
Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek zirvede mevcut iklim taahhütlerinin uygulamaya dönüşmesi odak noktası olacak
AI-generated summary
COP, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı anlamına gelir. İlk toplantı 1995'te Berlin'de düzenlendi ve 2015'te Paris Anlaşması kabul edildi. COP31 Türkiye'nin Antalya'da ev sahipliğinde düzenlenecek.
Dünya iklim diplomasisinin en önemli buluşmalarından COP31 için geri sayım başladı.
Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek zirvede ülkeler, iklim krizine karşı ortak politikaları ve taahhütlerini görüşecek.
COP, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı anlamına geliyor. İlk kez 1995'te Berlin'de düzenlenen toplantılar, 2015'te Paris Anlaşması'nın kabul edilmesi gibi önemli kararlara sahne oldu. COP31'de ise açıklanan hedeflerin uygulamaya dönüşmesi temel beklentiler arasında.
EYLEM GÜNDEMİ
COP31 öncesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ulusal ve uluslararası medya temsilcileriyle düzenlenen buluşmada, zirvenin öncelikleri paylaşıldı. Cumhuriyet olarak izlediğimiz toplantıda Bakan Murat Kurum, COP31 hazırlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Öne çıkan mesajlardan biri, Antalya'daki zirvenin yeni hedeflerin ötesinde, mevcut taahhütlerin uygulamaya dönüşmesine odaklanması gerektiğiydi.
Paylaşılan eylem gündeminde Sıfır Atık, Temiz Enerji Dönüşümü, Gıda Güvenliği, İklim Uygulama Köprüsü, Okyanuslar ve Denizler, İklim Dirençli Şehirler, Gençlik ve Eğitim, Dinamik ve Dayanıklı Sağlık Sistemleri, Rio Sinerjisi ve Yeşil Sanayi olmak üzere on öncelikli başlık yer aldı. 2035'e yönelik hedefler arasında elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 35'e çıkarılması, atık artışının yarıya indirilmesi, binalarda enerji kullanımının yüzde 25 azaltılması ve döngüsel malzeme kullanımının yüzde 15 artırılması da bulunuyor.
HEDEFLERDEN UYGULAMAYA
COP31 öncesinde açıklanan bu geniş gündem, önemli soruları da beraberinde getiriyor. Hedefler hangi takvimle, hangi finansman kaynaklarıyla ve hangi kurumların sorumluluğunda uygulanacak? İlerlemenin ölçülmesi, sonuçların kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması ve karar alıcıların hesap verebilirliği nasıl sağlanacak?
Özellikle fosil yakıtlardan çıkış meselesi, zirve öncesindeki tartışmaların merkezinde yer alıyor. Türkiye'nin henüz kömürden çıkış için bir takvim açıklamamış olması, iklim örgütlerinin eleştirileri arasında. Temiz enerji yatırımlarının artırılması kadar kömür, petrol ve doğal gaz bağımlılığını azaltacak somut yol haritalarının oluşturulması da önem taşıyor.
Bir diğer kritik konu iklim finansmanı. Gelişmekte olan ülkelerin ve iklim krizinden en fazla etkilenen toplulukların ihtiyaç duyduğu kaynaklara adil biçimde erişebilmesi gerekiyor. Uyum yatırımlarının desteklenmesi, kayıp ve zarar mekanizmalarının güçlendirilmesi ve finansmanın yalnızca taahhüt düzeyinde kalmaması, zirvenin başarısı açısından belirleyici olacak.
Adil geçiş de bu sürecin ayrılmaz bir parçası. Fosil yakıtlardan uzaklaşırken çalışanların, düşük gelirli kesimlerin, kadınların, çocukların, gençlerin ve diğer dezavantajlı grupların ihtiyaçlarının gözetilmesi; yerel yönetimlerin ve sivil toplumun karar süreçlerine katılması önem taşıyor. Dönüşümün maliyetinin en kırılgan kesimlere yüklenmediği bir yaklaşım gerekiyor.
Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı COP31'in, ülkemiz ve gezegenimiz adına yalnızca yeni sözlerin verildiği değil, finansmanı belirlenmiş, ölçülebilir ve hesap verebilir uygulamaların önünü açan bir buluşma olmasını umuyoruz. Çünkü iklim mücadelesinin gerçek karşılığı, zirve salonlarında açıklanan hedeflerin ötesinde, doğada ve insanların yaşamında yaratacağı değişimde görülecek.
MAVİ VE YEŞİL BÖLGE
COP31'de Mavi Bölge, Birleşmiş Milletler yönetimindeki resmî müzakere alanı olacak. Ülke delegasyonları, akredite gözlemciler ve basın mensupları bu alana UNFCCC akreditasyonuyla girebilecek.
Yeşil Bölge ise sergi, panel ve etkinliklerle ziyaretçileri iklim gündemiyle buluşturacak. Katılmak isteyenlerin COP31'in resmî internet sitesi üzerinden ziyaretçi kayıt formunu doldurması gerekiyor. Giriş koşulları ve etkinlik programının önceden kontrol edilmesi öneriliyor.

A cold wave originating from Siberia is entering the Marmara Region. The temperature in Istanbul will drop to 12 degrees and heavy rain is expected. Istanbul Governorship and IBB AKOM issued a warning. An orange code warning was given for Hatay and Osmaniye, and a yellow code warning was given for 21 provinces.

Thunderstorms hit Istanbul in the evening. Streets were filled with water in Üsküdar, Pendik, Sultanbeyli, Çekmeköy, Beykoz, Küçükçekmece, Maltepe, Sultangazi, Fatih, Bahçelievler, Beylikdüzü, Bağcılar and Eyüpsultan. Traffic density was measured at 89 percent. Istanbul Governorship issued a warning for intermittent and sometimes heavy showers as of Wednesday morning, 04.11.2026.

Heavy rain was effective in Istanbul in the evening hours. In some districts, streets were filled with water and vehicles had difficulty moving. According to IMM CepTrafik data, traffic density throughout the city was measured as 89 percent. Istanbul Governorship warned that intermittent and sometimes heavy rain is expected as of Wednesday morning, 04.11.2026.
The heavy downpour that hit Istanbul in the evening hours caused waterlogging and traffic congestion in many districts. Traffic density throughout the city reached 89 percent.

Heavy rain in Istanbul increased the traffic density to 90 percent. While the Ministry has warned of floods, landslides and tornadoes for 23 provinces, temperatures are expected to drop towards the weekend and snowfall in higher areas.
Turkish Technology Development Foundation (TTGV) will hold international panels on the development of climate technologies with local capacity and green-digital transformation models in industry at the COP31 conference to be held in Brazil.