettiği uzay aracıyla erişebilen dokuz ülkeden biri haline gelecek. Milli hibrit roket teknolojimizi derin uzayda ilk kez tarihi bir başarı kazandırmamızı sağlayacak önemli bir kazanımı da beraberinde getirecek. Göndereceğimiz Ay uzay aracı, önce Ay'ın çevresinde bir uydu vazifesi görecek ve Ay yüzeyine ilişkin araştırmalar gerçekleştirilecek" diye konuştu.
Uzay araştırma projelerinin genişletildiğine de dikkati çeken Bakan Kacır, "Kritik değer taşıyan bir başka proje, Somali'de hayata geçirdiğimiz uzay limanıdır. Bu, sahip olduğu konum sayesinde ekvatora çok yakın bir bölge. Türkiye'yi, kendi roketleriyle, kendi ürettiği uzay araçlarını kendi uzay limanından uzaya eriştiren bir ülke olma hedefine taşıyacak. Böylelikle Türkiye'miz, uzaya bağımsız erişim sağlayabilen çok az sayıdaki ülkeden biri haline gelecek. Bu kongre kapsamında düzenlenen Bakanlar ve Parlamenterler Toplantısı'nda da ilk kez bir ortak deklarasyon yayımlanacak" dedi.
Programa katılan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dışişleri Komisyonu Başkanı, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay ise "Türkiye artık 'Uzayda varım' diyen bir ülke. Hangi anlamda varım diyen bir ülke? Kendi uydularını kendi yapan, aynı zamanda uzaya ilk astronotunu gönderen ama şimdi de derin uzay çalışmalarına adım atan bir ülke sıfatıyla 'Ben bu sektörde varım' diyen bir ülke. Bakanımızın 'uzay limanı' diye ifade ettiği husus, en kritik aşamalardan birisi. Somali'de şu anda inşa ediyor olmamız aslında bu çalışmaların tam da merkezinde olduğumuzu ve gelecekle ilgili de ciddi iddiamızın bulunduğunu ifade ediyor. Bu çalışmalarla ilk 11'de yer alıyoruz ama Türkiye'nin her alanda ilk 10'da yer alma hedefi var" diye konuştu.
Uzay programlarını ve bilimi parlamento boyunda önemsediklerini belirten Fuat Oktay, "Artık Ay'da kalıcı olma, Ay'ı bir uzay istasyonuna dönüştürme ve asıl önemlisi, sonrasında Mars'a gidilecek yolculuk için bütün test aşamalarının ve çalışmalarının Ay'da yapılması hedefleniyor. Biz olaya parlamento boyutunda bakıyoruz. Sadece yerel boyutta değil aslında uluslararası alanda da bir konsensüs oluşturma ve yasa koyucu bir unsur olma özelliği var. Bugün burada bir deklarasyon yayımlandı. Uzayda kim söz sahibi olacak? Uzayda herkes istediği şekilde hareket edebilecek mi? Uzaydaki trafiği kim yönetecek? Uzaydaki çevre kirliliğini kim giderecek? Uzaydaki madenlerin kullanılmasıyla alakalı bir rekabet oluştuğunda, dünyadaki bu yıkıcı rekabetin oraya taşınmasını kim engelleyecek? Biz parlamenterler olarak da bunun yasal bir zemine dönüştürülebilmesiyle alakalı hükümetlerimizle, uluslararası kuruluşlarla, BM dahil ilgili bütün yapılarla ve özellikle bakanlığımızla birlikte Türkiye olarak buna katkı vermeye çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımız bu konuda karar verdiğinde, vizyonu ortaya koyduğunda ve hedefleri, amaçları belirlediğinde bunun gerçekleşmeme şansı yok" dedi.
AI outlook — possibilities, not facts
Türkiye, 2027 yılında kendi ürettiği uzay aracıyla Ay misyonunu gerçekleştirecek.
Likely · Within years

After the earthquakes in Adana and Osmaniye, Prof. Dr. Okan Tüysüz and Prof. Dr. Şükrü Ersoy evaluated the seismic activity in the region. Authorities stated that no negative reports have been received so far and field scans are continuing.

Oregon State University engineers have developed a new photocatalytic material called BVR-19, which splits water with sunlight and produces clean hydrogen using sulfur bonds instead of expensive metals.

Scientists from Oregon State University have developed a new crystalline material called BVR-19, which splits water with sunlight and produces clean hydrogen using sulfur bonds instead of expensive metal catalysts.
Prof. from Dokuz Eylül University. Dr. Hasan Sözbilir warned that the earthquakes that occurred in Adana and Osmaniye may continue as an earthquake storm due to the energy accumulation in the Savrun and Saimbeyli fault lines.

The 4.8, 4.9 and 5.1 magnitude earthquakes that occurred in Adana and Osmaniye caused concern in the region. Geological Engineer Prof. Dr. Şener Üşümezsoy stated that the fault structure in the region is fragmented and has a low capacity to produce a major earthquake.

After the 4.8, 4.9 and 5.2 magnitude earthquakes that occurred in Adana and Osmaniye, Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan stated that there was an 'earthquake storm' in the region and emphasized that the possibility of a larger earthquake should not be ignored.