
Ford'un Çinli şirketlerle olan teknolojik iş birlikleri, Trump yönetimi ve Cumhuriyetçi kanat arasında çelişkili açıklamalara yol açıyor.
AI-generated summary
Ford, 2023 yılında Çinli batarya üreticisi CATL ile Michigan'da bir fabrika kurmak için lisans ortaklığı yapacağını duyurmuştu. Bu durum, ABD'li siyasetçiler arasında Çin teknolojisinin kullanımı konusunda tartışmalara yol açtı.
ABD otomotiv endüstrisinin dev ismi Ford’un Çinli şirketlerle olan ticari ve teknolojik bağları, Trump yönetimi ve Cumhuriyetçi kanatta derin bir görüş ayrılığını su yüzüne çıkardı. ABD’li üreticilerin Çin’in küresel otomotiv sektöründeki agresif liderliğine nasıl yanıt vermesi gerektiği tartışılırken, Washington’dan Ford’a aynı hafta içinde hem sert eleştiriler hem de övgüler geldi.
Ford, küresel rekabetçiliğini koruyabilmek için Çin’in ileri teknolojisine ve üretim tecrübesine ihtiyaç duyduğunu savunuyor. Ancak şirket aynı zamanda Çinli üreticilerin ABD pazarından uzak tutulması gerektiği yönünde hükümete çağrıda bulunmaya devam ediyor. Bu çift yönlü strateji ise siyasetin tepkisini çekiyor.
CUMHURİYETÇİLERDEN 'SÖYLEDİKLERİ İLE YAPTIKLARI BİR DEĞİL' ELEŞTİRİSİ
Çarşamba günü, Temsilciler Meclisi Çin Seçim Komitesi resmi X hesabından yaptığı açıklamada Ford’u hedef aldı. Komite, şirketin bir yandan Çinli üreticilerin ABD sanayisine yönelik oluşturduğu tehdide dikkat çekerken, diğer yandan bu şirketlerle iş birliği yapmasını sert bir dille eleştirerek "Ford’un söyledikleri ile yaptıkları arasındaki fark" ifadelerini kullandı.
Bu çıkış, Ulaştırma Bakanı Sean Duffy’nin Ford’un Çinli şirketlerle olan ilişkilerini "endişe verici" olarak nitelediği mektubunun hemen ardından geldi. Ford cephesi ise Ulaştırma Bakanı Duffy’nin "manşet yaratmaya çalıştığını" belirterek eleştirileri geri çevirdi.
BEYAZ SARAY VE TİCARET BAKANLIĞI'NDAN DESTEK
Temsilciler Meclisi ve Ulaştırma Bakanlığı’nın sert tutumuna karşın, Trump yönetiminin üst kademelerinden Ford’a destek mesajları geldi. Beyaz Saray Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Ford’un ABD içindeki üretime devasa yatırımlar yapan "büyük bir Amerikan şirketi" olduğunu vurguladı. ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick de geçmişte Ulaştırma Bakanı Duffy’nin eleştirdiği bazı Ford yatırımlarını öven ifadeler kullanmıştı.
Yönetimden gelen bu karmaşık sinyallere yanıt veren Ford sözcüsü, "Bu durumun tamamı oldukça kafa karıştırıcı. Yönetimle son derece iyi ve verimli bir diyaloğumuz var; bu nedenle mektup tamamen beklenmedik bir yerden geldi" açıklamasını yaptı.
FORD CEO’SU FARLEY'İN ÇİN İKİLEMİ
Ford CEO’su Jim Farley, yıllardır Çinli otomotiv markalarının yükselen tehdidine karşı en sert uyarıları yapan sektör liderlerinin başında geliyor. Çin hükümetinin sağladığı teşvikler sayesinde Çinli üreticilerin muazzam bir maliyet avantajı elde ettiğini belirten Farley, bu markaların ABD pazarına girmesini engellemek için Kongre nezdinde yoğun lobi faaliyetleri yürüttü.
Farley, röportajlarında Çin’in tüm Kuzey Amerika pazarının ihtiyacını karşılayabilecek devasa bir fabrika kapasitesine sahip olduğunu ve ABD’li üreticileri iflas ettirebileceğini açıkça ifade etti. Ancak Farley, rakip ürünleri övmekten de geri durmadı. Ekim 2024'te katıldığı bir podcast yayınında, Çinli teknoloji devi Xiaomi'nin ürettiği elektrikli otomobili kullandığını ve araçtan çok memnun kaldığını itiraf etmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.
TARTIŞMALARIN ODAĞINDAKİ CATL ORTAKLIĞI
Ford’un Çin stratejisi ilk kez 2023 yılında büyük bir siyasi krize dönüşmüştü. Şirket, Çinli batarya devi CATL ile lisans ortaklığı kurarak Michigan’da bir batarya hücresi fabrikası inşa edeceğini duyurmuştu. Mülkiyeti tamamen Ford’a ait olacak ve Amerikalı işçilerin çalışacağı bu tesiste CATL’in teknolojisinin kullanılacak olması, Washington’daki şahin kanadın tepkisini çekmişti.
Yaşanan son gelişmeler, Başkan Donald Trump’ın ABD sanayisini Çin rekabetinden koruma ve yerli üretimi ihya etme hedefinde, Çin teknolojisinden faydalanmanın sınırlarının nerede başlayıp bittiği konusundaki kafa karışıklığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
IMF Spokesperson Julie Kozack stated that the disinflation process that started after the cost of living crisis in 2022 has paused somewhat and advised central banks to focus on price stability targets. Kozack emphasized that the global economy remains resilient, but uncertainty remains high, the public debt to GDP ratio is close to 100%, and the rise in bond interest rates in developed economies such as the USA, France and Japan affects all countries.

Türkiye Tourism Promotion and Development Agency (TGA) combined the domestic and international social media accounts of 81 provinces under a single structure under the GoTürkiye brand. This digital transformation, carried out in strategic cooperation with Meta, aims to increase international marketing capacity with data analytics, artificial intelligence-supported targeting and technology-focused content strategies.
While the BIST 100 index completed the day with a decrease of 111.63 points, the CBRT kept the policy rate constant at 37 percent. In global markets, geopolitical tensions originating from the Middle East and expectations for US inflation data increase the selling pressure.
In her statement following the decision to increase interest rates, ECB President Christine Lagarde emphasized the impact of the conflicts in the Middle East on inflation and emphasized the bank's determination to reach the inflation target of 2 percent.

The August PPI data in the USA, which was above expectations at 5.4 percent annually, strengthened the possibility of the Fed's interest rate increase and led to sharp declines in gold and silver prices.

Volkswagen faces a cost of 16 billion Euros in the restructuring process it initiated due to Chinese competition and overproduction. The plan envisages the closure of four factories in Germany and the layoff of around 60 thousand employees.