İçişleri Bakanı Çiftçi, Hitit Üniversitesi'nde düzenlenen konferansta terörle mücadelede '3T' stratejisini açıkladı.
İçişleri Bakanı Çiftçi, Hitit Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada terörle mücadelenin 'tespit, takip ve tasfiye' aşamalarından oluşan '3T' stratejisiyle sürdürüldüğünü ve hedefin 'Terörsüz Türkiye' olduğunu belirtti.
AI-generated summary
İçişleri Bakanlığı, terörle mücadeleyi 'tespit, takip ve tasfiye' aşamalarından oluşan 3T stratejisiyle yürüttüğünü açıklamıştır. Süreç, TBMM'de kabul edilen yasalarla hukuki zemine oturtulmuştur.
Bakan Çiftçi, Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Uygulama Camisi'nin açılışını gerçekleştirdikten sonra, üniversitede düzenlenen "Terörsüz Türkiye" konferansına katıldı.
Burada yaptığı konuşmada Çiftçi, İçişleri Bakanlığı olarak temel sorumluluklarının, vatandaşın canını, malını ve huzurunu korumak olduğunu hatırlattı.
Bu görevi hukukun çizdiği çerçevede yerine getirdiklerini belirten Bakan Çiftçi, "Düşünce açıklamanın, eleştiride bulunmanın ve hak aramanın meşru yolları vardır. Bu yolların güvencesi hukuktur. Şiddet, insan hayatını ve serbest iradeyi hedef alır. Hiçbir talep, masum insanların canına kastetmeyi haklı gösteremez. Terör, korkuyu kullanarak topluma ve kamu otoritesine irade dayatır. Dolayısıyla terörle mücadele, devletin vatandaşına karşı vazgeçilmez sorumluluğudur. 'Terörsüz Türkiye' hedefimiz doğrultusunda yürütülen çalışmalar kesintisiz devam etmektedir." ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunu ve devlet görevlilerinin de görevlerinin başında bulunduğunu vurgulayan Bakan Çiftçi, "Kamu düzenini koruma, suçu önleme ve suç işleyenleri adalet önüne çıkarma vazifesi sürmektedir. Her fiil, somut deliller ve hukuki usuller çerçevesinde değerlendirilir." diye konuştu.
Bakan Çiftçi, Terörsüz Türkiye iradesinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dirayetli liderliğinde ortaya konulduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:
"Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin tarihi çağrısıyla güç kazanan 'Terörsüz Türkiye' iradesi, Gazi Meclisimizin çalışmalarıyla ve Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş'un gayretleriyle kurumsal ve hukuki bir zemine kavuşmuştur. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmaları, bu iradenin geniş bir istişareyle ele alınmasını sağlamıştır. Ardından Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un 467 milletvekilinin kabul oyuyla yasalaşması, Meclisimizde ortaya çıkan tarihi desteği göstermiştir. Böylece 'Terörsüz Türkiye' hedefi, siyasi iradenin, Meclisimizin desteğinin ve devlet kurumlarının sorumluluğunun birleştiği bir devlet projesi niteliği kazanmıştır. Bu sürecin siyasi ve hukuki boyutu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin iradesiyle yürürken, biz İçişleri Bakanlığı olarak sahadaki sorumluluğumuzu, kısaca '3T' diye andığımız üç aşamalı bir güvenlik anlayışıyla yerine getiriyoruz. Tespit, takip ve tasfiye. Önce tehdidi kaynağında tespit ediyor, bölücü örgütün bütün uzantılarını, lojistik hatlarını ve finans ağlarını en küçük ayrıntısıyla görünür kılıyoruz. Ardından sahadaki her gelişmeyi kesintisiz takip ediyor, silah bırakma ve fesih sürecinin akamete uğramaması için verilen her sözün karşılığını zeminde kolluyoruz. Son aşamada ise Muhterem Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu hedef doğrultusunda, silah bütünüyle devreden çıkana ve terör örgütü bütün unsurlarıyla tasfiye edilene kadar bu mücadeleyi tavizsiz sürdürüyoruz."
Temel ölçü, ülke bütünlüğü, güvenlik ve kardeşliği korumak
Bu üç aşamanın birbirinden kopuk işler olmayıp aynı kararlılığın halkaları olduğunu aktaran Bakan Çiftçi, "Gayemiz, bu toprakları terörün gölgesinden kalıcı biçimde kurtarmak ve kardeşliğimizi tahkim etmektir. Bu projenin hayata geçirilmesinde de temel ölçümüz, ülkemizin bütünlüğünü, vatandaşımızın güvenliğini ve milletimizin kardeşliğini korumaktır. Şehitlerimizin emaneti olan aziz vatanımızı korumak, ülkemizin bütünlüğünü, vatandaşımızın hukukunu ve milletimizin huzurunu birlikte gözetmeyi gerektirir. Bu emanet karşısındaki sorumluluğumuz, kararlarımızda ve görevimizi yerine getirme biçimimizde kendisini göstermektedir. Mağdurların haklarının korunması, şehit ailelerimizin hassasiyetlerinin dikkatle dinlenmesi ve gazilerimizin ihtiyaçlarının gözetilmesi bu sorumluluğun ayrılmaz parçalarıdır." diye konuştu.
Terörün insani bedelinin yanında ağır bir ekonomik maliyeti de olduğuna işaret eden Bakan Çiftçi, şunları kaydetti:
"Cumhurbaşkanımız, doğrudan ve dolaylı maliyetlerin 2 trilyon doları bulduğunu ifade etmiştir. Bu değerlendirme, harcamalarla birlikte ekonomik kayıpları da kapsamaktadır. Ertelenen yatırımlar, kesintiye uğrayan üretim ve gerçekleşemeyen kalkınma imkanları, toplumun tamamını etkiler. Güven ortamının güçlenmesi, ülkemizin kaynaklarını eğitime, bilime, teknolojiye ve üretime daha fazla yönlendirmemize imkan sağlayacaktır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürüdüğümüz Türkiye Yüzyılı vizyonu, milletimizin refahını artırmayı ve gelecek nesillere Büyük ve Güçlü Türkiye bırakmayı hedeflemektedir. Terörsüz Türkiye hedefi de bu vizyonun ayrılmaz bir parçasıdır. Terörün ülkemize yüklediği ağır maliyetin ortadan kalkması, kalkınma yolunda kaybettiğimiz zamanı telafi etmemize ve milletimizin emeğini, kaynaklarını, üretme gücünü ortak geleceğimize yöneltmemize imkan verecektir. İçişleri Bakanlığı olarak görevimizi bu anlayışla sürdüreceğiz. Milletimizin emanetine sahip çıkacak, vatandaşımızın huzuru için hukuk içinde çalışmaya devam edeceğiz."
Açılışa ve konferansa, Çorum Valisi Ali Çalgan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hülya Terzioğlu, AK Parti Çorum milletvekilleri Oğuzhan Kaya, Yusuf Ahlatçı ve Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk de katıldı.
AI outlook — possibilities, not facts
Terörle mücadele operasyonlarının 3T stratejisi çerçevesinde devam etmesi.
Very likely · Within months

In his speech at the 'Terror-Free Turkey Conference' held in Çorum, Minister of Internal Affairs Mustafa Çiftçi emphasized the state's determination in the fight against terrorism and detailed the 3T security strategy consisting of 'detection, tracking and liquidation' stages.
Azerbaijan celebrated the anniversary of the liberation of Karabakh from occupation with various events. While President Aliyev laid a wreath at the monument in Khankendi, Homeland War Hero First Lieutenant Cavid Behbudov talked about the operations and the difficulties he experienced during the war.

First Lady Erdoğan commemorated the martyrs by celebrating Azerbaijan's November 8 Victory Day. President Erdoğan and his wife were welcomed with an official ceremony by Azerbaijani President Ilham Aliyev and his wife Mihriban Aliyeva.

CHP Diyarbakır Deputy Sezgin Tanrıkulu visited those detained in Marmara Prison in Silivri. Tanrıkulu argued that the judicial processes were political and stated that he had to spend most of his time in prisons and courts.
Former Israeli Prime Minister Ehud Barak called on Gadi Eisenkot, who received the authority to form a government, to remove Netanyahu from power. Barak announced that he supports a government model that includes Arab parties.
Traffic controls have been increased to the highest level due to the COP31 summit to be held in Antalya. While lane arrangements have been made on the D-400 highway for the transportation of heads of state, restrictions have been imposed on heavy vehicles and 600 buses will provide free service.