
Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı olarak gösteren paylaşımına İran'dan misilleme geldi.
AI-generated summary
İran ve ABD, haziran ayında savaşı sona erdirmek için bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Ancak Hürmüz Boğazı'ndan geçiş konusundaki anlaşmazlıklar müzakereleri tıkadı.
Trump, salı günü Truth Social hesabından paylaştığı görselde, savaşın sona ermesinin ardından boğazın ABD toprağı haline getirileceğine dair daha önceki açıklamalarını yineleyerek, "yeni ABD toprağı" yazısının altında Hürmüz Boğazı’nın daire içine alınmış halini gösteren bir harita paylaşmıştı.
Beyaz Saray daha sonra Trump’ın paylaşımını ABD sosyal medya platformu X’teki resmi hesabından yeniden yayınlamıştı.
X’teki resmi "Iran in Hyderabad" hesabı, Trump'a yanıt vererek Kaliforniya’nın mavi renkle vurgulandığı bir ABD haritası paylaştı. Paylaşımda "İran'ın yeni toprağı" ifadelerine yer verildi.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Gharibabadi, X’te yayınladığı mesajla Trump’ın paylaşımına, "Hürmüz Boğazı konusundaki sanrıları ya yakında son bulacak ya da biz bu adamın sanrılarını düzelteceğiz" diye karşılık vermişti.
İRAN NEDEN KALİFORNİYA'YI SEÇTİ
Kaliforniya, özellikle de Los Angeles bölgesi, İran dışında İran kökenli insanların en yoğun yaşadığı yer olarak biliniyor. UCLA Yakın Doğu Araştırmaları Merkezi'nin İran Diasporası Gösterge Paneli’ne göre, Los Angeles İlçesi’nde tahmini 141 bin İran kökenli ABD'li yaşıyor.
Güney Kaliforniya’daki İranlı topluluk, İran’da 1979’da yaşanan İslam Devrimi’nin ardından önemli ölçüde büyüdü. Los Angeles’ın Westwood bölgesi, genel olarak "Tehrangeles" olarak bilinen İran diasporasının önemli bir merkezi haline geldi.
MÜZAKERELER TIKANDI
"Iran in Hyderabad" hesabının paylaşımı, aylar süren çatışmaların ardından Tahran ile Washington arasında gerilimin yeniden tırmandığı bir döneme denk geldi.
İran ve ABD, haziran ayında savaşı sona erdirmek ve daha kapsamlı bir anlaşmanın önünü açmak amacıyla mutabakat zaptı imzalamıştı ancak Hürmüz Boğazı’ndan geçiş konusunda yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle müzakereler durma noktasına geldi.
Kıbrıs gazetesinin köşe yazısında, 19 Ağustos'ta Ercan Tavsiyeli Hava Sahası'nda Türk A400M askeri uçağı ve İngiliz yolcu uçağının kontrollü hareketi, Rum ve Yunan basınının siyasi kriz yaratma çabaları olarak yorumlandı.
KKTC Başbakanı Üstel, Rum yönetiminin Kıbrıs Türk halkının uluslararası temaslarını, ekonomik hayatını ve egemenlik haklarını hedef alan baskılarını kınadı. Üstel, izolasyon politikalarının ve tehditlerin Kıbrıs Türk halkını haklarından vazgeçiremeyeceğini vurguladı.
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'deki hava üssü saldırısının Türkiye'ye haber verilmeden gerçekleştiğini belirtti. Barrack, İsrail'in bu hamlesini iç seçim dinamikleriyle ilişkilendirerek Ankara'nın itidalli tutumunu övdü.
Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD Savunma Bakanı Hegseth ile yaşadığı gerginlik nedeniyle Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll'un yıl sonuna kadar görevinden ayrılması bekleniyor. Driscoll'un askeri üs içindeki konutunu değiştirdiği belirtiliyor.

ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Türkiye sınırına yakın Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıyı 'tehlikeli bir oyun' olarak niteledi. Ankara'nın bilgilendirilmediğini belirten Barrack, durumun askeri çatışma riski taşıdığına dikkat çekti.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bölge ülkelerinden yeni güvenlik ve ekonomik işbirliği mesajları aldıklarını belirterek, gerçek güvenliğin bölgesel ve bağımsız bir düzenle sağlanabileceğini vurguladı.