İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi, silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla yargılanan sanıklar hakkında kararını verdi.
İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla yargılanan Turabi Şen ve Elif Gül'e 6 yıl 3 ay hapis cezası verirken, 8 sanığın beraatına hükmetti.
AI-generated summary
Sanıklar, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) mensubu olmak ve 'kent uzlaşısı' stratejisi kapsamında belediyelere sızmakla suçlanıyordu. İddianamede sanıkların PKK ile organik bağları olduğu öne sürülmüştü.
İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan sanıklar, beraatlarına karar verilmesini istedi.
Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, Turabi Şen ve Elif Gül'ün "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 6'şar yıl 3'er ay hapisle cezalandırılmalarına karar verdi.
Heyet, sanıklar Livan Gür, Cemalettin Yüksel, Hasan Özdemir, Bülent Kayğun, Güzin Alpaslan, İkbal Polat, Sinan Gökçe, Nesimi Aday'ın üzerlerine atılı suçtan beraatlarına karar verdi.
İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) mensubu olduğu tespit edilen sanıkların, 31 Mart 2024'teki yerel seçim sonrasında bulundukları ilçe belediyelerinde görev yapmaya başladıkları ifade edilmişti.
Sanıkların "kent uzlaşısı" formülü kapsamında faaliyet gösteren örgüt mensuplarından olduklarının anlaşılması üzerine haklarında soruşturma başlatıldığı belirtilen iddianamede, sanıkların terör örgütü PKK ile bağları olduğuna ilişkin çeşitli değerlendirmeler yer almıştı.
İddianamede, sanıklardan Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Cemalettin Yüksel'in evinde yapılan aramada ele geçirilen dokümanda el yazısıyla yazılmış, "Şüphe yoktur. 6-8 Ekim olaylarının toplumsal açıdan yarattığı derin yaraları sarmanın yolu bu olaylar ile ilgili hakikatin açığa çıkarılması-10 Ekim." ifadesinin bulunduğu metnin yer aldığı aktarılmıştı.
Söz konusu yazının HDP Merkez Yürütme Kurulunun çağrısıyla terör örgütü PKK/YPG yandaşlarının gerçekleştirdiği 6-7-8 Ekim 2014'te Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaşanan sokak olaylarına ilişkin yazıldığının anlaşıldığı anlatılan iddianamede, Sancaktepe Belediye Meclis Üyesi sanık Elif Gül'ün, eşi Fethi Ahmet Gül ve kızı Dilan Gül ile terör örgütünün kırsal alanında 1-2 Kasım 2014'te çekilen fotoğraflarının bulunduğu belirtilmişti.
İddianamede, emniyet tarafından yapılan araştırmalarda Elif Gül ile eşinin 29 Ekim 2014'te Şırnak Habur Sınır Kapısı'ndan çıkış yaptıkları, aynı yıl 2 Kasım'da ise giriş yaptıkları bilgisi verilerek, sanık Gül'ün, örgütün sözde özel kuvvetler sorumlularından olan akrabası İshak Özçaktu'yla da 2012'de çekilen fotoğrafının ele geçirildiği kaydedilmişti.
Sanıkların evlerindeki aramada çok sayıda örgütsel doküman ele geçirildiği, HTS incelemeleri sonucu terör örgütüyle irtibatlı çok sayıda kişiyle iletişim kurduklarının tespit edildiği aktarılan iddianamede, bazı sanıkların "kent uzlaşısı" olarak bilinen, terör örgütü mensuplarının metropol belediyelerine sızdırılması talimatı doğrultusunda İstanbul'daki çeşitli ilçe belediyelerine yerleştirildikleri, çoğunun ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) meclis üyesi olmalarının sağlandığı ifade edilmişti.
İddianamede, sanıkların terör örgütünün mali yapısının desteklenmesi ve alan saha gücünün artırılmasını ortak şekilde hedefledikleri kaydedilerek, üyesi oldukları HDK'nın, terör örgütünün yasal görünümlü bir cephe yapılanması ve TBMM'ye alternatif bir meclis, hiyerarşik olarak terör örgütü PKK/KCK'nın sözde Türkiye yürütmesi olan KCK/TDÖ parça örgütlenmesi altında siyasi alan yapılanmasının çatı yapısı olduğu anlatılmıştı.
Benzeri oluşum Demokratik Toplum Kongresinin (DTK), Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararıyla terör örgütünün unsuru ve terör örgütü olarak kabul edildiği belirtilen iddianamede, KCK yürütme konseyi üyelerinin talimat ve telkinlerinde "demokratik özerklik" amaçlarına ulaşmak için hayata geçirilen "kent uzlaşısı" stratejisi kapsamında HDK ve unsurlarına rol verildiğine işaret edilmişti.
İddianamede sanıkların, terör örgütüyle organik bağ kurduğu ve üzerlerine atılı "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçunu örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilik içerecek şekilde gerçekleştirdikleri anlatılarak, "Terör örgütünün metropol illerde etkinliğini arttırma amacına haiz 'kent uzlaşısı' faaliyetinin hayata geçmesi adına iştirakleri tespit edilecek diğer tüm kişilerin deşifre edilmesi için soruşturmalarımız derinleştirilerek devam edecektir." ifadesine yer verilmişti.
Bu nedenlerle sanıklar Livan Gür, Cemalettin Yüksel, Turabi Şen, Hasan Özdemir, Bülent Kayğun, Elif Gül, Güzin Alpaslan, İkbal Polat, Sinan Gökçe, Nesimi Aday'ın "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7'şer yıl 6'şar aydan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti.

A decision was made in the case of 10 defendants tried within the scope of the 'City Consensus' alliance in the local elections of March 31, 2024. Istanbul 23rd High Criminal Court ruled that 8 defendants should be acquitted and 2 defendants should be sentenced to 6 years and 3 months in prison.

In the case of 63 defendants, including Mayor Mustafa Bozbey in Bursa, 6 of the 16 detained people were released. The court decided to continue the detention of the other 10 defendants, including Bozbey.

The IBB trial with 436 defendants, 53 of whom are detained, including Ekrem İmamoğlu, continues on its 94th day in Silivri. While the defendant's defenses were being taken at the hearing, the lawyers demanded that Orhan Yıldırım, who was detained during the Esenyurt Municipality operation, be brought to the court.

The Regulation on Special Care Centers for Disabled Individuals, prepared by the ministries of Family and Social Services and Treasury and Finance, was published in the Official Gazette and entered into force; Opening, inspection and fee principles were redefined.

In the Hasoğlu Apartment building case, which collapsed in the February 6 earthquakes in Adıyaman and became the grave of 25 people, the new expert report requested by the court has not reached the file for 2 years.

In the case regarding the demolition of Block B of Sueda City Site, where 65 people died in the February 6 earthquakes in Adıyaman, the court decided to file a criminal complaint against former municipal officials Mahmut Özbek and Ferhat Bülent Özer.