
AI-generated summary
Türkiye, 2004 İstanbul Zirvesi'nin ardından ikinci kez NATO liderlerine ev sahipliği yaparak ittifak içindeki merkezi rolünü pekiştirdi. İsrailli gazeteci David Ben Bast, bu zirvenin Türkiye'nin stratejik önemini gösterdiğini belirtiyor.
İsrailli gazeteci David Ben Bast, Türkiye'nin son yıllarda NATO içindeki konumunu önemli ölçüde güçlendirdiğini belirterek, Ankara'nın artık Avrupa ve ABD açısından vazgeçilmesi zor bir stratejik ortak haline geldiğini yazdı.
Ben Bast, bu ay Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin sıradan bir diplomatik toplantının ötesinde stratejik bir mesaj taşıdığını ifade etti.
Türkiye'nin 2004 İstanbul Zirvesi'nin ardından ikinci kez NATO liderlerine ev sahipliği yaptığını hatırlatan Ben Bast, bunun Ankara'nın artık ittifakın kenarında değil, karar alma süreçlerinde merkezi rol oynayan ülkelerden biri olduğunun göstergesi olduğunu vurguladı.
'LİDERLİK VE KİLİT ROL'
İsrail merkezli Maariv'de kaleme alınan yazıda, ABD'nin Avrupa ülkelerinin ittifakın savunma yükünü daha fazla üstlenmesini istediği bir dönemde Türkiye'nin kolayca ikame edilemeyecek bir ortak olarak öne çıktığı kaydedildi.
Ben Bast, Türkiye'nin NATO'nun ikinci büyük kara ordusuna sahip olduğunu, Karadeniz'deki mayın temizleme görev gücüne liderlik ettiğini ve ittifakın güney kanadının savunmasında kilit rol üstlendiğini belirtti.
ENERJİ KORİDORU VURGUSU
Yazıda Türkiye'nin öneminin yalnızca askeri kapasitesinden kaynaklanmadığına işaret edilerek, ülkenin jeopolitik konumunun da Avrupa açısından kritik olduğu ifade edildi.
Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki enerji arzına yönelik risklerin Avrupa'yı alternatif enerji güzergahlarına yönelttiği belirtilirken, Türkiye'nin Asya, Kafkasya ve Avrupa'yı birbirine bağlayan doğal gaz ve petrol boru hatlarının merkezinde yer aldığı vurgulandı.
Bu nedenle Ankara'nın Avrupa'nın enerji güvenliği üzerinde de giderek artan bir etkiye sahip olduğu ifade edildi.
‘SAVUNMA SANAYİSİ ÖNE ÇIKIYOR’
Ankara Zirvesi'nde NATO'nun geleceğine ilişkin savunma sanayii iş birliklerinin güçlendirilmesi, askeri üretimin artırılması ve savunma altyapısına yatırımların genişletilmesi gibi kararların öne çıktığı belirtilen yazıda, bazı analistlerin bu dönüşümü "NATO 3.0" olarak tanımladığı aktarıldı.
Türkiye'nin hızla büyüyen savunma sanayisi ve artan silah ihracatı sayesinde ortak savunma projelerinde giderek daha önemli bir ortak haline geldiği ifade edildi.
‘KANITLANMIŞ ASKERİ GÜÇ’
David Ben Bast, kanıtlanmış askeri gücü, stratejik coğrafi konumu ve enerji güvenliğindeki artan rolü sayesinde Türkiye'nin NATO'nun en etkili ülkelerinden biri haline geldiğini belirtti.
‘GÖZ ARDI EDİLEMEZ’
Ben Bast, Ankara Zirvesi'nin Türkiye'yi artık "göz ardı edilmesi mümkün olmayan stratejik bir aktöre" dönüştürdüğünü ortaya koyduğunu belirtti.
Kıbrıs gazetesinin köşe yazısında, 19 Ağustos'ta Ercan Tavsiyeli Hava Sahası'nda Türk A400M askeri uçağı ve İngiliz yolcu uçağının kontrollü hareketi, Rum ve Yunan basınının siyasi kriz yaratma çabaları olarak yorumlandı.
KKTC Başbakanı Üstel, Rum yönetiminin Kıbrıs Türk halkının uluslararası temaslarını, ekonomik hayatını ve egemenlik haklarını hedef alan baskılarını kınadı. Üstel, izolasyon politikalarının ve tehditlerin Kıbrıs Türk halkını haklarından vazgeçiremeyeceğini vurguladı.
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'deki hava üssü saldırısının Türkiye'ye haber verilmeden gerçekleştiğini belirtti. Barrack, İsrail'in bu hamlesini iç seçim dinamikleriyle ilişkilendirerek Ankara'nın itidalli tutumunu övdü.
Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD Savunma Bakanı Hegseth ile yaşadığı gerginlik nedeniyle Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll'un yıl sonuna kadar görevinden ayrılması bekleniyor. Driscoll'un askeri üs içindeki konutunu değiştirdiği belirtiliyor.

ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Türkiye sınırına yakın Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıyı 'tehlikeli bir oyun' olarak niteledi. Ankara'nın bilgilendirilmediğini belirten Barrack, durumun askeri çatışma riski taşıdığına dikkat çekti.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bölge ülkelerinden yeni güvenlik ve ekonomik işbirliği mesajları aldıklarını belirterek, gerçek güvenliğin bölgesel ve bağımsız bir düzenle sağlanabileceğini vurguladı.