İsrail, ABD'ye Çekincelerini Sundu
AI-generated summary
Gazze'de ateşkes anlaşmasının ilk aşaması 10 Ekim 2025'te yürürlüğe girdi.
İsrail'de yayın yapan Kanal 14 televizyonunun haberine göre, akşam saatlerinde toplanan İsrail Güvenlik Kabinesi, Gazze'de ateşkesin ikinci aşamasına ilişkin yeni yol haritasını görüştü. İsrail Güvenlik Kabinesi'nin 15 maddelik yol haritasını mevcut haliyle kabul edilemez bulduğu ve planı reddettiği ABD yönetimine resmen iletildi.
Kanal 14'e konuşan İsrailli üst düzey siyasi yetkili, "İsrail, Mısır ve Hamas tarafından hazırlanan 15 maddelik belgenin bizim için kabul edilemez olduğunu Washington yönetimine çoktan iletti ve çekincelerini sundu." dedi. İsrail Güvenlik Kabinesi'nin onayladığı tek hususun, Gazze Şeridi'ne konuşlanması beklenen Uluslararası İstikrar Gücü bünyesindeki "sınırlı sayıda Faslı ve Ugandalı askere tanınan dokunulmazlık" olduğunu söyleyen yetkili sözlerini şöyle sürdürdü: "Washington tarafına, mevcut Sarı Hat'tan çekilmeyeceğimizi ve güçlerimizle vatandaşlarımıza yönelik tüm tehditleri bertaraf etmeye devam edeceğimizi bildirdik."
Kabine üyeleri yol haritasının kabul edilmemesi konusunda hemfikir
İsrail kabinesinde Gazze'de ateşkesin ikinci aşamasının uygulanmasına ilişkin yol haritasının mevcut haliyle kabul edilmemesi konusunda geniş bir mutabakat bulunduğu belirtildi. Başbakan Binyamin Netanyahu'nun yanı sıra Likud, Dini Siyonizm ve Yahudi Gücü partilerinden bakanların Barış Kurulu'nun duyurduğu plana karşı çıktığı aktarıldı.
Ateşkesin ikinci aşaması için yol haritası duyurulmuştu
Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Hamas’ın ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik ayrıntılı bir yol haritasını kabul ettiğini açıklamıştı. ABD Başkanı Donald Trump da Barış Kurulu'nun, Hamas ve Gazze'deki diğer silahlı gruplarla silahların bırakılması konusunda anlaşmaya vardığını duyurmuştu. Hamas, Filistinli gruplarla birlikte müzakere sürecine ve arabulucuların ikinci aşamanın tamamlanmasına yönelik sunduğu önerilere olumlu yaklaştığını bildirmişti. Hamas, İsrail'in saldırılarını durdurması ve üzerinde mutabakata varılan hususlara ilişkin takvim oluşturulmasının temel şart olduğunu, ikinci aşamanın uygulanmasının da İsrail'in ilk aşamadaki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesine bağlı olduğunu vurgulamıştı. Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi de Gazze Şeridi'nin yönetimini devralmak için kurumsal ve operasyonel hazırlıklarını tamamladığını açıklamıştı.
Gazze Şeridi'nde ateşkes anlaşmasının ilk aşaması 10 Ekim 2025’te yürürlüğe girmişti. Ateşkes, esir takası ve insani yardımların artırılmasını öngören anlaşmaya rağmen İsrail'in saldırıları ve yardım girişine yönelik kısıtlamaları sürmüştü.
AI outlook — possibilities, not facts
İki taraf arasında gerilim artabilir.
Likely · Within days

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne yönelik saldırılarını değerlendirdi. Barrack, İsrail'in tutumunun tehlikeli olduğunu, Türkleri kışkırtabileceğini belirtti.

Ankara, Yunanistan'ın Ege'de tek taraflı deniz alanı sınırlama girişimine yanıt olarak iki yeni deniz parkı ilan etti. Atina, bu hamlenin uluslararası hukuka aykırı olduğunu iddia etti.

İsrail'in askeri üstünlüğü bölgesel entegrasyon için yeterli olmuyor. İç siyasi istikrar ve inandırıcı diplomasi benötirken, Suudi Arabistan ile normalleşme yüksek siyasi bedeller taşıyor.
ABD merkezli haber portalı Axios'ta yayınlanan bir haberde, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani'nin, İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu ile Beyaz Saray arasında gizli bir iletişim kanalı kurulmasına yardımcı olduğu iddia edildi.

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, Kore Savaşı'nın resmi olarak sona ermesi için Kuzey Kore'ye doğrudan görüşme teklifinde bulundu. Lee, Silahsızlandırılmış Bölge (DMZ) boyunca ani gerilimleri önlemek için 'çok katmanlı bir güvenlik sistemi' kurulmasını ve Pyongyang yönetiminin nüklear silah üretimini durdurmanın yollarını ele almak üzere diyalog çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mekke Anlaşması'nın Türkiye açısından önemini 5 noktada özetledi. Anlaşma, BM'nin 51. maddesine dayanan meşru müdafaa hakkına odaklanıyor, caydırıcılığı artırma, dayanışmayı güçlendirmek ve bölgesel istikrarı korumayı amaçlıyor. Geçici bir blok değil, uzun vadeli bölgesel işbirliği zemini öngörüyor ve yalnızca askeri işbirliği değil, geniş bir perspektif sunuyor.