
SpaceX roketinin kontrolsüz parçası Ay yüzeyinde sodyum ve lityum bulutu oluşturdu, yeni krater bekleniyor.
AI-generated summary
Falcon 9 roketinin üst kademesi, 15 Ocak 2025'te iki özel iniş aracını Ay'a gönderdikten sonra uzayda kalmıştı.
SpaceX’e ait yaklaşık 4 tonluk Falcon 9 üst kademesinin bir yılı aşkın süre uzayda sürüklendikten sonra Ay’a çarptığı belirlendi. Saniyede yaklaşık 2,4 kilometre hızla gerçekleşen çarpışma doğrudan görüntülenemedi ancak Ay’dan uzaya yükselen sodyum ve lityum izleri teleskopla tespit edildi.
15 Ocak 2025’te iki özel iniş aracını Ay’a gönderen Falcon 9’un üst kademesi, görevini tamamladıktan sonra kontrolsüz biçimde uzayda kalmıştı. Yer çekimi kuvvetleri ile Güneş etkinliğinin etkisi, 12 metreden uzun roket parçasını zamanla Ay’la çarpışma rotasına soktu.
Uzay takip uzmanlarının hesaplamaları, parçanın 5 Ağustos’ta yaklaşık 8 bin 700 kilometre hızla Ay’a ulaşacağını gösteriyordu. Beklenen saatin ardından yapılan gözlemler de çarpışmanın gerçekleştiğine işaret etti.
ÇARPIŞMA GÖRÜLMEDİ
Ay yüzeyindeki çarpışma anı veya meydana gelen ışık parlaması hiçbir teleskop tarafından doğrudan görüntülenemedi. Buna karşılık Şili’deki Avrupa Güney Gözlemevi’ne ait Çok Büyük Teleskop, çarpışmanın hemen ardından uzaya yayılan bir madde bulutu belirledi.
Boston Üniversitesi’nden astronom Carl Schmidt, sodyum ve lityumdan oluşan bu akışın onlarca kilometre boyunca uzandığını ve 5 ila 10 dakika gözlemlenebildiğini açıkladı.
Schmidt, Associated Press’e yaptığı açıklamada ekibinin tespit ettiği izlerin roketin Ay’a çarpması sonucunda oluştuğundan “yüzde 100 emin” olduğunu söyledi.
Emekli astrofizikçi Jonathan McDowell da çarpışmadan bir gece önce yapılan yörünge gözlemlerinin roket parçasının doğrudan Ay’a yöneldiğini belirtti.
Tahmini çarpışma noktası, Ay’ın Dünya’dan görülebilen ve görünmeyen yüzleri arasındaki sınıra yakın Einstein Krateri çevresinde bulunuyor. Güneş ışığı alan bu bölgenin Ay’ın kenarında kalması, Dünya’dan yapılacak gözlemleri oldukça zorlaştırdı.
BİR YIL SÜRÜKLENDİ
Falcon 9 roketi, Firefly Aerospace tarafından geliştirilen Blue Ghost ile Japon ispace şirketinin Resilience iniş aracını Ay yolculuğuna çıkarmıştı.
Blue Ghost, Mart 2025’te Ay’a dik ve dengeli biçimde inmeyi başararak özel sektör tarafından gerçekleştirilen ilk tamamen başarılı ticari Ay inişini tamamladı. Resilience ise Haziran 2025’teki iniş girişimi sırasında Ay yüzeyine çakıldı.
İki aracı planlanan rotalarına yerleştiren Falcon 9’un üst kademesinde kendisini güvenli bir yörüngeye veya Dünya atmosferine yönlendirecek yeterli yakıt kalmadı. Bunun sonucunda parça, Dünya ile Ay arasındaki bölgede bir yılı aşkın süre kontrolsüz biçimde hareket etti.
SpaceX yöneticilerinden Julianna Scheiman, çarpışmanın planlanmış bir operasyon olmadığını vurguladı. Şirketin benzer olayların tekrarlanmaması için NASA ile birlikte çalıştığını belirten Scheiman, roketin Ay’a yönelmesinde yer çekimi kuvvetleri ile Güneş etkinliğinin rol oynadığını ifade etti.
KRATER ARANACAK
Çarpışmanın kesin görsel kanıtının NASA’nın Ay yörüngesindeki Lunar Reconnaissance Orbiter aracından gelmesi bekleniyor. Uzay aracının önümüzdeki günlerde bölgenin üzerinden geçerek yeni oluşan krateri görüntüleyebileceği belirtiliyor.
Ay’ın atmosferi bulunmadığı için roket parçası yüzeye ulaşmadan önce yanıp parçalanmadı. Yaklaşık 4 tonluk üst kademenin yüksek hızla yüzeye çarpmasının yeni bir krater oluşturduğu ve geniş bir alana Ay tozu saçtığı tahmin ediliyor.
Olay, Ay çevresindeki uzay enkazı sorununu da yeniden gündeme getirdi. 2022 yılında Çin’e ait olduğu belirlenen başka bir roket parçası da kontrolsüz biçimde Ay’a çarpmıştı. Geçmiş yıllarda takip edilemeyen çok sayıda parçanın daha benzer şekilde yüzeye ulaşmış olabileceği düşünülüyor.
Şimdilik bu tür çarpışmalar Ay’daki insan faaliyetleri açısından doğrudan bir tehlike oluşturmuyor. Ancak NASA’nın Artemis programı, Çin’in insanlı Ay planları ve özel şirketlerin ticari görevleri nedeniyle Ay çevresindeki trafiğin hızla artması bekleniyor.
Uzmanlara göre gelecekte kontrolsüz roket parçalarının Ay yüzeyine çarpması; çalışan araçlara, bilimsel deneylere ve kurulması planlanan üslere zarar verebilir. Bu nedenle görevini tamamlayan roket kademelerinin güvenli biçimde uzaklaştırılması, yeni Ay görevlerinin önemli planlama başlıklarından biri haline gelecek.
AI outlook — possibilities, not facts
NASA'nın Lunar Reconnaissance Orbiter aracı yeni oluşan krateri görüntüleyecek
Likely · Within days
UAE Space Agency Director Salim al-Qasim stated that Türkiye is a pioneer in space technologies at the 77th International Space Congress in Antalya and shared the UAE's asteroid belt mission and space resources goals.
TÜRKSAT and Chinese satellite operator China Satcom signed a technology protocol focused on joint R&D, hardware and software development at IAC 2026 in Antalya.

Margaret Hamilton, who led the team that developed software for NASA's Apollo missions and coined the term 'software engineering', passed away at the age of 90.
Türkiye's third space traveler Gökhan Erdem and his accompanying astronauts visited a high school in Antalya's Aksu district, examined the UAV R&D center and aircraft library, and met with students.

SpaceX invited all satellite operators to share real-time data and new safety standards in order to reduce collision risks in low Earth orbit. The company increases security measures by lowering the altitude of Starlink satellites.
At the 77th International Astronautical Congress held in Antalya, NASA and Peruvian Space Agency officials emphasized the principles of transparency, security and international cooperation of the Artemis Agreements. NASA drew attention to Türkiye's increasing capacity in the field of space.