
Ekonomik krizle birlikte artan batık krediler ve biriken borçlar sonrasında, iktidar 1 milyon kişiyi ilgilendiren GSS prim borçlarının silinmesi için harekete geçti.
AI-generated summary
Derinleşen ekonomik kriz nedeniyle batık krediler ve ödenemeyen sosyal güvenlik primleri artış göstermiştir.
Derinleşen ekonomik kriz ve eriyen alım gücü, yurttaşı tarihin en büyük borç sarmallarından birine itmiş durumda. Güncel verilere göre, bankacılık sektöründe takibe düşen (batık) krediler 2026 yılının başından bu yana yüzde 66,6 gibi çarpıcı bir oranda artış gösterdi.
Toplam batık kredi stokunun 963 milyar liraya ulaştığı ve batık kredilerin toplam kredi stokuna oranının yüzde 3,4'e çıktığı bu tablo, hanehalkının bırakın borç ödemeyi, günlük zorunlu harcamalarını dahi karşılayamadığını gözler önüne seriyor.
Yurttaşın bankalara olan borçlarını çeviremediği bu ağır kriz ortamında, toplumun en alt gelir grubunda yer alan kesimlerin Genel Sağlık Sigortası (GSS) primleri de ödenemeyerek dağ gibi birikti. Giderek büyüyen bu borç krizinin ardından, iktidar yeni bir yasal düzenleme için düğmeye bastı.
AKP kurmayları tarafından hazırlıkları son aşamaya getirilen yaklaşık 15 maddelik yeni torba kanun teklifinin kısa süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na sunulması bekleniyor.
Cuma gününe yetişmemesi durumunda önümüzdeki hafta Meclis gündemine gelecek olan teklifin en dikkat çekici maddesini GSS prim borçları oluşturuyor.
1 MİLYON KİŞİYİ İLGİLENDİRİYOR
Taslağa göre, herhangi bir kurumsal sağlık güvencesi bulunmayan ve primlerini kendi ödemek zorunda olan ancak ekonomik yetersizlikler nedeniyle bunu gerçekleştiremeyen dar gelirli yurttaşlara nefes aldırılması hedefleniyor.
Bu kapsamda, 10 yıllık zaman aşımı süresi de göz önünde bulundurularak 1 Ocak 2017 tarihi öncesine ait GSS prim borçlarının tamamı silinecek.
Düzenlemeden, GSS prim borcu bulunan yaklaşık 1 milyon kişinin yararlanacağı belirtiliyor.
'BORCUNU DÜZENLİ ÖDEYENLERİN SUÇU NE?' TARTIŞMASI
İktidarın GSS prim borçlarını silme hazırlığı, borcu olan yurttaşlara nefes aldıracak olsa da kamuoyunda büyük bir "adaletsizlik" tartışmasını da beraberinde getirdi.
Ekonomik krizin en ağır koşullarına ve geçim sıkıntısına rağmen devlete olan yükümlülüğünü yerine getirerek GSS primlerini dişinden tırnağından artırıp gününde ödeyen yurttaşlar, alınan bu karara tepki gösterdi.
Kararın duyulmasının ardından sosyal medyada ve kamuoyu tartışmalarında, "Borcunu aksatmadan, zamanında ödeyenlerin suçu ne" sorusu gündeme taşındı.
DÜRÜST MÜKELLEFLERE CEZA
Ekonomistler ve hukukçular da Türkiye'de adeta bir alışkanlık haline gelen ve periyodik olarak çıkarılan vergi, prim ve imar aflarının devlete olan güveni zedelediğine dikkat çekiyor.
Sık sık uygulanan bu tarz af politikalarının toplumdaki "ödeme kültürünü" ve "adalet duygusunu" yok ettiğini belirten uzmanlar; dürüst ve düzenli mükelleflerin adeta cezalandırıldığını, yükümlülüklerini aksatanların ise ödüllendirildiğini vurguluyor.
Düzenli ödeme yapan yurttaşlara herhangi bir teşvik veya iade sunulmadan doğrudan borç silme yoluna gidilmesinin, devlete karşı sorumluluklarını yerine getiren kesimlerde derin bir haksızlık hissi yarattığı ifade ediliyor.
İPTAL EDİLEN ENERJİ MADDELERİ MASADA
Torba teklifte yalnızca borç silinmesi değil, geçmiş yasama yılında Anayasa Mahkemesi'nden (AYM) dönen kritik enerji düzenlemeleri de yer alıyor.
YASAMA YETKİSİNİN DEVREDİLMEZLİĞİNE AYKIRILIK
Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) başvurusu üzerine AYM'ye taşınan 7501 sayılı "Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un iptal edilen hükümleri, yeni teklifle yeniden ele alınacak.
AYM, daha önce doğalgaz ve yenilenebilir enerji alanlarında yürütmeye çok geniş takdir yetkisi veren kuralları iptal etmişti.
Yüksek mahkeme, özellikle yüzen LNG tesislerinin işletilmesi ve yer değişikliğine ilişkin istisnaların belirlenmesi yetkisinin, kanuni çerçevenin ve temel ilkelerin çizilmeden doğrudan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'na (EPDK) devredilmesini; "yasama yetkisinin devredilmezliği" ve "teşebbüs özgürlüğü" ilkelerine aykırı bularak iptal kararı vermişti.
AI outlook — possibilities, not facts
Torba kanun teklifinin kısa süre içinde TBMM Başkanlığı'na sunulması
Very likely · Within days
ECB President Christine Lagarde stated that the economic cost of extreme weather events is increasing in Europe and called for urgent action for climate insurance, infrastructure investments and energy grid modernization.

The fact that the Democrats won the majority in the US Congressional midterm elections caused an increase in Asian stock markets with the expectation that political uncertainty would decrease. Investors are closely following Trump's foreign policy moves and the upcoming APEC Summit.

Zorlu Holding Chairman of the Board of Directors, Ahmet Nazif Zorlu, was buried in Zincirlikuyu Cemetery after the funeral ceremony held in Istanbul. Many names from the world of business, politics and sports attended the ceremony.
In her article, ECB President Christine Lagarde drew attention to the economic and social costs of extreme weather events in Europe and listed three priority steps to combat the climate crisis.
DenizBank and UNICEF started a collaboration to increase the professional competencies needed in the green transformation process and to enable young people to acquire green skills.
ECB President Christine Lagarde stated that extreme heat, drought and forest fires in Europe reveal the increasing economic cost of the climate crisis and called for three priority steps.