
Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci celsesinde, tek sanık Tuğyan Ülkem Gülter savunma yaptı.
AI-generated summary
Güllü'nün şüpheli ölümüne ilişkin açılan davanın ikinci duruşması Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Davanın ikinci celsesi bugün görüldü ve davanın tek sanığı Tuğyan Ülkem Gülter hakim karşısına çıktı.
Güllü’nün kardeşi Kader Tut’un avukatları, olay gecesine ait kamera görüntülerini mahkeme heyetine sundu.
Avukatlar, raporu sunarken şöyle savunma yaptı:
“Güllü'nün lavaboya girdiği sırada Tuğyan'ın Sultan'a 'Şişt, şişt, Malkata’yı açalım öyle oynasın’ dediği, Güllü'nün lavabodan çıktıktan sonra 'Aç, aç, aç' diye seslendiği ortaya çıkıyor. Sanık burada Sultan ile birlikte hareket etmiştir. Sultan'ın tanık değil, sanık olması gerekmektedir. Sultan ifadesinde doğruyu söylüyor ancak eksik söylüyor. Biz sanığın 'Üst soya karşı kasten planlayarak öldürme' suçundan cezalandırılmasını, Sultan'ın da yargılanmasını talep ediyoruz.”
Tuğyan Ülkem Gülter'in duruşma sırasında gözyaşlarını tutamadığı görüldü.
“DUVARLARI TUTUNARAK YÜRÜYORDU”
Tuğyan Ülkem Gülter'in avukatları ise ilgili iddiaya şöyle yanıt verdi:
“Videolara bakarsanız, Güllü'nün duvarları tutarak yürüdüğünü, alkol içerken gözlük takmadığı ve olay anında da gözlük takmadığı görülmüştür. Zemin de bir kayganlaştırıcı gözükmese zeminin kendisi kaygan bir madde.”
“DÜŞTÜĞÜNÜ GÖRSEM TUTARDIM”
Gülter, mahkemenin verdiği aranın ardından sanık kürsüsüne çıkarak savunmasına başladı.
Üzerine atılı suçlamaları reddeden Gülter, annesinin düştüğünü görmediğini iddia edip “Görsem tutardım. Her anne kız arasında tartışma olsa da sırtımı yasladığım arkadaşımı kaybettim.” dedi.
Gülter, ifadesine devam ederken ağlayarak “Sultan neden iftira attı anlamıyorum. Sultan'ın hep yanındaydım, her zaman yan yanaydık. Korkarak ifade verdiğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
“İFTİRAYA UĞRADIĞIMA İNANIYORUM”
Kamuoyunda “anne katili” olarak adının geçtiğini ve annesi yüzünden saçını boyattığının ifade edildiğini ileri süren Gülter, şöyle devam etti:
“Ne kadar ağır tahmin bile edemezsiniz. İftiraya uğradığıma inanıyorum. İnsanın kendi vicdanını susturmasına yetmez. Ben ilahi adalete inanıyorum. Öbür dünyada annemle el ele hesap soracağız. Annemi lekelediler. Kızımın bu lekeyle yaşamasını istemiyorum.”
Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada aynı zamanda bir numaralı sanık olan Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakim karşısında savunma yaptı. Gülter, hakkındaki suçlamaları reddederken zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadı.
Savunmasında yaklaşık 10 aydır yaşadıklarını anlatmak istediğini söyleyen Gülter, sosyal medyada özel hayatının ve kendisiyle ilgili çok sayıda bilginin paylaşıldığını belirterek, “Çok ağır bir itham altındayım. Bu suçlamayı kabul etmiyorum. Paylaşımlardan çok rahatsızım.” dedi.
“ANNEM ŞARAP AÇTI, BİRLİKTE MÜZİK DİNLEDİK”
Gülter, olay günü yaşananları da mahkemede ayrıntılı şekilde anlattı. Annesinin şarap açtığını ve birlikte vakit geçirdiklerini belirten Gülter, şöyle konuştu:
“Annem şarap açtı, şarap içmeye başladık. Annem şarkı söyledi, beraber klipleri izledik. Salonda kalkıp oynadık, gırgır şamata yaptık. Bir kere tuvalete gittim. Sonra odaya geçtik.”
Gülter, Sultan Nur Ulu'nun da kendileriyle birlikte olduğunu belirterek, odaya geçtiklerinde Sultan’ın saçını ördüğünü, daha sonra birlikte müzik eşliğinde oynadıklarını söyledi.
Annesinin bir süre başka odada müzik dinlediğini anlatan Gülter, “Annemi aradım, açmadı. ‘Anne müziğin sesini kıs’ diye aradım. Normalde de odadan odaya birbirimizi arayabiliyoruz.” ifadelerini kullandı.
"BİR BAKTIM ANNEM YOKTU"
Gülter, annesinin daha sonra yanlarına geldiğini belirterek olay anını şu sözlerle anlattı: “Annem girdi, benimle oynadı. Sultan’la da oynadık. Sultan aynaya bakıyordu, ben yanındaydım. Sonra çok büyük bir ses duyduk. Bir baktım annem yoktu. Sultan’a bağırdım. Sonra birlikte koşarak aşağı indik.”
Annesinin pencereden düştüğü anı görmediğini vurgulayan Gülter, “Arkam dönüktü. Pencereden düşmüş. Nasıl düştüğünü görmedim.” dedi.
Soruşturma esnasında ortaya çıkan bazı görüntülerde Güllü'nün kızı Tuğyan'a küfrettiği iddia edilmişti. Gülter, annesi Güllü ile zaman zaman şakalaştıklarını belirterek, "O anki küfürleri sinirli değil, gülerek söyledi." dedi.
Malkata isimlinin Güllü'yü odaya getirmek için kasıtlı şekilde açıldığı iddiasını da reddeden Gülter, "Biz mutluysak bu şarkıyı dinleriz. Salonda da o şarkıyı dinledik." iddiasını dile getirdi.
Annesinin olay anında alkollü olduğunu savunan Gülter, Güllü'nün aynı zamanda yükseklik korkusu olduğunu da anlattı.
“GÜLLÜ'YÜ KALÇASINDAN TUTUP AŞAĞIYA ATTI”
Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu'nun savunmasına geçildi. Olayın tanığı olarak ifade veren Ulu, Tuğyan Ülkem Gülter'in Güllü’yü kalçasından tutup aşağı attığını söyledi. “Yüzü dönüktü, pencereden attığını gördüm. Sonra koş diye bağırdı. Ben de şoka girmiştim peşinden koşarak aşağı indim” dedi.
Ulu, Tuğyan'ın kendisine zarar vermesinden korktuğunu belirterek, "Cenaze günü ‘Ben yanarsam seni de yakarım' dedi" ifadelerini kullandı.
İlk ifadesinde Güllü'nün düştüğünü iddia eden Sultan Nur Ulu, sonradan bu ifadesini neden değiştirdiğini ise şu sözlerle açıkladı:
“Ben gözaltına alınmadan önce avukatıma söyledim. Dayanamıyorum dedim. Zaten gözaltına alınınca dayanamadım söyledim”
AI outlook — possibilities, not facts
Mahkeme heyeti sonraki celsede yeni delil ve ifadeleri değerlendirecek
Very likely · Within weeks

The case of Seçil Erzan, publicly known as the 'highly profitable secret fund' case and sentenced to 102 years and 2 months in prison, was returned to appeal. At the hearing held at the Istanbul 29th High Criminal Court, it was decided that Erzan's detention should continue.

The retrial process of Seçil Erzan, who was sentenced to 102 years in prison for allegedly defrauding famous names with fictitious funds, continues at the Istanbul 29th High Criminal Court. Erzan claimed that he had not defrauded anyone and requested his release.

In the case regarding the death of singer Gül Tut, who died by falling from the window of her house in Yalova in 2025, her daughter Tuğyan Ülkem Gülter was sentenced to aggravated life imprisonment. The legal process against his friend Sultan Nur Ulu continues.
In the capital markets investigation carried out by the Istanbul Chief Public Prosecutor's Office, journalists İsmail Saymaz and Murat Ağırel were summoned to testify as suspects on charges of 'disinformation'. Mustafa Balcı and Şaban Sevinç, who were detained, were referred to the judgeship with a request for arrest.

The second hearing of the case, publicly known as the 'highly profitable secret fund' case, which was overturned by appeal, was held. While the detained defendant Seçil Erzan requested her release, the court decided to continue her detention.

The retrial of bank branch manager Seçil Erzan, who was tried for allegedly defrauding people including well-known football players, continued after her appeal was overturned. The court decided to continue Erzan's detention.