
AI-generated summary
Deniz Yavuzyılmaz, AKP'nin yolsuzluk ve usulsüzlüklerini kamuoyuna aydınlatmaya çalıştığını belirtti. Fon vurgunu konusundaki açıklamaları ve çalıştığı dosyalar nedeniyle AKP'nin saldırıya geçeceğini tahmin ettiğini, ancak bu saldırının eşini hedef alacağını beklemediğini ifade etti.
YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın eşi Serpil Yavuzyılmaz hakkında ‘yağma’ ve ‘kamu kurum veya kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’ suçlarından soruşturma başlatılmıştı.
Yavuzyılmaz konuya ilişkin sosyal medya hesabından bir açıklama paylaştı. Yavuzyılmaz şunları yazdı:
"Kamuoyunun Dikkatine,
Milletvekilliği görevim süresince;
AKP’nin yaptığı yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararları üzerine kamuoyunu aydınlatmaya çalışıyorum.
Bu nedenle AKP’nin ve türlü güç odaklarının hedefinde ve tehdidi altında olduğumun farkındayım.
Fon vurgunu konusunda yaptığım açıklamalar ve üzerinde çalıştığım dosyalar nedeniyle AKP’nin saldıracağını biliyordum.
Ama bunu eşim üzerinden yapacak kadar alçalacaklarını tahmin etmiyordum.
Konu, bana dokunamadıklarından ailem üzerinden beni tehdit etmelerinden ibarettir.
Hem geçmişte hem de bugün, geniş bir kadroyla çalışmalarımı sürdürüyorum. Bunların arasında danışmanlarım, çeşitli alanlardaki uzmanlar, hukukçular ve siyasetçiler vardır.
Ortaya atılan asılsız iddianın amacı, fon vurgunu meselesinin konuşulmasını engellemektir.
Bana buradan, hem de eşim üzerinden saldırmak bir itibar suikastı ve susturma girişimidir.
Bu operasyonu yapanlar açıkça şunu diyorlar: “Sen ve partin, bu fon vurgunu meselesini daha fazla kurcalamayın!”
Benim üzerimden tüm milletvekillerine ve ailelerine verilmek istenen bu aşağılık mesajı reddediyorum.
Bu tehdide, bu alçaklığa pabuç bırakacak değilim. AKP’nin yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararlarının üzerine gitmeye kararlılıkla devam edeceğim."
AI outlook — possibilities, not facts
Soruşturma sürecinde Serpil Yavuzyılmaz ile ilgili daha fazla detay açıklanacak.
Likely · Within weeks

MHP Chairman Devlet Bahçeli made statements about the fund investigation and showed a harsh attitude against unlawfulness, emphasizing that those who violate public property and orphan rights should be held accountable.

MHP Chairman Devlet Bahçeli, in his statements regarding the fund investigation, said that those who resorted to unlawfulness should be held accountable before the law. He also criticized the government's campaign attempts to sabotage a climate of increased confidence in Türkiye's economy.

MHP Chairman Devlet Bahçeli, in his statements regarding the fund crisis, said that those who resorted to unlawfulness should be held accountable and described the efforts to sabotage a climate in which confidence in the Turkish economy is increasing as a campaign against the government.

MHP Chairman Devlet Bahçeli defined the fund crisis claim, which is on the agenda in Türkiye, as a campaign against the government and sabotaging confidence in the economy. Bahçeli stated that the issues of lawlessness and encroaching on public property should be addressed with responsibility before the law and announced that he supported the government's determined stance.

Our President, Mr. Recep Tayyip Erdoğan, evaluated the detentions and arrests made in the investigation of the Istanbul Chief Public Prosecutor's Office regarding capital market transactions, stated that there was no risk to the financial system, emphasized that those involved in market-distorting transactions would be held accountable before the law, and said that the necessary measures were taken to protect small investors.

MHP Chairman Devlet Bahçeli made a statement about the fund investigation for the first time and emphasized that the stability of financial markets should be maintained, those involved in market-distorting transactions should be held legally responsible, and necessary measures should be taken to protect small investors. He also stated that there are people who threaten Türkiye's peace and that such developments are being tried to be turned into a campaign against the government and President Erdoğan.