
GO! GLOBAL Türkiye Zirvesi'nde konuşan Bakan Kacır, Türkiye'nin teknoloji girişimleri için 2030 hedeflerini açıkladı.
AI-generated summary
GO! GLOBAL Türkiye Zirvesi, Türkiye'nin teknoloji girişimlerini küresel yatırımcılarla buluşturmayı amaçlamaktadır.
Küresel teknoloji ve yatırım ekosisteminin temsilcilerini Türkiye'nin öncü girişimcileriyle buluşturan GO! GLOBAL Türkiye Zirvesi, ikinci gününde İstanbul'da devam etti. Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu zirve, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) Dijital Çalışma Grubu ve Endeavor Türkiye işbirliğinde düzenlendi. Zirvede temsil edilen küresel yatırım büyüklüğünün 800 milyar dolara ulaştığı belirtildi.
Türkiye'nin teknoloji, girişimcilik ve yatırım alanlarında küresel bir merkez olmasını hedeflediklerini ifade eden Kacır, ülkedeki araştırma ve geliştirme (AR-GE) harcamalarının son 20 yılda 1,2 milyar dolardan yaklaşık 20 milyar dolara yükseldiğini söyledi. AR-GE harcamalarının milli gelir içindeki payının da yüzde 0,5'ten yüzde 1,46'ya çıktığını bildirdi.
Türkiye genelinde 115 teknoparkta 13 binden fazla teknoloji şirketinin ve 1700'ü aşkın AR-GE ve tasarım merkezinin faaliyet gösterdiğini belirten Kacır, Türkiye'nin savunma ve havacılık alanında uluslararası pazarlarda rekabet eden sistemler geliştirdiğini ve dünyanın en büyük 11. savunma çözümleri ihracatçısı olduğunu kaydetti.
Kacır, Türkiye'nin 2019'da hiç unicorn şirketi bulunmadığını, bugün ise milyar dolarlık değerleme eşiğini aşan 8 teknoloji şirketinin olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bugün milyar dolarlık değerleme eşiğini aşan ve gururla Turcorn adını verdiğimiz 8 teknoloji şirketimiz var. Bizim için bu başarılar çabalarımızın zirvesi değildir, aksine Türkiye'nin teknoloji ekosisteminin çok daha büyük potansiyeline dair bir ön izleme sunmaktadır. 2030 yılına kadar Türkiye'de 100 bin girişimin kurulmasını teşvik etmeyi ve Turcornlarımızın toplam değerlemesini 100 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz."
Turcorn olmaya aday girişimleri desteklemek amacıyla Turcorn 100 Programı'nın başlatıldığını belirten Kacır, programa şu ana kadar 43 teknoloji şirketinin katıldığını söyledi. Kacır, şirketlerin uluslararası yatırımcılara, stratejik ortaklıklara, mentörlüğe ve küresel pazarlara açılma fırsatlarına erişim sağladığını ifade etti.
Yapay zekanın Türkiye'nin öncelikli teknoloji alanlarından biri olduğunu vurgulayan Kacır, Türkiye'nin bu teknolojilerin geliştirildiği, yaygın biçimde kullanıldığı ve küresel pazarlara ihraç edildiği bir ülke olmasını istediklerini dile getirdi.
2026-2030 dönemini kapsayan Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'nın 16 öncelikli eylem içerdiğini belirten Kacır, plan kapsamında iki yıl içinde 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin uygulama profesyoneli yetiştirilmesinin, ayrıca 5 milyon vatandaşa yapay zeka okuryazarlığı eğitimi verilmesinin hedeflendiğini kaydetti.
Türkiye'nin kurulu veri merkezi kapasitesinin 2030'a kadar en az 1 gigavata çıkarılmasının amaçlandığını söyleyen Kacır, bu doğrultuda en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesinin hedeflendiğini bildirdi.
Kacır, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı kapsamında veri merkezi ve yapay zeka yatırımları için 3 milyar dolarlık kamu desteği ayrıldığını ifade etti.
Türk teknoloji girişimlerinin aldığı yatırımların arttığına dikkati çeken Kacır, 2011-2015 döneminde 280 milyon dolar olan yatırım tutarının son beş yılda 5,7 milyar doları aştığını belirtti.
Mayıs ayında girişim sermayesi fonlarına 300 milyon dolarlık ek kamu kaynağı tahsis edildiğini bildiren Kacır, özel sektör katkılarıyla birlikte 750 milyon doların üzerinde finansmanın harekete geçirilmesinin beklendiğini söyledi.
Togg'un Türkiye'nin teknoloji vizyonunun somut örneklerinden biri olduğunu belirten Kacır, bugüne kadar 120 binden fazla aracın yollara çıktığını kaydetti. TEKNOFEST ve DENEYAP Teknoloji Atölyeleri gibi programlarla gençlerin teknoloji alanında desteklendiğini, BiGG Programı kapsamında da yaklaşık 2 bin 700 teknoloji girişiminin kurulmasına katkı sağlandığını ifade etti.
Türkiye'nin stratejik konumu, ekonomik büyümesi, geniş iç pazarı ve nitelikli insan kaynağıyla küresel yatırımcılar için fırsatlar sunduğunu belirten Kacır, ülke ekonomisinin son 20 yılda yıllık ortalama yüzde 5'in üzerinde büyüdüğünü söyledi.
Türkiye'nin 86 milyonu aşan nüfusu ve yaklaşık 23 milyon ilk, orta ve yükseköğretim öğrencisi bulunduğunu ifade eden Kacır, enerji altyapısına yönelik yatırımlara da değindi. Geçen yıl elektrik üretim kapasitesine yaklaşık 8 gigavat eklendiğini belirten Kacır, gelecek 10 yılda her yıl 8 ila 10 gigavat yenilenebilir enerji kapasitesi eklenmesinin hedeflendiğini bildirdi.
Kacır, e-Devlet Kapısı'nın 9 bin 400'den fazla hizmetle yaklaşık 70 milyon kayıtlı kullanıcıya ulaştığını da kaydetti. Türkiye'nin ticari araç, otobüs, ev aletleri, çelik ve güneş paneli üretiminde Avrupa'nın önde gelen üreticileri arasında yer aldığını belirten Kacır, bu sanayi altyapısının teknoloji şirketleri ve yatırımcılar için ürün geliştirme, test etme ve pazara sunma açısından avantaj sağladığını ifade etti.
Türkiye TechVisa Programı ile yüksek nitelikli teknoloji profesyonellerinin iki haftada çalışma izni alabildiğini belirten Kacır, Atatürk Havalimanı'nın eski terminal binalarının Terminal İstanbul markası altında dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezlerinden birine dönüştürüldüğünü söyledi.
Konuşmasının sonunda küresel girişim sermayesi fonlarına ve teknoloji liderlerine çağrıda bulunan Kacır, şu ifadeleri kullandı:
"Umut vadeden girişimleri yatırımcılarla buluşturmaya, sanayi ile girişimciler arasındaki işbirliğini güçlendirmeye ve uluslararası ortaklıklar için yeni fırsatlar yaratmaya devam edeceğiz. Küresel girişim sermayesi fonlarını ve teknoloji liderlerini Türkiye'nin girişimcilik potansiyeline yatırım yapmaya, uzun vadeli ortaklıklar kurmaya ve küresel düzeyde rekabetçi yeni nesil teknoloji şirketlerinin yarattığı değeri paylaşmaya davet ediyoruz. Burada iddialı girişimciler, kabiliyetli sanayi ortakları, büyüyen bir inovasyon ekosistemi ve yatırımlarınızı ve uzun vadeli başarınızı kolaylaştırmaya kararlı bir hükümet bulacaksınız. Ben ve ekibim her adımda sizi desteklemeye hazırız."
AI outlook — possibilities, not facts
Türkiye'de 2030'a kadar 100 bin girişim kurulması teşvik edilecek.
Likely · Within months

Two critical remote code execution vulnerabilities discovered in the PHP programming language have led to access restrictions and urgent calls for updates on public and private sector sites around the world. In Türkiye, the Cyber Security Presidency coordinates the measures.

A national scan was launched in Türkiye upon two critical security vulnerabilities (CVE-2026-109618, CVE-2026-109619) detected in PHP. While it was announced that the e-Government system was secure, institutions were asked to update their systems and increase security measures.

The "Look Again, Stay Safe" cyber fraud awareness campaign was launched in cooperation with the Ministry of Internal Affairs, General Directorate of Security, SİBERAY and Meta. The four-week campaign aims to raise awareness of Facebook and Instagram users against digital traps.

Two critical vulnerabilities detected in the PHP software that allow remote code execution without authentication caused system outages in the public and private sectors globally, especially in the USA, UK and Europe.
Turkcell and Samsung signed a new agreement to bring 650 thousand 5G compatible smartphones to customers, at least 200 thousand of which will be in the premium segment, by the end of 2027.
Two critical vulnerabilities with a score of 9.2 points detected in the PHP language used worldwide pose the risk of unauthorized code execution. Virgosol Co-CEO Miraç Emektar states that updating and systematic quality processes are essential.