Breaking
RUAn industrial facility in Tatarstan was damaged after an attack by the Ukrainian Armed ForcesDESaxony-Anhalt: Employers warn of “climate of isolation” after AfD election victoryCNOhio gubernatorial candidate Acton attacked by gunman at Canfield FairDEFuture of the BSW state parliamentary group in Thuringia uncertain after the new party was foundedRUIn Kabardino-Balkaria, an avalanche covered a group of climbersBRRegistration for the Pirpirituba City Council competition closes this Monday (7)DEMore explosive devices discovered in Saxony – search for suspects underwayCNFormer Johnny's staff member confessed to sexually assaulting eight minors Jr. 30 years after the incident, he comes forward to be interviewedFRBudget: Philippe Juvin discusses the use of ordinances to break the deadlockTRFather experiencing economic difficulties in Gaziantep requested euthanasiaRUAn industrial facility in Tatarstan was damaged after an attack by the Ukrainian Armed ForcesDESaxony-Anhalt: Employers warn of “climate of isolation” after AfD election victoryCNOhio gubernatorial candidate Acton attacked by gunman at Canfield FairDEFuture of the BSW state parliamentary group in Thuringia uncertain after the new party was foundedRUIn Kabardino-Balkaria, an avalanche covered a group of climbersBRRegistration for the Pirpirituba City Council competition closes this Monday (7)DEMore explosive devices discovered in Saxony – search for suspects underwayCNFormer Johnny's staff member confessed to sexually assaulting eight minors Jr. 30 years after the incident, he comes forward to be interviewedFRBudget: Philippe Juvin discusses the use of ordinances to break the deadlockTRFather experiencing economic difficulties in Gaziantep requested euthanasia
BackFransa'da 30 yılı aşkın süredir tartışılan başörtüsü yasağının geçmişi ve medya boyutu
Fransa'da 30 yılı aşkın süredir tartışılan başörtüsü yasağının geçmişi ve medya boyutu
Politics
AA Dünya1 hour agoPolitics4 min readTürkiyeView translation

Fransa'da 30 yılı aşkın süredir tartışılan başörtüsü yasağının geçmişi ve medya boyutu

Fransız editör Thomas Deltombe, Fransa'da başörtüsü tartışmalarının 1980'li yıllardan bu yana medyada ve siyasi alanda nasıl şekillendiğini anlattı.

Quick Look

  • Fransa'da 1980'lerden bu yana süren başörtüsü tartışmalarının ve yasa sürecinin geçmişi.
  • Fransız editör Thomas Deltombe, medyanın Müslüman kimliğini hedef alan rolünü AA'ya değerlendirdi.

AI-generated summary

Why It Matters

Fransa'da 1980'lerden bu yana kamusal alanda ve okullarda dini simgelerin kullanımı tartışılmakta ve yasal düzenlemelere konu olmaktadır.

Font size

Fransız memurların görev başındayken başörtüsü dahil dini simgeler takması yasakken kamu okullarındaki öğrencilerin başörtüsü takması, 1980'li yıllarda ülke gündeminde tartışmalara yol açtı.

Ekim 1989'da 3 ortaokul öğrencisi, sınıfta başörtülerini çıkarmayı reddettikleri için okuldan atıldı. Bu olay, "Creil başörtüsü hadisesi" olarak literatüre girdi.

Danıştay, 27 Kasım 1989'da öğrencilerin dini aidiyetlerini ortaya koyan simgeler taşımalarının laikliğe aykırı olmadığına hükmetti.

Ülkede 15 Mart 2004 tarihli kanunla beraber, başörtüsü yasağı ilkokul ve ortaöğretim seviyesindeki öğrenciler için de uygulanmaya başlandı.

Ardından peçe, kamusal alanda 2010'da tamamen yasaklandı, uymayanlara 150 avro para cezası getirildi.

Fransa'da 2012'de okul gezilerine refakat eden annelere de başörtüsü yasağı getiren genelge yürürlüğe girdi.

Tartışılan genelge, 2013'te Danıştayın başörtülü anneler lehine karar vermesiyle yürürlükten kaldırıldı.

2024'te Olimpiyat Oyunları'na ev sahipliği yapan Fransa, kendi sporcu delegasyonuna başörtüsü yasağı uyguladı.

30 yılı aşkın süredir ülke gündeminden düşmeyen başörtüsü meselesi, bu sefer aşırı sağcıların başörtüsü yasağını kamusal alana yayma teklifiyle yeni tartışmalara yol açtı.

Gelecek yıl cumhurbaşkanı seçimlerinin düzenleneceği Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Partisi yetkilileri, seçimleri kazanmaları halinde kamusal alanda başörtüsü yasağı getireceklerini, uymayanlara para cezası uygulayacaklarını açıkladı. Parti, bu yasağı referandumla hayata geçirmeyi planlıyor.

Fransız medyası, 1980'li yıllarda Müslüman kimliğine odaklandı

Fransız editör Thomas Deltombe'un, Fransa'da 1970'li ve 2000'li yıllarda İslam'ın medyada nasıl ele alındığını araştırdığı "Hayali İslam: Fransa'da İslamofobi'nin medya yoluyla inşası, 1975-2005" başlıklı kitabı 2005'te yayımlandı.

Deltombe, Fransız medyasında başörtüsü ve başörtüsü yasağı meselesinin nasıl gündeme geldiğini AA muhabirine anlattı.

Eski Fransa sömürgesi Cezayir'in 1962'de bağımsızlığını kazandıktan sonra 1970'lere kadar Fransız medyasında İslam'dan çok bahsedilmediğini belirten Deltombe, 1970'li yıllardan itibaren bir kısmı Müslüman ülkelerden "yabancı çalışanlar" konusunun gündeme geldiğini anlattı.

Medyanın bu kişilerin, kültürleri ve yaşam tarzlarıyla ilgilendiğini ve Fransa'da İslam konusunda birtakım röportajlar yaptığını dile getiren Deltombe, 1980'li yıllarda bugünkü sorunların başlangıcı sayılabilecek "radikal değişim" yaşandığını vurguladı.

Thomas Deltombe, 1980'lerde Fransız medyasının, Müslümanların diğer kimliklerinden ziyade, yalnızca Müslüman kimliklerine ilgi gösterdiğine işaret ederek "Ben bunu 'bakışların İslamileştirilmesi' olarak adlandırıyorum." dedi.

Deltombe, o dönemde gazetecilerin, medya yöneticilerinin ve siyasetçilerin Müslümanları yalnızca "Müslüman kimliklerine indirgediği" değerlendirmesinde bulundu.

Başörtüsünü çıkarmayı reddeden 3 öğrenci 1989'da okuldan atıldı

Deltombe, o yıllarda televizyonda başörtüsü takmakla ilgili daha fazla röportaj yapıldığına dikkati çekeek, şunları kaydetti:

"Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' olayının ardından, 1989 yılının başında çador (İran'da giyilen çarşaf) hadisesi bir nevi Fransız medyasında ve siyasette takıntı haline geldi. Rüşdi olayından birkaç ay sonra medya ve özellikle televizyon, haftalarca haber programlarının başında 'çadorlar hadisesi', 'başörtüler hadisesi'ne ilişkin röportajlar yayımlamaya başladı."

Bu olayın bugün "Creil hadisesi" şeklinde adlandırıldığını anlatan Deltombe, Ekim 1989'da Fransız medyasının Creil kentindeki Gabriel-Havez Ortaokuluna giden 3 kız öğrencinin başörtüsü takmalarına odaklandığını söyledi.

"Bu hadise, aylarca süren ulusal bir meseleye, ulusal bir tartışmaya dönüştü ve Fransız kamusal alanında Müslüman dini simgelerin taşınması konusundaki 30 yıllık tartışma sürecini başlattı." diyen Deltombe, bu durumun o dönem medyada ve siyasetteki değişimlerle bağlantılı olduğunun altını çizdi.

O yıllarda özel televizyonların kurulduğuna, kanallar arasındaki ciddi rekabet sonucu sansasyonel ve ülkedeki ırkçılığı tatmin etmeye yönelik haber konularının araştırıldığına dikkati çeken Deltombe, o dönem ülkede aşırı sağın yükseldiğini ve siyasetçilerin Fransız kimliğiyle ilgili müzakereyi kabul ettiklerini dile getirdi.

Deltombe, o süreçte kamu müzakerelerinde laiklik meselesinin de daha fazla konuşulduğunu belirterek "Birçok sosyalist yetkili, başörtüsü takmayı laikliğe karşı gibi gösterdiler. Özetle, sol, ve sağ kesimde baskın görüş, 'Kamu okullarında başörtüsü takmak, laikliğe aykırı' şeklinde oldu." diye konuştu.

Fransa'da 1980'li yıllarda geçerli olan mevzuatta başörtüsünün laikliğe aykırı görülmediğini söyleyen Deltombe, Danıştayın 1989'da verdiği kararla dini simgeler taşımanın laikliğe aykırı olmadığına hükmettiğini vurguladı.

Deltombe, Danıştayın kararının solcu ve sağcı siyasetçilerin bir kesimi tarafından olumsuz karşılandığını ve sonraki yıllarda bu kararı delmek için girişimlerde bulunulduğunu anlattı.

Dönemin Eğitim Bakanı François Bayrou'nun 1994'te kamu okullarında dini simgeleri yasaklayan genelge çıkardığını kaydeden Deltombe, "(Genelgede) 'Müslüman' ya da 'başörtüsü' kelimeleri veya başörtüsüyle ilgili herhangi bir kelime yer almıyordu ancak herkes mesajın ne olduğunu gayet iyi anlıyordu. Amaç, Fransa'da başörtüsünü kamu eğitim kurumlarında yasaklamaktı." ifadelerini kullandı.

"Bu, Müslüman karşıtı muhafazakar kesimler için tam anlamıyla bir zaferdi"

Fransız editör, Danıştayın başörtüsüyle ilgili 1989 tarihli kararını delmek adına yapılan girişimlerin istenilen etkiyi oluşturmadığını ancak 15 Mart 2004 tarihli kanunla kamu okullarında başörtüsü takılmasının yasaklandığını söyledi.

"(Bu kanun) Bu Müslüman karşıtı muhafazakar kesimler için tam anlamıyla bir zaferdi, başörtüsünü yasaklamayı ve aynı şekilde başörtüsü takan genç kadınları damgalamayı başardılar." diyen Deltombe, dünyada İslam'la uzaktan veya yakından alakası olan tüm olayların, Müslümanları damgalamak amacıyla özellikle ırkçı ideolojilere mensup kişilerce müzakerelerde kullanıldığını dile getirdi.

Deltombe, Danıştayın 1989'daki kararında bir kişinin okuldan atılmasına kıyafetinin değil davranışlarının sebep olabileceğini belirttiğine işaret ederek "Ancak, (2004) yasa bunu değiştirdi ve böylelikle bir nevi laikliğin doğasını da değiştirdi." dedi.

Open Questions

  • Aşırı sağcı partinin referandum teklifi kabul görecek mi?
  • Fransa'daki başörtüsü tartışmaları uluslararası alanda nasıl yankılanacak?

Related Topics

This article was originally published by AA Dünya.

Related Stories

More on this topicfransa