
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gıda sektörünün milli güvenlik meselesi haline geldiğini vurguladı.
AI-generated summary
FOODIST fuarı, 150'den fazla ülkeden 70 bin sektör profesyonelini bir araya getirmeyi hedefliyor. Türkiye, tarımsal hasılada dünyada yedinci sırada yer almaktadır.
TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde 1-4 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek FOODIST İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı’nın açılış töreni yapıldı. Törene Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TİM Başkanı Mustafa Gültepe, TÜYAP Fuarlar Yapım AŞ Genel Müdürü ve Türkiye Fuar Yapımcılar Derneği Başkanı İlhan Ersözlü, ALZ Grup Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Fuarcılık Meclisi Başkanı Cihat Alagöz ile davetliler katıldı. Üreticiler, ihracatçılar, distribütörler, perakendeciler, zincir market temsilcileri ve uluslararası satın alma yetkililerinden oluşan 150’den fazla ülkeden yaklaşık 70 bin sektör profesyonelinin ziyaret etmesi beklenen fuar, açılış konuşmalarının ardından kurdele kesimiyle ziyaretçilerine kapılarını açtı. Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı ile Ticaret Bakanı Bolat, beraberlerindeki heyetle fuar alanındaki stantları gezerek yetkililerden bilgi aldı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Dünyadaki gelişmelere baktığımızda belki de insanlık tarihinin en önemli kırılma noktalarından birisini yaşıyoruz. Küresel iklim değişikliği zaten artık teoriden pratiğe geçmiş ve hayatımızın tam da göbeğinde yer almış durumda. Tarım ve gıda sektörü, gıda konusu, bu başlık bir milli güvenlik meselesi olarak devletler tarafından alınmış, algılanmış ve bu şekilde yönetilmeye başlanmış durumda. Nitekim dünyada yükselen bir gıda milliyetçiliği var. Ülkelerin kendi kaynaklarını koruma arzusu var. FAO’nun 2050 yılı projeksiyonu, dünyamızın bugünden çok daha fazla, ürettiğimizden daha fazla gıdaya ihtiyaç duyacağını gösteriyor ancak kaynaklarımız sınırlı. O zaman bir hedefimizin olması gerekir: Doğal kaynaklarımızı korumak, birim alandan daha fazla verim elde etmek, teknolojiyi ve planlamayı üretimin merkezine koymak, tarımı da sürdürülebilir bir anlayışla geleceğe taşımaktır. Tam da bakanlık olarak bu küresel fırtınanın ortasında Türkiye’nin pasif bir izleyici olarak değil, süreci yöneten, altyapısını güçlendiren ve geleceğe hazırlanan güçlü bir aktör olarak yer almasını sağlamak için gayret ediyoruz” dedi.
Bakan Yumaklı, “Bunun tesadüfi olmadığını gösteren somut verilerimiz var. 2025 yılı Dünya Bankası verilerine göre dünya ekonomisinde Türkiye’nin payı yüzde 1,35. Ancak tarıma baktığımızda çok daha güçlü bir tabloyla karşılaşıyoruz. Dünyadaki tarımsal üretimin oluşturduğu katma değerin yüzde 1,75’i Türkiye’ye ait. Bu da tarımsal üretimdeki gücümüzün ne denli dünya ölçeğinde önemli bir yere sahip olduğunu gösteriyor. 2002 yılında tarımsal hasılada Türkiye 12’nci sıradaydı. Bugün tarımsal hasılada da dünyada yedinciliğe yükselmiş durumdayız. 83,2 milyar dolar tarihimizin en yüksek seviyesidir. 2026 sonuçlarında bu rakamın çok daha yukarılara geldiğini göreceğiz. Bu Cumhuriyet tarihimizin tarımsal hasılaya ulaştığı en üst noktadır. Bugün, Türkiye 86 milyon vatandaşımızın ve 60 milyon turistin gıda arzını sağlıyor. Aynı zamanda da 185 ülkeye 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyor. Bundan da ekonomimize sağlanan katkı 32,6 milyar dolar. Bu rakamın 2002 yılında Türkiye’nin toplam ihracatına neredeyse eşit olduğunu söylemem gerekir” ifadelerini kullandı.
Yumaklı, “Tarım aynı zamanda bir diplomasisi argümanıdır. Tarım diplomasisi başlığı artık ülkelerin çok önem verdiği ve bir yönetilebilecek alan olarak ortaya koyduğu bir husus. Somon, çipura gibi, levrek gibi su ürünleri yanı sıra bazı ürünlerde özellikle, badem gibi ülkemizin belli bölgelerinde çok yoğun bir şekilde üretilen ürünlerimizin Çin pazarına girişiyle ilgili Ticaret Bakanlığımızla çok yoğun bir çalışma gerçekleştirdik. Yine kanatlı etin önünde önemli engeller vardı, bunları çok kısa zamanda aşmış olacağız. Bazı ürünlerde dünya birinciliklerimiz var. Yeni dönemde önümüzde bir başka fırsat daha var. Türkiye’nin Suriye üzerinden Ürdün’e, oradan da Körfez ülkelerine uzanan bir kara yolu bağlantısı 15 Nisan 2026 tarihinde yeniden işler hale getirildi. Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan transit koridoru. Ben inanıyorum ki ihracatçılarımız bu hattı etkin bir şekilde kullanarak yeni bir ticaret güzergahını işler hale getirmiş olacaklar. Hedefimiz çok açık: Üreticimizin emeğini yalnızca ülkemizin 86 milyon vatandaşıyla değil, dünyanın dört bir yanındaki üreticiler, tüketicilerle buluşturmak” diye konuştu.
Yumaklı, “Bugüne kadar 46 organize tarım bölgesine özel kişilik kazandırdık. Bunlardan 16'sı şu anda üretime geçmiş durumda. Bu senenin sonuna kadar da 4 organize tarım bölgesini üretime geçirmiş olacağız. Sağlığı tehlikeye düşürecek gıdalar ya da taklit tağşiş yapılan gıdalar konusunda çok ciddi bir çalışma ve önemli bir mesafe kat etmiş durumdayız. Bunlar herhangi basit, sıradan uygulamalar değil. Bunlar işini doğru yapanla, doğru yapmayanın fark edilmesini sağlayacak olan uygulamalar. Dolayısıyla dürüst işletmelerimizi korumaya ve uygunsuz ürünü üretenlerin de karşısında olmaya devam edeceğiz, ifade etmek istiyorum. Diğer bir konu, özellikle ihracatçılarımızın muzdarip olduğu pestisit konusu. B reçete dediğimiz, tarımsal üretimde kullanılacak olan zirai ilaçların, aynı beşeri ilaçlarda olduğu gibi bir sistematikte kullanılabilmesi için uygulamamızı devreye aldık. Geçiş süreçlerini öngördük. Bu konuda çok ciddi bir çalışma oldu, herhangi bir şekilde bir tavizimizin olmayacağını özellikle ifade etmek istiyorum. Bütün bunların sonu ne oldu? RASFF bildirimleri, bizim ihraç edilen ürünlerimizin geri döndüğünde yayınlandığı o bildirim sistematiğinde son 4 yılda yüzde 75 oranında RASFF bildirimlerinde düşüş var. Bu sadece bizim bir başarımız değil, hep birlikte sektörün destek vermesiyle oluşan bir sonuç. Birçok dış etkene maruz kalan tarım sektörü, sözleşmeli üretim olmadan denizin üzerindeki bir ceviz kabuğundan farksızdır. Eğer hakikaten gücümüzü korumak istiyorsak, sözleşmeli üretimi mutlaka ama mutlaka hayata geçirmek durumundayız. Bu konuda düzenlemeler yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Belli zamanlar içerisinde bunları da kamuoyumuzla, sizlerle paylaşacağız. Ama ben sözleşmeli üretimi hem üreticilerimiz için hem de sanayicilerimiz için bir güvenli liman görüyorum ki o dalgalanmaları hem ticaret açısından hem de tüketici açısından yaşamamış olalım” dedi.
AI outlook — possibilities, not facts
Sözleşmeli üretim ile ilgili yeni düzenlemelerin kamuoyu ile paylaşılması.
Likely · Within months
Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre, temmuz ayında işsizlik oranı Avro Bölgesi'nde yüzde 6,4, AB genelinde ise yüzde 6,1 seviyesinde sabit kaldı. Genç işsizlik oranlarında ise hafif bir düşüş kaydedildi.
S&P Global verilerine göre Avro Bölgesi imalat sanayi PMI, ağustos ayında 52,7 puana yükselerek Mayıs 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Fabrika üretimi ve yeni siparişlerde 2022 başından beri en hızlı artış kaydedildi.
Avrupa İstatistik Ofisi verilerine göre, Avro Bölgesi'nde yıllık enflasyon temmuz ayındaki yüzde 2,9 seviyesinden ağustos ayında yüzde 3,3'e yükseldi. Piyasa beklentileriyle uyumlu gerçekleşen verilerde en yüksek artış enerji ürünlerinde görüldü.
Fenerbahçe, Cabir Holding ile sponsorluk anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında Cabir Holding logosu, futbol takımının formalarının sağ kolunda yer alacak. İmza töreninde kulüp yöneticileri ve holding temsilcileri yer aldı.
İntetra Teknoloji, Borsa İstanbul'da düzenlenen gong töreniyle işlem görmeye başladı. 26-27 Ağustos'ta gerçekleşen halka arzda 2 milyar 144 milyon liralık büyüklüğe ulaşıldı ve 653 binden fazla yatırımcıya pay dağıtımı yapıldı.
Gıda şirketi ETİ, iklim krizine ve kuraklığa karşı dirençli yerli tohum çeşidi 'Kanatlı Buğdayı'nın ilk tohumluk hasadını yaptı. Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile geliştirilen buğday, sürdürülebilir hammadde güvencesi sağlamayı hedefliyor.