Cumartesi Anneleri 1118. haftada: İnkâr ve cezasızlık düzenine son verilsin
Cumartesi Anneleri, 1118. haftada Galatasaray Meydanı'nda bir araya gelerek gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sordu ve cezasızlık politikalarını eleştirdi.
Quick Look
- 1995'ten beri eylem yapan Cumartesi Anneleri, 1118. haftada Galatasaray Meydanı'nda toplandı.
- Kayıp yakınları, 30 Ağustos Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü öncesinde devletin inkâr ve cezasızlık politikalarına son vermesini talep etti.
AI-generated summary
Why It Matters
Cumartesi Anneleri, 1995 yılından bu yana gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak için her hafta Galatasaray Meydanı'nda oturma eylemi düzenlemektedir.
1995 yılından bu yana gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek için oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri, 1118. haftada da Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi.
Galatasaray Meydanı'nı çevreleyen barikatların önünden seslenen kayıp yakınları, yarının '30 Ağustos Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü' olduğuna dikkat çekti.
"İNKÂR VE CEZASIZLIKLA SUÇUN ÜZERİ ÖRTÜLDÜ"
Kayıp yakını Sebla Arcan'ın okuduğu açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Sevdiklerimiz güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı ve bir daha geri dönmedi. Devlet, onların akıbetini ortaya çıkarmak yerine inkâr etti. Soruşturmalar etkisizleştirildi. Deliller karartıldı. Failler ve sorumlular korundu. İnkâr ve cezasızlıkla suçun üzeri örtüldü. Bugün hâlâ kayıplarımızı aramak, nerede olduklarını sormak ve hakikatin peşinden gitmek zorunda bırakılıyorsak, bunun nedeni inkâr ile cezasızlık düzeninin sürdürülmesidir."
"DEVLETİN GÖREVİ SUÇLARI GİZLEMEK DEĞİL, AÇIĞA ÇIKARMAKTIR"
Kayıp yakınları, devleti yönetenlere ise şu sözlerle seslendi:
"Devletin görevi suçları gizlemek değil, açığa çıkarmaktır. Failleri korumak değil, hesap vermelerini sağlamaktır. Aileleri susturmak değil, hakikati bilme haklarını güvence altına almaktır. İhlal üreten bir düzenin normalleşmesini kabul etmiyoruz. Geçmişin ağır suçlarıyla yüzleşmeden, hakikati ortaya çıkarmadan, mağdurların haklarını tanımadan ve cezasızlığı ortadan kaldırmadan gerçek bir barıştan ve demokrasiden söz edilemez."
Open Questions
- Kayıpların akıbetiyle ilgili soruşturmaların durumu nedir?
- Faillerin yargılanması için atılacak somut adımlar nelerdir?





