Norveç Nobel Komitesi Sekreteri Harpviken uluslararası düzenin tehdit altında olduğunu belirtirken, uzmanlar Trump'ın baskı iddialarına dikkat çekiyor.
Nobel Barış Ödülü kararı öncesinde Norveç Nobel Komitesi Sekreteri Kristian Berg Harpviken küresel çalkantılara dikkat çekerken, uzmanlar ABD Başkanı Donald Trump'ın olası baskılarına karşı komitenin direncini değerlendiriyor.
AI-generated summary
Nobel Barış Ödülü süreçleri, tarihi boyunca çeşitli siyasi tartışmalara ve tartışmalı kararlara sahne olmuştur.
Beş üyeli komitenin dosya hazırlıklarını yürüten Norveç Nobel Komitesi Sekreteri Kristian Berg Harpviken, karar öncesinde yaptığı açıklamada, uluslararası düzendeki kırılmaları yakından izlediklerini dile getirdi.
Dünyanın ciddi bir çalkantıdan geçtiğini belirten Harpviken, "Neyi geride bıraktığımızı biliyoruz ancak bunun ne kadarının ve hangi biçimde hayatta kalacağını, gelecekte neyin ortaya çıkacağını kestiremiyoruz. Uluslararası alanda gördüğümüz bazı eğilimler, Nobel Barış Ödülü'nün tarihi boyunca savunduğu değerleri tehdit ediyor" ifadesini kullandı.
Harpviken, komitenin Alfred Nobel'in 1895 tarihli vasiyetinde yer alan "uluslar arasında kardeşliğin ilerletilmesi, daimi orduların azaltılması veya kaldırılması ile barış kongrelerinin düzenlenmesi" ilkelerine bağlı kaldığını, geçiş sürecinde uluslararası işbirliğini güçlendirecek yeni kurumlara ve girişimlere öncelik verdiğini kaydetti.
Ödül tercihi, uluslararası diplomaside artan kutuplaşmanın ve ABD yönetiminin baskı iddialarının gündemde olduğu bir dönemde geldi.
Uzmanlar, bir önceki yıl ödülü kazanan Venezuelalı Maria Corina Machado'nun altın madalyasını ABD Başkanı Donald Trump'a vermesi ve Trump'ın ödülü alma yönündeki açık lobi faaliyetlerinin komite üzerinde ciddi baskı yarattığını anımsattı.
Reuters'a konuşan Oslo Barış Araştırmaları Enstitüsü (PRIO) Direktör Vekili Haakon Gjerloew, komitenin karar aşamasında Trump'ın oluşturabileceği baskılara karşı direnç gösterebilecek isimleri değerlendirdiğini ifade etti.
Gjerloew, İran ile savaş yürüten Trump'ın Kamboçya, İsrail ve Pakistan liderlerince aday gösterilmesine karşın ödülü alma şansının zayıf görüldüğünü dile getirdi.
Nobel Barış Ödülü sahibi Filipinli gazeteci Maria Ressa ise Trump'ın komite üzerindeki baskı girişimlerini dehşetle karşılayarak, "Zorbalar dünyayı yönetemez. Yaşamımızı belirleyen kurallar var ve güç haklılık doğurmaz" değerlendirmesini yaptı.
Nobel tarihçisi Oeivind Stenersen de mevcut küresel kriz şartlarında komitenin liberal demokrasiyi, insan haklarını ve uluslararası hukuku savunma sorumluluğu taşıdığına işaret etti.
Stenersen, Washington'ın yaptırım tehdidi altındaki UCM'nin ve Uluslararası Adalet Divanının (UAD) yanı sıra savaşa karşı duruş sergileyen Papa Leo ile BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese gibi aktörlerin de aday havuzunda güçlü şekilde tartışıldığını aktardı.
Nobel Barış Ödülü tarihi, hem tarihi uzlaşılarla hem de sert eleştirilerle anılan kararlara sahne oldu. ABD'deki sivil haklar mücadelesinin önderi Martin Luther King, 1964'te 35 yaşındayken bu ödülü alan en genç isim olarak kayıtlara geçmişti; bu unvan daha sonra 2014'te 17 yaşındayken ödülü alan Pakistanlı eğitim aktivisti Malala Yusufzay'a geçti.
Güney Afrika'da apartheid rejiminin sonlandırılması sürecinde 1993 yılı ödülü Nelson Mandela ile dönemin son beyaz lideri Frederik Willem de Klerk'e ortak verildi.
Komitenin eski sekreteri Geir Lundestad, Mandela'nın tek başına alması gerektiğini savunanların yanı sıra geçiş sürecini teşvik etmek adına ödülün paylaştırıldığını açıklamıştı.
Öte yandan 1973 yılında Vietnam barış görüşmeleri nedeniyle Henry Kissinger ile Le Duc Tho'ya verilen ödül, kurum tarihinin en tartışmalı kararlarından biri oldu.
Le Duc Tho barışın henüz sağlanamadığı gerekçesiyle ödülü reddederken komitenin iki üyesi istifa etti, Kissinger ise törene katılmadı ve daha sonra madalyayı iade etmeyi denedi.
Myanmar'da askeri diktatörlüğe karşı mücadelesiyle 1991'de ödüllendirilen Aung San Suu Kyi, yıllar sonra Myanmar ordusunun 2017'de Arakanlı Müslümanlara yönelik soykırım boyutuna varan katliamlarına sessiz kalması sebebiyle ağır eleştiriler aldı.
Şiddet karşıtı direnişin simgesi Mahatma Gandhi ise beş kez aday listesine girmesine ve suikasta uğradığı 1948 yılında ödülü alması gündeme gelmesine karşın hiçbir zaman Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmedi.
Lundestad anılarında, Gandhi'nin ödülsüz bırakılmasını komite tarihinin en büyük eksikliği olarak nitelendirdi.
AI outlook — possibilities, not facts
Nobel Barış Ödülü sahibi açıklanacak
Very likely · Within days

At the International Justice Summit in Istanbul, President Erdoğan drew attention to the legitimacy crisis of the global system and said that thousands of people were murdered in Gaza and international law was rendered dysfunctional.

The Norwegian Nobel Committee awarded the 2026 Nobel Peace Prize to former ICC judge Navi Pillay for her work in the field of international law and human rights.

The Norwegian Nobel Committee awarded the 2026 Nobel Peace Prize to former ICC judge Navanethem 'Navi' Pillay for his contributions to peace and international law.

In two attacks on King Khalid International Airport in Saudi Arabia, 3 Saudi Arabian citizens lost their lives and many people were injured.

Minister Gürlek stated that a new war cannot be tolerated and drew attention to the importance of increasing regional stability and the functionality of international mechanisms.

Israeli Prime Minister Netanyahu's former military secretary, Avi Gil, announced that the telephone records of October 7, 2023 were falsified and that Netanyahu sacrificed the captives for his political interests. The opposition called for an investigation.