
Yeni Parti Milletvekili Asu Kaya, Aile Sağlığı Merkezlerinde yaşanan ücretsiz aile planlaması yöntemi eksikliklerine ve HPV aşısının ücretsiz olması gerekliliğine dikkat çekti.
Yeni Parti Milletvekili Asu Kaya, Aile Sağlığı Merkezlerinde RİA ve doğum kontrol yöntemlerine erişim sorunu yaşandığını belirterek, ücretsiz aile planlaması ve HPV aşısının koruyucu sağlık hizmeti olarak devlet tarafından karşılanması gerektiğini vurguladı.
AI-generated summary
Birlik ve Dayanışma Sendikası tarafından 245 ASM çalışanı ile hazırlanan 'Birinci Basamakta Üreme Sağlığı Hizmetleri Durum Raporu' aile planlaması yöntemlerindeki eksiklikleri belgelemektedir.
Yeni Parti Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, birinci basamak sağlık hizmetlerinde kadınların ücretsiz aile planlaması yöntemlerine erişiminde yaşanan sorunlara dikkat çekti.
Yaptığı yazılı açıklamada, Birlik ve Dayanışma Sendikası tarafından 245 ASM çalışanının katılımıyla hazırlanan “Birinci Basamakta Üreme Sağlığı Hizmetleri Durum Raporu”nun, Türkiye’de aile planlaması hizmetlerinde yaşanan sorunları çarpıcı biçimde ortaya koyduğunu belirten Kaya, “Rapora göre ASM çalışanlarının yüzde 81,6’sı, merkezlere başvuran kişilerin ücretsiz korunma yöntemi sağlanmadığında korunamayacak durumda olduğunu belirtiyor. ASM’lerin yüzde 89,7’sine son bir yıl içinde RİA (rahim içi araç) tedarik edilmediği, merkezlerin yüzde 96,7’sinde ise son bir yılda hiç RİA uygulanmadığı bildiriliyor. Burada kadınların kendi bedenleri ve gelecekleri hakkında karar verebilme hakkından söz ediyoruz. Kadın, Aile Sağlığı Merkezine başvuruyor, danışmanlık alıyor ama ihtiyacı olan korunma yöntemine ulaşamıyorsa ortada ciddi bir kamu hizmeti sorunu vardır” dedi.
"AİLE PLANLAMASI DANIŞMANLIKTAN İBARET HALE GETİRİLEMEZ"
Birinci basamak sağlık hizmetlerinin koruyucu sağlık politikalarının temelini oluşturduğunu vurgulayan Kaya, aile planlamasının da bu hizmetlerin en önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi.
Raporda RİA’nın yanı sıra aylık enjeksiyon ve doğum kontrol haplarının temininde de ciddi aksaklıklar yaşandığının ortaya çıktığını bildiren Kaya, personel ve fiziki altyapı eksikliklerine de dikkat çekti. Kaya, “Bir yandan malzeme yok, diğer yandan uygulamayı yapacak sertifikalı sağlık çalışanı yok, bazı merkezlerde de uygun fiziki koşullar sağlanamamış. Sonuçta aile planlaması hizmeti yalnızca danışmanlık düzeyine sıkıştırılmaya çalışılıyor. Kadınlara ‘korunun’ demek yetmez; korunabilecekleri yöntemleri ücretsiz, güvenli ve erişilebilir biçimde sunmak gerekir” ifadelerini kaydetti.
"ÜCRETSİZ YÖNTEME ULAŞAMAYAN KADIN ÖZEL SEKTÖRE MAHKÛM EDİLİYOR"
Ücretsiz aile planlaması hizmetlerinin özellikle düşük ve orta gelir grubundaki yurttaşlar açısından yaşamsal önem taşıdığının altını çizen Kaya, kamu hizmetinin aksamasının kadınları özel sektöre yönlendirdiğini söyledi. “Ekonomik gücü olmayan kadın ne yapacak?” diye soran Kaya, “İşte burada çok ciddi bir eşitsizlik ortaya çıkıyor. Korunmak bir gelir meselesine dönüşemez, bu lüks bir ihtiyaç değildir” dedi.
Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulunan Kaya, “Aile planlaması yöntemleri ASM’lere düzenli ve yeterli miktarda ulaştırılmalıdır. RİA uygulaması için gerekli personel ve fiziki koşulların sağlanmalıdır. Ücretsiz üreme sağlığı hizmetleri tüm yurttaşlar için güvence altına alınmalıdır” dedi.
"HPV AŞISI DA KORUYUCU SAĞLIK HİZMETİDİR"
Kaya, kadınların koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi konusunda HPV aşısının da önemli bir başlık olduğunu belirterek, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM’ye yazılı soru önergesi sunduğunu hatırlattı.
HPV’nin rahim ağzı kanseri vakalarının yüzde 99’undan fazlasıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çeken Kaya, Türkiye’de her yıl 2 bin 300’den fazla kadına rahim ağzı kanseri tanısı konulduğunu ve yaklaşık 1.500 kadının bu nedenle yaşamını yitirdiğini belirtti.
HPV aşısının 140’tan fazla ülkede ulusal aşı programlarına dahil edildiğini ifade eden Kaya, Türkiye’de aşının ücretsiz olmamasının ciddi bir sağlık eşitsizliği yarattığını söyledi.
Kaya, “Aile planlaması yöntemleri de HPV aşısı da lüks değil, koruyucu sağlık hizmetidir. Kadınların ve çocukların sağlığını korumak, hastalandıktan sonra tedavi etmekten çok daha değerlidir. Devletin görevi bu hizmetleri yurttaşın cebine bırakmak değil, herkes için erişilebilir ve ücretsiz hale getirmektir” ifadelerini kullandı.

Nijerya Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (NCDC), Ocak ayından bu yana doğrulanmış Lassa ateşi vakalarının sayısının 1035'e yükseldiğini ve hastalık nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının 252'ye çıktığını açıkladı. Hastalık 36 eyaletin 23'ünde tespit edildi ve fare dışkısıyla temas yoluyla bulaşıyor.

ABD Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Araştırması (NHANES) kapsamında 31 binden fazla 40 yaş ve üzeri bireyde yapılan çalışma, ilk öğünün geciktilikle ölüm riskinin arttığını gösteriyor; öğün öğleden sonraya bırakıldığında erken ölüm riski %29, kalp hastalığı riski ise %46 artıyor.
Etlik Şehir Hastanesi'nden Prof. Dr. Lütfi Doğan, memenin iç kısmındaki tümörlerde meme kaybını önleyen ve estetik sonuçları iyileştiren yeni bir cerrahi teknik geliştirdi. 'Surgical Innovations' dergisinde yayımlanan yöntem, ilk kez 45 yaşındaki bir hastada başarıyla uygulandı.

Kene ısırmasıyla bulaşan Lyme hastalığı vakaları iklim değişikliği ve genişleyen kene popülasyonları nedeniyle artarken, bilim insanları yeni aşılar ve önleyici ilaçlar geliştiriyor.

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Kozmetik Ürünler Yönetmeliği'nde AB tüzüğüne uyum için değişikliğe hazırlanıyor. Yeni yıldan itibaren karekod sistemine geçilirken, bazı riskli bileşenler ve alüminyum içerikleri yasaklanacak.

Kulak memesindeki Frank çizgisinin kalp hastalıklarıyla bağlantısı yeniden gündeme geldi. Prof. Dr. Mustafa Hakan Dinçkal, bu durumun kesin neden-sonuç ilişkisi olmadığını ancak dikkatli olunması gerektiğini belirtti.