Eski Bakan Denizolgun'un ölümünde yeni gelişme: Savcılık Adli Tıp'tan ek rapor istedi
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırlanan rapordaki çelişkilerin giderilmesi ve detayların açıklanması için ek rapor talep etti.
Quick Look
- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1.
- Adli Tıp İhtisas Kurulunun hazırladığı rapora ilişkin ek rapor talebinde bulundu.
- Savcılık, rapordaki çelişkilerin giderilmesini ve tıbbi tespitlerin ayrıntılı açıklanmasını istedi.
AI-generated summary
Why It Matters
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen bir soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu raporundaki belirsizliklerin giderilmesi için harekete geçti.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 2 Kasım tarihli rapora ilişkin ek rapor talebinde bulunuldu.
Savcılık tarafından kurula gönderilen ek rapor talebi yazısında, raporda göğüs bölgesindeki ekimozun ölümden önceki 3 ila 14 günlük süreçte oluştuğunun değerlendirildiği, mikroskobik incelemede ise deri altı yağlı dokuda taze kanama tespit edildiğinin belirtildiği hatırlatıldı.
Yazıda, "Taze kanama ile tarif edilen kanamanın ne kadarlık süreci kapsadığı, raporda 3-14 günlük olarak değerlendirilmesinde çelişki olup olmadığı ile maktulden alınan örneklerin imha edildiğine dair kurumun cevabı yazısı olmasına rağmen taze kanamanın nasıl tespit edildiğinin açıklanması" istendi.
Ağır otoliz durumuna rağmen rapordaki değerlendirmelerin nasıl yapıldığının ayrıntılı açıklanması da yazıda talep edildi.
Savcılık, ağız ve burun kapama, boyna bası ve göğse bastırma yoluyla ölümün gerçekleştiğine ilişkin tıbbi delil bulunmadığı yönündeki değerlendirmeye ilişkin de ağız ve burun kapama eyleminde ağız içinde lezyon bulunmasının zorunlu olup olmadığını ve göğüsteki kanamaların travmatik delil niteliği taşıyıp taşımadığını istedi.
Yazıda ayrıca, ölümün kesin olmamakla birlikte 6 Eylül 2016'da meydana gelmiş olabileceği yönündeki değerlendirme kapsamında, maktulün rahatsızlandığı ilk anda bulunması halinde acil tıbbi müdahalenin hayatta kalmasını sağlayıp sağlayamayacağının incelenmesi istendi.
Yazıda, "İhbarın geç yapılması nedeniyle maktule ait cesedin çürümesi sonucunda delil elde edilmesinin önüne geçilip geçilmeyeceğinin değerlendirilmesi" ve "dosyada maktüle ait tespit yapılmış herhangi bir tıbbi evrak bulunmamasına rağmen sonuç kısmında maktulün yüksek tansiyon ve kalp damar hastası olarak değerlendirilmesinin nasıl yapıldığının açıklanması" talep edildi.
Savcılık, maktulün kanında tespit edilen metoprolol etken maddesinin hangi hastalık ve durumlarda kullanıldığının açıklanmasını da istedi.
Open Questions
- Maktulün ölüm sebebi nedir?
- Rapordaki çelişkiler nasıl giderilecek?






