
AI-generated summary
Özbekistan, 1991'de Sovyetler Birliği'ndan bağımsızlığını ilan etmiştir. Türkiye, bağımsızlığı ilk tanıyan ülkelerden biridir. Son yıllarda iki ülke arasında ekonomik ve diplomatic ilişkiler giderek güçlenmektedir.
Büyükelçi Haydarov, ülkesinin bağımsızlığının 35. yıl dönümü ve Türkiye-Özbekistan ilişkilerine dair değerlendirmeleri yaptı. Geçen 35 yılda Özbekistan'ın büyük ve sorumlu bir yol katettiğini dile getiren Haydarov, ülkesinin uluslararası alanda net bir duruşa, açık ve pragmatik bir dış politikaya ve güvenilir bir ortak olarak güçlü bir itibara sahip olduğunu söyledi.
Özbekistan'ın uluslararası alandaki aktif rolünün giderek arttığını vurgulayan Haydarov, ülkesinin uluslararası kuruluşlar çerçevesinde önemli girişimler ortaya koyduğunu, uluslararası ve bölgesel diyalog platformlarına ev sahipliği yaptığını vurguladı. Özbekistan'ı uluslararası diplomasinin önemli bir merkezine dönüştürmek için çok yönlü, dengeli ve ölçülü dış politikayı sürdüreceklerini ifade eden Haydarov, stratejik ortak olarak gördükleri Türkiye ile derin işbirliği içinde olacaklarını duyurdu.
Özbekistan'ın bağımsızlığının 35. yıl dönümünü idrak ettiklerini belirten Haydarov, bunun kendileri için sıradan bir tarih olmadığının altını çizerek, şunları dile getirdi:
"35 yıl, tarih açısından çok uzun bir dönem olmayabilir ama bağımsızlığımızın kökleri, 3 bin yıldan fazla geçmişe sahip devletçi geleneklerimize ve kadim medeniyet tarihimize dayanmaktadır. Yeni Taşkent şehrinde 28 Ağustos akşamı büyük coşkuyla kutlanan bayram şenliklerinde de tam olarak buna vurgu yapıldı. Cumhurbaşkanımızın (Şevket Mirziyoyev) ifade ettiği gibi 'Bağımsızlık, her şeyden önce bize şan ve şerefimizi, mukaddes dinimizi, ana dilimizi ve unutulmaya yüz tutmuş milli değerlerimizi geri vermiştir."
ORTA ASYA'DA YENİ SİYASİ ATMOSFER
Haydarov, yeni Özbekistan olgusuyla Orta Asya'da da yeni bir siyasi atmosfer oluştuğunu ifade ederek, "Komşu ülkelerle sınır, su, ticaret, ulaştırma ve güvenlik gibi meselelerin karşılıklı güven ve diyalog yoluyla çözülmesi konusunda önemli ilerlemeler kaydedildi. Bu durum yalnızca Özbekistan'ın değil, bütün Orta Asya'nın kalkınması açısından büyük önem taşıyor." diye konuştu.
Haydarov, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Son yıllarda Gayri Safi Yurt İçi Hasılamız (GSYH) 2,5 kat artarak geçen yıl 145 milyar dolar, ihracatımız 33 milyar dolar, doğrudan yatırımlar ise 43 milyar doların üzerine çıktı. Aslında 2030'a kadar GSYH hacmini 160 milyar dolara ulaştırmayı planlamıştık. Bu hedefi bu yıl fazlasıyla gerçekleştireceğiz ve geliri ortalamanın üzerinde olan ülkeler arasına gireceğiz. 2030 yılına gelindiğinde ülkemizin toplam Gayri Safi Yurt İçi Hasılasının 300 milyar dolar seviyesine çıkarılması hedeflenmektedir."
'TÜRKİYE TARİHİMİZDE MÜSTESNA BİR YERE SAHİP'
Haydarov, Özbekistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin bugünkü seviyesinin temelinde yüzyıllar boyunca şekillenen ortak tarih, dil, kültür ve manevi değerlerin yanı sıra iki halkın birbirine duyduğu samimi sevgi ve kadirşinaslığın yattığını bildirdi.
"Türkiye, Özbekistan'ın bağımsızlığını ilk tanıyan ülke olarak tarihimizde müstesna bir yere sahip. O tarihi adım, iki ülke arasındaki modern diplomatik ilişkilerin sağlam temelini oluşturdu." diyen Haydarov, iki ülke arasındaki ilişkilerin son 10 yılda önemli bir ivme yakaladığını açıkladı.
Haydarov, iki ülke arasında üst düzey düzenli istişare mekanizmaları oluşturulduğuna, stratejik işbirliğinin yeni mekanizmalarının hayata geçirildiğine dikkat çekti.
4+4 MEKANİZMASI
İki ülke arasında dış politika, savunma, güvenlik ve içişleri işbirliğini en üst düzeyde kurumsallaştıran Özbekistan-Türkiye 4+4 Mekanizması’na işaret eden Haydarov, "Hemen hemen tüm bakanlık ve kurumlarımız arasında işbirliğini koordinate etmek amacıyla ortak çalışma grupları oluşturulmuştur ve bunlar aktif şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Bu sayede siyasi diyaloğumuz; ekonomi, savunma, yatırım, sanayi, enerji, ulaştırma, eğitim, turizm, kültür ve daha pek çok alandaki somut işbirliğiyle giderek zenginleşiyor." ifadelerini kullandı.
"Türkiye, Özbekistan'ın en önemli ekonomik ortaklarından biri." ifadesini kullanan Haydarov, ülkesinde 2 bin 276 civarında Türk şirketinin katılımıyla büyük yatırım ve sanayi projelerinin hayata geçirildiğini söyledi.
Büyükelçi Haydarov, iki ülke arasında ticari ve ekonomik ilişkilerin genişlediğinin, ortak girişimlerin sayısının arttığının ve bunun da stratejik ortaklığın yalnızca siyasi bir söylemden ibaret olmadığını, somut bir ekonomik içeriğe sahip olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Özbekistan ve Türkiye'nin çok sayıda uluslararası ve bölgesel kuruluş çerçevesinde işbirliği yaptığına değinen Haydarov, iki ülkenin barış, istikrar, güvenlik ve karşılıklı çıkar temelinde ekonomik kalkınma konularında birbirlerini desteklediğinin altını çizdi.
'İLİŞKİLERİ İLERLETMEK İÇİN ÇOK BÜYÜK İMKANLAR BULUNUYOR'
Haydarov, iki ülke ilişkilerinin bugün ulaştığı noktayı nihai hedef olarak görmediklerini söyleyerek "Bu seviyeyi yeni fırsatların sıradaki aşaması olarak değerlendiriyoruz. Tarihsel yakınlığımız, güçlü siyasi güvenimiz ve karşılıklı çıkarlarımız var olduğu sürece Özbekistan-Türkiye ilişkilerini daha ileri bir seviyeye taşımak için önümüzde çok büyük imkanlar bulunuyor." açıklamasını yaptı.
"Ticaret hacmimiz 2025 sonunda 3 milyar dolara ulaştı. 5 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmaya oldukça yakınız." diyen Haydarov, burada yalnızca ticaret hacmini artırmaya değil, yüksek katma değerli ürünlerin üretimine, sanayi işbirliğinin geliştirilmesine, ulaştırma ve lojistik imkanlarının güçlendirilmesine ve ihracata yönelik ortak projelerin artırılmasına odaklandıklarını aktardı.
Haydarov, Türkiye'nin teknolojisi, tecrübesi ve pazarlarıyla Özbekistan'ın üretim ve insan kaynağı potansiyelini bir araya getirmek için çok büyük imkanlar bulunduğunu belirtti.
'DAHA GENİŞ ÖLÇEKLİ PROJELER' MESAJI
"Türk şirketlerini yalnızca mevcut pazara değil, Özbekistan'ı bölgesel bir üretim ve ihracat merkezine dönüştürmeyi hedefleyen projelere de daha geniş ölçekte dahil etmek istiyoruz." diyen Haydarov, şunları kaydetti:
"Özbekistan, Orta Asya'nın merkezinde yer alıyor. Türkiye ise Avrupa ile Asya'yı birbirine bağlayan önemli ulaştırma ve lojistik merkezlerinden biri. Dolayısıyla iki ülke arasındaki ulaştırma bağlantılarının güçlendirilmesi, yalnızca ikili ticaret açısından değil, bölgeler arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi bakımından da büyük önem taşıyor."
AI outlook — possibilities, not facts
Özbekistan-Türkiye ticaret hacmi 2025 sonunda 5 milyar dolara ulaşacak
Likely · Within months
Özbekistan'ın GSYH 2030 yılında 300 milyar dolara ulaşacak
Possible · Within years

Marmara Denizi'nde rulo sac taşıyan Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisi, motor yağı yüklü bir tankerle çarpışarak battı. Bakan Uraloğlu, gemideki 10 Türk mürettebat için arama kurtarma çalışmalarının havadan ve denizden devam ettiğini bildirdi.

Marmara Denizi'nde M/T ALSU tankeriyle çarpışarak batan M/V Tuğberk İmamoğlu gemisinin sahibi İmamoğlu Denizcilik, gemide teknik arıza olmadığını ve kazadan önce uyarı yapıldığını açıkladı. 10 denizci için arama kurtarma çalışmaları sürüyor.
ABD, İran genelindeki Devrim Muhafızları hedeflerine hava saldırıları düzenledi. İran, Ürdün, Bahreyn ve Irak'taki ABD üslerine füze ve İHA ile misilleme yaparken, her iki taraf da karşılıklı kayıplar ve askeri başarılar bildirdi.
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Girne açıklarında alabora olan ve 550 metre derinlikte bulunan gemiye ulaşıldığını, arama çalışmalarının TCG Alemdar ve TCG Işın gemileriyle 24 saat esasına göre devam ettiğini açıkladı.

İsrail savaş uçakları ve topçuları, Lübnan'ın Nebatiye bölgesinde Hizbullah'a ait olduğunu iddia ettiği altyapıyı hedef aldı. Saldırılarda evler yıkıldı, fosforlu mühimmat kullanıldığı öne sürüldü. Hizbullah'ın ise İsrail askerlerine İHA ile karşılık verdiği bildirildi.
İsrail güçleri, Ekim 2025 ateşkesine rağmen Gazze'nin Cibaliya bölgesinde sivilleri hedef aldı. Saldırılarda 2 kişi hayatını kaybederken, aralarında bir çocuğun da bulunduğu çok sayıda kişi yaralandı.