Breaking
CNExhibition commemorating Leslie Cheung’s 70th birthday opens at Hong Kong Heritage MuseumKR500 cities and companies participate... Humanoid, autonomous driving, and AI healthcare all in one placeINFormer Delhi Chief Secretary Rakesh Mehta dies by suicide at Noida residenceCNIran retaliates against US military for destroying oil tanker, launches missiles at US military base in JordanCNTung Chee-hwa, Hong Kong's first chief executive, dies at 89CNRichards Aims for Strong Start to Happy Valley Season with Multiple HorsesTRMotorcycle accident in Çorlu: Arda Çınarlı diedKRSeoul City to operate ‘Book Reading Hangang Park’ in the second half of the year until the 31st of next monthCN2026 Shanghai-Hong Kong-Macao Youth Economic Development Forum was held in Hong Kong, focusing on the overseas expansion and cross-border cooperation of scientific and technological enterprisesRUIn Primorye, doctors, teachers and other specialists are provided with housingCNExhibition commemorating Leslie Cheung’s 70th birthday opens at Hong Kong Heritage MuseumKR500 cities and companies participate... Humanoid, autonomous driving, and AI healthcare all in one placeINFormer Delhi Chief Secretary Rakesh Mehta dies by suicide at Noida residenceCNIran retaliates against US military for destroying oil tanker, launches missiles at US military base in JordanCNTung Chee-hwa, Hong Kong's first chief executive, dies at 89CNRichards Aims for Strong Start to Happy Valley Season with Multiple HorsesTRMotorcycle accident in Çorlu: Arda Çınarlı diedKRSeoul City to operate ‘Book Reading Hangang Park’ in the second half of the year until the 31st of next monthCN2026 Shanghai-Hong Kong-Macao Youth Economic Development Forum was held in Hong Kong, focusing on the overseas expansion and cross-border cooperation of scientific and technological enterprisesRUIn Primorye, doctors, teachers and other specialists are provided with housing
Backİzmir'in Kurtuluşu: 9 Eylül 1922'de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın Tarihi Girişi ve Sonrası
İzmir'in Kurtuluşu: 9 Eylül 1922'de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın Tarihi Girişi ve Sonrası
BREAKING
Cumhuriyet1 hour agoHistory2 min readTürkiyeView translation

İzmir'in Kurtuluşu: 9 Eylül 1922'de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın Tarihi Girişi ve Sonrası

Quick Look

  • 9 Eylül 1922'de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ordularıyla İzmir'e zaferle girdi, Yunan ordusunun teslim olmasını sağladı.
  • 10 Eylül'de şehre coşkuyla giriş yaptı, halk tarafından selamlandı.
  • Osmanlı Hükümeti'ndeki idam fermanı telgrafı da kutlama mesajı olarak gönderildi.

AI-generated summary

Why It Matters

9 Eylül 1922'de Türk ordusu, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın komutasında İzmir'i Yunan işgaliから kurtardı. Bu zafer, Kurtuluş Savaşı'nın son büyük askeri olaylarından biriydi ve Yunan ordusunun teslim olmasını sağladı.

Font size

09 Eylül 1922 günü, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Temsilciler Heyeti Başkanı Rauf Bey’e, şu telgrafı çekmiştir: “Birliklerimiz İzmir doğu sırtlarında düşmanın son direnişini kırdıktan sonra bugün 9 Eylül 1922, mağlup düşmanla birlikte İzmir’imize zaferle girdi. Vapurlara binmesi yasaklanan düşman subayları ve erleri teslim olmaktadır. Ben yarın öğleden itibaren İzmir’de bulunacağım.”1

Aynı akşam, Başkomutan, Türk ordusuna şu kutlama mesajını göndermiştir:

“İlk verdiğim Akdeniz hedefine varmakta orduların gösterdiği gayreti ve fedakârlığını saygı ve takdirle anarım. Elde edilen büyük zaferin gerçek yaratıcısı olan değerli arkadaşlarıma samimiyetimle teşekkür ve tebriklerimi bildiririm.

Orduların, bundan sonra verilecek hedeflerin alınmasında da aynı başarı ve fedakârlığı gösterme yarışına gireceğine inancım tamdır.”

YÜZBAŞI ŞERAFETTİN BEY, İZMİR VALİLİĞİ’NE BAYRAK ÇEKİYOR

Ordu, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın tarihi emriyle adeta İzmir’e akarken, İkinci Süvari Tümen Komutanı Yarbay Zeki, öncü olarak Birinci Süvari Alayı’nı görevlendirmiştir. İzmir’e girme görevi de İkinci Tümen, Dördüncü Alay Komutan Yardımcısı Yüzbaşı Şerafettin’e verilmiştir.

Hükümet Konağı’nın önünde toplanan halk, coşkun alkışlar arasında Yüzbaşı Şerafettin ile birlikte Türk bayrağını göndere çeken Süvari Teğmeni Ali Rıza Bey ve Teğmen Hamdi Beyleri bağırlarına basmıştır.

Bu arada Yüzbaşı Zeki komutasındaki süvari birliği Sarıkışla’ya, Dördüncü alay komutanı Binbaşı Reşat Bey, Kadifekale’ye ay yıldızlı bayrağını çekmiştir.

10 Eylül 1922 günü; Seydiköy, 11 Eylül 1922 günü; Seferhisar, 12 Eylül 1922 günü Urla, 16 Eylül 1922 günü Çeşme düşman işgalinden kurtulmuştur.

BAŞKOMUTAN MUSTAFA KEMAL PAŞA, İZMİR’DE

10 Eylül 1922 günü, Gazi Mustafa Kemal Paşa, yanında Mareşal Fevzi Paşa, Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa, Garp Cephesi Kurmay Başkanı Yarbay Asım Bey ile beraber İzmir’e girmişlerdir. Kendisinin ve İzmirlilerin özlem duyduğu bu kavuşmayla, sadece İzmir kurtulmamış, Kurtuluş Savaşı’nın son kurşunu da atılmıştı. Gazi, Kordon’da arabasıyla ilerlerken;

“Bir rüya görmüş gibiyim” diye mırıldanmış ve İzmirliler tarafından büyük bir sevinç ve coşkuyla karşılanmıştır. Hükümet Konağı ile Konak Vapur İskelesi arasında büyük bir kalabalık oluşmuş, meydan hıncahınç dolmuştur. Öyleki;

“O meydandaki ağaçlar, insan başından ve yüzünden bir zemin üstüne dikilmiş” sanılabilirdi. Alkışlar,

“Yaşa Mustafa Kemal Paşa” sesleri göklere yükseliyordu. Gazi, bir ara Hükümet Konağı’nın balkonundan kendisini çılgınca sevgi gösterisinde bulunan halkı selamlarken;

“Başarı benim değil, sizin milletindir” diye seslenmiştir.

Mustafa Kemal Paşa’nın 10 Eylül’de açık bir otomobille İzmir Hükümet Konağına geldiği sırada, bütün Türkiye bu büyük zaferi kutlamanın coşkusunu yaşıyordu. Her yandan İzmir’e kutlama telgrafları yağıyordu. Zaferin dış ülkelerdeki yankıları büyük olmuştur. Hint Müslümanları, İran başbakanı, Afgan elçisi, Rus elçisi vb. bu büyük zaferi kutlayanların başında geliyordu.

İSTANBUL HÜKÜMETİ’NİN KUTLAMA TELGRAFI

Büyük zafer, yalnız İzmir’de değil, tüm yurtta coşkuyla kutlanmış ve zaferin baş mimarı Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya birçok kutlama telgrafı gönderilmiştir. Bunların en ilginci ise 2,5 yıl önce, ona idam fermanı çıkartan Osmanlı Hükümeti’nin telgrafıdır;

“Korkusuz demek yaraşan komutan, Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine” diye hitap eden telgrafında şunları yazmıştır; “Anadolu’muzun ve Türk ili olan şehirler şehri İzmir’imizin kurtarılmasında üstün zafer, Osmanlılığın övünç tarihine pek parlak bir yiğitlik sayfası eklenmiştir. Bu konuda gerek yüce komutan kişiliğinizden gerek tüm ileri gelenler ve amirler ve subaylar ve erler tarafından gösterilen kahramanlık ve yurtseverlik eserleri dilin seçkiniyle şükredilip ululanır. Gerçekleştirilen zafer kutlanıp kutsanırken, şehitlerimizin temiz ruhlarına Fatihalar sunulur, efendim. 10 Eylül 1922”

İNGİLİZ KONSOLOSU GARANTİ İSTİYOR

Salih Bozok, İzmir’in kurtuluşunun ertesi günlerine ait anısında şunları yazmıştır; “Yangından önce bir gün, Hükümet Konağı’na gitmiştik. Valilinin yanında İngiliz konsolosu bulunuyordu. Paşa da valinin odasına girmişlerdi. Bir iş için Paşa Hazretleri’ne bilgi vermeye girdiğim zaman, Paşa ile Türkçe bilen İngiliz Konsolosu arasındaki şu konuşmayı işittim; ‘Vali Bey’den ne istiyorsunuz?’ ‘Vatandaşlarımız hakkında garanti istiyorum.’

‘Yunanlılar buradayken daha mı emindiniz?’ ‘Evet’ ‘Öyleyse Yunanistan’a gidiniz.

‘İngiltere’ye de mi savaş ilan ediyorsunuz?’ ‘İngiltere ile aramızda barış yapılmış mıdır ki, harp ilan edip etmediğimizi soruyorsunuz? Hem siz böyle şeyleri konuşmaya yetkili misiniz ki bunu bana soruyorsunuz? Ben Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Başkanı ve Türk Ordularının Başkomutanıyım. Her şeyi konuşmaya yetkim var. Sizin de böyle bir yetkiniz varsa görüşebiliriz. Yoksa buyurunuz.’ Paşa böyle diyerek konsolosa kapıyı gösterdiler

İzmir Kurtulmuş, ama başka bir dram başlamıştı: “Göç”

1240 gün önce, güle oynaya, İzmir’e medeniyet getirmeye karaya çıkan Yunan askerleri ve onları karşılayan yerli Rumlar, şimdi, korkudan çılgına dönmüş vazi­yette, rıhtımda toplanmışlardır. Onları, bu kanlı maceraya sürükleyen, emperyalist devletlerin dev gemilerinden, bu sahneyi dürbünlerle seyrediyorlar. O sırada, Türk süvarileri de gelerek şehre girerler, artık kimsenin ihtar filan dinlediği yoktur.

Gazi Mustafa Kemal Paşa da ordunun arkasında genel karargâhıyla beraberdir. Artık kesin zaferden tam manası ile emin olan Gazi, gelen raporları heye­cansız okuyor ve ilave ediyor:

“Denklemlerde hata yokmuş. Hesapla­rı esaslı ve doğruymuş. Matematik, buz gibi matematik.”

Gelelim, 9 Eylül 1922 İzmir’in kurtuluşunun 104. yıl dönümüne…

30 Ağustos günü saat 14.00’de, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Zafertepe’den bizzat yönettiği meydan savaşından sonra savaş sahasını gezerken, binlerce düşman cesedini birbiri üzerine yığılmış olarak görmüş ve bu korkunç manzara karşısında şunları söylemiştir:

“Bu manzara insanlığı utandırabilir! Fakat haklı vatan savunmamız için buna mecbur olduk. Türkler başka milletlerin vatanında böyle bir harekete kalkışmazlar.”

Savaş artıkları arasında yırtılmış ve terk edilmiş bir de Yunan bayrağını gören Başkomutan, eliyle bayrağın yerden kaldırılmasını işaret ederek, şöyle konuşmuştur;

“Bayrak bir milletin bağımsızlık işaretidir. Düşman da olsa hürmet etmek gerekir. Kaldırıp topun üzerine koyunuz.”

“Yurtta Barış, Dünya’da Barış” diyebilen Atatürk, öncüsü olduğu Balkan Paktı ve Sadabat Paktı ile ülkemizin komşu ülkeleriyle barış içinde yaşanmıştır.

O’nu saygı ve hasretle anıyoruz.

09 Eyül 2026

Ahmet Gürel

Open Questions

  • İzmir'in kurtuluşundan sonra Yunan mültecileri için yapılan具体的な tedbirler nelerdi?
  • İngiliz konsolosunun garantisi talebinin reddedilmesinin uzun vadeli dış politikalardaki etkileri nelerdi?
  • Osmanlı Hükümeti'ndeki idam fermanı telgrafının gönderilmesinin arka planındaki özel nedenler nelerdi?

Related Topics

This article was originally published by Cumhuriyet.

Related Stories

The War of Independence and Ataturk's Strategies: September 9 Victory and Afterwards
History·

The War of Independence and Ataturk's Strategies: September 9 Victory and Afterwards

After the liberation of Izmir on September 9, 1922, Atatürk stated that the war had begun against reactionism, reactionary education and sects that exploited society. The organization process that started with the Amasya Revolutionary Declaration, in which the War of Independence was fought on four fronts against the imperialist states, the collaborator Sultan and religious rebellions, was explained with the strategy of "There is no line of defense" and the priority of the home front. The September 9 victory opened the doors to a new era with the abolition of the sultanate, the declaration of the republic and the abolition of the halfship.

Cumhuriyet
4 min read
September 6-7 Events: Memories and Questions 71 Years Later
History·

September 6-7 Events: Memories and Questions 71 Years Later

The events of 6-7 September 1955 took place as mass attacks and looting against non-Muslim minorities in Türkiye, especially in Istanbul. The events were triggered by the false news that a bomb was thrown at Atatürk's house in Thessaloniki and took place under the rule of the Democratic Party. While there are conflicting figures regarding the death toll, as a result of the events, the migration of minorities accelerated and the cultural structure of Istanbul changed.

Cumhuriyet
2 min read
The War of Independence was Won by Fighting More than One Power
History·

The War of Independence was Won by Fighting More than One Power

Upon the statements of the Minister of National Education Yusuf Tekin regarding the definition of 'War of Independence', it was emphasized that the War of Independence, led by Mustafa Kemal Atatürk, fought against the British, French, Italian occupation forces, the Sultan's Army, internal rebellions, Greek and Armenian armies at the same time, and gained independence, freedom and republic by getting rid of imperialism and sultan exploitation.

Cumhuriyet
2 min read
More on this topicizmir