
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 23. İmam Hatipliler Kurultayı öncesinde imam hatip modelinin önemini vurguladı ve öğretmenlerin kılık kıyafet düzenlemesine ilişkin açıklamalarda bulundu.
AI-generated summary
Karadeniz Teknik Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde 23. İmam Hatipliler Kurultayı düzenlendi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Karadeniz Teknik Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen 23. İmam Hatipliler Kurultayı öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, imam hatiplerin model olarak dünyada eşi benzeri olmadığını belirterek, "Hem pozitif bilimlerle ilgili eğitimi hem de İslami eğitimi aynı anda veren Türkiye'ye özgü, Türkiye'nin kendi koşullarına göre üretilen bir model. O yüzden bu modeli hayata geçiren rahmetli Tevfik İleri ve Adnan Menderes ile başlayan bütün bu süreçte emeği geçenlere de teşekkür etmek istiyorum. Model kurgulanmış. Biz de şimdi bu modeli daha ileriye taşıyabilecek adımlar atıyoruz Milli Eğitim Bakanlığı olarak." diye konuştu.
İmam hatip okullarını hem niteliği artıracak hem de program çeşitliliğini sağlayacak ve bütün bu yönleriyle de dünyada doldurduğu misyonu hakkıyla temsil edecek, farklı ülkelere örnek olacak hale dönüştürmeye çalıştıklarını aktaran Tekin, şu değerlendirmede bulundu:
"Bu süreçte de biz hem akademik çevrelerle hem Diyanet İşleri başta olmak üzere kamu kurumlarımızla hem de ÖNDER başta olmak üzere sivil toplum örgütleriyle yakın bir çalışma içerisindeyiz. Bu genel kurul da bizim bu anlamda imam hatip okullarıyla ilgili çizdiğimiz, tasarladığımız şeyler konusunda sivil toplumla hem bir dayanışma hem de bir istişare zemini oluşturuyor. O yüzden bugün burada hem arkadaşlarımızın heyecanını paylaşmış olacağız hem Diyanet İşleri Başkanımızla beraber karşılıklı işbirliği imkanlarımızı değerlendirmiş olacağız hem de ÖNDER gibi imam hatip camiasına, imam hatip davasına önderlik eden bir sivil toplum örgütüyle karşılıklı işbirliği imkanlarımızı istişare edeceğiz."
Bakan Tekin, öğretmenlerin kılık kıyafet düzenlemesini de içeren kararla ilgili soru üzerine, şunları kaydetti:
"Bizim kültürümüzde, toplumsal yapımızda öğretmen toplumun önderi olarak kabul edilir. Öğretmen, çocuklarımızın rol modeli olarak görülür. Öğretmen çocuklara anlattığı bilgilerle, yaşantısıyla örnek olur. Bu anlamda öğretmen arkadaşlarımızın kılık kıyafet açısından da öğrencilerimize örnek olacak şekilde giyinebileceklerini, giyinmelerini biz kendilerine hatırlatıyoruz. Bakın altını çizerek söylüyorum, bu bir hatırlatmadır. Çünkü zaten cari mevzuata göre öğretmenler kamu personeli olarak kabul edildiği için devlet memurlarının, kamu personelinin kılık kıyafetle ilgili olarak uymak zorunda oldukları mevzuata zaten uyacaklar. Şimdi birileri çıkıyor, sendikalar, siyasi partiler eleştirilerini dile getiriyorlar. Ben de onlara şunu soruyorum. Bizim genelgemizde, benim görmediğim, sizin sendikanızda nasıl giyineceğinize dair bir ifade mi var? Ben sizin sendikadaki çalışan kişilerin kılığına, kıyafetine karışmıyorum. Bu genelge de karışmıyor. Bu genelge ne bir siyasi partinin, partisinin içerisindeki insanların kılığını, kıyafetini düzenliyor ne de bir sendikanın içindeki insanların kılıklarına, kıyafetlerine karışıyor. Bu genelge sadece öğretmen arkadaşlarımıza ki öğretmen arkadaşlarımızla ilgili de şunu söyleyeyim, öğretmenlerimizin tamamına yakını zaten öğretmene yakışır şekilde giyiniyor. Ben hepsine teşekkür ediyorum. Orada problemimiz yok."
Bakan Yusuf Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ama bir tane kötü örnek, işte şurada herhangi bir ülkenin reklamını taşıyan, bayrağını taşıyan bir tişörtle sınıfa giren bir öğretmen otomatikman o çocuklara bir başka ülkenin reklamını yapmış oluyor, bir başka ülkenin tanıtımını yapmış oluyor ve çocuklarımıza kötü örnek oluyor. Bir tane örnek, bir tane öğretmen, 1,2 milyon öğretmenimizin hepsinin bir anda emeğinin önüne geçiyor. Bizim şu anda yaptığımız şey ne sendikalardaki kılık kıyafete karışıyoruz ne de başka bir şeye karışıyoruz. Biz sadece devlet memuru olarak, kamu personeli olarak öğretmen arkadaşlarımızın toplumsal rollerine uygun olan, itibarlarını zedelemeyecek şekilde giyinmelerini, bu şekilde giyinen nadir bir, iki örneğin de öğretmen arkadaşlarımızın itibarına zarar vermemesi için bir tedbir aldık. Bu konuda kararlıyız. Dün itibarıyla da bunlarla ilgili bir kılavuz okullarda paylaştık. Bizim derdimiz çocuklarımızın eğitim öğretim niteliğini artıracak tedbirler almak. Bu da öğretmenlerin itibarını korumaktan, öğretmen arkadaşlarımızın itibarına zarar verecek kötü uygulamaları ortadan kaldırmaktan geçiyor. Bu tedbirimiz de onunla alakalı."
"BUGÜNLERE ÇOK BÜYÜK FEDAKARLIKLARLA GELİNMİŞTİR"
Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş da imam hatip neslinin ülkedeki misyonu, vizyonu ve bütün çalışmalarıyla din eğitimi ve din hizmetleri alanında Diyanet İşleri Başkanlığının en büyük kaynağı olan kurumların başında geldiğini söyledi.
İmam hatiplerin bugünlere çok önemli zaman dilimlerinden geldiğine işaret eden Arpaguş, "Bugünlere çok büyük fedakarlıklarla gelinmiştir. Bugün elhamdülillah gerek Diyanet İşleri Başkanlığımız, gerekse Milli Eğitim Bakanlığımız bünyesinde imam hatip neslinin din eğitimi ve din hizmetleri konusunda ülkemize ciddi katkı sağladığını ve bu hizmetlerde kaynaklık ettiğini görüyoruz. Aslında imam hatip nesli geçmişten günümüze geleneğimizin, inancımızın, medeniyetimizin değerlerini topluma kazandırmaya çalışan bir eğitim öğretim hizmetinin toplum vasatına yayılmış hali olarak karşımıza çıkıyor." dedi.
Arpaguş, şu değerlendirmede bulundu:
"Buradaki hizmetlerde, özellikle devlet kurumlarımız, Diyanet İşleri Başkanlığımız, Milli Eğitim Bakanlığımız, bunun yanında ÖNDER gibi imam hatiplerle ilgili sivil toplum kuruluşlarımızdaki bütün çalışmalarda hedef ateşi canlı tutmak, külleri savurmak değil. Dolayısıyla çok büyük fedakarlıklarla tutuşturulmuş, yakılmış bu meşalenin ilelebet ülkemizin inancı, kültürü ve geleneğini canlı tutabilmemiz, gelecek nesillerimizi inşa edebilmemiz adına ayakta kalması ve güncellenerek günün şartlarına uygun bir şekilde nesillerimizi yetiştirebilmemiz için önemli. Ve tabii bir başka husus da nesillerimizi günümüzün modern dünyasının açmazlarıyla, çıkmazlarıyla, inanç problemleriyle karşılaşıldığında bunların sağlam, kendi inanç dünyamız, medeniyetimiz ve kültürümüzün kodlarında gençlerimizi, nesillerimizi ve insanımızı eğitim öğretim süreçleriyle birlikte ayakta tutma gayretimiz. Dolayısıyla imam hatip liselerimiz ve imam hatip neslimiz bu ülkenin hamurunda, mayasında o geleneksel insanımızın profilini ortaya çıkaran önemli kurumlar. Cenabıhak'tan bu kurumların ilelebet bu ülkeye, insanlığa ve İslam ümmetine hizmet etmesini diliyorum."
With the investments of the Ministry of National Education in the last 20 years, schooling rates, the number of teachers and classrooms have increased, while the digital education infrastructure has been strengthened and PISA performance has increased.

2026 KPSS Undergraduate General Ability-General Culture session will be held on September 6, 2026 at 10:15. Candidates can obtain their exam entry documents via ÖSYM AİS.

The Higher Education Supervisory Board launched an investigation into 23 foundation universities upon complaints that the increases in tuition fees for students other than preparatory and first year students at foundation higher education institutions exceeded the 25% limit. YÖK had decided to limit the fee increase to 25% for the 2026-2027 academic year.
According to the information obtained by the AA correspondent from the Ministry of Family and Social Services, the Transported Education Project, carried out in cooperation with the General Directorate of Social Assistance and the Ministry of National Education, aims to increase school attendance rates, encourage education and training, and the full participation of disabled individuals in social life by providing free transportation to schools for disabled students who need special education since the 2004-2005 academic year. Within the scope of the project, the number of disabled students benefiting from transportation services increased from 6 thousand 901 to 140 thousand 306.

New York City has banned the use of generative AI in public schools for grades through 8 for one year, starting in the 2026-2027 school year. The decision, which covers 600 thousand students, aims to protect children's social skills and human interaction.

The teacher uniform standards guide published by the Ministry of Education was criticized by Eğitim-İş Chairman Kadem Özbay. Özbay reacted to the practice being made compulsory and called on the ministry to focus on the fundamental problems of education and to appeal to the judiciary.