
Televizyon programında '70 üyemizi hakim-savcı yaptık' açıklamasıyla tepki çeken Ağdemir, adaylıktan çekilme kararı aldı.
Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir, katıldığı bir programda 70 avukatın hakim ve savcı olmasına referans olduklarını söylemesi üzerine gelen tepkiler sonrası baro başkan adaylığından çekildiğini duyurdu.
AI-generated summary
Gökhan Ağdemir, bir televizyon programında 70 baro üyesinin hakim ve savcı olmasına referans olduklarını açıklamıştı. Bu ifade yargı camiasında ve muhalefet çevrelerinde tepkiyle karşılandı.
Katıldığı televizyon programında "70 üyemizi hakim-savcı yaptık" ifadelerini kullanan Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir, tepkilerin ardından başkan adaylığından çekilme kararı aldı.
Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir’in bir televizyon programında sarf ettiği sözler yargı kamuoyunda büyük tepki topladı.
Ağdemir’in, "Hakim savcı olmak isteyen arkadaşlarımıza referans oluyoruz. Yaklaşık iki senelik çalışma dönemimizde yetmiş tane baro üyesi avukat arkadaşımızı hakim savcı yaptık. Bizler referans olduk, bakanlıklarla görüşelim. Sağ olsunlar bize o anlamda da bakanlık ayrıcalık tanıdı" ifadeleri kısa sürede gündem oldu.
İki yılda 70 avukatın hâkim ve savcı olmasına referans olduklarını söyleyen Ağdemir’e Yargıçlar Sendikası, hukukçular ve muhalefet temsilcilerinden tepki geldi.
Yargıçlar Sendikası, Bakanlık tarafından bazı barolara ayrıcalık tanınıp tanınmadığının açıklanmasını ve söz konusu 70 kişinin mesleğe kabul süreçlerinin incelenmesini istedi.
Sözleri büyük tartışma yaratan Ağdemir, son olarak Ankara 2 No'lu Baro başkan adaylığından çekildiğini duyurdu.
X hesabından bir paylaşım yapan Ağdemir, "Şahsıma yönelik kamuoyunda oluşturulan tartışmaların temsil ettiğim kuruma daha fazla zarar vermemesi, Baromuzun itibarının korunması ve avukatlık mesleğinin etik değerlerinin daha fazla ucuz siyaset malzemesi haline gelmemesi adına Ankara 2 No’lu Barosu Başkan adaylığından çekilme kararı aldığımı kamuoyuna duyuruyorum" ifadelerini kullandı.
Ağdemir'in paylaşımı şöyle:
"KAMUOYUNA SAYGILARIMLA
Değerli meslektaşlarım, kıymetli kamuoyu;
Son günlerde, katıldığım bir canlı yayında kullandığım bazı ifadelerin, konuşmanın bütünlüğünden ve bağlamından koparılarak kamuoyuna yansıtıldığını; şahsımın, yürüttüğüm görevin ve temsil ettiğim Ankara 2 No’lu Barosu’nun hedef alındığı bir tartışma sürecinin içine çekildiğini üzülerek müşahede ediyorum.
Bir açıklamanın bağlamından koparılarak farklı anlamlara çekilmesinin, belirli ifadeler üzerinden bir algı oluşturulmasının ve iki yıldır verilen emeğin tek bir tartışmaya indirgenmesinin kasıtlı ve kötü niyetli çarpıtmalara sebebiyet verdiğini bu süreçte bir kez daha gördüm. Üzüntüm, yalnızca şahsıma yöneltilen eleştirilerden değil; avukatlık mesleğinin, barolarımızın ve genç meslektaşlarımızın başarılarının bu tartışmaların malzemesi haline getirilmesindendir.
Ankara 2 No’lu Barosu Başkanlığı görevini yürüttüğüm süre boyunca amacım; meslektaşlarımızın haklarını korumak, staj eğitimini güçlendirerek genç hukukçularımızın gelişimine katkı sunmak ve Baromuzu daha ileriye taşımak olmuştur. Bu doğrultuda ortaya koyduğumuz emeğin, yapılan çalışmaların ve kazanımların görmezden gelinerek şahsım üzerinden bir takım muhalif çevrelerce kurumumuza yönelik siyasi bir tartışma yürütülmesini kabul etmem mümkün değildir.
Bununla birlikte, kişisel haklılık iddiasının, temsil edilen kurumun itibarının önüne geçmemesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü barolar, hiçbir kişinin şahsi meselesinden ibaret değildir. Avukatlık mesleğinin onuru, etik değerleri ve ahlaki sorumluluğu; kişisel beklentilerinden ve bazı çevrelerin siyasi hesaplarından daha büyüktür.
Eleştiriye açık olduğumu ifade etmiştim. Hiç kimsenin eleştiriden muaf olmadığını da biliyorum. Ancak eleştiri ile bağlamından koparma, taraflı değerlendirme ile peşin hüküm kurma, çarpıtmayla algı oluşturma çabaları arasındaki ayrımın iyi değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.
Kamu görevi ve yargı mensupluğuna ilişkin süreçlerde liyakat, eşitlik ve hukuka bağlılık ilkelerinin korunması gerektiği yönündeki inancım da sonsuzdur. Bu ilkelerin tartışıldığı bir ortamda, şahsım üzerinden yürütülen algı operasyonunun Baromuzun geleceğine zarar vermesine izin vermemek de yine benim sorumluluğumdur.
Bu nedenle, şahsıma yönelik kamuoyunda oluşturulan tartışmaların temsil ettiğim kuruma daha fazla zarar vermemesi, Baromuzun itibarının korunması ve avukatlık mesleğinin etik değerlerinin daha fazla ucuz siyaset malzemesi haline gelmemesi adına Ankara 2 No’lu Barosu Başkan adaylığından çekilme kararı aldığımı kamuoyuna duyuruyorum.
Bu süreçte yaşananların, meslektaşlarımızın ortak değerlerine zarar vermeden, sağduyu ve hakkaniyet çerçevesinde değerlendirilmesini temenni ediyorum.
Görev sürem boyunca benimle birlikte çalışan, baromuzun gelişmesi için emek veren, desteğini esirgemeyen tüm meslektaşlarıma ve çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum. Ortaya koyduğumuz emeğin, gerçekleştirdiğimiz çalışmaların ve genç hukukçularımız için verdiğimiz mücadelenin zaman içinde hakkaniyetle değerlendirileceğine inanıyorum.
Şahsıma yönelik tartışmaların ötesinde, hukuk devletinin temel ilkelerine, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığına, avukatlık mesleğinin onuruna ve Ankara 2 Nolu Baromuzun kurumsal saygınlığına bağlılığımın devam edeceğini kamuoyunun bilgisine saygılarımla sunarım.
Av. Gökhan Ağdemir"

In the case with 436 defendants heard at the Istanbul 33rd High Criminal Court, the defendants Oktay Özel and Mustafa Duhan Demir, who were not detained, made their defense. Demir claimed that he was asked for money under the name of donation during the zoning plan change process.

In the 3,809-page indictment prepared against Ekrem İmamoğlu, who was suspended from his post as Mayor of Istanbul Metropolitan Municipality, a prison sentence of up to 2,352 years is requested on 18 separate charges ranging from bribery to tender rigging.

In the case regarding the shooting death of 16-year-old Hiranur Aygar in a vehicle in Mersin, the prosecutor and the defendant Hüseyin Arda Ş. He asked for aggravated life imprisonment. The hearing was postponed to October 19.

Five professional organizations applied to the Ministry of Justice to resolve the question marks regarding Sabahattin Ali's death in 1948 and requested the investigation files to be re-examined, the archives to be opened and an examination to determine the grave location.
Turkish Journalists Association and four professional organizations applied to the Ministry of Justice with a request to shed light on Sabahattin Ali's death in 1948, examine the archives and find his grave site.

The IMM trial with 436 defendants, including Ekrem İmamoğlu, continues on its 96th day in Silivri. At the hearing where the defense statements of the detained defendants were taken, Oktay Özel denied the accusations.