
AI-generated summary
Yıllık izin ücretleriyle ilgili zamanaşımı süresi, 2017'de yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile 5 yıl olarak düzenlenmişti. Yargıtay daha önce farklı uygulamalar getirmişti.
Milyonlarca çalışanı ilgilendiren yıllık izin ücreti alacaklarına ilişkin Yargıtay'dan dikkat çeken bir karar geldi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, iş sözleşmesinin sona ermesiyle ücrete dönüşen kullanılmamış yıllık izin haklarında zamanaşımı süresinin 10 yıl değil, 5 yıl olduğuna karar verdi.
Kararda, 5 yıllık sürenin işçinin işten ayrıldığı tarihten itibaren işlemeye başladığı vurgulandı.
YILLIK İZİN ÜCRETİNDE ZAMANAŞIMI 5 YIL
İşçilerin kullanılmayan yıllık izin ücretlerine ilişkin zamanaşımı süresi, geçmişte farklı yasal düzenlemeler ve yargı kararları kapsamında değerlendiriliyordu.
2017 yılında yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile iş sözleşmesinden kaynaklanan yıllık izin ücreti alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıl olarak düzenlendi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2020 yılında kapatılan 22. Hukuk Dairesi ile birleşmesinin ardından önceki dönemlere ilişkin uygulamasını da yeniden değerlendirdi.
Daire, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarih ile 7036 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih arasındaki dönemde de yıllık izin ücreti alacaklarının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğuna hükmetti.
11 YIL ÇALIŞTI, KULLANMADIĞI İZİNLERİN ÜCRETİ ÖDENMEDİ
Karara konu davada, bir inşaat şirketinin yurt dışındaki şantiyelerinde 11 yıl demir ustası olarak çalışan D.K., işten ayrılmasının ardından kullanmadığı yıllık izinlerin ücretini alamadı.
D.K.'nın hayatını kaybetmesinin ardından yakınları, işverene karşı alacak davası açtı.
Davacılar; kıdem ve ihbar tazminatının yanı sıra yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmesini talep etti.
Davalı şirket ise iş sözleşmesinin işin bitmesi nedeniyle sona erdiğini, işçinin herhangi bir alacağının bulunmadığını savundu ve zamanaşımı itirazında bulundu.
MAHKEME 110 GÜNLÜK İZİN HAKKI BELİRLEDİ
Davayı inceleyen İş Mahkemesi, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtları ve dosyadaki deliller doğrultusunda işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığına karar verdi.
Mahkeme, işçinin çalışma süresi boyunca toplam 110 günlük yıllık ücretli izin hakkı bulunduğunu belirledi.
İşverenin söz konusu izinlerin kullandırıldığını veya ücretlerinin ödendiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle yıllık izin ücreti talebi kabul edildi.
Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerine ilişkin talepler ise zamanaşımı nedeniyle reddedildi.
Bölge Adliye Mahkemesi de ilk derece mahkemesinin kararını uygun buldu. Bunun üzerine dosya Yargıtay'a taşındı.
YARGITAY KARARI BOZDU
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin ücreti alacağında 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğine hükmetti.
Oy birliğiyle alınan kararda şu ifadeler yer aldı:
“Yıllık ücretli izin alacağında zamanaşımı süresi beş yıl olup bu süre fesih tarihinden itibaren başlar.”
Yargıtay, somut olayda iş sözleşmesinin 4 Aralık 2013 tarihinde sona erdiğine, davanın ise 24 Ekim 2019 tarihinde açıldığına dikkat çekti.
Aradan 5 yıldan fazla süre geçtiği ve davalı işverenin süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğu belirtilerek yıllık izin ücreti talebinin reddedilmesi gerektiğine karar verildi.
İŞÇİLER İÇİN 5 YILLIK SÜRE NE ANLAMA GELİYOR?
Karara göre, kullanılmayan yıllık izinlerin ücrete dönüşmesi iş sözleşmesinin sona ermesiyle gerçekleşiyor. Zamanaşımı süresi de bu tarihten itibaren işlemeye başlıyor.
Dolayısıyla işten ayrılan çalışanların yıllık izin ücreti alacaklarını talep ederken 5 yıllık zamanaşımı süresini dikkate almaları gerekiyor.
Ancak 5 yıllık sürenin dolması, davanın kendiliğinden düşmesi anlamına gelmiyor. Zamanaşımının mahkeme tarafından dikkate alınabilmesi için işverenin süresinde bu yönde itirazda bulunması gerekiyor. Ayrıca zamanaşımını durduran veya kesen hukuki nedenler de somut olay bakımından önem taşıyabiliyor.
Yargıtay'ın kararı, yıllık izin ücretlerinin ödenmediğini ileri süren işçiler açısından dava açma süresinin önemini bir kez daha ortaya koydu.
AI outlook — possibilities, not facts
İşçi işveren davalarında yıllık izin ücreti taleplerinin reddedilme oranı artacak.
Likely · Within months

The Civil Servants Union protested in Ankara for the personal rights and livelihood problems of civil servants within the Ministry of National Defense and the Turkish Armed Forces. Union president Tuncay Cengiz expressed demands for a new service class and additional payment.

The Ministry of Health announced that it will recruit 38 thousand non-physician healthcare personnel. While application dates, staff distribution and branch quotas have not been announced yet, the announcement is planned to be published by the end of 2026.
Minister of Labor and Social Security Vedat Işıkhan announced that a Community Benefit Program quota of 2 thousand people was allocated through İŞKUR to heal the wounds in Istanbul, Kocaeli and Sakarya, which were affected by the flood disaster.
Minister of Labor and Social Security Vedat Işıkhan announced that following the flood disaster, Community Benefit Program (TYP) was allocated for 1000 people to Istanbul and 500 people to Sakarya and Kocaeli.

According to the 2027 Central Government Budget Law Proposal, civil servant overtime wages per hour will increase by 20% and will increase from 16.55 TL to 19.85 TL as of January 1, 2027. While special overtime wages were determined for different authorities, domestic daily wages were also re-determined to 1260 TL for high-level civil servants and 1160-1230 TL for other categories.

Syrian national Yusuf Hacşeh El Ahmed, who was trapped under marble blocks that fell over at a workplace in Küçükkızılhisar District of Gaziantep, lost his life and Hüseyin G. was injured.