BM Bağımsız Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu, İran’da yabancı kurum ve kişilerle teması suç sayabilecek tasarıdan derin endişe duyduğunu açıkladı.
The UN Fact-Finding Mission stated that it is deeply concerned about the bill that could criminalize contact with foreign institutions and individuals in Iran with a prison sentence of up to 30 years.
AI-generated summary
BM'nin İran'daki Bağımsız Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu, Kasım 2022'de Mahsa Amini'nin ölümü sonrasındaki protestoları incelemek için kurulmuştu.
BM’nin İran’a ilişkin Bağımsız Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu, henüz hazırlık aşamasında bulunan ve nihai hali kabul edilmeyen tasarıdan “derin endişe” duyduğunu açıkladı. Misyon, önerilen maddelerin İranlıların hem ülke içindeki hem de dışındaki kişi ve kuruluşlarla iletişim ve işbirliğine son derece geniş sınırlamalar getirebileceğine dikkat çekti.
Tasarıya göre, İranlı ya da yabancı gerçek ve tüzel kişilerle gerçekleştirilen faaliyet ve iletişimler; İran’ın bağımsızlığına, ulusal birliğine, dini öğretilerine veya ulusal egemenliğine zarar verdiği değerlendirilirse yasak kapsamına alınabilecek. Tasarıyı hazırlayanlar ise düzenlemenin amacının İran’ın bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü, ulusal birliğini ve kültürel özelliklerini korumak olduğunu savunuyor.
Ancak BM uzmanlarına göre düzenlemede kullanılan geniş ve yoruma açık ifadeler, uygulamanın sınırlarının çok ötesine taşınmasına imkân verebilir. Uzmanlar; yabancı devletler, uluslararası medya kuruluşları, eğitim kurumları, insan hakları savunucuları ve sivil toplum örgütleriyle kurulacak temasların dahi ciddi “güvenlik suçları” kapsamında değerlendirilerek soruşturma ve kovuşturmalara konu olabileceği uyarısında bulundu.
Gazeteci, akademisyen ve aktivistlere 30 yıla kadar hapis
Taslağın mevcut haliyle kabul edilmesi durumunda gazeteciler, akademisyenler, aktivistler ve diğer İran vatandaşları, yabancı kurum veya kuruluşlarla yalnızca iletişim kurmaları nedeniyle 30 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilecek.
BM Gerçekleri Araştırma Misyonu, tasarıdaki geniş ve muğlak ifadelerin İran vatandaşlarının başka ülkelerin vatandaşları veya yabancı kuruluşlarla gerçekleştirdikleri tüm temasları açıklamak ve kayıt altına almak zorunda bırakılmalarının önünü açabileceğini belirtti. Bu yükümlülüğün bilimsel, kültürel ve medya alanındaki işbirliklerini de kapsayabileceğine dikkat çekildi.
Kitap basmak, konferansa katılmak, araştırma paylaşmak da kapsamda
BM heyetine göre tasarının kapsamı yalnızca siyasi temaslarla sınırlı kalmayabilir. Kitap ve bilimsel araştırmaların yayımlanması, bilgi alışverişinde bulunulması, akademik ve bilimsel işbirliği yapılması, yabancı medya kuruluşlarıyla iletişime geçilmesi, uluslararası konferanslara veya eğitim programlarına katılım gibi faaliyetler de düzenlemenin kapsamına girebilir.
Bunun yanı sıra bazı sanatsal ve kültürel faaliyetler ile ticari ve mali işlemlerin dahi yasa hükümlerine tabi tutulabileceği uyarısında bulunuldu. Böylece “yabancı sızmasını engelleme” gerekçesiyle hazırlanan düzenlemenin, uygulanış biçimine bağlı olarak İranlıların dış dünyayla kurduğu son derece geniş bir ilişki ağını güvenlik makamlarının denetimine açabileceği belirtiliyor.
BM: “Bu girişim karşısında büyük bir şok içindeyiz”
BM İran Bağımsız Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu Başkanı Sara Hossain, İranlılarla dış dünya arasındaki iletişimin böylesine geniş ölçekte suç kapsamına alınmaya çalışılması karşısında heyetin “büyük bir şok” yaşadığını söyledi.
Hossain’e göre böyle bir yaklaşım, İran vatandaşlarının uluslararası toplumla iletişim kurma ve işbirliği yapma imkanları üzerinde daha önce görülmemiş sınırlamalara neden olabilir. BM’nin İran’daki insan hakları durumuyla ilgili Özel Raportörü Mai Sato da Gerçekleri Araştırma Misyonu’nun tutumuna destek vererek yasa tasarısının geri çekilmesi çağrısında bulundu.
Önce yabancı medya, şimdi dış dünyayla temas
Sato, İran’ın geçen yıl da yabancı medya kuruluşlarıyla belirli iletişim biçimlerini, bilgi paylaşımını ve uydu haberleşme ekipmanlarının kullanımını suç kapsamına alan bir yasa çıkardığını hatırlattı.
Söz konusu düzenlemenin ağır yaptırımlar içerdiğini ve bazı durumlarda cezaların idama kadar ulaşabildiğini belirten Sato, yeni tasarının aynı yaklaşımı çok daha ileri bir noktaya taşıdığı görüşünü dile getirdi. Yeni düzenlemenin dış dünyayla iletişim üzerindeki kısıtlamaların kapsamını önemli ölçüde genişleteceğini söyledi. Sato, İran halkının dış dünyayla iletişiminin “istihbarat kurumlarının denetimine tabi olmaması gerektiğini” vurguladı.
Tahran savunmada: “Vatandaşları yabancı sızmalardan koruyoruz”
İran tarafı ise BM uzmanlarının eleştirilerini reddediyor. İran Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Abbas Golrou, Mehr Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada tasarının amacının İran vatandaşlarını yabancı sızma ve müdahale girişimlerinden korumak olduğunu savundu.
Golrou, tasarı konusunda endişelenmeyi gerektirecek bir durum bulunmadığını belirterek, düzenlemeye yöneltilen eleştirilerin tasarının içeriğinin ve amaçlarının yeterince anlaşılmamasından kaynaklandığını ileri sürdü.
Arka planda Mahsa Amini protestoları var
İran’a ilişkin Bağımsız Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu, Kasım 2022’de, Mahsa Amini’nin ahlak polisi gözetimindeyken hayatını kaybetmesinin ardından başlayan kitlesel protestolarla bağlantılı insan hakları ihlallerini araştırmak amacıyla kurulmuştu.
Misyonun görev süresi daha sonra uzatılırken yetki alanı da genişletildi. Heyet artık İran’daki ağır insan hakları ihlallerinin yanı sıra uluslararası hukuk kapsamında suç oluşturabilecek eylemleri de araştırıyor. Yeni “sızmaları önleme” tasarısı etrafında büyüyen tartışma ise İran’da güvenlik gerekçesi ile temel özgürlükler arasındaki mücadelenin yeni cephesi haline gelmiş durumda.
AI outlook — possibilities, not facts
BM misyonunun tasarının geri çekilmesi yönündeki baskıyı artırması
Likely · Within weeks
According to American intelligence reports, Iran aims to extend the war until the US midterm elections by increasing its military and strategic capacity after months of conflict. Tehran is increasing political pressure on the Trump administration through cyber attacks, pressure on the Strait of Hormuz and energy markets.
According to the decision published in the Official Gazette, new appointments were made to Türkiye's embassies in many countries, including Burundi, North Macedonia, the Philippines and Finland.

The Deputy Mayor election, planned to be held in the Üsküdar Municipal Council, was postponed to September 8, 2026 due to the decision of the CHP and the New Party group not to participate and the absolute majority not being achieved.

It has been claimed that the US President Donald Trump administration is preparing a new strategy in the Middle East that includes containing Iran and normalizing Israel with its neighbors after the war with Iran.

Following the objections in the Üsküdar Municipality deputy mayor election, the Istanbul 2nd Administrative Court decided to stay the execution. In this process, 4 council members from CHP joined the AK Party.

While the deputy mayor process, which was held after the arrest of Üsküdar Mayor Sinem Dedetaş and the court decided to stay the execution, continued, four council members from CHP joined the AK Party.