
AI-generated summary
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Çiçek, kolajen haplarının vücudun "çimentosu" olduğunu ancak mucizevi bir gençlik iksiri olmadığını belirtti. Yaşla azalan kolajen üretimi için takviyelerin olumlu etkileri olabileceğini ancak riskleri de bulunduğunu vurguladı.
KARDİYOLOJI Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Çiçek, kolajen haplarıyla ilgili çarpıcı uyarılarda bulundu: “Kolajeni en basit haliyle vücudumuzun ‘çimentosu veya yapı iskelesi’ olarak düşünebilirsiniz. Cildimizin esnekliğini, kemiklerimizin, kıkırdaklarımızın ve bağ dokumuzun dayanıklılığını sağlayan temel bir proteindir.
EN BÜYÜK 3 DÜŞMAN
Yaş ilerledikçe vücudumuzun doğal kolajen üretimi maalesef azalıyor. Bilimsel çalışmalara baktığımızda, kolajen takviyelerinin özellikle cilt nemliliği, elastikiyeti ve eklem sağlığı üzerinde bazı olumlu sonuçlar bildirdiğini görüyoruz. Ancak burada çok önemli bir gerçek var. Kolajeni bir ‘gençlik iksiri veya mucize’ olarak görmek doğru değil. Kolajenin en büyük üç düşmanı var. Mucizevi bir kutu kolajen aramak yerine sigarasız bir yaşam, güneşten korunma, yeterli uyku, düzenli egzersiz ve bol C vitamini içeren protein ağırlıklı bir beslenme düzeni kurmak hem cildiniz hem de kalbiniz için en bilimsel ve en güvenli yatırım.
ALERJİK OLABİLİR
Dışarıdan aldığınız kolajen takviyesi sindirim sistemine girdiğinde amino asitlere, yani en küçük parçalarına ayrılır. Vücut bu parçaları alır ve o an nerede ihtiyaç varsa, belki de hiç hesaplamadığınız bir dokuda, oraya harcar. Yani ‘bu hap doğrudan yüzümdeki kırışıklığa gitsin’ diye bir kural yok. Saç dökülmesi veya tırnak kırılması yaşayan birinin rastgele kolajen almak yerine demir, çinko, B12 eksikliği gibi altta yatan temel beslenme sorunlarına baktırması çok daha doğru bir yaklaşım. Tamamen zararsız diyemeyiz. Mide bulantısı, şişkinlik, hazımsızlık veya ağızda kötü tat gibi sindirim sistemi şikâyetleri sık görülür. Ayrıca ürünün elde edildiği kaynağa göre ciddi alerjik reaksiyonlar gelişebilir. Kalp yetmezliği, hipertansiyon, diyabet veya böbrek rahatsızlığı olanlar hekimlerine danışmadan kullanmamalı.”
TABAKTAKİ MUCİZELER
C Vitamini: Kolajen sentezinin anahtarıdır. Turunçgiller, kivi, çilek, biber ve yeşil yapraklı sebzeler olmazsa olmazdır.
Kaliteli Proteinler: Balık, yumurta, et, tavuk, süt ürünleri ve baklagiller kolajen yapımında kullanılan prolin ve glisin gibi amino asitleri sağlar.
Mineraller: Çinko ve bakırdan zengin kuruyemişler, tam tahıllar ve deniz ürünleri bağ dokusunu güçlendirir.
Kemik ve Tavuk Suyu: Doğal bir kaynaktır ancak içindeki kolajenin doğrudan cilde gittiği sanılmamalıdır. Dengeli beslenmenin güzel bir parçası olarak tüketilmelidir.

Akdeniz Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ayşe Akman, kalıcı oje ve protez tırnak uygulamalarında kullanılan UV cihazlarının erken yaşlanmaya ve kanser riskine yol açabileceğini belirtti. Ayrıca kimyasal içeriklerin alerjik reaksiyon riski taşıdığı konusunda uyarılarda bulundu.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde Bundibugyo virüsü kaynaklı Ebola salgını, 4.945 vaka ve 2.325 ölümle rekor hızda büyüyor. Onaylı aşı veya tedavisi bulunmayan salgında, yanlış bilgi ve toplumsal direnç müdahaleyi zorlaştırıyor.
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde deniz suyu analizlerinin ardından Kestanelik Aile Çay Bahçesi ile Karpuzdere mevkisi arasındaki bölgede denize girmek yasaklandı.
Trakya Üniversitesi'nden Prof. Dr. Servet Altay, yaz döneminde artan uzun yolculuklarda hareketsizliğin derin ven trombozu ve akciğer embolisi riskini tetikleyebileceğini belirtti. Özellikle risk grubundakilerin su tüketimine dikkat etmesi gerektiği vurgulandı.

Yunanistan'da Batı Nil virüsü vakaları Doğu Attika'da yoğunlaşırken, EODY risk grubundakileri tedbirli olmaya çağırdı. Uzmanlar artışın kesin nedeninin henüz belirlenemediğini bildirdi.

Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, yaz aylarında artan sıcaklıklar ve terlemenin böbrek sağlığı üzerindeki risklerine dikkat çekerek sıvı dengesi, tansiyon takibi ve ilaç kullanımı gibi konularda 8 önemli uyarıda bulundu.