Breaking
CNHimalayan mudslides on the China-Nepal border: more than 3,000 people missing, the international community lends a helping handPLShooting at a techno festival in Aarau, Switzerland. One person dead, five injuredINTLGreece and Turkey Clash Over New Marine Parks in the AegeanRUThe Ministry of Health assessed the condition of the victims in an accident with a bus in the Stavropol regionDETransfer ticker: BVB is worried about Konstantelias, Martínez is moving to ChelseaDEWoman killed with knife at Rosenheim train station - suspect arrestedDEDeaths rise after ammunition depot explosion in KyivESPolitical unity in Ceuta in the face of the migration crisis and demand for explanations from the GovernmentCNHeavy rain causes disaster in Changhua! Fangyuan Township is flooded by high tides, and Yuanlin City turns into a yellow riverTRTurkey Aims to Influence Global Standards with International Cooperation and Shuttle Diplomacy in the Field of Artificial IntelligenceCNHimalayan mudslides on the China-Nepal border: more than 3,000 people missing, the international community lends a helping handPLShooting at a techno festival in Aarau, Switzerland. One person dead, five injuredINTLGreece and Turkey Clash Over New Marine Parks in the AegeanRUThe Ministry of Health assessed the condition of the victims in an accident with a bus in the Stavropol regionDETransfer ticker: BVB is worried about Konstantelias, Martínez is moving to ChelseaDEWoman killed with knife at Rosenheim train station - suspect arrestedDEDeaths rise after ammunition depot explosion in KyivESPolitical unity in Ceuta in the face of the migration crisis and demand for explanations from the GovernmentCNHeavy rain causes disaster in Changhua! Fangyuan Township is flooded by high tides, and Yuanlin City turns into a yellow riverTRTurkey Aims to Influence Global Standards with International Cooperation and Shuttle Diplomacy in the Field of Artificial Intelligence
BackMilli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme Kanunu TBMM'de Tarihi Destek Gördü
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme Kanunu TBMM'de Tarihi Destek Gördü
Developing
AA Güncel2 hours agoPolitics3 min readTürkiye

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme Kanunu TBMM'de Tarihi Destek Gördü

Quick Look

  • Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme Kanunu teklifinin TBMM'de 367 milletvekili tarafından imzalandığını ve 467 oyla kabul edildiğini belirtti.
  • Bu destek, anayasa değişikliği olmayan kanunlar arasında sayısal, oransal ve siyasi çeşitlilik açısından tarihi bir seviyeye ulaştığını gösteriyor.

AI-generated summary

Why It Matters

7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme Kanunu teklisi, 5 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığına 367 milletvekili imzasıyla sunulmuştur. Bu destek, geçmişteki yüksek imza sayılı kanun tekliflerinden daha geniş bir parti ve bağımsız milletvekili yelpazesini göstermektedir.

Font size

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'a TBMM'de verilen desteği AA Analiz için kaleme aldı.

***

a. Teklif desteği

7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmeye Dair Kanun’a ilişkin teklif 5 Ağustos 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunuldu. Teklifte 8 partiden 364 milletvekilinin imzasının yanı sıra 3 bağımsız milletvekilinin de imzası vardı. Toplamı 367 olan imzaların 356’sı doğrudan teklifle verilmiş, 11’i ise aynı gün katılma yoluyla eklenmiştir.

5 Ağustos 2026 itibarıyla Meclisimizin üye sayısı 592’dir. Tam üye sayısı olan 600’den iki vefat, bir düşme, bir bakan ve dört de belediye başkanı olma sebebiyle sekiz üye eksilmiştir. Yine 5 Ağustos 2026 itibariyle Meclisimizde 7’si grup sahibi 15 parti ve 10 bağımsız üye vardır.

Bu veriler ışığında kanun teklifine imza veren 8 partiden 5’inin grubu olan parti olduğunu, bu 8 partinin toplam milletvekili sayısının 451’e ulaştığını belirtmek gerekir. Bu durumda partiler açısından bakıldığında Meclis üye tam sayısının dörtte üçünden fazla milletvekili olan partilerin teklife destek verdiği görülüyor. Bağımsızlardan da üç milletvekili teklife destek vermiştir. TBMM’nin son kırk yıllık tarihinde hem bu sayıda hem bu geniş yelpazede destek almış başka bir kanun teklifi tespit edilememiştir. 1987’den son teklife kadar olan dönemde en yüksek kanun teklif imza sayılarına bakıldığında 200 imzadan 356 imzaya kadar destek almış kanun teklifleri görülmüştür. Toplam sayısı 11 olarak tespit edilen bu tekliflerden 10’u anayasa değişikliğine ilişkin kanun teklifidir. Biri ise 1960 darbe mağdurlarının ve hak sahiplerinin maddi ve manevi mağduriyetini gidermeye dönük kanun değişikliği teklifidir. Anayasa değişikliğine ilişkin tekliflerden yedisi kabul edilmiş, ikisi sonuçlanmamış ve biri de reddedilmiştir.

Öte yandan en yüksek teklif desteği alan 356 imzalı anayasa değişikliği kanun teklifi dahi sadece geçiş süreci kanunu teklifindeki imza sayısı olan 367’nin gerisinde kalmamış, teklife verilen siyasi yelpaze genişliği açısından da tek mecralı bir desteği olmuştur. 2007'deki bu teklif cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine ilişkin anayasa değişikliğine ilişkin olup o dönem sadece AK Parti milletvekillerinin imzasıyla verildiği bilinmektedir. Geçmişte diğer yüksek imza sayısıyla verilen kanun tekliflerinin tamamı hem sayı bakımından daha düşüktür. Hem de siyasi mecra desteği bakımından geçiş süreci kanununun çeşitliliğine sahip olamamıştır.

Bununla birlikte TBMM’nin milletvekili sayısı 1982 Anayasası'ndan sonra önce 400, 1987’de 450 ve 1995’te 550 olmuştur. Teklif sayılarını milletvekili tam sayısıyla oranladığımızda yani oransal karşılaştırma yaptığımızda, 1995 tarihli anayasa değişikliği kanunu teklifi 450 üyeli Meclis'te 301 milletvekilinin imzasıyla en yüksek orana sahiptir. Oransal karşılaştırmada ikinci sırada 2007 tarihli anayasa değişikliği kanunu teklifi 550 üyeli Meclis'te 356 milletvekilinin imzasıyla yer almaktadır. 7565 sayılı Kanun ise 600 üyeli Meclis'te 367 milletvekilinin imzasıyla oransal karşılaştırmada üçüncü sırada yer almaktadır. Ancak ilk iki kanunun anayasa değişikliğine matuf olduğunu 7565 sayılı Kanun’un ise olağan kanun özelliği taşıdığını unutmamak gerekir. Bu bakımdan 7565 sayılı Kanun, Meclis tarihinde anayasa değişikliği kanunu (anayasal yasa) olmayan kanunlar arasında hem sayısal hem oransal hem de siyasi mecra çeşitliliği açısından en yüksek teklif desteğine sahiptir.

Bu kısa tarihsel karşılaştırma, geçiş süreci kanununa sadece teklif desteğinin dahi TBMM’nin bu konuda olağan dışı bir yasama faaliyeti yürüttüğünün ve bunun tarihi bir öneme sahip olduğunun kanıtıdır.

b. Kabul desteği

Mecliste bulunan 592 milletvekilinden Meclis Başkanının oy kullanmadığı dikkate alındığında 591 üyenin oy kullanabildiği bir bileşim vardır. Ayrıca Meclis Genel Kurulunu yöneten Meclis Başkanvekili de oy kullanamadığı için geçiş süreci kanun teklifinin genel kurul görüşmelerinde oy kullanma hakkına sahip milletvekili sayısı 590 oldu. Ancak 590 milletvekilinden 29’u genel kurul görüşmelerine çeşitli sebeplerle katılmadı.

561 milletvekilinin katıldığı oylamada “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” 467 oyla kabul edildi. Kabul oylarına baktığımızda TBMM’de temsil edilen 15 partiden AK Parti, MHP, DEM, CHP ve Yeni Yol Partisi’de içinde altısı grup sahibi olan 12’si, büyük çoğunluğu sağlayacak şekilde kabul yönünde oy kullanmıştır. Grubu olan bir parti (İyi Parti) ile tek üyeli bir parti (DP) hayır derken, yeni kurulan parti (Yeni Parti) ikiye bölünmüş ve bu partiden kabul oyundan daha fazla ret oyu çıkmıştır. Ancak bu partinin yöneticileri kabul oyu kullanacaklarını açıkladıkları için parti olarak desteğin kabulden yana olduğu varsayılabilir. Dört üyeli bir parti (YRP) ise çekimser kalmıştır. 10 bağımsız üyeden 7’si kabul yönünde oy kullanırken 1’i ret vermiş, 2’si çekimser oy kullanmıştır.

Bu veriler ışığında kanunun kabulüne destek veren 12 partiden 6’sının grubu olan parti olduğunu, bu 12 partinin toplam milletvekili sayısının 548’e ulaştığını belirtmek gerekir. Bağımsızlardan da 7 milletvekili kabul oyu kullanmıştır. Bu durumda partiler ve bağımsızlar açısından bakıldığında Meclis üye tam sayısının yüzde 92’sini aşan bir temsil gücünün partiler ve bağımsızlar olarak kanunun kabulüne destek verdiği görülüyor. Tespit edilebildiği kadarıyla TBMM’de çok partili döneme geçildikten sonra üye sayılarıyla orantılandığında hem bu sayıda hem bu geniş yelpazede destek alarak kabul edilmiş anayasa değişikliği kanunları hariç olağan bir kanun bulunmuyor. Belirtmek gerekir ki kanuna verilen 87 ret oyunun 54’ünün yeni kurulmuş parti (Yeni Parti) milletvekillerinden geldiği dikkate alındığında bunların parti temsil gücü açısından 548 milletvekili içinde yer alması sorun olarak görülemez. Yeni kurulmuş partinin geçiş sürecini ve kanunu desteklediği yönetici beyanlarından belli olduğu için bu ret oylarını farklı bir siyasi blok olarak değerlendirmek isabetli olmaz. Bunlar daha çok reaksiyoner oylar olarak ele alınabilir. Dolayısıyla toplam ret oyları içinde bunları ve diğer partiden (CHP) iki reaksiyoner oyu ayrı yere koymak gerekir. O nedenle kanuna destek veren partilerin toplam milletvekili sayısından bunları ayıracak objektif bir gerekçe şu aşamada yoktur. Bu durumda reaksiyoner ret oyları düşüldüğünde kanuna aksiyoner olarak verilen ret oyu sayısı sadece 31’dir. Bu sayı da TBMM tam üye sayısının sadece yüzde 5’i kadardır. İlginç olan kanuna aksiyoner bir tutumla ret oyu veren partiden (İyi Parti) ret oyu vermiş iki milletvekili istifa etmiş ve kanuna kabul oyu veren partiye (AK Parti) geçmiştir. Bu durum da kanuna aksiyoner bir tutumla karşı çıkan partinin kalıcı bir siyasi blok oluşturması konusunda soru işaretleri doğurmaktadır. Sonuç olarak hem Kanun'un kabulüne ilişkin 467 milletvekiliyle ortaya konan güçlü irade hem de ret oylarının farklı ajandalarla verilmiş olması dikkate alındığında TBMM’nin kolektif iradesinin neredeyse bütünsel olarak Terörsüz Türkiye’ye geçiş sürecinin ve 7595 sayılı Kanun'un lehine oluştuğu tereddütsüz söylenebilir.

Ayrıca bu yüksek kabulün bilinebildiği kadar TBMM’nin son kırk yıllık tarihinde ilk kez anayasa değişikliği olmayan bir kanunla ilgili gerçekleştiğinin de altı çizilmelidir. Nitekim tespit edilebilenlere göre TBMM’nin 1987’den 2017’ye kadar en yüksek oyla kabul ettiği 11 kanun da anayasa değişikliği kanunudur. Bu değişiklikler içinde en yüksek kabul sayısı 474 milletvekili ile 2001 anayasa değişikliği kanununa ilişkindir. 7595 sayılı Kanun 467 milletvekilinin kabul oyuyla ikinci sırada gelmektedir. Ayrıca temsil çeşitliliği açısından ise tüm anayasa değişikliği kanunlarından daha geniş bir temsil yelpazesine sahiptir. TBMM’nin tam üye sayıları üzerinden oransal karşılaştırma yönünden bakıldığında 7565 sayılı Kanun’un 600 üyeli Mecliste 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilmesi Meclis tarihin en yüksek yedinci oranıdır. Ancak oransal olarak ilk altı sırada yer alan kanunların tamamı anayasa değişikliği kanunları olduğu için olağan kanun özelliği taşıyan 7565 sayılı Kanun’un Meclis tarihinde anayasa değişikliği içermeyen kanunlar arasında sayısal, oransal ve siyasi mecra çeşitliliği açısından en yüksek kabul desteğine sahip olduğu tespit edilebilir. Bu karşılaştırmada uluslararası anlaşmaların uygun bulma kanunları olağan kanun özelliği taşımadığı için dikkate alınmamıştır. Karşılaştırmanın mantığı gereği alınmaması da isabetlidir.

Kabule ilişkin bu yüksek sonuç sadece sistematik terörün tasfiye sürecinin ve yol haritasının büyük mutabakatla tescili değildir. Bu sonuç aynı zamanda Türkiye’nin geleceği için demokratik siyaset ve TBMM iradesi açısından büyük bir umut perspektifi de ortaya koydu. Bir anlamda “Büyük Türkiye Mutabakatı”nın ilanı oldu.

Belirtelim ki Komisyon'un kuruluşu, çalışması, raporu, kanun teklifi, görüşülme süreci ve kanunun kabulü TBMM’nin onurlu tarihinde muhteşem sayfalar olarak daha şimdiden yerini aldı. Bu süreçte TBMM Başkanı, Cumhur İttifakı grup yöneticileri, sürece destek veren diğer partilerin yöneticileri ve elbette tüm milletvekilleri büyük bir tarihsel sorumluluğu başarıyla, yüz akıyla yerine getirdiler. Tarihe iz bırakan kişiler oldular.

Görüldüğü üzere TBMM’nin 28. Dönemi güçlü pratikler ortaya koyuyor ve daha güçlü hamleler yapacağı umudunu da artırıyor. Türk milletine layık ve sadık olan tüm milletvekillerimizle ne kadar gurur duyulsa azdır.

[Mehmet Uçum, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekilidir.]

*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

What to Watch

AI outlook — possibilities, not facts

  • Kanun, TBMM Genel Kurulu tarafından resmen yürürlüğe konacak ve uygulama yönetmelikleri hazırlanmaya başlanacak.

    Very likely · Within weeks

Open Questions

  • Kanunun uygulama süreci ve zaman çizelgesi nelerdir?
  • Kanunun finansal kaynakları ve bütçesi nasıl sağlanacak?
  • Yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları kanun sürecinde nasıl rol alacak?

Related Topics

This article was originally published by AA Güncel.

Related Stories

More on this topicmilli dayanışma