
Avrupa genelinde yaşanan aşırı sıcaklar ve hidrolojik kuraklık, Tuna, Ren ve Po gibi kritik nehirlerde su seviyelerini tarihin en düşük düzeyine indirdi.
AI-generated summary
Avrupa'da 2026 yazında yaşanan aşırı sıcaklar ve yağış eksikliği, meteorolojik kuraklığı hidrolojik kuraklığa dönüştürdü.
Bu yaz yaşanan şiddetli sıcak hava dalgaları ve uzun süren kuraklıklar, birçok Avrupa nehir yatağını çorak kumlu alanlara dönüştürdü. Ren, Tuna ve Po nehirleri de dahil olmak üzere kıta genelinde ticaret ve tarım için kritik önem taşıyan başlıca ana damarlar şu anda rekor düzeyde düşük seviyelerde seyrediyor. Bu durum yük taşımacılığını aksatıyor, nükleer santralleri reaktörlerini kapatmaya zorluyor ve tarımsal verimliliği düşürüyor.
Avrupa kıtası kuraklıkla boğuşuyor. Nehirlerde, barajlarda ve göllerde su seviyesi önemli ölçüde düşmüş durumda. Bu bize, meteorolojik kuraklığın hidrolojik kuraklığa dönüştüğünü gösteriyor. Başka bir ifadeyle, Avrupa’da yağış eksikliğinin ileri bir boyuta taşınarak, yüzeysel ve yüzey altı sularında azalmanın yaşandığı bir kuraklık seviyesine erişilmiş olduğunu söyleyebilirim. Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Belçika, Avusturya, Macaristan, Romanya, Polonya, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti’nin kuraklıktan etkilendiğini görüyoruz.
İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Ceyhun Özçelik, “Avrupa genelinde sıcaklık artışları yaz aylarında rekor bir düzeye ulaştı. Öyle ki, uzun yıllar haziran ve temmuz ayı sıcaklık ortalamaları baz alındığında, Avrupa genelinde 2026 yılı için 2.79°C’lik bir sıcaklık artışı söz konusu. Avrupa Birliği yer gözlem programı Copernicus çerçevesinde sağlanan uydu verileri incelendiğinde, sıcaklık artışının Avrupa’ya yayıldığını açık bir şekilde görebiliyoruz” dedi.
“Almanya’yı merkez alan bir boylamda Avrupa’yı iki kısma ayırdığımızda, batıda kalan bölgelerde 1991-2020 referans dönemine göre gözlenen sıcaklık artışlarını ‘çok sıcak’ ya da ‘aşırı sıcak’ olarak adlandırabiliriz. Doğu’da kalan kısımda ise ‘sıcak’ ya da ‘çok sıcak’ olarak değerlendirebileceğimiz sıcaklık artışları gerçekleşiyor. Avrupa’da sıcaklık artışlarını sadece yağış eksikliği olarak değerlendirmemek gerekir” diyen Özçelik ekledi:
“Sıcak hava koşulları, bir yandan sıcak hava dalgaları, orman yangınları gibi afetleri tetiklerken, diğer yandan da baraj, göl ve akarsulardaki su seviyesindeki düşüşlerden kaynaklı sosyo-ekonomik problemleri de beraberinde getiriyor. Değişen hava koşullarının önümüzdeki dönemde, Avrupa genelinde kısa süreli şiddetli sağanaklara, taşkınlara ve hortumlara yol açması da olası.”
Ceyhun Özçelik, Avrupa’da ‘hidrolojik kuraklığın’ en belirgin etkilerinin nehirlerde yaşandığının altını çizdi:
“Avrupa’nın en büyük nehirlerinden Tuna Nehri'nde, Ren Nehri'nde, Po Nehri'nde, Loire Nehri'nde ve Garonne Nehri'nde su seviyesi hiç görülmediği kadar azaldı. Tuna Nehri Almanya, Avusturya, Slovakya, Macaristan, Sırbistan, Romanya, Bulgaristan, Moldova ve Ukrayna’dan geçerek Karadeniz’e dökülüyor ve tüm bu ülkelere hayat veriyor. Rusya’dan geçerek Hazar’a dökülen Volga Nehri'ni saymazsak, yaklaşık 2.900 km ile Avrupa’nın en uzun nehri. Maalesef, yakın tarihin en düşük su seviyelerinde.”
“Budapeşte civarındaki ölçümlere göre Tuna Nehri’nin son 70 yılın en düşük seviyesinde olduğu ifade edilse de drenaj hattının tamamı düşünüldüğünde nehirdeki ortalama seviyenin kayıtlardaki en düşük seviye olması muhtemel görünüyor. Öyle ki, akmayan Tuna Nehri, içerisinde yüzyıllardır gizli kalan birçok kalıntıyı ortaya çıkardı” diyen Özçelik şu bilgileri aktardı:
“Roma İmparatorluğu dönemine ait liman yapıları, Sovyet ordusunun ilerleyişini engellemek için 1944 yılında batırılan savaş gemileri, aynı döneme ait mayın tarama gemileri, batıklar ve yüzlerce kiloluk patlamamış mühimmat bunlardan bazıları. Tuna’nın çekilen suları altında buzul çağına ait mamut fosillerinin ortaya çıkması ve kıtlık dönemlerini izleyebilmek için 15 ila 19. yüzyıllarda nehir kenarlarına yontulmuş 'kuraklık taşları'nın (hunger stones) görünür hale gelmesi kuraklığın şiddetinin anlaşılması açısından oldukça önemlidir.”
Tuna Nehri'ndeki su seviyeleri o kadar düştü ki, nehir artık Romanya'nın tek nükleer santralı için gerekli olan soğutma suyunu sağlayamaz hale geldi. Romanya'nın elektrik ihtiyacının yaklaşık beşte birini karşılayan Cernavodă santralı, ordunun patlayıcılar kullanarak santrale daha fazla su yönlendirme girişimlerinin sonuç vermemesinin ardından ağustos ortasında kapandı. Macaristan'ın elektriğinin yaklaşık %40'ını üreten Paks Nükleer Santrali’nde ise su kıtlığı, tesisi kapanma noktasına getirdi.
Batı Avrupa'nın ana ekonomik arteri olan Ren Nehri'nin bazı bölümlerinde koşullar, gemileri normal kapasitelerinin %20'si kadar küçük yükler taşımaya zorlayarak nakliye maliyetlerini artırdı ve tedarik zincirini bozdu. Su seviyesi, Almanya'nın Kaub kentindeki kritik nakliye darboğazında 25 santimetreye, hatta yer yer 8 santimetrenin altına kadar düştü. Gemiler geçiş yapabilse de ekonomik verimlilik kayboldu.
Prof. Dr. Ceyhun Özçelik, Köln ve Düsseldorf’ta birçok noktada nehrin çekildiğini ve insanların nehir yatağında yürüdüğünü belirterek; Kaub yakınlarındaki tarihi Pfalzgrafenstein Kalesi’ne yürünerek ulaşılabildiğini, Hollanda’da ise botların marinalarda mahsur kaldığını söyledi.
İtalya'nın en uzun nehri olan Po ise tarlaların sulanması için hayati önem taşıyor. Nehrin çekilmesi, yatağı Adriyatik Denizi'nden gelecek tuzlu su işgaline karşı savunmasız bırakarak tarımsal ürünler için büyük bir tehdit oluşturuyor.
Fransa’nın en önemli nehirlerinden Loire ve Garonne da kuraklıktan ağır darbe aldı. Özçelik, “Loire Nehri’nin kurumasıyla Fransa’nın tarımsal üretimde son yılların en düşük seviyelerine gerilediği rapor ediliyor. Avrupa'nın diğer önemli su yollarından Ron, Elbe, Tisza ve Oder gibi nehirlerde de su seviyesi azalmasına bağlı enerji üretimi, ulaşım, tarım ve kirlilik kaynaklı sorunlar baş gösteriyor” diye konuştu.
Kuraklık ve sıcak hava dalgaları İngiltere’yi de şiddetli kuraklık etkisine sokmuş durumda. Avon, Thames ve Ouse gibi akarsularda ve ülkedeki rezervuarların büyük kısmında su seviyesi normal düzeyinin altında. Ülkede içme ve kullanma suyu kullanım kısıtlamaları uygulanıyor.
Ceyhun Özçelik, ülkemizdeki hava sıcaklıklarının geçtiğimiz yılların aksine normale yakın seyrettiğini ancak, hava ve deniz suyu sıcaklıklarındaki küresel ölçekteki rekor artışların bölgesel ve yerel iklimleri etkilemesinin kaçınılmaz göründüğünü ifade etti.
Özçelik, “Büyük ölçekteki iklimsel değişimlerin bölgesel ve yerel ölçekteki etkilerinin, yakın zamanlı tahminler veya istatistiksel davranışların tespiti dışında konumsal ve zamansal olarak yüksek doğrulukta kestirilmesi kolay değildir. Bu nedenle, ülkemiz genelinde bölgesel ve yerel ölçekte bilimsel çalışmaların sürdürülmesi, bulgular ışığında gereken adaptasyon ve mücadele stratejilerinin geliştirilmesi ve altyapı iyileştirme hazırlıklarının yürütülmesi büyük önem arz etmektedir” dedi.
AI outlook — possibilities, not facts
Avrupa genelinde kısa süreli şiddetli sağanaklar ve taşkınlar yaşanması muhtemel.
Possible · Within months
Greenpeace'in analizine göre, Almanya'da aşırı sıcaklar ve kuraklık tarım, lojistik, sağlık ve üretim sektörlerinde toplamda en az 36 milyar Euro'luk ekonomik zarara yol açtı.
Avrupa'da bu yaz yaşanan dört sıcak hava dalgası, Almanya, Fransa ve İspanya başta olmak üzere kıta genelinde en az 35 bin fazladan ölüme yol açtı. Uzmanlar, küresel ısınmanın aşırı hava olaylarını şiddetlendirdiğini belirtiyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 25 Ağustos için Doğu Karadeniz ve Doğu Akdeniz çevresinde yerel sağanak yağışlar ile Zonguldak ve Bartın kıyılarında kuvvetli rüzgar uyarısı yaptı. Prof. Dr. Orhan Şen, hafta sonu için yağışlı hava uyarısında bulundu.

Reno kentinin kuzeybatısında başlayan ve 60 km² alana yayılan yangın, kontrol altına alınamadı. 42 bin kişi tahliye edildi, 6 kişi yaralandı, çok sayıda konut hasar gördü.

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği'nden Dr. Erol Kesici, Ege Denizi'ndeki orkinos ölümlerinin kirlilik, artan su sıcaklığı ve orkinos besi çiftliklerinin kapasite aşımından kaynaklanan bakteriyel ortamdan kaynaklandığını belirtti.

Türkiye genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden aşırı sıcaklar etkisini artırıyor. İstanbul'da 35, Ege ve Doğu Anadolu'da ise 40 dereceyi aşması beklenen sıcaklıklar ve yüksek nem oranı, özellikle risk grubundaki vatandaşlar için sağlık uyarısı doğuruyor.