İsrail kulislerindeki 'Türkiye hesabı' sızdı! Konum verdiler: 'Agresif plan ters tepecek'
Quick Look
- İsrail Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü (INSS) tarafından yapılan analizde, İsrail'in Suriye'de Türkiye'nin etkisini tamamen ortadan kaldırmaya yönelik agresif planının ters tepeceği ve İsrail'in kendi güvenliğini de rischke bırakabileceği vurgulandı.
- Analiz, Türkiye'nin Suriye'deki askerî ve teknik varlığının bölgedeki dengeyi bozmamasını ve İsrail'in sınırına yakın güney Suriye'de doğrudan çatışma riskini önlemek için hedefini daraltması gerektiğini önerdi.
AI-generated summary
Why It Matters
Esad yönetiminin Aralık 2024'te devrilmesi sonrası İsrail'in Suriye'de askerî faaliyetleri artmış ve Türkiye'nin de kuzeydeki askerî ve teknik varlığı giderek belirgin hale gelmişti. Bu durum, iki ülkenin Suriye üzerindeki etkileri arasında gerilimi artırmıştı.
MİLLİYET.COM.TR / İsrail'in Suriye'de baskıyı artırarak Türkiye'nin etkisini sınırlama stratejisi, kendi güvenlik çevrelerinde de tartışma konusu oldu.
‘AGRESİF PLAN TERS TEPECEK’
Jerusalem Post’un aktardığı İsrail'deki Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü (INSS) tarafından yayımlanan “Agresif plan ters tepecek, Türkiye’yi güçlendirebilir” başlıklı analizde, Ankara'nın Suriye'deki varlığını bütünüyle ortadan kaldırmaya odaklanan bir politikanın İsrail'in çıkarlarına zarar verebileceği belirtildi.
Analizde, Esad yönetiminin Aralık 2024'te devrilmesinin ardından İsrail'in Suriye'deki saldırılarının kalıcı etki sağlamaya tek başına yetmeyeceği vurgulandı. INSS araştırmacıları Amal Hayek ve Carmit Valensi, İsrail'in Türkiye'nin Suriye'deki faaliyetlerini tek bir başlık altında değerlendirmek yerine, bu varlığın farklı boyutlarını birbirinden ayırması gerektiğini savundu.
‘TÜM HESAPLAR BOZULUR’
Analizde, Türkiye'nin Suriye'deki etkisinin artık bölgesel denklemin yerleşik unsurlarından biri olduğu değerlendirmesi yapıldı. INSS'ye göre bu etkinin yalnızca askeri saldırılarla ortadan kaldırılması gerçekçi değil.
Analizde “İsrail'in Suriye ordusunun yeniden yapılanmasını bütünüyle engellemeye çalışması, Şam'ın güvenlik ve askerî alanlarda Ankara'ya daha fazla yönelmesine neden olabilir. Bu nedenle İsrail'in önceliğinin Türkiye'nin Suriye'deki tüm faaliyetlerini sona erdirmek değil, kendi güvenliği açısından risk oluşturan alanları belirleyerek Ankara'nın etkisini sınırlamak ve dengelemek olması gerekir. Yoksa tüm hesaplar bozulur” denildi.
‘DOĞRUDAN ÇATIŞMAYA SÜRÜKLEYEBİLİR’
Analizde, düşük operasyonel değere sahip hedeflere yönelik saldırıların diplomatik bir yol haritasıyla desteklenmemesinin tarafları istemedikleri doğrudan bir çatışmaya sürükleyebileceği uyarısı da yapıldı.
‘TÜRKİYE’NİN AVANTAJI VAR’
INSS'nin dikkat çektiği başlıklardan biri de Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki askerî ve teknik faaliyetleri oldu. Analizde, Suriye devlet kurumlarına verilen teknik destek, eğitim ve tesislerin yenilenmesi gibi faaliyetlerle Türkiye'nin kendi komuta-kontrol altyapısını kurmasının aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiği ifade edildi.
Analizde, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki deniz gücüne de dikkat çekildi. Türk donanmasının bölgedeki doğal avantajları bulunduğu belirtilirken “Suriye kıyıları açıklarında bu denli güçlü bir Türk varlığı tek başına denizlerdeki güç dengesini kökten değiştirebilir” denildi.
‘ASIL KIRMIZI ÇİZGİ’
INSS'ye göre özellikle İsrail sınırına yakın güney Suriye, kritik önem taşıyor. Analizde “Asıl kırmızı çizgimiz ortada. İsrail, güney Suriye’de Türkiye’ye kesinlikle izin vermemelidir. Ancak Türkiye'nin etkisini sınırlama hedefinin bütün Suriye'yi karşısına almak yerine, İsrail sınırına doğrudan tehdit oluşturabilecek unsurlara odaklanması gerektiğini savunuyor.
‘TEL AVİV’E BASKI ARTABİLİR’
Analizdeki uyarılar yalnızca Türkiye'nin askeri varlığıyla sınırlı kalmadı. İsrail'in Suriye'de kalıcı bir askerî varlık sürdürmesinin uzun vadeli bir çözüm olmadığı, Şam yönetimiyle güvenlik düzenlemeleri konusunda görüşmeler yürütülmesi gerektiği de vurgulandı.
Analizde “İsrail'in eylemleri Suriye'yi istikrarsızlaştıran adımlar olarak algılanmaya başlandı. Bu algı, Golan Tepeleri meselesini yeniden uluslararası gündeme taşıyabilir. İsrail'e, 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nda belirlenen hatlara dönmesi yönünde bölgesel ve uluslararası baskı artabilir” denildi.
‘ELİMİZDEKİ KOZLARDAN VAZGEÇEBİLİRİZ’
Son olarak INSS değerlendirmesine göre İsrail, tampon bölgeyi hem güvenlik amacıyla hem de Şam'dan tavizler almak için bir koz olarak elinde tutuyor.
Analizde, Washington'ın İsrail'i tampon bölgeden çekilmeye zorlayabileceği ve böyle bir senaryoda İsrail'in elindeki kozlardan vazgeçerken karşılığında sınırlı kazanım elde edebileceği uyarısı yapıldı.
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
İsrail'in güney Suriye'de agresif askerî eylemleri artarsa bölgede doğrudan çatışma riski yükselir.
Likely · Within months
Bölgesel ve uluslararası baskı, İsrail'i 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'ndaki hatlara dönmeye zorlayabilir.
Possible · Within months
Open Questions
- İsrail'in güney Suriye'de kırmızı çizgisi olarak gördüğü unsallar nelerdir?
- Türkiye'nin Suriye'deki askerî ve teknik faaliyetlerinin kapsamı ve süresi ne kadardır?
- Washington'ın İsrail'i tampon bölgeden çekmeye yönelik gerçekçi bir planı var mı?




