İsrail'in Hristiyan nüfusunu koruduğu iddialarına karşın, Taybe sakinleri yerleşimci saldırıları ve askeri kısıtlamalar nedeniyle topraklarını terk etmeye zorlandıklarını belirtiyor.
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Taybe beldesindeki Filistinli Hristiyanlar, İsrailli yerleşimcilerin artan saldırıları, askeri kısıtlamalar ve güvensizlik nedeniyle göç etme riskiyle karşı karşıya kalıyor.
AI-generated summary
Taybe, Ramallah'ın doğusunda yer alan ve sakinlerinin tamamı Filistinli Hristiyanlardan oluşan tarihi bir beldedir. Bölge, İsrailli yerleşimcilerin saldırıları ve askeri kısıtlamalar nedeniyle göç riski altındadır.
Netanyahu'nun her fırsatta, Orta Doğu'da Hristiyan nüfusunun arttığı, korunduğu ve özgür şekilde ibadetlerini yapabildiği tek ülkenin İsrail olduğu yönündeki açıklamalarına, Hristiyan toplumu da her fırsatta, fanatik Yahudilerin işgal altındaki Doğu Kudüs'te yaptığı saldırılara, kutsal günlerinde karşılarına çıkan kısıtlamalara ve ülkedeki genel nüfus artış hızına oranla Hristiyan nüfusunun artış hızındaki azalmaya işaret ederek cevap veriyor.
Bunun yanında, İsrail ordusunun Gazze Şeridi ve Lübnan'a yönelik saldırıları sırasında kiliseleri hedef aldığı, İsrail askerlerinin Hristiyanların kutsallarına yönelik aşağılayıcı davranışlarda bulunduğu çeşitli görüntülerle belgelendi.
Filistinli Hristiyanlar, Gazze'de İsrail ordusunun saldırılarına, işgal altındaki Doğu Kudüs'te fanatik Yahudilerin sözlü, fiziki ve özellikle de tükürüklü saldırılarına maruz kalırken, işgal altındaki Batı Şeria'da da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin sürekli saldırılarına uğruyor. Bu saldırılar son dönemde daha şiddetli bir boyuta ulaştı.
Taybe, göç riskiyle karşı karşıya
Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin işgal altındaki Batı Şeria'da saldırılarını yoğunlaştırdıkları beldelerden biri de Ramallah kentinin doğusunda, sakinlerinin Filistinli Hristiyanlardan oluştuğu tarihi Taybe beldesi.
İsrail ordusu, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Taybe'ye yönelik artan saldırıları nedeniyle 10 Ağustos'ta bu beldeyi askeri bölge ilan etmişti, buna rağmen, İsraillilerin, Filistinlileri hedef alan saldırıları devam etti.
Son günlerde Filistinlilerin mülklerini, topraklarını, evlerini, araçlarını, yataklarında uyuyan çocuklarını İsraillilerin saldırılarından korumak için sabahladığı beldeden son 3 yılda en az 16 aile göç etti.
Daha fazla Taybe sakininin, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları nedeniyle oluşan güvensizlik, İsrail ordusunun askeri barikatları ve sürekli kapatmaları nedeniyle topraklarını terk ederek göç etmeyi düşündüğü belirtiliyor.
"İnsanların burada kalmasını teşvik etmeliyiz"
Taybe'deki Latin Kilisesi rahibi Beşşar Fevade, içinde yaşadıkları vaziyete ilişkin AA muhabirine, "Taybe'deki durum, Batı Şeria'daki tüm köy ve şehirlerde yaşananların küçük bir örneği." dedi.
Hareket özgürlüklerinin güvenlik riski nedeniyle kısıtlandığını ve beldede koşulların çok kötü olduğunu vurgulayan Filistinli rahip, "Hâlâ birçok insan tarlalarına, çiftçiler de topraklarına özgürce gidemiyor." diye konuştu.
Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin beldenin içine arazi araçlarıyla girip çıkarak sakinleri kışkırttığını belirten Fevade, İsraillilerin evlerinin yanı başında ateş yaktığını, arazileri ateşe verdiğini ve Filistinlilerin hayatını çok zorlaştırdığını dile getirdi.
Rahip Fevade, Netanyahu'nun "Hristiyanların haklarına saygılı oldukları ve onları koruduklarına" ilişkin sık sık yaptığı açıklamalara dair sorulan soruya, Taybe'nin işgal altındaki topraklardaki son Hristiyan beldesi olduğunu hatırlatarak şu yanıtı verdi:
"Biz baskı altındayız. Askeri baskı altında, yerleşimcilerin saldırıları, pek çok zorluk altında. Bizler Filistinli Hristiyanlarız. Eğer bir kimse kutsal topraklarda Hristiyanlığı korumaktan bahsediyorsa; bu, toprağıma özgürce gidebilmem, kutsal mekanlara gitmek için hiçbir izne ihtiyaç duymamam, kendi toprağımda hür yaşamamdır."
Göç sorununa işaret eden ve Kudüs'teki başkonsolosluklara Taybe'yi ziyaret ederek yaşananları yerinde görmeye ve halka destek vermeye çağıran Fevade, "İnsanların burada kalmasını teşvik etmeliyiz. Burada kalmaları için iş imkanları sağlamak, bir şeyler inşa etmek, onlar için yatırım yapmak gerekiyor. Bu sadece Taybe için değil, Ramallah'ın doğusundaki 15 köyün tamamı için özel bir şeyler yapmak demektir." diye konuştu.
Fevade, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları nedeniyle son günlerde yeni yaptığı evini terk etmek zorunda kalan Beşir Naim Kavane'nin durumuna işaret ederek "Tüm bunlar Filistinli olduğumuz için yaşanıyor. Bizler Filistinliyiz ve burada kalmaya karar verdik; hayatımızı burada sürdürmekte kararlıyız." ifadelerini kullandı.
İsraillilerin saldırıları nedeniyle evinden kaçmak zorunda kaldı
Yaklaşık 10 yıl süren inşa sürecinin ardından haziranda yerleştiği evini, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları nedeniyle terk ederek babasının evine yerleşmek zorunda kalan Beşir Naim Kavane de yaşadığı zulmü dile getirdi.
Kavane, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin mayısta yerleşmek için hazırlık yaptığı dönemden itibaren sürekli oğluna ve kendisine saldırdığını, her gün sabah-akşam evin çevresine gelerek kendilerini taciz ettiğini, kameralarını çaldığını, internet ve su-elektrik tesisatlarını kestiğini belirtti.
İsraillilerin saldırıları nedeniyle evi tel örgüyle çevirdiğini, fakat bunun da işe yaramadığını vurgulayan Kavane, "Ben ve oğlum sonunda evden kaçmak zorunda kaldık." dedi.
Kavane, 2017'den beri varını yoğunu vererek yaklaşık 10 yılda inşa ettiği evini kaybetme riskiyle karşı karşıya olmanın üzüntüsünü dile getirerek, İsraillilerin saldırıları yüzünden hayallerinin gerçekleşmediğini söyledi.
Evi üzerine çıkacağı yeni katlarla genişletmeyi ve çocuklarının da kendisiyle yaşamasını planladığını aktaran Kavane, "Şimdi çocuklarım göç etmeyi düşünüyorlar. Bir Filistin pasaportu çıkartıp onlarla birlikte gitmem için bana baskı yapıyorlar." diye konuştu.

İstanbul Valiliği, Üsküdar Belediye Meclisi'ni başkan vekili seçimi için 5 Eylül 2026'da toplantıya çağırdı. Valilik, seçim tarihinin siyasi bir avantaj sağladığı iddialarını reddederek, sürecin 5393 sayılı Belediye Kanunu'na uygun yürütüldüğünü belirtti.

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partinin 620 bin üyeye ulaştığını ve 539 milyon lira bağış toplandığını açıkladı. Kılıçdaroğlu ile tokalaşmasını savunan Özel, terörsüz Türkiye süreci ve cumhurbaşkanlığı adaylığı konularında önemli mesajlar verdi.

ABD'nin Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Alyce Abdalla, Hatay'da depremde yıkılan Antakya Rum Ortodoks Kilisesi'nin yeniden inşa çalışmalarını inceledi. Abdalla, Türkiye-ABD ilişkilerinin güçlü olduğunu ve 2027'deki diplomatik ilişkilerin 100. yılına odaklandıklarını belirtti.
CIA Direktörü John Ratcliffe'in Moskova ziyareti, Rusya-Ukrayna savaşında genişleyen aktörel ve coğrafi sınırları, İngiltere'nin rolünü ve nükleer tırmanma riskini değerlendiren stratejik bir hamle olarak öne çıkıyor.

İstanbul Valiliği, Üsküdar Belediye Meclisi'nin başkanvekili seçimi için 5 Eylül'de toplanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu açıkladı. Valilik, seçim tarihinin manipüle edildiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert, yeni yayımlanan anı kitabında 2008 yılında Suriyeli Tuğgeneral Muhammed Süleyman'a düzenlenen suikastın İsrail tarafından gerçekleştirildiğini ilk kez resmen itiraf etti.