
Eğitim Sen üyeleri, Milli Eğitim Bakanlığı önünde düzenledikleri basın açıklamasıyla eğitim sistemindeki sorunları, ekonomik taleplerini ve müfredat dayatmalarını protesto etti.
AI-generated summary
Eğitim Sen, MEB'in yeni müfredat uygulamaları ve öğretmenlerin çalışma koşullarına yönelik düzenlemeleri nedeniyle sendikal eylemlerini sürdürüyor.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) üyeleri, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde "Eğitime Bütçe, Eğitim Emekçisine Güvence, Öğrenciye Gelecek İstiyoruz" başlığıyla basın açıklaması yapmak için toplandı.
"Okullarda şiddet istemiyoruz", "Ek ödemeler emekliliğe yansıtılsın", "Ek ders ücreti derhal 300 lira olsun", "İnsanca yaşam, mesleki itibar", "Ücretli ve sözleşmeli sömürüsüne son. Eşit işe eşit ücret.", "Maarif modeli dayatmasına son verilsin", "Laik, bilimsel, anadilinde eğitim istiyoruz" dövizleri taşıyan eğitimciler, "Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin istifa", "Eğitim haktır, satılamaz", "İnsanca yaşamak istiyoruz" sloganları attı.
Sendika adına açıklamayı Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak yaptı. Irmak, "Türkiye'de eğitim sistemi, AKP'nin uyguladığı kamusal hizmetlerin tasfiye edilmesi, eğitimin piyasaya açılması ve dinselleştirilmesi, eğitim emekçilerinin güvencesizleştirilmesi politikaları nedeniyle ağır bir kriz yaşamaktadır" diyerek, okullarda fiziki, hijyen ve güvenlik sorunlarının devam ettiğini söyledi.
Irmak, şöyle devam etti:
"Bütün bu sorunlar ortadayken Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayımladığı 2026-2027 eğitim ve öğretim yılına ilişkin iş ve işlemler konulu genelge ile bakanlığın eğitimin gerçek sorunlarına ne kadar uzak olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Milli Eğitim Bakanlığı eğitimin kamusal, ekonomik ve pedagojik sorunlarına çözüm üretmek yerine önlük uygulamasından norm kadro baskısına, Milli Eğitim Akademisi üzerinden yapılmak istenen düzenlemelerden Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli dayatmasına kadar şekilci, denetimci ve ideolojik yaklaşımlarını sürdürmeye devam ediyor. Öğretmenlerin ihtiyacı önlük talimatı ya da kılık kıyafet dayatması değildir. Öğretmenin mesleki saygınlığı giydiği kıyafetle değil; ürettiği emek, mesleki özerklik, insanca yaşayabileceği ücret ve güvenceli çalışma koşullarıyla sağlanır. Eğitim emekçilerini biçimsel kurallarla denetlemeye ve baskı altına almaya yönelik uygulamaları kabul etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz.
Norm kadro fazlası öğretmenlerin re'sen görevlendirilmesi ve Milli Eğitim Akademisi bünyesinde eğitime alınarak alan değişikliğine yönlendirilmesi, eğitim emekçilerinin çalışma güvencesine doğrudan ve açık bir müdahaledir. Plansız öğretmen istihdamının, yanlış norm kadro politikalarının ve idari hataların sorumlusu öğretmenler değildir; faturası da öğretmenlere kesilemez. Bunların sorumlusu sizsiniz Sayın Bakan. O nedenle sizi öğretmenlerin diplomalarını, branşlarını ve mesleki birikimlerini işlevsizleştirecek uygulamalardan derhal vazgeçmeye davet ediyoruz. Eğitim Sen olarak bilimsel ve laik eğitimin temel ilkelerinden uzaklaşan, eleştirel ve sorgulayıcı düşünce yerine belirli değer ve ideolojik kalıpları merkez alan bu anlayışı kabul etmiyoruz."
"ÇOCUKLARIN EĞİTİM HAKKI AİLELERİN GELİR DÜZEYİNE BIRAKILAMAZ"
Irmak, MEB’in devlet okullarında kayıt parası alınmayacağı yönünde açıklama yaptığını ancak gerçeğin böyle olmadığını ifade etti. Velilerin, çocuklarını "nitelikli, iyi okul" denilen okullara kaydetmek için 100-200 bin lira bağış yapmak durumunda kaldıklarını anlatan Irmak, "Kamu okullarının temizlik, güvenlik, bakım onarım, kırtasiye, elektrik, su ve diğer temel giderleri merkezi bütçeden karşılanmadığında okul yöneticileri de velilerden bağış istemeye yönelmekte, eğitimin finansmanı giderek ailelerin üzerine bırakılmaktadır. Bu tablo parasız ve kamusal eğitim hakkını da fiilen ortadan kaldırmış durumda" dedi.
TÜİK’in Ağustos 2026 tüketici enflasyonu verilerine ilişkin de konuşan Irmak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kırtasiye, eğitim alanındaki enflasyon diğer enflasyona göre 22 puan daha fazla. İlkokul düzeyinde kırtasiye, çanta, okul kıyafeti, beden eğitimi kıyafeti ve ayakkabı giderleri eklendiğinde toplam gelirler 6 bin-9 bin arasında değişiyor. Bu durum ortaokullarda 8 bin-12 bin lira, lise düzeyindeyse 10 bin lira ile 15 bin lira arasına ulaşmakta. Buradaki rakamlara servis, ulaşım, beslenme, kantin, yardımcı kaynaklar ve eğitim yılı içerisindeki diğer harcamalar da asla dahil değil. Ailenin gelir düzeyinin çocuğun hangi eğitim materyaline ulaşacağını, nasıl besleneceğini ve nasıl bir eğitim alacağını belirler hale gelmesi doğrudan eğitim ihlalidir. Çocukların eğitim hakkı ailelerin gelir düzeyine bırakılamaz."
"KAYIT PARASINA SON VERİLMESİNİN KOŞULLARI YARATILMALI"
Irmak, Eğitim-Sen'in taleplerine ilişkin şunları söyledi:
"Bütün eğitim emekçilerinin ücretleri yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalı, insanca yaşam ve çalışma koşulları güvence altına alınmalıdır. Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik başta olmak üzere güvencesiz istihdam uygulamalarına derhal son verilmelidir. Her okula ihtiyacı oranında doğrudan ve yeterince bütçe ayrılmalı, temizlik, güvenlik ve yardımcı hizmetler için ihtiyaç duyulan personel kadrolu istihdam edilmelidir. Tüm öğrencilere en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek ile ücretsiz temiz içme suyu sağlanmalıdır. Temel kırtasiye ve eğitim materyalleri ücretsiz sağlanmalı, ailelerin okul başlangıç masrafları kamusal olarak karşılanmalıdır. Kayıt parası, zorunlu bağış ve benzeri uygulamalara son verilmesinin koşulları yaratılmalı. Kamu okullarının temel giderleri bütçeden karşılanmalıdır. Okul servisi ulaşım giderleri kamusal olarak desteklenmeli, yardımcı eğitim materyalleri ücretsiz olarak kamudan karşılanmalıdır.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli başta olmak üzere bilimsel ve laik eğitim ilkeleriyle çelişen müfredat uygulamasına son verilmelidir. Eğitim programları bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi, kapsayıcı ve ana dilinde eğitim hakkını esas alan bir anlayışla düzenlenmelidir. Öğretmenlerin meslek özelliğine yönelik kılık kıyafet, resen görevlendirme ve irade dışı alan değişikliği gibi müdahalelere son verilmelidir. Eğitime ayrılan kamu kaynakları artırılmalı, eğitim finansmanı velilerin omuzuna bırakılmamalıdır."
"BAKANLIK, MÜMKÜN OLDUĞUNCA VERİLERİ SAKLIYOR"
Irmak, bir gazetecinin MEB’in MESEM’de hayatını kaybeden öğrencilere ilişkin milletvekillerinin soru önergelerine verdiği yanıtlardaki "çelişkiyi" sorması üzerine Irmak, şu yanıtı verdi:
"Daha haziran ayında yapılan açıklamada, soru önergesine verilen cevapta sadece 13 ölümden bahsediyor bakanlık. Ancak iki ay sonra bu ölüm sayısının 37 olduğunu söylüyor. Herkesin merak ettiği bir şey. Bizim elimizdeki veriler en azından 13 değil, 23'tü bugüne kadar. Bakanlık, mümkün olduğunca MESEM'lere yönelik tepkiyi kırmak adına bir yere kadar bu verileri saklıyor, gerçek bunu gösteriyor. Ama bir yerden sonra bu veriler saklanamaz hale geliyor."

Journalist Nagehan Alçı reported his meeting with MHP Chairman Devlet Bahçeli. Bahçeli stated that a home-like place was built for Abdullah Öcalan on İmralı Island, but Öcalan has yet refused to move here.

Croatian Parliament Speaker Gordan Jandrokovic criticized Serbia's holding of an official ceremony for war criminal Ratko Mladic and warned that if this attitude continues, the support given to Serbia's EU membership process may be withdrawn.

Minister of Family and Social Services Göktaş visited the Melody of Life Orphanage in Damascus and initiated the voluntary return process of Syrian children under protection in Türkiye to their families. In the first stage, 7 children were handed over to Syrian authorities.
The Hungarian government has scrutinized BYD's electric vehicle factory investment in Szeged, working conditions and former Foreign Minister Peter Szijjarto's new position at the company. Environmental violations and incentive agreements are also under investigation.

Foça Mayor Saniye Bora Fıçı's resignation from CHP and joining AKP was protested by CHP Foça District Organization. District Mayor Cenk Bakırlı expressed his reaction by leaving a black wreath and white shoes in front of the town hall.

Deputy Minister of Commerce Sezai Aviation and Bulgarian Interior Minister Ivan Demerdzhiev discussed the new customs gate project in Kapikule.