
ETF girişleri 211 tona ulaştı; mücevher talebi yüzde 17 düştü
AI-generated summary
Dünya Altın Konseyi (WGC), yılın üçüncü çeyreği için Küresel Altın Trendleri raporunu yayınladı. Rapor, ETF girişleri, mücevher talebi, yatırım amaçlı altın alımı ve merkez bankalarının altın alımları hakkında veri içeriyor.
Dünya Altın Konseyi'nin (WGC) yılın üçüncü çeyreğine ilişkin "Küresel Altın Trendleri" raporu yayımlandı.
Rapora göre, yılın üçüncü çeyreğinde borsa yatırım fonlarına (ETF) 211 tonluk giriş gerçekleşirken, yüksek tahvil faizleri, güçlü dolar ve hafifleyen jeopolitik gerilimlere rağmen mali endişeler altın fonlarını destekledi.
Aynı dönemde mücevher talebi yüzde 17 düşüşle 313 tona gerileyerek 2000 yılından bu yana en zayıf üçüncü çeyrek performansını kaydetti.
Yatırım amaçlı altın alımı (tezgah üstü piyasalar hariç) da geçen yılın temmuz-eylül dönemine göre yüzde 19 azalarak 268 tona indi.
MERKEZ BANKALARI DÜŞEN FİYATLARI FIRSATA ÇEVİRDİ
Ocak ayında 5 bin 595 dolar ile tarihi zirvesini gören ons altın fiyatları, Orta Doğu'daki gelişmelerin petrol fiyatlarını tırmandırması ve yüksek faiz beklentilerinin etkisiyle zirveden yüzde 29 gerileyerek 3 bin 900 dolar seviyelerine kadar çekildi.
Fiyatlardaki bu düzeltmeyi fırsat bilen merkez bankaları, rezervlerini artırmak için piyasaya güçlü şekilde geri döndü.
Merkez bankalarının altın alımları, üçüncü çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42 artışla 321,2 tona ulaştı ve 227 ton olan 5 yıllık çeyreklik ortalamayı geride bıraktı. Resmi olarak açıklanan alımlarda Çin Merkez Bankası 63 ton, Polonya Merkez Bankası ise 40 ton ile başı çekti. Kazakistan ve Özbekistan ise rezervlerine 14'er ton altın ekledi. Dünya Altın Konseyi, rapor edilmeyen gizli alımların ise 120 ton civarında olduğunu tahmin ediyor. Son alımlarla birlikte dünya genelinde merkez bankalarının yıllık net alımı 675 tona ulaştı. Konsey, bu performansın ardından 2026 yılı genelindeki merkez bankası talep tahminini yukarı yönlü revize ederek toplam alımların en az 2025'teki 848 ton seviyesinde gerçekleşmesini beklediğini duyurdu.
MERKEZ BANKALARININ "FİYAT HASSASİYETİ" ALIMLARI TETİKLEDİ
Analistler, merkez bankalarının altın varlıklarını döviz rezervlerine dahil etme konusunda son derece istekli kalmaya devam ettiğini belirtiyor. Ocak ayında ons başına 5 bin 595 doları aşarak tarihi zirveye ulaşan altın fiyatlarında yaşanan sert düzeltme, kurumsal alıcılar için uygun bir zemin hazırladı. Fiyatların gerilemesini rezervlerini genişletmek için fırsat gören merkez bankalarının, piyasada "fiyat hassasiyeti yüksek" alıcılar olarak hareket ettiği vurgulanıyor.
Uzmanlar, altın alım programlarına ilişkin temel kararların merkez bankalarının üst yönetimi tarafından alınmasına karşın, işlemlerin döviz portföyünün günlük yönetiminden sorumlu profesyonel ekiplerce yürütüldüğünü ifade ediyor. Satın alınan altının ortalama maliyetinin sürekli izlendiğini aktaran analistler, bu nedenle merkez bankalarının fiyatların düşük olduğu dönemlerde alım hacmini artırma eğilimi gösterdiğine dikkati çekiyor.
- Resmi veriler buzdağının sadece görünen kısmı
Raporda, merkez bankalarının altın alımlarının her zaman şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmadığına da değiniliyor. Geçmişte Çin ve Rusya gibi büyük ölçekli alıcıların resmi açıklama yapmadan rezervlerini büyüttüğünü hatırlatan Dünya Altın Konseyi (WGC), üçüncü çeyrekteki toplam alımların yaklaşık yüzde 37'sinin rapor edilmeyen "gizli" işlemlerden oluştuğunu tahmin ediyor.
Öte yandan, raporda, borsa yatırım fonlarına (ETF) yönelik talebin beklentileri aşmasına karşın, fiziki yatırımlarda bir yavaşlama olduğuna işaret edildi. Konsey, külçe ve sikke talebi nispeten dirençli kalmayı sürdürse de 2026'nın ikinci yarısında hissedilir bir şekilde hız kestiğini açıkladı.
Bu arada, Londra Külçe Piyasası Birliğine (LBMA) göre altının ons fiyatı, üçüncü çeyrekte ortalama 4 bin 262,2 dolar seviyesine yükseldi. Altının ons fiyatında geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 23 artış görüldü.
AI outlook — possibilities, not facts
2026 yılında merkez bankalarının toplam altın alımları en az 2025'teki 848 ton seviyesinde gerçekleşecek.
Likely · Within months

Küçükçekmece Municipality Social Services Directorate will hold an open tender on November 30, 2026 for the purchase of cleaning and hygiene products to be distributed in public markets. Only local bidders will be able to participate and a 15% price advantage will be applied to those who offer local goods.
Vice President Yılmaz spoke at the 19th National Will Meeting held at MÜSİAD Headquarters. He stated that 7 companies and 131 funds were in question, 4 of which went into ordinary liquidation and 3 into extraordinary liquidation. Small investor payments started last Friday and are expected to be largely completed by mid-November. It was stated that a historical record export of 25.9 billion dollars was achieved in October, and a more positive international conjuncture is expected in 2027.
Minister of Industry and Technology Mehmet Fatih Kacır announced zero financing cost loans through KOSGEB to micro and small businesses affected by floods and overflow disasters in Istanbul and other cities. A loan of up to 500 thousand lira will be given to micro enterprises and 1 million lira to small enterprises. Loans have a maturity of 24 months, no payments for the first 6 months. Applications will close on December 31, 2026.

Anthropic reported revenue of $33.24 billion and a net loss of $104 billion for the first nine months of 2026. The company's $895.4 billion infrastructure commitment and slowing growth rate from quarter to quarter raised investor concerns during the IPO process.

Vice President Cevdet Yılmaz spoke at MÜSİAD 19th National Will Meeting. He stated that fund liquidations continue, capital markets will strengthen, a historical export record was achieved in October and a more positive international conjuncture is expected in 2027.

The Ministry of Commerce determined that a colorful aqueous teething product intended for children's use was unsafe and decided to ban it from the market and recall it. It was stated that the product did not meet toy safety standards and could pose a risk of suffocation and respiratory obstruction.