
AI-generated summary
İstanbul Barosu, Halk TV'ye yönelik polis operasyonu ve kayyum atama kararına karşı açıklama yayımladı. Açıklamada, operasyonun anayasal maddelerin ihlali olduğu vurgulandı.
Halk TV'ye bu sabah saatlerinde yapılan polis operasyonu ve kanala kayyum atama kararına karşı İstanbul Barosu'ndan yazılı bir açıklama geldi.
Açıklamada, "İstanbul Barosu, Halk TV’ye yönelik bu hukuk dışı operasyonu yakından izlemektedir. İlgili makamları hukuka aykırı ve konusu suç teşkil eden emirler vermekten kaçınmaya; Anayasa’nın 137. maddesi uyarınca, kamu görevlilerini anayasal sorumluluklarına uygun davranarak bu emirleri yerine getirmemeye çağırıyoruz" denildi.
"Halk TV'ye yönelik müdahale, anayasal güvencelerin ihlalidir!" başlıklı açıklamanın tamamı şöyle:
"MÜLKİYET GASPINA ALET OLMAYIN"
"14 Ekim 2026 sabahı, Halk TV'ye yönelik gerçekleştirilen şafak operasyonu, binasının ablukaya alınması, kanalın yayınının durdurulup kayyum atanması hukuk devleti normuna açıkça aykırıdır.
Anayasanın 13. maddesinin hak ve özgürlüklere ilişkin öngördüğü güvenceler hiçe sayılarak düzenlenen şafak operasyonu, hukukun üstünlüğünü ihlalin başlıca aracı olagelmiştir.
Bu müdahale ile Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti, 28. maddesinde düzenlenen basın özgürlüğü, 48. maddesindeki çalışma ve sözleşme özgürlüğü, 49. Maddesindeki çalışma hakkı ve 35. maddesindeki mülkiyet hakkı ihlal edilmektedir.
Bir medya kuruluşunun faaliyetlerinin durdurulması ve yönetimine el konulması, yalnızca ilgili kuruluşun haklarını değil, toplumun haber alma özgürlüğünü ve demokratik kamusal tartışma ortamını da etkiler. Basın özgürlüğü, yalnızca haberin yayımlanmasını değil, basın kuruluşlarının herhangi bir baskı altında kalmaksızın faaliyet gösterebilmesini de kapsar.
Bağımsız idari otoriteler hukuk devletinin yıkımına giden bu yolun ortağı olmamalıdır. TMSF Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının korunmasında denetim yükümlülüklerine sahip bir kurumdur ve mülkiyet gaspına alet olmamalıdır.
"HUKUK DEVLETİYLE BAĞDAŞMAZ"
Anayasal bir kurum olan RTÜK devre dışı kalmış ve basın özgürlüğünün güvencesi işlevsizleştirilmiştir.
Zamanlama olarak, Ekrem İmamoğlu’nun savunma yapmasının beklendiği gün yaşanan bu gelişmeler, zamanlaması ve sonuçları bakımından ayrıca önem taşımaktadır. Savunmanın sesinin duyulmasının beklendiği bir günde basının polis ablukasına alınması, demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz.
Hukukun üstünlüğünü savunmak ve insan haklarını korumakla yükümlü İstanbul Barosu, Halk TV’ye yönelik bu hukuk dışı operasyonu yakından izlemektedir. İlgili makamları hukuka aykırı ve konusu suç teşkil eden emirler vermekten kaçınmaya; Anayasa’nın 137. maddesi uyarınca, kamu görevlilerini anayasal sorumluluklarına uygun davranarak bu emirleri yerine getirmemeye çağırıyoruz.
Halk TV’ye yönelik hukuka aykırı müdahalelere derhal son verilmeli, yayın yeniden başlatılmalı ve TMSF’nin el koyma kararı geri çekilmelidir.
Her yerde, her zaman, herkes için hukuk.
AI outlook — possibilities, not facts
Halk TV'nin yayınları kısa sürede yeniden başlatılabilir.
Possible · Within days
Hukuki ittifaklar operasyona karşı dava açabilir.
Possible · Within weeks

The police operation on Halk TV and the appointment of SDIF trustees were announced by international media organizations such as Reuters, BBC and Bloomberg in the context of press freedom.

US federal judge Timothy Kelly accepted the request for a preliminary injunction in the lawsuit filed by CNN, MS NOW and Politico against the cancellation of their White House press cards and ruled that access should continue.

US District Judge Timothy Kelly suspended his decision to revoke the White House press passes of CNN, MS NOW and Politico until the end of the case.

In Türkiye, police teams entered the Istanbul headquarters of Halk TV and announced that a trustee had been appointed, and the live broadcast was interrupted. With this decision, the number of television channels that have been under trustee management since March 2025 has reached 10.

Following the police raid on Halk TV and the appointment of a trustee, Chairman of the Board of Directors Cafer Mahiroğlu made a statement. Mahiroğlu described the intervention as a blow to the public's right to receive information and said that they would take back the channel.

Police raided the Istanbul headquarters of Halk TV in the early hours of the morning, a trustee was appointed to the channel and its broadcasting was stopped. With the incident, Article 28 of the Constitution was brought to the agenda again and the regulations within the scope of freedom of the press were announced.