Bakan Gürlek'ten fon ve hakem soruşturması açıklamaları
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon ve hakem dosyası soruşturmalarına ilişkin son gelişmeler aktarıldı.
Quick Look
- Bakan Gürlek, fon soruşturmasında 85 şüphelinin tutuklandığını ve mal varlıklarına el konulduğunu açıkladı.
- Hakem dosyası soruşturmasında ise 5 şüphelinin tutuklu olduğu belirtildi.
AI-generated summary
Why It Matters
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasalarındaki manipülasyon iddiaları ve futbol hakemlerine yönelik resmî belgede sahtecilik ve mobbing iddialarıyla soruşturmalar başlatıldı.
Bakan Gürlek'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar: Hisse diye tabir edilen hisselerden anormal bir şekilde, kısa sürede girip çıkılarak kazanılan bir kazanç var. Bu da tabii bizim dikkatimizi çekmişti. Arkadaşlarımız da bu konuda özellikle SPK soruşturma izni için yazı yazdı. Hatta şahsen de görüştük. Tabii sağ olsun Sayın Bakanımız da bu süreci takip ediyordu. Fonlarla ilgili açıklamaları vardı. Ağustos ayında yazdığımız müzekkereye en son soruşturma izni verildi. Fon soruşturması bu şekilde başladı.
Başsavcılık sadece soruşturma izni verildiği zaman bu suçlara bakabiliyor. Şu an devam eden bir soruşturma süreci var. Ama tabii ben şunu ifade etmek istiyorum. Özellikle Türk piyasası, Türk ekonomisi çok güçlü. Bizim göz bebeğimiz. Buradaki küçük bir kısmından meydana gelen bir hadiseyi genele yaymamak gerekiyor. Burada sürecin ilk başından beri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan süreci takip ediyor. Anlık olarak bilgilendirme yapıyor. Maliye Bakanımızla sürekli olarak bu konuda görüşmeler yaptık, toplantılar yaptık. Biliyorsunuz, en son Sayın Cevdet Yılmaz Cumhurbaşkanlığı Başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu kuruldu. Maliye Bakanımız da bu kurulda, biz de bu kuruldayız. Biz burada günlük rutin işlemler, bunlar tamamen serbest piyasa ekonomisi kapsamında kurulların takdirinde. Bize gelen ihbarlar, şikayetler ya da verilen soruşturma izinleri kapsamında bahsedeceğimiz, bunlara bakıyor. Şu an devam eden süreçler var.
17 Eylül itibarıyla SPK tarafından, fonların tasfiyesine karar verildi. Karar verildiği an biz başsavcılık olarak verilen soruşturma izinleri kapsamında bütün önleyici tedbirleri aldık. Özellikle şu an itibarıyla 85 şüpheli tutuklandı. 206 kişi hakkında işlem yapıldı. Ve birçok kişinin mal varlığı donduruldu.
Aynı şekilde mal kaçırmasının önlenmesi için de arkadaşlarımız gerekli tedbirleri aldırdı. Çünkü biliyorsunuz, mal kaçırma çok yoğun yapılabiliyor. Soruşturma aşamasında da gördük. Soruşturmadan iki gün sonra, isim vermeyeyim, bir şahıs, fonlardan tutuklu olan bir şahsın eşi, yurt dışına 40 milyon civarında bir havale transferi için talimat vermişti. Ama tabii bizim başsavcılığımızın, İstanbul Başsavcılığı'nın yazısı uyarınca bu talimat transferi önlendi. Burada Devlet Denetleme Kurumu da devreye girdi. Biliyorsunuz, özellikle burada kurumların ihmali var mı? İşte kurumlarımız çok saygın kurumlar. Bunların ihmali olup olmadığı konusunda Devlet Denetleme Kurumuna Cumhurbaşkanımız görev verdi. Onlar inceleyecek. Daha sonradan bir ihmal, kusur, kasıt ya da kötü niyet varsa kurumlarla ilgili de bir çalışma yapılacak. Ama şunu söylemek istiyorum ben. Burada özellikle fon soruşturması ile ilgili biz şunu gördük. Gerçekten iyi niyetle bir kısım vatandaşlarımızın dişinden tırnağından artırarak yatırdığı bir meşru yatırım var. Bunlar elbette normal. Ama bir de şunu gördük. Özellikle kapalı fonlar ya da açık fonlarda kısa sürede tamamen aldıkları tüyolar, içeriden aldıkları bilgiler, manipülatif hareketlerle kötü niyetle kısa sürede girip çıkılarak inanılmaz fahiş miktarda kazanılan paralar var. Yani biz şu an zaten bunlarla ilgili soruşturmayı başlattık. Biz SPK ve İstanbul Borsası, aynı zamanda Merkezi Kayıt Kuruluşu var biliyorsunuz. Oradan gelen bütün listeler uyarınca Başsavcılığımız, İstanbul Başsavcılığı, bütün bu şahısların, işte manipülatif hareket yapan, kısa sürede fahiş ya da olağan dışı kazanç sağlayan kişilere karşı, bunlar tabii şirketler de var, normal kişiler de var, bunlarla ilgili tedbir kararları koydu. Mal varlıklarını dondurdu. Bunların bir kısmı tutuklandı, bir kısmı firari. Yurt dışına çıkış yasakları var. Devam eden bir süreç var. Bu tamamen bağımsız yargının gözetiminde. Ama burada şunu ben tekrar hatırlatmak istiyorum. Yani Türk piyasası, Türkiye fonları, İstanbul Borsası bizim göz bebeğimiz. Biz özellikle bunun altını çizmek istiyoruz. Burada yürüyen bir süreç var. Biz titizlikle yürütüyoruz. Yatırımcılarımızın, iyi niyetli yatırımcılarımızın, hisselerimizin, şirketlerimizin özellikle bu süreçten etkilenmemesi lazım. Burada da özellikle Cumhurbaşkanımız en baştan beri sürece el koyduğu için Cevdet Yılmaz, biliyorsunuz, Cumhurbaşkanı Yardımcılığı Başkanlığında bir Fon İstikrar Kurulu oluşturuldu. Özellikle bunlar kararlar alıyorlar. SPK bağımsız kurul, bir kısım kararları da aldı. Biz Başsavcılık olarak süreci takip ediyoruz ama biz Başsavcılık olarak sadece verilen izin kapsamında, yani SPK tarafından gönderilen listeler ve Borsa İstanbul ve Merkezi Kayıt Sistemi tarafından gönderilen listeler kapsamında işlem yapabiliyoruz. Yani sonuçta Başsavcılıkta teknik olarak veri yok. Bu rutin işlemler, günlük işlemler, borsa işlemleri, devam eden süreçler tamamen bağımsız kurullar tarafından devam eden süreçler.
PARA İADELERİNDE SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?
Tabii SPK özellikle bir kısım kararlar aldı. Kendi aldığı kararlara göre burada iyi niyetli yatırımcının 1 milyon TL'ye kadar olan paralarının iadesi konusuna karar verildi. Şimdi burada bir sistem kuruldu. Bunu anlatmak istiyorum ben. Özellikle bizim elimizde şu tespitler var. Az önce söylediğim gibi, SPK'dan ve Borsa İstanbul'dan gönderilen kayıtlara göre başsavcı arkadaşlarımız ve savcı arkadaşlarımız şunu tespit ettiler. Kısa sürede manipülatif hareketlerle inanılmaz ve mesela iki ayda girmiş, çok yüksek miktarlarda çıkış yapmış. Yani bir kâr çıkışı yapmış. Bunlarla ilgili bir çalışmamız var, listemiz var. Zaten bu kişiler tutuklandı, mal varlığına el koyduk. Buralarda özellikle kurulan kurulun kararları ve SPK'nın kararları uyarınca şahsi mallarına da el koyduk. Biliyorsunuz, bu işte portföy yöneticilerinin, fon yöneticilerinin bütün mal varlığına el koyduk.
"5 KİŞİ HAKSIZ KAZANÇLARINI İADE ETTİ"
Bunlar, belirlenen ilkeler çerçevesinde TMSF'de de bir hesap iadesi açıldı. Özellikle iade etmek isteyen, gönüllülük esasına göre iade etmek isteyen kişilere karşı. Dün TMSF Başkanımızla görüştüm. 5 kişi bu hesaplara iade de bulunmuş. Bunların bütün mal varlıkları, hukuk çerçevesinde, hukuk ilkeleri çerçevesinde TMSF'ye devrediliyor. Daha sonra haksız kazanç sağlayan, fahiş kazanç sağlayan kişiler, elbette TMSF bunların iadesini yapacak. İadesini yaptıktan sonra da savcılığa gerekli yazıyı yazacak. SPK Kanunu, yani Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesi var. Bu manipülasyon burada düzenleniyor. Yani zararın iki katını karşılaması etkin pişmanlık sebebi. Ama yani bu soruşturmanın kapanması, dosyanın kapanması anlamına gelmiyor. Sadece kanunda düzenlenen bir indirim sebebi. Yani zararı giderenler hakkında bir işlem yapılmayacak algısı yanlış. Mutlaka onlarla ilgili işlem yapılacak. Ki şu an tutuklananlar var. Fahiş kazanıp da aynı şekilde yurt dışına çıkış yasağı ya da mal varlığı tedbiri uygulananlar var. Devam eden bir süreç var burada.
Biz soruşturmaların devam edeceğini görüyoruz. Çünkü sofistike bir süreç bu. Teknik bir süreç. Kimin ne kadar kâr ve menfaat elde ettiğinin tespiti bir zaman alıyor. Bizde listeler var. Özellikle SPK'nın ve MKK, yani İstanbul Borsası'nın alt birimi MKK'nın gönderdiği listeler var. Biz bu listeleri yaptık. Özellikle kısa sürede fahiş kazanan kişiler, tüzel kişiler, şirketler ve benzeri unsurlarla ilgili elimizde bilgiler var. Zaten adımları da attık.
Ben buradan şunu söylemek istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın da konuşmalarında çok açık ve net. Kesinlikle milletimizin cebine el uzatan, haksız kazanç sağlayan bu kişilerden biz hukuk çerçevesinde hakkımızı sonuna kadar arayacağız ve bu haksız kazançları da TMSF bünyesinde kurulan fona devredeceğiz. Yani buradan da biliyorsunuz, daha sonradan da SPK'nın ve işte kurulan kurulun, yüksek kurulun almış olduğu kararlar çerçevesinde de bir kısım yine yatırımcının zararı karşılanacak. Ama hukuk çerçevesinde mutlaka kaçırılan mallar, biliyorsunuz, basına da yansıyan olaylar oldu. Kısa sürede bir kısım para transferleri yapmışlar. Biz bunların getirilmesi için de İsviçre'ye gönderilen paraların getirilmesi için adli süreçleri başlattık. Şahsi mallarına el koyduk. Tedbir koyduk, tapuya tedbir koyduk. Hâlen de şu an araştırdığımız konular var.
Biliyorsunuz, iki gün önce ya da dün basına yansıdı. Virman yoluyla lot transferleri var. Bunlarla ilgili de çalışma yaptık. Ben şunu vatandaşlarımıza kesinlikle söylüyorum. Hukuk çerçevesinde kesinlikle fahiş kazanan, yani kısa sürede fahiş kazanan, işte tüyo alıp işlere giren bu şekilde kişilerden sonuna kadar vatandaşlarımızın hakkını koruyacak şekilde paralarını tahsil etmek için elimizden geldiğince, üzerimize ne düşüyorsa yapacağız. Yani devlet bunun kesinlikle takipçisi. Biz de hukuk çerçevesinde bunların sonuna kadar sürecinin takipçisi olacağız.
"VATANDAŞLARIMIZ MÜSTERİH OLSUNLAR"
Sürecin en başından beri sürekli olarak Maliye Bakanımız ve Sayın Cumhurbaşkanımız süreci takip ediyor. Sürekli istişare hâlindeyiz. Şu an İstikrar Kurulu kuruldu. Biz de katılıyoruz. Toplantılar alınıyor. Yani devletin tüm kurumları istişare hâlinde. Ben buradan vatandaşlarımıza şunu söylemek istiyorum, müsterih olsunlar. Yani burada devam eden soruşturmalar sebebiyle bizim piyasamız, İstanbul Borsamız, yatırımcılarımız kesinlikle etkilenmez bu süreçten dolayı. Bunlar devam eden süreçler ama bir yandan da Maliye Bakanlığımızın almış olduğu önlemler var. SPK'nın, sermaye piyasası kurumlarının, bağımsız kurumlarımızın almış olduğu önlemlerle devletin tüm kurumları en başından beri Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla iş birliği ve koordinasyon içerisinde yürütüyor. Ben vatandaşlarımızın kesinlikle Türk ekonomisine, Türk sermayesine, piyasalarına güvenmesini istiyorum bu konuda. Süreç devam ediyor. Biz adli olarak sadece adli sürece bakıyoruz ama günlük borsanın rutin işlemleri vesaire, onlar biliyorsunuz bağımsız kurullar tarafından devam eden bir süreç.
HAKEMLER DOSYASI
Hakemler dosyası olarak adlandırılan dosya, resmî belgede sahtecilik ve mobbing iddiası üzerine bir soruşturma başlatılmıştı. Özellikle biliyorsunuz, bazı hakemlerin ayrıcalık gösterilerek belirli maçlara verildiği, bazı hakemlerin klasman dışı bırakıldığı, bu konuda hakemlere mobbing yapıldığı konusunda bir soruşturma başlatılmıştı. Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Bey tutuklandı. Devam eden bir süreç var. Elbette burada biliyorsunuz hakemlerin bir sınavları oluyor, resmî sınavları. Bu sınav sorularının önceden dağıtıldığı, bazı hakemlere mobbing yapıldığı, özellikle bazı hakemlerin bilerek kendisine kötü not verilerek ya da disiplin süreçleri başlatılarak görev almasının engellendiği iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bir soruşturma yaptı. Bildiğim kadarıyla dün iki hakem daha tutuklandı. Şu an gözaltı ve tutuklu sayısı 5, adli kontrol sayısı 2. Devam eden bir süreç var. Ama ben şunu söylemek istiyorum. Türk futbolunun temiz olması lazım. Ben de takip ediyorum. Bütün insanlarımız ekranları başından takip ediyor. Yani biz hakemlerin adalet çerçevesinde hiç kimseye bağlı olmadan, kurallara riayet ederek maçları yönetmesini istiyoruz. Ama maalesef yürüttüğümüz soruşturmalarda bunun böyle olmadığını gördük.
Buna dair dosyada deliller var. Bir kısım MASAK raporlarını paylaştınız. HTS kayıtları var. Özellikle WhatsApp yazışmaları var. Merkez Hakem Kurulu Başkanı ile başka kişiler arasındaki yazışmalarda hakemlere baskı yapıldığı, mobbing yapıldığı ya da bazı hakemlerin bazı maçlarda özel olarak görevlendirildiği, aynı şekilde sınavlarında ayrıcalık tanındığı, sınav sorularının verildiği iddiasıyla devam eden bir süreç var. İnşallah biz Türk futbolunun temiz olmasını istiyoruz.
Biz hukukta şöyleyiz. Savcılarımız somut verilere göre, delillere göre hareket eder. Elbette bu konuda şikâyetler yapılmıştır, ihbarlar geliyordur ama somutlaştırmak gerekir. Yani şu derbi maçında şu hakemin kural hatasını kasıtlı olarak ya da bir menfaat karşılığında yaptığına dair somut bir veri olması lazım. Bu konuda elbette şikâyetler yapılmıştır. Ama burada hukuk delillere göre hareket eder. Yani burada sizin söylediğiniz bakımdan ben arkadaşlarla görüştüğümde bana bir şey yok dediler. Somut veri olması lazım. Burada da somut veri çok önemli. MASAK önemli, HTS kayıtları önemli. Dediğiniz gibi işte bu hakemlerin sınav sorularının önceden verilmesi, bazı hakemlerin özellikle mobbing yapılarak klasman dışı bırakılması, aynı derbi maçlara belirli bir hakem grubunun yönlendirilmesi, bunlar önemli. Ama somut veri varsa, özellikle hakemlerin kural hatasını bilerek yaptığı ya da kötü niyetle yaptığı ya da bir menfaat karşılığında yapıp yapmadığı, bunların hepsi araştırılıyor. Ama şu an öyle bir şey yok.
Futbol Federasyonu biliyorsunuz, disiplin yönünden bakıyor. Oranın kendi birimleri var ama tabii savcılar farklı bakıyor. Futbol Federasyonu o süreçte de özellikle bahis sürecinde, futbolcular, menajerler ya da bahis sürecinde de bazı verileri vermişlerdi. Ama onların yürüttüğü süreç ile bizim yürüttüğümüz süreç farklı. Yani Futbol Federasyonu disiplin verebiliyor. Disiplin olarak bir kulüp başkanına ya da bahse karışan birisine hak yoksunluğu cezası verebiliyor. Yani orada verilen hak yoksunluğu savcılık anlamında adli suç olmayabiliyor bazen. Bizim baktığımız kriterler farklı. Biz tabii daha farklı bakıyoruz. Mesela bir yasa dışı bahis olabilmesi için bir futbolcunun kendi maçında olması gerekiyor. Oynaması gerekiyor. Ama diğer mesela başka maçta oynadığı zaman, futbolcu o maçta oynamamışsa o suç sayılmıyor. Ama Futbol Federasyonu'na göre bu bir disiplin cezası. Bunların ikisinin kriterleri farklı. Onlarla da istişare hâlindeyiz. Bize gerekli bilgi ve belgeleri veriyorlar. Yani şu an bir koordinasyon süreci var.
Şimdi hakemlerde şöyle, şike iddiası var, yani şike, teşvik primi iddiası var. Ayrı yürüyor, ayrı suçlar. Ama burada tabii sonuçta bir teşvik primi verilebiliyor. Futbolculara da verilebiliyor ya da hakeme de verilebiliyor bu. Yani benzer yönleri de var. Aynı şekilde, yani bahis oynayan hakem var mı? Bu da araştırılıyor. Bu da olabilir. Bunların hepsi tamamen teknik, somut verilere göre yapılabiliyor. Burada MASAK raporları çok önemli. HTS kayıtları önemli. Dediğim gibi devam eden bir süreç var İstanbul Başsavcılığımız nezdinde. Derbi maçlarını izlerken daha güvenli maçlar izleyebilecek miyiz? Bizim amacımız da o. Burada emek veren insanlar var, alın terini dökenler var, sahada takip edenler var, ekranları başında izleyenler var. Biz futbolun temiz olması adına çalışıyoruz. Çünkü burada kesinlikle bir teşvik, şike yani bir kötü niyet, hakemlerin kasıtlı olarak bir şey göz yumması bunların olmaması lazım. Hakemlerin de adalet kuralları çerçevesinde, hakkaniyet kuralları çerçevesinde maçları yönetmesi lazım. Bizim amacımız tamamen futbolun temiz kalması. Çünkü bizim takımlarımız biliyorsunuz yurt dışında müsabakalarda oynuyor, milli takımımız var. Biz bu süreçleri takip ediyoruz.
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
Fon soruşturması kapsamında yeni tutuklamalar yapılacak
Likely · Within weeks
Open Questions
- Yurt dışına kaçırılan fonlar tamamen geri getirilebilecek mi?
- Hakem soruşturması hangi kulüplere uzanacak?






