
Donald Trump'ın İsrail seçimlerinde açık destek vermekten kaçınması, Binyamin Netanyahu'nun siyasi geleceğini belirsizliğe sürüklüyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail seçimlerinde açık destek vermekten kaçınması, Netanyahu cephesinde huzursuzluk yaratırken, muhalefet Trump'ın tarafsız kalması için yoğun çaba harcıyor.
AI-generated summary
İsrail'de erken veya olağan seçim süreci yaklaşırken Netanyahu koalisyon kurma zorlukları yaşıyor.
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun siyasi geleceği belirsizliğini korurken, ABD Başkanı Donald Trump İsrail seçimlerinde kimi desteklediğine ilişkin net bir açıklama yapmaktan kaçınıyor. Son dönemde seçim yapılan ülkelerde kendisine yakın gördüğü adaylara açıkça destek vermekten çekinmeyen Trump'ın tutumu, Netanyahu cephesinde huzursuzluğu artırdı.
İsrail'de seçimlerin ardından yeni bir koalisyon hükümeti kurulması öngörülüyor. Muhalif partiler, yüzde 50 oranını zorlayan anket sonuçlarıyla aşırı sağ iktidarı devirme umutlarını tazelese de henüz bir ittifak formülünde uzlaşamadı. Netanyahu'nun ortakları ise Gazze, Lübnan ve Suriye'de işgali genişletme talepleriyle Netanyahu'yu zor durumda bıraktı. Netanyahu, bölgede savaşların durmasını talep eden Trump ile karşı karşıya gelme pahasına soykırım ve yayılmacılık politikalarını desteklemeyi sürdürdü.
Genel seçimler öncesinde sıkça ABD ile iyi ilişkilere sahip olduğunu dile getiren Netanyahu, Trump'ın açık desteğini alamayınca ABD'nin Gazze barış planını reddettiğini duyurdu. Netanyahu'nun hamlesi Trump tarafından açıkça eleştiriye maruz kalmadı. Öte yandan Trump, son haftalarda İsrail konusunda sessiz kalmayı tercih etti. İsrail medyasına göre Trump'ın sessizliği, iki isim arasındaki gerilimin tırmandığına işaret ediyor.
PERDE ARKASINDA YOĞUN MESAİ
Maariv'in haberine göre İsrail muhalefeti, Trump'ın seçimlerde tarafsız kalması için perde arkasında yoğun mesai harcıyor. Beyaz Saray'ın Netanyahu'nun tutumundan giderek daha fazla hayal kırıklığı yaşadığı kaydedilen haberde, Trump'ın ekibi ile İsrailli muhalif partiler arasında ağustos ayında temasların sıklaştığı ifade edildi.
Binyamin Netanyahu'nun siyasi durumu, ABD hesaplamalarını daha da karmaşık hale getiriyor. Mevcut koalisyon, hükümet kurmak için gereken 61 milletvekiline ulaşmaktan çok uzak görünüyor. Netanyahu'nun iktidarda kalması için muhalif kampın çoğunluğa ulaşmasını engellemesi de yeterli olabilir. Eğer kimse hükümet kurmayı başaramazsa, bir sonraki seçimlere kadar geçici başbakan olarak görevde kalacak. Bu olasılık, Washington için özellikle endişe verici çünkü bu senaryo, Trump'ın bölgesel gündeminin İsrail siyasetini aylarca beklemek zorunda kalacağı anlamına geliyor.
NETANYAHU'YU DURAKLATAN SEÇİM SORUSU
Trump'ın Netanyahu üzerinde kişisel siyasi nüfuzu bulunuyor. Şimdiye kadar, Netanyahu'nun umduğu gibi kamuoyu önünde İsrail Başbakanı'na destek vermekten kaçındı. Yaklaşık iki hafta önce Beyaz Saray'da görüştüklerinde Trump, Netanyahu'ya anketlerdeki performansını sordu.
Netanyahu Trump'a yanıt vermekte tereddüt ederken, danışmanlarından biri ABD Başkanı'na hemen "Kazanıyor" diye yanıt verdi.
Veriler ise farklı bir hikaye anlatıyor. İsrail'de anketler, Netanyahu'nun partisini birinci sırada gösterse de iktidar ortaklarının yeniden koalisyon kurmaya yetecek kadar milletvekili çıkarması düşük bir olasılık gibi görünüyor.
Trump'a son haftalarda dört kez Netanyahu'yu destekleyip desteklemediği soruldu. ABD Başkanı, her seferinde açık desteğini dile getirmemeye özen gösterdi.
TRUMP'IN KOZU
Trump, geçmişte İsrail seçim kampanyasına tüm ağırlığını vermeye hazır olduğunu zaten göstermişti. ABD Başkanı, nisan 2019 seçimlerinden günler önce, Golan Tepeleri üzerindeki İsrail işgalini hukuki olarak tanımıştı. Netanyahu, bu hamlenin kendisine yardımcı olduğunu daha sonra övünerek söylemişti. Trump, vereceği destekle Netanyahu'nun yine seçimleri kazanmasını sağlayabilir. Bu durum, ABD Başkanı'nın eline Netanyahu'ya karşı güçlü bir koz veriyor.
İsrail muhalefeti de bu kozu çok iyi anlıyor. Son aylarda, muhalefet liderleri Gadi Eisenkot, Naftali Bennett ve Yair Lapid'in yakın çevreleri, Trump'ın ekibine seçimlerde tarafsız kalması yönünde mesajlar iletti. İsrail basınına göre bu çabalar, Trump'ın İsrail seçimlerinin bir parçası haline geldiğini gösteriyor.
NATANYAHU İLE TRUMP ARASINDAKİ İLİŞKİLER
İki isim arasındaki kişisel ilişki hiçbir zaman kopmadı. Üst düzey ABD'li yetkililer, Trump'ı Netanyahu'yu seven ancak kararlarından giderek daha fazla hayal kırıklığına uğrayan biri olarak tanımlıyor.
Axios'un haberinde, Trump'ın özel konuşmalarda Netanyahu'nun "kendi kendinin en büyük düşmanı" olduğunu söylediği kaydedilmişti.
İran ile yapılan anlaşma ve ABD'nin İsrail'e İran, Gazze, Suriye ve Lübnan'da getirdiği kısıtlamaların ardından, Trump'ın bazı politikalarına Tel Aviv'in desteği zayıfladı. Ayrıca Trump da kendi seçmenlerinin İsrail'e olan tepkisinin artması nedeniyle desteğini sınırlı tuttu. İsrail seçimlerine çok agresif müdahale, Cumhuriyetçi seçmenler nezdinde Trump'ın itibarını zedeleyebilir.
İSRAİL BAŞBAKANI'NIN MANEVRA ALANI DARALDI
Maariv'in haberinde, Trump'ın İsrail veya Netanyahu'nun düşmanı haline gelmek üzere olduğuna dair bir değerlendirme için hiçbir dayanak olmadığı savunuldu. Trump'ın Netanyahu'ya uzun vadede geçmişte olduğu gibi destek verebileceği vurgulanan haberde, bölgesel krizlerin ikili ilişkileri test etmeye devam edeceği belirtildi. Netanyahu'nun, ABD'den aldığı desteğin azalmasıyla iç siyasette giderek köşeye sıkıştığı kaydedildi. Uzun süredir oy kazanmak için soykırım politikalarını genişletme stratejisi izleyen Netanyahu, savaş çıkarmadan İsrail seçmenini ikna etmekte sorun yaşıyor.
AI outlook — possibilities, not facts
İsrail muhalefeti Trump'ın ekibiyle temasları sürdürecek
Likely · Within weeks
Kıbrıs gazetesinin köşe yazısında, 19 Ağustos'ta Ercan Tavsiyeli Hava Sahası'nda Türk A400M askeri uçağı ve İngiliz yolcu uçağının kontrollü hareketi, Rum ve Yunan basınının siyasi kriz yaratma çabaları olarak yorumlandı.
KKTC Başbakanı Üstel, Rum yönetiminin Kıbrıs Türk halkının uluslararası temaslarını, ekonomik hayatını ve egemenlik haklarını hedef alan baskılarını kınadı. Üstel, izolasyon politikalarının ve tehditlerin Kıbrıs Türk halkını haklarından vazgeçiremeyeceğini vurguladı.
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'deki hava üssü saldırısının Türkiye'ye haber verilmeden gerçekleştiğini belirtti. Barrack, İsrail'in bu hamlesini iç seçim dinamikleriyle ilişkilendirerek Ankara'nın itidalli tutumunu övdü.
Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD Savunma Bakanı Hegseth ile yaşadığı gerginlik nedeniyle Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll'un yıl sonuna kadar görevinden ayrılması bekleniyor. Driscoll'un askeri üs içindeki konutunu değiştirdiği belirtiliyor.

ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Türkiye sınırına yakın Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıyı 'tehlikeli bir oyun' olarak niteledi. Ankara'nın bilgilendirilmediğini belirten Barrack, durumun askeri çatışma riski taşıdığına dikkat çekti.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bölge ülkelerinden yeni güvenlik ve ekonomik işbirliği mesajları aldıklarını belirterek, gerçek güvenliğin bölgesel ve bağımsız bir düzenle sağlanabileceğini vurguladı.