Hatimoğulları; fon soruşturması, emekli maaşları, Mekke Ortak Savunma Antlaşması ve 'Kent Uzlaşısı' konularında açıklamalarda bulundu.
AI-generated summary
Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında güncel siyasi gelişmeleri ve yasal düzenleme taleplerini değerlendirdi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ Şenoğlu'nun hala cezaevinde olmasını eleştirdi.
AA'da yer alan habere göre fon soruşturmasına yönelik eleştirilerde bulunan Hatimoğulları, "Peki iktidar bu yoksulluk zamanlarında fon vurgunuyla ilgili bir şey yaptı mı? Yapıyor gibi gözüküyor ama yaptı mı? Yapmadı. Bir kanun çıkardılar. Sözde fonda 1 milyon liranın altında parasını kaybeden mağdurların mağduriyeti giderilecek. İnanın bu konuda daha doğru düzgün atılmış somut hiçbir adım yok." diye konuştu.
Fon soruşturmasıyla ilgili denetleyici kamu kurumlarından, kamu görevlilerinden ve ilgililerden hesap sorulmasını isteyen Hatimoğulları, "Hesap sorulmadan, sorumlular ortaya çıkmadan bunun kapanmasına izin vermeyeceğiz. Bu vurgunda hiç kimseye bir iltimas gösterilmemeli, kiminin yakını, yandaşı, akrabası, eşi, dostu... Kim ki halkın cebine göz diktiyse her kim ki halkın parasını çalmaya kalktıysa hesap vermek zorunda." ifadelerini kullandı.
Mesleki eğitim merkezlerinin (MESEM) kapatılmasını isteyen Hatimoğulları, "Staj veya çıraklık süreleri sigorta başlangıcı sayılmalı. Özellikle stajyerlerin ve çıraklık eğitimi gören gençlerin hepsinin talebi. Hatta geriye yönelik de talepleri var." dedi.
2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'ni değerlendiren Hatimoğulları, "Bu ara 'Bizim emeklilere müjdemiz var.' diye ortaya çıktılar. 4 yıl seçimsiz geçti. Bu süre zarfında emeklinin bir tane talebini hayata geçirdiler mi? Hayır. Ama şimdi diyorlar ki 'Emekliye müjdemiz var.' Biz DEM Parti olarak emekli maaşını yoksulluk sınırının yarısı olarak vadediyoruz." diye konuştu.
Hatimoğulları, Mekke Ortak Savunma Antlaşması'na tepki göstererek, şunları söyledi:
"Bu anlaşmaya göre bir ülkeye yapılan saldırı hepsine yapılmış sayılacak ve derhal yardım isteniyor. Yani Türkiye her an kendi seçmediği bir savaşın ortasında kendini bulabilir. Saldırının tanımı muğlak, mali yükü belirsiz, terörizm kavramı her ülkenin işine geldiği gibi yorumlanabiliyor. İstihbarat paylaşımında haklarını korumak için verilen mücadeleleri de terör kapsamı içine koyabiliyorlar. En ufak muhalif sesi bile terör kavramının içine koyup terör tehdidi diyebiliyorlar."
Terörsüz Türkiye sürecine de değinen Hatimoğulları, terör örgütü PKK'nın kendini feshettiğini söyledi. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un bir an önce uygulanmasını isteyen Hatimoğulları, şöyle devam etti:
"Çerçeve yasa artık zaman kaybetmeksizin hayata geçmeli. 'Bunun için Milli Güvenlik Kurulu kararı gerekiyor.' Evet, bu Kurul bu kararı hızla almalı. Zira örgütün boşaltacağı alanlar boşaltıldı ve bilgisi devlette mevcut. Bütün bu bilgiler devletin raporlarında mevcut. Bu yasa hayata geçmeli ki silah bırakanlar ya da diasporadakiler ülkeye dönebilsin, hapishanedekiler çıkabilsin. Türkiye'de 86 milyonun ihtiyaç duyduğu barış ve demokratikleşme yasalarının çalışmalarına artık başlayabilelim. Bu yasa uygulanmadan bu çalışmalara başlanmıyor. Normalde başlanabilir ama iktidar onu, onun önüne koyduğu için bunlar da duruyor ve bu ülkenin demokratikleşme yasalarına ihtiyacı var."
Hatimoğulları, "Meclis'te izleme kurulu artık kurulmalı, Meclis barışı kolaylaştıran rolünü aktif bir biçimde üstlenmeli. Edilgen değil, aktif olmalı." dedi.
"KENT UZLAŞISI YAKLAŞIMIMIZIN ARKASINDAYIZ"
Grup toplantısı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Hatimoğulları, partisinin bazı belediyelerde "Kent Uzlaşısı" ile seçilen meclis üyelerinin görevlerini DEM Parti çatısı altında sürdürmesi kararına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine şu açıklamalarda bulundu:
"Kent Uzlaşısı zemininde duruyoruz. Çünkü bizim açımızdan kent uzlaşısı demek kentteki bütün farklılıklarla kentin ihtiyaçlarına yanıt üretecek bir oluşum anlamı taşıyor ve biz aynı yerdeyiz. Yeni Parti CHP'den ayrıldıktan sonra çok sayıda meclis üyesi de Yeni Parti'ye geçti. Bir fiziki ayrılık da gerçekleşmiş oldu. Artık kendi grubumuza geçerek çalışmalarımızı kendi grubumuzla sürdürmek gibi bir karar aldık. Bu karar Kent Uzlaşısı mantığımızı devam ettirecek bir karardır. Çünkü bu anlayış kentin bütün ihtiyaçlarını karşılayacak bir yaklaşımın sesi, soluğu ve sözcüsü olmak. Kent Uzlaşısı yaklaşımımızın arkasındayız, altını çizmek istiyorum."

Yeni Party Manisa Provincial Chairman İlksen Özalper stated that her request for help was rejected when she had a panic attack in Sincan Women's Closed Prison, where she was detained, and that she was subsequently subjected to a disciplinary investigation, and announced that she would file a criminal complaint against the prison director.

The letter of undertaking signed by the Student List's parliamentary candidates in Serbia sparked legal debates because it included declaration of past political relations and resignation conditions.

Beşiktaş Mayor Rıza Akpolat, who is detained in Silivri Prison, shared a message of hope and solidarity on social media before his second birthday, which he spent apart from his family.
Voting has begun in the midterm elections in which the entire House of Representatives and 35 seats in the Senate will be determined in the USA. In the country where there are 210 million registered voters, it is estimated that the number of early voters exceeds 50 million.

Speaking at the program organized on the occasion of the 25th anniversary of the establishment of the AK Party, Ömer Çelik evaluated the party's position in the political center, its emphasis on the 'Ankara axis' in foreign policy and the principle of the rule of law.

The fact that discussions about investment funds overshadow the party agenda within the AKP is drawing reaction. Members of Parliament and party leaders are calling for the list to be disclosed and those responsible to be identified.