
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan ve kolektif savunma öngören Mekke Anlaşması onay süreci için Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunuldu.
AI-generated summary
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında ağustos ayında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, taraflar arasında kolektif savunma ve güvenlik iş birliğini hedefliyor.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında ağustos ayında imzalanan Mekke Anlaşması, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunuldu.
NTV Muhabiri Uğraş Bingöl konuya ilişkin son bilgileri aktardı.
"Bir kanun teklifi olarak henüz Meclis'e gelen bir şey yok. O yüzden maddeleri ve içeriği de belli değil." ifadelerini kullanıp şöyle devam etti:
"Cumhurbaşkanlığı'ndan bu anlaşmaya ilişkin bir metin geldi. Bu metin kanun teklifi haline dönüştürülecek. AK Partili Dışişleri Komisyonu üyeleri hazırlayacak. Henüz elimizde ham halde bir kanun teklifi yok."
“ÖNEMLİ BİR AŞAMA”
İletişim Başkanı Burhanettin Duran da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın onaylanmasına ilişkin kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulması, üç kardeş ülke arasındaki stratejik iş birliğinin kurumsallaşması yolunda önemli bir aşamadır.” dedi.
AYRINTILARA NTV ULAŞTI
Ayrıntıları aktaran Özgür Akbaş, anlaşmanın ayrıntılarını NTV canlı yayında anlattı.
Meclis'teki prosedürleri anlatan Akbaş, anlaşmanın kanun metnine dönüştürüleceğini dile getirdi. Akbaş, anlaşmanın 16 maddeden oluştuğunu dile getirdi.
Akbaş, anlaşmanın önümüzdeki günlerde Dışişleri Komisyonu'na sevk edilmesinin beklediğini ifade edip “Eğer askeri bir müdahale gerekiyorsa bu anlaşma yeterli değil. Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi'nin Meclis'e sunulması gerekiyor.” dedi.
İŞTE ORTAYA ÇIKAN MADDELER
MADDE 1: Taraflar birbirlerinin bağımsızlığının, egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve uluslararası alanda tanınan hudutlarının ihlal edilemezliğinin sağlanması ve korunmasını teminen işbirliği yaparlar. Taraflardan herhangi birinin toprak bütünlüğünün, egemenliğinin ve uluslararası alanda tanınan sınırlarının tehdit edilmesi veya tehlikeye düşmesi durumunda, Taraflar bu tehdit(ler) veya tehlike(ler)i bertaraf etmek maksadıyla gerekli tüm yöntemleri kullanırlar.
MADDE 2: Taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırı, tüm taraflara yönelik bir saldırı olarak kabul edilir. Taraflardan birinin başka bir ülke veya ülke grubu tarafından silahlı saldırıya veya askeri saldırganlığa uğraması halinde, taraflar saldırıya uğrayan tarafa birbirlerine sağlayabilecekleri karşılıklı yardım imkanlarının tamamını kullanarak derhal yardım edecektir.
MADDE 3: Taraflar, işbu Anlaşma’nın 2’nci Maddesi gereğince savunma, savunma sanayii ve güvenlik alanlarında yakın işbirliği yapar; Silahlı Kuvvetleri arasındaki ilişkileri geliştirir ve savunma alanındaki işbirliğini güçlendirmeye yönelik mutabık kalınan faaliyetleri uygular.
MADDE 4: Taraflar uluslararası güvenlik konularında düzenli olarak istişarelerde bulunurlar. Taraflar hayati çıkarlarını ve ulusal güvenliklerini korumak ve milli güvenliklerine karşı tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmek maksadıyla ortak değerlendirmeler temelinde bireysel ve müşterek tedbirler geliştirmek üzere sürekli ve etkili bir şekilde birbirlerine yardım eder ve işbirliği yaparlar.
MADDE 5: Taraflar, bölgesel ve uluslararası istikrar ve güvenliği olumsuz etkileyen terörizmin tüm çeşit ve tezahürleriyle mücadelede operasyonel seviye de dahil olmak üzere mevcut işbirliğini ve müşterek çabaları güçlendirirler.
MADDE 6: Savaşta ve barışta, taraflar, savunma yeteneklerini geliştirmek maksadıyla, savunma kurumları arasında karşılıklı personel değişimi, ortak eğitim programları ve tatbikatlar ile tarafların silahlı kuvvetlerinin birlikte çalışabilirliğinin artırılmasına yönelik, konuşlanma ve faaliyetleri teşvik ederler.
MADDE 7: Savunma yeteneklerini güçlendirmek maksadıyla taraflar karşılıklı mutabakat temelinde aşağıdaki alanlarda savunma sanayii kurumları arasında teknoloji paylaşımını, ortak teknoloji geliştirilmesini, ortak üretimi ve savunma sanayii kuruluşları arasındaki işbirliğini desteklerler.
MADDE 8: Çekirdek taraflar, ortak savunmaya stratejik yön vermek, taraflar arasındaki savunma ve güvenlik işbirliğini geliştirmek ve anlaşmanın uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek engelleri ele almak maksadıyla, tarafların Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları ile Genelkurmay Başkanlarından oluşan “Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi”ni kurar. Komite taraflar arasında dönüşümlü evsahipliğiyle yılda iki defa toplanır. Tarafların liderleri, gerekli görüldüğü takdirde, yılda bir kez toplanabilir.
MADDE 9: İstihbarat alanındaki işbirliğini derinleştirmek ve bu doğrultuda gerekli eşgüdümü sağlamak amacıyla taraflar, bilgi güvenliği, verilerin korunması ve gizliliğe riayet ederek, karşılıklı mutabakata varılan güvenli kanallar üzerinden istihbarat paylaşımında bulunacaktır.
MADDE 10: Taraflar, lojistik destek hizmetlerinin mevcudiyeti ve uyumluluğuna bağlı olarak, barışta, savaşta ve diğer olağanüstü durumlarda, silah, mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer teçhizat dahil olmak üzere birbirlerine lojistik destek sağlar.
MADDE 11: Uluslararası hukuk ve tarafların ilgili iç hukukları saklı kalmak kaydıyla, taraflar, bu anlaşmanın hükümlerinin uygulanmasında işbu Anlaşmayı hukuki dayanak olarak kabul edecek ve ihtiyaç halinde ilave yasal düzenlemeler önerecektir.
MADDE 12: Anlaşma, tarafların daha önce akdetmiş oldukları uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerine halel getirmez.
MADDE 13: Taraflar, anlaşma kapsamında elde edecekleri gizlilik dereceli bilgi ve belgelerin mahremiyetine riayet ederler ve milli mevzuatlara saygı gösterirler. Gizlilik dereceli bilgi ve belgeler, taraflar dışındaki bir devlet, şirket ya da kişiyle paylaşılmaz. Gizlilik dereceli bilgi ve belgelere erişimin “bilmesi gereken” prensibiyle ve sadece uygun seviyede güvenlik yetkisine sahip kişilere sağlanması temin edilir.
MADDE 14: Anlaşmanın yorumundan veya uygulanmasından doğacak herhangi bir anlaşmazlık, Taraflar arasında istişareler ve görüşmeler vasıtasıyla dostane bir şekilde çözülür.
Madde 15: Anlaşma çekirdek taraflar arasında istişareler ve oybirliğiyle tadil edilebilir.
MADDE 16: Anlaşma, her bir tarafın tabi olduğu usuller uyarınca onaylanacak ve son onay belgesinin “Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi” Sekretaryasına tevdi edildiği tarihte yürürlüğe girecektir.
MEKKE İTTİFAKI ANLAŞMASI NEDİR?
Türkiye, ağustos ayında Suudi Arabistan ve Pakistan tarihi nitelikteki Mekke Ortak Savunma Anlaşması' na imza attı.
Tarihi nitelikteki bu adım; Orta Doğu'daki çatışmaların, askeri gerilimlerin ve özellikle de ABD ile İran arasındaki savaşın tırmandığı bir dönemde geldi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in imzaladığı anlaşmada kritik maddeler yer alıyor. Anlaşmaya göre ittifakın herhangi bir üyesine yapılacak saldırı, diğer iki ülkeye de yapılmış sayılıyor.
ANLAŞMA HERHANGİ BİR ÜLKEYİ HEDEF ALMIYOR
Yetkililer, Mekke Anlaşması'nın tamamen savunma amaçlı olduğunun, herhangi bir ülkeyi hedef almayacağının altını çiziyor.
Külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar, refahın korunması gibi taahhütlerin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Bu hedef “savunma odaklı iş birliği” olarak özetleniyor.
AMAÇ CAYDIRICILIĞI GÜÇLENDİRMEK
Herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, üç devletten herhangi birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının, hepsine yönelik bir saldırı olarak kabul edilmesini öngörüyor.
Üç ülkenin birbirlerinin güvenliğini desteklemesi, savunma ve askeri alanlarda işbirliği yapmasına odaklanılıyor.
Yetkililerin aktardığına göre herhangi bir ittifak veya anlaşmadan kopuş anlamına gelmeyen Mekke Anlaşması, mevcut müttefiklik ilişkilerini tamamlayarak bölgesel güvenliği güçlendiriyor ve diğer bölge ülkelerinin katılımına açık bir işbirliği zemini oluşturuyor.
BİR SÜREDİR KONUŞULUYORDU
Anlaşma, uzunca bir süredir devam eden diplomatik çalışmaların bir sonucu olarak görülüyor.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında stratejik bir ittifak kurulabileceği yönündeki iddialar, aylardır bölge gündeminde yer alıyordu.
Pakistan, ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik girişimlerde arabuluculuk yapmaya çalışırken Türkiye de Gazze’deki savaşın çözümünü amaçlayan müzakerelerde diplomatik rol üstlendi.
Suudi Arabistan ile Pakistan, 2025 yılında da ikili bir ortak savunma anlaşması açıklamıştı. Söz konusu anlaşma, Pakistan’ın Müslüman dünyadaki tek nükleer silah sahibi ülke olması nedeniyle büyük yankı uyandırmıştı.
AI outlook — possibilities, not facts
Anlaşmanın Dışişleri Komisyonu'na sevk edilmesi.
Likely · Within days

Bursa Deputy Cemalettin Kani Torun joined the AKP after his resignation from the New Path Party. With this change, the number of AKP's deputies in the Turkish Grand National Assembly increased to 281, while the number of independent deputies decreased to 10.

Antalya Kemer Mayor Necati Topaloğlu announced that he resigned from CHP along with 8 council members and that they will continue their duties independently.

Kemer Mayor Necati Topaloğlu announced that he resigned from the Republican People's Party along with 8 municipal council members and that they will continue their duties independently.

Kemer Mayor Necati Topaloğlu announced that he resigned from the Republican People's Party along with 8 municipal council members. Topaloğlu stated that they will continue their duties independently.

AK Party Spokesperson Ömer Çelik; He made statements about requests to join the party, fund corruption, the 'Terror-free Türkiye' process, Israel's regional attacks and the defense agreement with Saudi Arabia.

NEW Party announced that Istanbul Metropolitan Municipality Mayor Ekrem İmamoğlu's book 'Nation is My Witness', which was banned by the court, and the defense texts in the IMM case were made available to the public.