Fenerbahçe, Alanyaspor'u 3-0 mağlup ederek moral bulurken, İrfan Can Kahveci'nin iptal edilen golü VAR protokolü tartışmalarını beraberinde getirdi.
AI-generated summary
Fenerbahçe, Aston Villa'ya karşı 6-0'lık bir mağlubiyetin ardından ligde Alanyaspor ile karşılaştı. Maç sırasında VAR müdahalesiyle bir gol iptal edildi.
Fenerbahçe, Aston Villa karşısında aldığı 6-0’lık ağır yenilginin ardından ligde Alanyaspor’u 3-0 mağlup ederek yaralarını sardı. Sarı-lacivertliler maç boyunca oyunun kontrolünü elinde tuttu, rakip kalede çok sayıda pozisyon üretti ve Galatasaray’ın kazandığı haftada hata yapmadı. Ancak bu karşılaşmadan geriye yalnızca alınan üç puan ve sergilenen oyun kalmadı. İkinci yarının başında İrfan Can Kahveci ile bulunan ve VAR müdahalesiyle iptal edilen gol, maçın önüne geçen asıl tartışma oldu.
Fenerbahçe mücadeleye beklenildiği gibi topa sahip olarak başladı. Lukaku ile önemli bir fırsattan yararlanamayan sarı-lacivertliler, Levent Mercan’ın kazandırdığı penaltıda Greenwood’un zayıf vuruşuyla öne geçme şansını kaçırdı. Buna rağmen oyun disiplininden kopmayan Fenerbahçe, 40. dakikada Levent Mercan’ın ortasında Lukaku’nun golüyle soyunma odasına 1-0 önde gitti. İlk yarıyı yüzde 65 topla oynama ve 2,68 gol beklentisiyle tamamlayan sarı-lacivertlilerin hücum performansı kadar savunmadaki başarısı da dikkat çekiciydi. Alanyaspor ilk 45 dakikada Fenerbahçe ceza sahasında yalnızca üç kez topla buluşabildi ve isabetli şut çekemedi.
İkinci yarıya daha istekli başlayan Fenerbahçe, henüz ilk dakikalarda İrfan Can Kahveci ile farkı ikiye çıkaran golü buldu. Ancak hakemin VAR incelemesinin ardından gol geçersiz sayıldı. Gerekçe, gol öncesinde Kante’nin yaptığı değerlendirilen fauldü. Burada Kante’nin müdahalesinin faul olup olmadığı elbette tartışılabilir. Fakat asıl mesele bu değildi. Asıl mesele, VAR’ın hangi noktaya kadar geriye giderek müdahalede bulunabileceği ve bu pozisyonda atak başlangıç fazının nasıl değerlendirilmesi gerektiği.
Pozisyonun başlangıcına baktığımızda Alanyasporlu Baran Ali’nin hakemin hemen önünde yerde kaldığını görüyoruz. Hakem oyunu durdurmadı ve mücadele devam etti. Üstelik bu esnada top hâlâ Alanyaspor’daydı. Rakip oyuncu devam eden aksiyonda kötü bir pas vererek topu kaybetti ve Fenerbahçe atağı başladı. Sarı-lacivertliler de bu atağın sonunda golü buldu. Yani hakem, gözünün önündeki pozisyonda oyunu devam ettirdi; ardından gelişen atak golle sonuçlanınca VAR devreye girdi ve oyunun önceki bölümündeki Kante müdahalesi nedeniyle gol iptal edildi.
İşte tartışılması gereken nokta tam olarak burada başlıyor. Kante’nin hareketinin faul olup olmadığına ilişkin yorumlar bir yana, VAR’ın bu pozisyonda müdahale etme gerekçesi ve incelemenin sınırları açıklığa kavuşturulmalı. Çünkü VAR protokolünde atak başlangıç fazının nerede başladığı, bu fazdan önceki bir müdahalenin gol iptaline dayanak oluşturup oluşturamayacağı açısından belirleyici. Benim itirazım da bu noktaya. Alanyasporlu oyuncu henüz pasını vermemişken gerçekleşen müdahale ile topun kaybedilmesinin ardından başlayan Fenerbahçe atağı arasındaki bağlantı nasıl kuruldu? Hakemin devam kararı verdiği bir pozisyon, golle sonuçlanan atağın başlangıç fazı kapsamında mı değerlendirildi? Yoksa incelemenin sınırları bu pozisyonda farklı mı yorumlandı?
Bu soruların cevabı yalnızca Fenerbahçe açısından değil, hakem kararlarının tutarlılığı bakımından da önemli. Sahadaki hakemin oyunu devam ettirme kararı tek başına VAR müdahalesini imkansız kılmaz. Ancak her gol öncesindeki her faul iddiasının da otomatik olarak gol iptaline yol açmaması gerekir. Burada belirleyici olan, pozisyonun kurallar çerçevesinde nasıl sınıflandırıldığı ve VAR incelemesinin hangi gerekçeyle yapıldığıdır. Dolayısıyla tartışmayı yalnızca “Kante faul yaptı mı, yapmadı mı?” sorusuna indirgemek, asıl meseleyi gözden kaçırmak olur.
Fenerbahçe, iptal edilen golün ardından oyun üstünlüğünü sürdürdü. 71. dakikada oyuna sonradan giren Kerem Aktürkoğlu farkı ikiye çıkardı, 87. dakikada ise Vedat Muriqi skoru belirledi. Sarı-lacivertliler maçın genelinde rakibini kalesinden uzak tuttu ve 3-0’lık galibiyete ulaştı. Ancak sahadaki sonuç, tartışmalı kararın açıklığa kavuşturulması ihtiyacını ortadan kaldırmıyor.
Şimdi gözler Merkez Hakem Kurulu’nda. İngiltere’de benzer tartışmalı pozisyonların ardından PGMOL’ün kararlar hakkında açıklama yaptığı örnekler var. Peki, MHK de bu pozisyonun neden gol iptaliyle sonuçlandığını kamuoyuna açıklayacak mı? Hakemlerin kararlarını savunmak ya da eleştirmekten önce, hangi kuralın nasıl uygulandığını bilmek gerekiyor. Özellikle de VAR gibi maçın sonucunu doğrudan etkileyebilen bir sistem söz konusu olduğunda…

Prof. Dr. Yücel Acer evaluated the legal and geopolitical consequences of the Libyan House of Representatives' approval of the maritime border agreement with Türkiye and commented on the reactions of Greece, Egypt and the EU.
TDT Secretary General Kubaniçbek Ömuraliyev wrote about the transformation of the Organization of Turkish States from a political dialogue platform to a multidimensional cooperation structure and its 2040 vision for AA Analysis.

Although Fenerbahçe was ahead 2-0 in the Champions League match, they could not keep the score and lost points. The author criticized short pass mistakes, İsmail Kartal's substitutions and Talisca's sending off, and made warnings before the upcoming Galatasaray derby.

While demands for justice from various segments of society in Türkiye are rising, pressures on the press, flood disaster in the Marmara Region and developments regarding the Iran-Mecca Joint Defense Agreement are on the agenda. Additionally, tensions over Türkiye-Azerbaijan relations and cooperation problems in domestic politics are evaluated.

It is stated that Mehmet Şimşek will face questions that are impossible to answer due to the funding crisis in Türkiye during his possible trip to Bangkok, and that the search for trust outside will trigger accountability within the country.

Aydın Ünal, a writer for Yeni Şafak, which belongs to the close-to-government Albayrak Media group, spoke on TV Net's 'Political' program about the funding crisis that has been on Türkiye's agenda for weeks. While Ünal expressed his despair about the issue, he emphasized that the debate was not just a temporary agenda topic and that it had caused a deep wound in society. He stated that he is concerned that unexpected bad results may occur if the process remains inconclusive or falls off the agenda.