
Karanlık enerjinin sırrını çözmek ve Samanyolu'nu haritalandırmak üzere tasarlanan Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu fırlatıldı.
NASA'nın 4,3 milyar dolar bütçeli Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, karanlık enerjiyi incelemek ve Samanyolu'nu haritalandırmak üzere Florida'dan fırlatıldı.
AI-generated summary
Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, evrenin genişlemesini sağlayan karanlık enerjiyi incelemek üzere tasarlandı.
İnsanlığın evrene bakışını kökten değiştirecek uzay araştırmalarında tarihi bir milat daha geride bırakıldı. NASA'nın 4,3 milyar dolar bütçeli devasa gözlemevi Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden gerçekleştirilen kusursuz bir fırlatmayla yörüngeye taşındı. Uzay ajansının ilk başastronomu Nancy Grace Roman'ın adı verilen teleskop, evrenin ivmelenerek genişlemesini sağlayan karanlık enerjinin sırrını çözmek ve Samanyolu Galaksisi'nin derinliklerini haritalandırmak üzere tasarlandı.
CASUS UYDU AYNASINDAN UZAY DEVİNE DÖNÜŞTÜ
Teleskobun yapım süreci tıp ve uzay teknolojisi açısından oldukça dikkat çekici bir geçmişe dayanıyor. Aslen ABD Ulusal Keşif Ofisi tarafından bir casus uydu için geliştirilen ancak daha sonra NASA'ya devredilen 2,4 metre çapındaki dev birincil ayna, teleskobun kalbini oluşturuyor.
300 megapiksel çözünürlüğündeki devasa kızılötesi kamerasıyla donatılan Roman Uzay Teleskobu, emsallerine kıyasla çok daha geniş bir görüş alanına sahip. Hubble ile benzer ayna boyutuna sahip olmasına rağmen Roman, Hubble'dan yüzlerce kat daha geniş uzay alanlarını tek bir karede görüntüleme yeteneği taşıyor.
JAMES WEBB VE EUCLİD İLE DEV ORTAKLIK
Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu; Avrupa Uzay Ajansı'nın Euclid teleskobu ve Şili'deki Vera C. Rubin Gözlemevi ile birlikte gökyüzünü haritalandıran üçlü dev ekibin son halkasını oluşturuyor.
Kızılötesi spektrumda derin gözlemler yapacak olan Roman, James Webb Uzay Teleskobu (JWST) ile de tam uyum içinde çalışacak. Roman teleskobu geniş görüş alanıyla süpernova patlamalarını ve yeni gezegenleri ilk tespit eden gözlemci olurken, James Webb bu hedeflere odaklanarak detaylı analizler yürütecek.
20 MİLYAR YILDIZ VE KARANLIK ENERJİNİN İZİ SÜRÜLECEK
Kozmologlar, Roman teleskobunun sağlayacağı 3 boyutlu galaksi haritaları sayesinde evrenin geçmişteki genişleme hızını yeniden kurgulamayı hedefliyor. Teleskop, süpernova patlamalarını izleyerek karanlık enerjinin zaman içinde değişim gösterip göstermediğini ortaya koyacak.
Ayrıca görünür ışığı engelleyen kozmik toz bulutlarını kızılötesi gözleriyle aşacak olan teleskop, Samanyolu Galaksisi içindeki 20 milyar yıldızı ve bu yıldızların etrafında dönen ötegezegenleri eşi görülmemiş bir netlikle kayıt altına alacak. Dünya'dan 1,5 milyon kilometre uzaktaki L2 noktasına ilerleyen teleskottan ilk veri ve görüntülerin Aralık ayında gelmesi bekleniyor.
AI outlook — possibilities, not facts
İlk veri ve görüntülerin Aralık ayında gelmesi bekleniyor.
Very likely · Within months

Mineralog Robert Hazen ve gezegen bilimci Michael Wong tarafından önerilen yeni bir evrensel yasalar teorisi, evrendeki basit yapıların zamanla karmaşık ve düzenli sistemlere dönüştüğünü açıklıyor. Teori, termodinamiğin ikinci yasasına karşı çıkıyor ve evrimsel seçilim ilkelerinin cansız süreçlerde de geçerli olduğunu savuyor.
İzmir Smyrna Agorası'ndaki kazılarda Geç Antik Çağ'a ait üç yeni mekan, duvar resimleri ve 2 bin yıldır su akışı süren antik bir kanal keşfedildi. Kazı Başkanı Prof. Dr. Akın Ersoy, buluntuların kentin dönüşümüne ışık tuttuğunu belirtti.

Osaka Üniversitesi immünolog Kosuke Hashimoto'nun liderliğinde yapılan çalışmada, 70 yaş üzeri bireylerde CD4 T hücrelerinin öldürücü T hücrelerine dönüştüğü ve bu oranın 100 yaşında %9,6, 110 yaşını aşanlarda %17,6'ya çıktığı gösterildi. Araştırmacılar, bu dönüşümün yaşla birlikte artan kanserli ve anormal hücre tehditlerine karşı bağışıklık sisteminin savunma mekanizması olduğunu belirtti.
NASA, Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu'nu Florida'daki Kennedy Uzay Merkezi'nden SpaceX'e ait Falcon roketiyle fırlattı. 4,3 milyar dolarlık teleskobun evrendeki galaksileri ve gezegenleri incelemesi hedefleniyor.

Dokuz Eylül Üniversitesi, 18-20 Ağustos'ta Marmara Denizi'nde yaşanan 185 depremi yapay zeka ile inceledi. Uzmanlar, sarsıntıların doğrudan Adalar Fayı üzerinde değil, fayın kollarında gerçekleştiğini ve büyük bir depremin habercisi olmadığını belirtti.

Marmara Denizi'nde 18-20 Ağustos'ta meydana gelen 185 depremin ardından uzmanlar, sarsıntıların Adalar Fayı'nın kollarında gerçekleştiğini ve rutin bir sismik aktivite olduğunu belirtti. Uzmanlar, bu depremlerin büyük bir kırılmayı tetikleyeceği yönünde bilimsel bir kanıt olmadığını vurguladı.