Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, ABD-İran gerilimi ve Gazze'deki ateşkes süreci hakkında açıklamalarda bulundu.
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün korunması gerektiğini vurgularken, ABD-İran müzakerelerinde henüz ilerleme olmadığını ve İsrail'in Gazze ateşkes planına uyması için uluslararası baskı gerektiğini belirtti.
AI-generated summary
Katar, ABD ve İran arasındaki gerilimin azaltılması ve Gazze'deki ateşkesin sağlanması için arabuluculuk faaliyetleri yürütmektedir.
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, başkent Doha'da düzenlediği basın toplantısında, bölgedeki son gelişmeler ile ABD-İran müzakereleri ve Gazze'deki ateşkese ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Katar’ın arabulucu olarak önceliğinin Hürmüz Boğazı'nın savaş öncesi dönemdeki gibi açık olması, bölgedeki gerilimin sona erdirilmesi ve tarafların yeniden müzakere masasına dönmesi olduğunu ifade eden Ensari, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin yeniden başlaması için gerilimin taraflarıyla temasların aralıksız sürdüğünü ancak görüşmelerde şu ana kadar yeni bir gelişme ve ilerleme yaşanmadığının altını çizdi.
Katar’ın önceliğinin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve diplomatik çözümler yoluyla tedarik zincirlerinin güvence altına alınması olduğunu belirten Ensari, İran’ın boğazı kapatmasının uluslararası hukukta güvence altına alınan seyrüsefer özgürlüğünü ihlal ettiğini söyledi.
Ensari, “Hürmüz Boğazı’ndaki durumun kriz öncesindeki haline dönmesi ve burada seyrüsefer özgürlüğünün sağlanması gerektiğini vurguluyoruz.” ifadelerini kullandı.
Katar’ın, İran’a yönelik ABD'nin ekonomik yaptırımlarını destekleme konusunda henüz bir karar almadığını belirten Ensari, tüm tarafların müzakerelere dahil olmasını ve krizin arabuluculuk ve diplomasi yoluyla çözülmesini umduklarını kaydetti.
"Herhangi bir gerilim bölgeyi ve dünyayı etkiler"
“İran’ın, bir saldırıya maruz kaldığında, bölge ülkelerini bu gerilime dahil etme çabalarını reddediyoruz.” diyen Ensari, Körfez ülkeleri arasında olası tüm gerilim senaryolarına karşı kapsamlı koordinasyon bulunduğunu ve tüm Körfez ülkelerinin ABD-İran krizine barışçıl bir çözüm bulunmasını desteklediğini söyledi.
Bölgede yaşanabilecek herhangi bir askeri gerilimin mevcut ekonomik koşullar nedeniyle hem bölgeyi hem de dünyayı etkileyeceği uyarısında bulunan Ensari, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması nedeniyle ekonomik alanda ihtiyati tedbirler aldıklarını ve bu uygulamaların Katar ekonomisinin yapısal unsurlarında değişiklik anlamına gelmediğini vurguladı.
“Uluslararası kamuoyu İsrail’e baskı yapmalı”
Katar, Mısır ve Türkiye'nin Gazze’deki ateşkes anlaşmasının uygulanması için koordinasyon halinde çalışmalarını sürdürdüğünü aktaran Ensari, “İsrail bölgenin bir parçası olmak istiyorsa yükümlülüklerini yerine getirmelidir.” değerlendirmesinde bulundu.
İsrail’in, Gazze’deki ateşkes planını uygulama konusundaki olumsuz tutumuna rağmen arabulucuların sürecin ilerletilmesi konusunda kararlı olduğunu belirten Ensari, tarafların üzerinde mutabık kaldığı ateşkes planının eksiksiz uygulanması için İsrail’e, uluslararası kamuoyunun baskı yapması gerektiğinin altını çizdi.
İsrail’in ateşkes planı içerisindeki Gazze’ye ilişkin yol haritasını reddetmesinin bölge için yüksek risk oluşturduğunu ve bunun kabul edilemez olduğunu dile getiren Ensari, “Uluslararası kamuoyu İsrail’e ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze planını kabul etmesi için baskı yapmalı” dedi.
İşgal altındaki Batı Şeria’da yaşananları yakından takip ettiklerini ve İsrail’in attığı adımları kınadıklarını vurgulayan Ensari ayrıca Katar’ın, Suriye’nin ABD yönetimi tarafından terörizmi destekleyen ülkeler listesinden çıkarılması kararını memnuniyetle karşıladığını belirtti.
Filistin Devlet Başkanlığı, İsrail'in Doğu Kudüs'teki UNRWA Kalendiya Eğitim Merkezi'ne el koymasını ve Bakan Itamar Ben-Gvir'in baskınını kınadı. BM kurumlarının dokunulmazlığının ihlal edildiğini belirten Filistin, BMGK'yi acil toplantıya çağırdı.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Gerapetritis, Türkiye ile ilişkilerde diyalog kanallarının açık tutulması gerektiğini ancak egemenlik haklarından taviz verilmeyeceğini belirtti. Gerapetritis, Atina'nın dış politikasını 'inisiyatif alan' bir yaklaşım olarak tanımladı.

Birleşik Krallık'ın yeni Ankara Büyükelçisi Jennifer Anderson, Londra'dan Ankara'ya yaptığı uçuşla görevine başladı. Daha önce 2017-2020 yılları arasında büyükelçi yardımcısı olarak görev yapan Anderson, iki ülke arasındaki ticaret ve turizm bağlarını güçlendirmeyi hedefliyor.
Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel, ülkesinin zorlu bir süreçten geçtiğini belirterek ABD ile diyaloğun tıkandığını ifade etti. Ekonomik reformların kapitalist restorasyon olmadığını vurgulayan lider, ABD yaptırımlarının ekonomik kırılganlığı derinleştirdiğini savundu.

İsrail güçleri, Doğu Kudüs'teki Kalendiya Mülteci Kampı'nda bulunan UNRWA tesisine baskın düzenleyerek personeli tahliye etti. Bakan Ben-Gvir, UNRWA'nın bölgeden tamamen çıkarılması yönündeki kararlılıklarını vurguladı.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Suriye'nin güneyinde işgal altındaki Hermon Dağı'nda askerleri ziyaret etti. Suriye yönetimini tehdit eden Katz, İsrail'in güvenlik çıkarlarını gerekçe göstererek bölgedeki askeri varlıklarını korumaya devam edeceklerini belirtti.